XX. Yüzyılda Osmanlı Devleti KPSS Tarih Ders Notları

XX. Yüzyılda Osmanlı Devleti ders notu; Trablusgarp Savaşı, I. ve II. Balkan savaşları, I. Dünya Savaşı’nın genel ve özel nedenleri, bloklaşmalar, savaşın başlaması ve Osmanlı Devleti’nin savaştığı cepheler gibi konuları içerir. KPSS tarih sınavına hazırlananlar için düzenlenen bu KPSS tarih ders notları, konuları kronolojik olarak tekrar etmeyi sağlar. Online KPSS tarih ders notları sayesinde KPSS, EKPSS, MEB AGS ve ÖABT sınavlarına tam olarak hazırlanacaksınız. Bu çalışma KPSS özet ders notları arayan öğrenciler için kapsamlı bir içeriktir.

XX. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ

Trablusgarp Savaşı (1911-1912)

  • Savaşın Nedeni: 1870’te siyasi birliğini geç tamamlayan İtalya’nın sömürgecilik yarışına katılmasıdır.
  • Bölgesel Durum: Dönemin büyük güçlerinden Fransa; Tunus, Cezayir ve Fas’ı; İngiltere ise Mısır’ı işgal etmiştir. İtalya, Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’daki son toprağı olan Trablusgarp’a (bugünkü Libya) yönelmiştir.
  • Savaşın Başlaması: İtalya, Osmanlı Devleti’ne ültimatom vererek bölgenin teslimini istemiş, ret cevabı alınca 1911’de savaş ilan etmiştir.
  • Osmanlı’nın Savunması: Osmanlı Devleti, donanmasının yetersizliği ve Mısır’ın İngiliz işgalinde olması sebebiyle bölgeye karadan ve denizden ordu gönderememiştir.
  • Gönüllü Subaylar: Mustafa Kemal, Enver Bey ve Fethi Bey gibi subaylar gizlice bölgeye giderek yerel halkı İtalyanlara karşı örgütlemiş ve başarılı savunmalar yapmışlardır.
  • Mustafa Kemal, Derne ve Tobruk’ta,
  • Enver Bey ise Bingazi’de önemli başarılar kazanmıştır.
  • İtalya’nın Baskısı: İtalya, Osmanlı’yı barışa zorlamak için Çanakkale Boğazı’nı abluka altına almış ve On İki Ada’yı işgal etmiştir.
  • Savaşın Sona Ermesi: I. Balkan Savaşı’nın patlak vermesi üzerine Osmanlı Devleti iki cephede savaşamayıp barış istemek zorunda kalmıştır.
  • Ouchy (Uşi) Antlaşması (18 Ekim 1912):
  • Trablusgarp, İtalya’ya bırakılmıştır. (Böylece Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’daki varlığı tamamen sona ermiştir.)
  • On İki Ada, Balkan Savaşları bitene kadar geçici olarak İtalya’ya bırakılmıştır. (Ancak İtalya adaları bir daha geri vermemiştir.)

Önemli YKS/KPSS Notları:

  • Mustafa Kemal, Trablusgarp Savaşı’na gizli bir kimlikle, “Gazeteci Şerif” adıyla katılmıştır.
  • Enver Bey ise bölgeye “Kuyumcu Hamdi” takma adıyla gitmiştir.
  • Dünya savaş tarihinde savaş uçağı ilk kez 1911’de Trablusgarp Savaşı’nda İtalya tarafından Osmanlı Devleti’ne karşı kullanılmıştır.
  • Bu savaş, Mustafa Kemal’in katıldığı ilk savaştır ve onun sömürgeciliğe karşı verdiği ilk mücadeledir.

Balkan Savaşları (1912-1913)

I. Balkan Savaşı (1912-1913)

  • Savaş Öncesi Durum: Batı Trakya, Makedonya, Arnavutluk ve Doğu Trakya, Osmanlı Devleti’nin egemenliğindedir.
  • Savaşın Nedenleri: Fransız İhtilali’nin yaydığı milliyetçilik akımı, Avrupa devletlerinin (özellikle Rusya’nın Panslavizm politikasıyla) Balkan devletlerini kışkırtması ve Osmanlı’yı Balkanlardan tamamen atma düşüncesidir.
  • Taraflar: Yunanistan, Sırbistan, Karadağ ve Bulgaristan ittifak yaparak Ekim 1912’de Osmanlı Devleti’ne saldırmıştır. (Savaşı başlatan devlet Karadağ‘dır.)
  • Osmanlı’nın Yenilgi Nedenleri:
  • Ordu içindeki siyasi çekişmeler (Mektepli-Alaylı çatışması),
  • Balkanlarda silah ticaretinin serbest bırakılması,
  • Savaştan hemen önce ordunun bir kısmının terhis edilmesi (hazırlıksız yakalanma).
  • Savaşın Gelişimi ve Sonucu: Osmanlı ağır bir yenilgi almıştır. Bulgarlar, İstanbul önlerine (Çatalca) kadar ilerlemiştir.
  • Londra Antlaşması (30 Mayıs 1913): Osmanlı Devleti, Midye-Enez Hattı’nın batısındaki bütün topraklarını kaybetmiştir.
  • Bâb-ı Âli Baskını (23 Ocak 1913): I. Balkan Savaşı yenilgisi ve Londra’daki barış görüşmeleri sürerken, Enver Paşa liderliğindeki İttihatçı subaylar hükûmeti basarak Sadrazam’ı istifaya zorlamıştır. Bu olaydan sonra devlet yönetimi tamamen İttihat ve Terakki‘nin eline geçmiştir. (Türk tarihindeki ilk hükûmet darbesidir.)
  • Arnavutluk’un Bağımsızlığı: Savaş kargaşasından faydalanan Arnavutluk bağımsızlığını ilan etmiştir. (Osmanlı Devleti’nden ayrılarak bağımsız olan son Balkan devletidir.)

II. Balkan Savaşı (1913)

  • Savaşın Nedeni: I. Balkan Savaşı’nda en fazla toprağı alıp Ege Denizi’ne ulaşan Bulgaristan ile paylaşımdan memnun olmayan diğer Balkan devletleri (Sırbistan ve Yunanistan) arasındaki anlaşmazlıktır.
  • Taraflar: Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ, Bulgaristan’a saldırmıştır.
  • Yeni Katılanlar: I. Balkan Savaşı’nda olmayıp kargaşadan yararlanmak isteyen Romanya da Bulgaristan’a savaş açmıştır. Fırsatı değerlendiren Osmanlı Devleti de Edirne’yi geri almak için harekete geçmiştir.
  • Osmanlı’nın Kazanımı: Türk ordusu saldırıya geçerek Edirne, Kırklareli ve Dimetoka’yı düşman işgalinden kurtarmıştır.
  • Bükreş Antlaşması (10 Ağustos 1913): Balkan devletleri kendi aralarında imzalayarak Bulgaristan’dan aldıkları yerleri paylaşmışlardır.
  • Osmanlı Devleti’nin İmzaladığı Antlaşmalar:
  • İstanbul Antlaşması (29 Eylül 1913 – Bulgaristan ile): Edirne ve Kırklareli geri alınmış, Meriç Nehri sınır kabul edilmiştir. Bulgaristan’da kalan Türklerin hakları güvence altına alınmıştır.
  • Atina Antlaşması (1913 – Yunanistan ile): Girit, Yunanistan’a bırakılmış, Yunanistan’da kalan Türklerin hakları koruma altına alınmıştır.
  • İstanbul Antlaşması (1914 – Sırbistan ile): Sırbistan’da kalan Türklerin hakları ve mülkiyet durumları düzenlenmiştir. (Osmanlı’nın Sırbistan ile kara sınırı kalmamıştır.)

Önemli YKS/KPSS Notları:

  • I. Balkan Savaşı’nda olmayıp II. Balkan Savaşı’na katılan devlet Romanya’dır.
  • Edirne’yi geri alan Enver Paşa’ya “Edirne Fatihi” unvanı verilmiştir.
  • Deniz savaşlarındaki olağanüstü çabalarından dolayı Rauf Orbay’a “Hamidiye Kahramanı” unvanı verilmiştir.

I. DÜNYA SAVAŞI (1914-1918)

  • Savaşın Adı: Tüm devletler katılmasa da etkisi küresel olduğu için “Dünya Savaşı” olarak adlandırılmıştır.

Savaşın Genel Nedenleri

  • Fransız İhtilali’nin getirdiği Milliyetçilik akımı.
  • Sanayi İnkılabı sonrası hızlanan Sömürgecilik yarışı, Ham madde ve pazar arayışı.
  • Devletlerarası bloklaşma ve silahlanma yarışı.

Savaşın Özel Nedenleri

  • İngiltere ve Almanya arasındaki büyük siyasal ve ekonomik rekabet.
  • Fransa’nın, Sedan Savaşı’nda Almanya’ya kaptırdığı zengin kömür havzası Alsas Loren (Alsace Lorraine) bölgesini geri almak istemesi.
  • Rusya’nın Balkanlar’daki tüm Slavları birleştirme (Panslavizm) ve sıcak denizlere inme ideali.
  • Avusturya-Macaristan’ın Sırbistan’ı ortadan kaldırıp Rusya’yı Balkanlardan uzaklaştırma hedefi.
  • Siyasi birliklerini geç kuran Almanya ve İtalya’nın yeni sömürgeler arayışı.
  • Japonya’nın Uzak Doğu’da sömürgeler elde etme planı.

Bloklaşmalar

  • Üçlü İttifak (Bağlaşma) Devletleri (1882): Almanya öncülüğünde, Avusturya-Macaristan ve İtalya‘nın katılımıyla.
  • Üçlü İtilaf (Anlaşma) Devletleri (1907): İngiltere liderliğinde, Fransa ve Rusya‘nın bir araya gelmesiyle.

Savaş Öncesi ve Sonrası Bloklar

  • Savaş Başlamadan Önce:
  • İtilaf: İngiltere, Fransa, Rusya
  • İttifak: Almanya, Avusturya-Macaristan, İtalya
  • Savaş Başladıktan Sonra:
  • İtilaf: İngiltere, Fransa, Rusya, ABD, İtalya (taraf değiştirdi), Sırbistan, Belçika, Karadağ, Japonya, Romanya, Yunanistan.
  • İttifak: Almanya, Avusturya-Macaristan, Osmanlı Devleti, Bulgaristan.

Savaşın Başlaması ve Gelişmesi

  • Kıvılcım: Avusturya-Macaristan veliahtı Franz Ferdinand‘ın 28 Haziran 1914’te Saraybosna ziyareti sırasında bir Sırp milliyetçisi (Gavrilo Princip) tarafından suikast sonucu öldürülmesi.
  • Zincirleme Reaksiyon: Avusturya-Macaristan Sırbistan’a savaş açtı. Rusya Sırbistan’ı, Almanya Avusturya’yı, İngiltere ve Fransa ise Rusya’yı destekleyince savaş Avrupa’ya yayıldı.

I. Dünya Savaşı ve Osmanlı Devleti

  • İlk Politika: Osmanlı, savaşın başında yalnız kalmamak için İtilaf Devletleri‘ne ittifak teklif etti ancak reddedildi. Çünkü İtilaf Devletleri Osmanlı topraklarını aralarında paylaşmayı planlıyor ve Osmanlı’nın tarafsız kalmasını istiyordu.
  • Almanya ile Yakınlaşma: İtilaf Devletlerinden ret cevabı alan Osmanlı, iktidardaki İttihat ve Terakki yöneticilerinin Almanya’ya sempatisi ve savaşı Almanya’nın kazanacağına dair kesin inançları sebebiyle rotasını çevirdi. Osmanlı, Almanya’nın desteğiyle son dönemde kaybettiği toprakları geri almayı umuyordu. (Gizli bir ittifak antlaşması imzalandı.)
  • Almanya’nın Osmanlı’yı Yanında İstemesinin Nedenleri:
  • Yeni cepheler açarak kendi savaş yükünü hafifletmek.
  • Osmanlı Halifesinin nüfuzunu kullanıp İngiltere ve Fransa’nın Müslüman sömürgelerinde isyan çıkartmak (Cihat çağrısı).
  • İngiltere’nin sömürgelerine giden yolları (Süveyş Kanalı) kesmek.
  • Osmanlı’nın jeopolitik konumundan, ham madde ve insan gücünden faydalanmak.
  • Osmanlı’nın Savaşa Girmesi: Akdeniz’de İngiliz donanmasından kaçan iki Alman gemisi (Goeben ve Breslau) Çanakkale’ye sığındı. Osmanlı bu gemileri satın aldığını duyurup adlarını Yavuz ve Midilli yaptı. Türk bayrağı çekilen bu gemiler Karadeniz’e açılarak Rusya’nın Sivastopol ve Odesa limanlarını bombaladı (29 Ekim 1914).
  • Sonuç: Rusya, İngiltere ve Fransa Osmanlı’ya savaş açtı (1 Kasım 1914). Osmanlı savaşa dahil oldu, savaş alanı genişledi. Padişah V. Mehmet Reşad, halife sıfatıyla Cihat ilan etti.

CEPHELERDE OSMANLI DEVLETİ

  • Taarruz (Saldırı) Cepheleri: Kafkas Cephesi, Kanal Cephesi
  • Savunma Cepheleri: Çanakkale Cephesi, Irak Cephesi, Suriye-Filistin Cephesi, Hicaz-Yemen Cephesi
  • Müttefiklere Yardım Cepheleri: Galiçya Cephesi, Romanya Cephesi, Makedonya Cephesi

1. Kafkas Cephesi (Taarruz)

  • Hedefler: Rus ilerleyişini durdurmak, Almanların Bakü petrollerini ele geçirmesini sağlamak ve Enver Paşa‘nın Orta Asya Türklerini birleştirme ideali (Turancılık/Pantürkizm).
  • Gelişmeler: Enver Paşa, 22 Aralık 1914’te Sarıkamış Harekâtı‘nı başlattı ancak ağır kış şartları ve salgın hastalıklar nedeniyle on binlerce askerimiz şehit oldu.
  • Rus İşgali: Ruslar karşı taarruzla, Ermeni çetelerinin de desteğini alarak Erzurum, Bayburt, Van, Muş, Bitlis, Erzincan ve Trabzon’u işgal etti.
  • Mustafa Kemal’in Başarısı: 1916’da cepheye atanan Mustafa Kemal, Rusları durdurarak Muş ve Bitlis’i düşman işgalinden kurtardı.
  • Tehcir Kanunu (1915): Bölgedeki Ruslara yardım eden ve sivil halka saldıran Ermeniler, devlet güvenliği için Sevk ve İskân Kanunu ile Suriye bölgesine göç ettirildi.
  • Cephenin Kapanması: Rusya’da Ekim 1917’de Bolşevik İhtilali çıkıp Çarlık rejimi yıkılınca, kurulan Sovyet Rusya savaştan çekildi.
  • Brest Litowsk Antlaşması (3 Mart 1918): Sovyet Rusya işgal ettiği topraklardan çekildi. Ayrıca 1878’de aldığı Elviye-i Selase’yi (Kars, Ardahan ve Batum) Osmanlı Devleti’ne geri verdi.

2. Kanal Cephesi (Taarruz)

  • Hedefler: Osmanlı’nın İngiltere’den Mısır’ı geri almak istemesi. Almanların ise Süveyş Kanalı’nı ele geçirerek İngiltere’nin Uzak Doğu sömürgeleriyle bağlantısını kesmek istemesi.
  • Gelişmeler: Cemal Paşa komutasındaki ordu 1915 ve 1916’da iki harekât düzenledi.
  • Sonuç: Ordunun çöl şartlarında malzeme sıkıntısı çekmesi ve İngilizlerin kışkırttığı bazı Arap kabilelerinin ihaneti nedeniyle taarruz başarısız oldu. İngilizler Sina Yarımadası’nı alarak Suriye sınırına dayandı.

3. Çanakkale Cephesi (Savunma)

  • İtilaf Devletleri’nin Hedefleri: Zor durumdaki müttefikleri Rusya’ya yardım götürmek, İstanbul‘u işgal ederek Osmanlı’yı savaş dışı bırakmak ve tarafsız Balkan devletlerini kendi yanlarına çekmek.
  • Deniz Savaşları: 19 Şubat 1915’te başlayan saldırılar, Nusret Mayın Gemisi‘nin döşediği mayınlar ve topçuların (Örn: Seyit Onbaşı) isabetli atışlarıyla püskürtüldü. Ocean, Queen Elizabeth ve Bouvet gemileri batırıldı. 18 Mart 1915‘te İtilaf donanması ağır bir yenilgiyle geri çekildi.
  • Kara Savaşları: Denizden geçemeyen İtilaf donanması Gelibolu Yarımadası‘na çıkarma yaptı. Mustafa Kemal ve Türk ordusunun Anafartalar, Conkbayırı ve Arıburnu‘ndaki destansı mücadelesi sonucu kara savaşlarında da düşman durduruldu.
  • Mustafa Kemal’in Tarihi Emri: Conkbayırı’nda askerlere, “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!” emrini vermiştir.
  • Cephenin Sonuçları:
  • I. Dünya Savaşı süresince Osmanlı Devleti’nin zafer kazandığı tek cephedir.
  • Savaşın süresi en az iki yıl uzadı.
  • Yardım alamayan Rusya’da Bolşevik İhtilali hızlandı ve Rusya savaştan çekildi.
  • Bu zafer üzerine Bulgaristan, İttifak Devletleri yanında savaşa girdi (Osmanlı ile Almanya arasında kara bağlantısı sağlandı).
  • Mustafa Kemal’in rütbesi albaylığa yükseldi, tüm dünyada tanındı ve kendisine “Anafartalar Kahramanı” unvanı verildi. (Bu durum Kurtuluş Savaşı’nın doğal lideri olmasını sağladı.)

4. Hicaz-Yemen Cephesi (Savunma)

  • Savaşın Nedeni: Kutsal toprakları (Mekke ve Medine) İngiliz işgalinden korumak.
  • Gelişmeler: Osmanlı kuvvetleri hem İngilizlere hem de onlarla iş birliği yapan Mekke Emiri Şerif Hüseyin‘e karşı savaştı. İngiliz casus T. E. Lawrence, Arapları Türklere karşı kışkırttı.
  • Fahrettin Paşa’nın Destansı Savunması: Medine‘yi her türlü imkânsızlığa (açlık, hastalık) rağmen savaş bittikten sonra bile Ocak 1919’a kadar savunan Fahrettin Paşa‘ya “Medine Müdafii“ ve “Çöl Kaplanı” unvanları verilmiştir.
  • Sonuç: Padişahın Cihat çağrısının bazı Araplar üzerinde etki etmemesi, İslamcılık (Ümmetçilik) politikasının çöktüğünü, Arap milliyetçiliğinin güçlendiğini göstermiştir. Savaş sonunda Osmanlı bölgeden çekilmiştir.

5. Irak Cephesi (Savunma)

  • İngiltere’nin Hedefleri: Zengin Orta Doğu petrollerini (Abadan-Musul) kontrol etmek ve Kafkasya’daki Rus kuvvetleriyle karadan birleşmek.
  • Kut’ül Amâre Zaferi: İngilizler Bağdat’a doğru ilerlerken, 22 Kasım 1915’te Selman-ı Pak’ta durduruldu. Halil Paşa komutasındaki Türk ordusu, İngiliz birliklerini Kut’ül Amâre‘de kuşattı ve İngiliz komutanı General Townshend dahil binlerce İngiliz askerini esir aldı.
  • Sonuç: Bu büyük başarıya rağmen, savaşın ilerleyen yıllarında Türk birliklerinin İran’a kaydırılması ve İngilizlerin taze kuvvetler getirmesiyle bölge kaybedildi. İngilizler ateşkes imzalandıktan sonra Musul’u da işgal etti.

6. Suriye-Filistin Cephesi (Savunma)

  • Gelişmeler: Kanal Harekâtı’nın başarısızlığından sonra karşı taarruza geçen İngilizler Kudüs, Filistin ve Suriye’yi işgal etti.
  • Mustafa Kemal’in Başarısı: Yıldırım Orduları bünyesindeki VII. Ordu Komutanı olan Mustafa Kemal, geri çekilme harekâtını başarıyla yöneterek Halep’in kuzeyinde sağlam bir savunma hattı kurdu ve İngilizleri durdurdu. (Bu hat günümüzdeki Suriye sınırımızın temelidir.)

7. Yardım Cepheleri (Galiçya, Romanya, Makedonya)

  • Osmanlı Devleti’nin kendi toprakları dışında, müttefikleri Almanya, Avusturya-Macaristan ve Bulgaristan’a yardım etmek amacıyla Rusya ve Romanya’ya karşı savaştığı cephelerdir.

Osmanlı İmparatorluğu’nu Paylaşmayı Öngören Gizli Antlaşmalar

  • Boğazlar Antlaşması (1915): İngiltere, Fransa ve Rusya arasında. Boğazlar bölgesi ve Trakya’nın bir kısmı Rusya‘ya bırakıldı.
  • Londra Antlaşması (1915): İtalya’yı İtilaf bloğuna çekmek için yapıldı. Antalya, Rodos ve 12 Ada İtalya’ya vaat edildi.
  • Sykes-Picot (Sayks Piko) Antlaşması (1916): İngiltere, Fransa ve (onaylayan) Rusya arasında. Osmanlı’nın Orta Doğu toprakları İngiltere ve Fransa arasında paylaşıldı. (Modern Orta Doğu haritasının temelidir.)
  • Petrograd Protokolü (1916): Sykes-Picot’a onay vermesi karşılığında Doğu Anadolu Bölgesi (Erzurum, Trabzon, Van, Bitlis) Rusya‘ya verildi.
  • St. Jean De Maurienne Antlaşması (1917): İngiltere, Fransa ve İtalya arasında. Rusya’nın çöküşü öncesi İtalya’ya Antalya, Konya çevresi ve İzmir bölgesi vaat edildi.
  • Mac Mahon Planı: İngiltere’nin Mısır Valisi Mac Mahon ile Hicaz Emiri Şerif Hüseyin arasında yapıldı. Arapların isyanı karşılığında bağımsız bir Arap Devleti kurulması sözü verildi.
  • (Not: Rusya’da Bolşevik İhtilali çıkınca Sovyet Rusya bu gizli antlaşmaları “Sarı Kitap” ile tüm dünyaya ifşa etmiştir.)

Wilson İlkeleri (8 Ocak 1918) ABD Başkanı Woodrow Wilson’ın savaş sonrasında kalıcı barışı sağlamak için yayınladığı 14 maddelik bildiridir.

  • Gizli diplomasi yasak: Antlaşmalar açık olacak, gizli antlaşmalar yapılmayacak.
  • Ekonomik serbestlik: Denizler herkesin kullanımına açık olacak, ekonomik engeller kaldırılacak.
  • Silahsızlanma: Ülkelerin silahlanması iç güvenlik seviyesine indirilecek.
  • Tazminat ve Toprak yok: Yenilen devletlerden toprak ve savaş tazminatı alınmayacak. (Bu madde İttifak devletlerinin barış istemesini hızlandırmıştır.)
  • Milletler Cemiyeti: Uluslararası barışı sağlamak için bir örgüt kurulacak.
  • Osmanlı’yı ilgilendiren 12. Madde: Osmanlı Devleti’nde Türklerin çoğunlukta olduğu bölgelerde kesin Türk egemenliği sağlanacak. Azınlıkların çoğunlukta olduğu yerlerde ise onlara özerklik verilecek. Boğazlar uluslararası ticarete açık olacak.
  • YKS Notu: Osmanlı Devleti bu ilkelere (özellikle 12. maddeye ve tazminat alınmayacağı kuralına) güvenerek Mondros Ateşkesi’ni imzalamıştır. Ancak İtilaf Devletleri Mondros’un 7. maddesini bahane ederek bu ilkeyi hiçe saymıştır.

I. Dünya Savaşı’nın Sonuçları

  • İtilaf Devletleri kazanmış, İttifak Devletleri kaybetmiştir. Savaşı bitiren barış antlaşmalarının şartları çok ağırdır (Bu durum II. Dünya Savaşı‘nın en büyük nedenidir).
  • Savaştan en kârlı çıkan, en büyük rakibi Almanya’yı ezen İngiltere olmuştur.
  • Büyük imparatorluklar (Almanya, Avusturya-Macaristan, Çarlık Rusyası ve Osmanlı) parçalanmıştır.
  • Yeni ulus devletler kurulmuştur: Türkiye Cumhuriyeti, Polonya, Çekoslovakya, Yugoslavya, Macaristan vb.
  • Sömürgeciliğin yerini kılıf değiştirmiş hali olan “Manda ve Himaye” anlayışı almıştır.
  • Yeni siyasi rejimler doğmuştur: Rusya’da Komünizm, Almanya’da Nazizm, İtalya’da Faşizm.
  • Savaşta ilk kez kimyasal silahlar, denizaltı ve tank kullanılmıştır. Milyonlarca sivil hayatını kaybetmiştir.
  • Sivil ölümlerini azaltmak için “Sivil Savunma” teşkilatları kurulmaya başlanmıştır.
  • Paris Barış Konferansı’nda dünya barışını korumak için Cemiyet-i Akvam (Milletler Cemiyeti) kurulmuştur (1919).

I. DÜNYA SAVAŞI SONUNDA İMZALANAN BARIŞ ANTLAŞMALARI

  • Almanya ile Versailles (Versay) Antlaşması (28 Haziran 1919)
  • Avusturya ile Saint-Germain (Sen Jermen) Antlaşması (10 Eylül 1919)
  • Bulgaristan ile Neuilly (Nöyyi) Antlaşması (27 Kasım 1919)
  • Macaristan ile Trianon (Triyanon) Antlaşması (4 Haziran 1920)
  • Osmanlı Devleti ile Sèvres (Sevr) Antlaşması (10 Ağustos 1920)

MUSTAFA KEMAL’İN HAYATI

EĞİTİM GÖRDÜĞÜ OKULLAR

  1. (1887) – Mahalle Mektebi 2. (1887) – Şemsi Efendi İlkokulu 3. (1893) – Selanik Mülkiye Rüştiyesi 4. (1893) – Selanik Askerî Rüştiyesi 5. (1896) – Manastır Askerî İdadisi 6. (1899) – İstanbul Harp Okulu 7. (1902) – İstanbul Harp Akademisi

Mahalle Mektebi ve Şemsi Efendi Okulu

  • Mustafa Kemal, eğitim hayatına annesi Zübeyde Hanım‘ın isteğiyle geleneksel eğitim veren Mahalle Mektebi‘nde başlamıştır.
  • Kısa süre sonra babası Ali Rıza Efendi‘nin yönlendirmesiyle modern eğitim veren Şemsi Efendi İlkokulu‘na geçmiştir.
  • Şemsi Efendi İlkokulu‘nda, yeni öğretim yöntemleri ve okumayı kolaylaştıracak modern ders araç gereçleri kullanılmıştır.
  • Ali Rıza Efendi’nin vefat etmesi üzerine ekonomik sıkıntılar baş göstermiş, Mustafa Kemal okulunu bırakmak zorunda kalmıştır.
  • Annesi ve kardeşiyle birlikte, dayısı Hüseyin Ağa’nın Langaza’daki çiftliğine taşınmışlardır.
  • Zübeyde Hanım, oğlunun eğitimden uzak kalmasını istememiş; halası Emine Hanım’ın çağrısı üzerine Mustafa Kemal Selânik’e dönerek eğitimine kaldığı yerden devam etmiştir.

Selânik Mülkiye Rüştiyesi ve Selânik Askerî Rüştiyesi

  • Ortaokul eğitimine sivil bir okul olan Selânik Mülkiye Rüştiyesi‘nde başlamıştır.
  • Okulun Kaymak Hafız lakaplı Matematik Öğretmeni Hüseyin Efendi’nin kendisine sert davranması ve askerlik mesleğine duyduğu derin ilgi sebebiyle bu okulu bırakmıştır. Bu olay hayatında bir dönüm noktasıdır.
  • Annesi Zübeyde Hanım‘ın karşı çıkmasına rağmen gizlice sınavlarına girerek Selânik Askerî Rüştiyesi‘ne kayıt olmuş ve askerlik hayatına ilk adımını atmıştır.
  • Bu okulda, kişiliğinin gelişmesinde büyük rol oynayan Matematik Öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Bey, olgunluğu ve zekası nedeniyle ona “Kemal” adını vermiştir.

Manastır Askerî İdadisi

  • 1896 yılında Manastır Askerî İdadisi (Lise) sınavlarını kazanarak yatılı öğrenci olmuştur.
  • Üsküp, Yanya ve Manastır gibi farklı bölgelerden gelen öğrencilerle tanışarak ufkunu genişletmiştir.
  • Sınıf arkadaşı Ömer Naci sayesinde edebiyata ve şiire ilgi duymuştur.
  • Namık Kemal (vatan sevgisi) ve Tevfik Fikret (inkılapçılık) gibi şairlerin eserlerini okuyarak vatan ve millet sevgisi pekişmiştir.
  • Matematikte çok başarılı olmasına rağmen yabancı dili zayıf kalmış; tatillerde Selânik’teki Frerler Okulu‘na giderek Fransızcasını geliştirmiştir.
  • Fransızcası sayesinde Jean Jacques Rousseau, Voltaire, Montesquieu, Auguste Comte gibi Fransız İhtilali düşünürlerini orijinal dilinden okumuştur. Bu sayede inkılap, bağımsızlık, adalet ve eşitlik kavramlarını özümsemiştir.
  • Tarihe olan yoğun ilgisi ve Türk tarihi bilinci, tarih öğretmeni Kolağası Mehmet Tevfik Bey sayesinde oluşmuştur. Atatürk ileride bu hocası için “Minnet borcum var, bana yeni bir ufuk açtı” demiştir.

Harp Okulu ve Harp Akademisi

  • 13 Mart 1899’da İstanbul’da Harp Okulu‘na başlamıştır.
  • Hocaları: Yüzbaşı Naci Bey, Fransızca Öğretmeni Necip Asım Bey, Talim Öğretmeni Rahmi Paşa, Binbaşı Fazıl Bey ve Teğmen Osman Efendi‘dir.
  • Ali Fuat (Cebesoy), Kazım (Karabekir), Refet (Bele), Cafer Tayyar (Eğilmez), Nuri (Conker), Mehmet Arif (Ayıcı), Ali Fethi (Okyar) gibi Millî Mücadele‘nin kilit isimleriyle bu dönemde tanışmış ve arkadaş olmuştur.
  • Harp Okulu yılları, vatan/millet fikirlerinin olgunlaştığı ve Batı’ya dönük çağdaşlaşma düşüncelerinin temellendiği dönemdir.
  • 1902‘de Harp Okulu’ndan Teğmen rütbesiyle mezun olup Harp Akademisi‘ne geçmiştir.
  • Akademi Hocaları: Topçu Feriki Ahmet Muhtar Paşa, Kurmay Binbaşı Refik Bey, Kurmay Yarbay Macit Bey, Pertev Paşa, Kurmay Albay Hasan Rıza Bey, Kurmay Albay Zeki Bey ve Kurmay Yarbay Trabzonlu Nuri Bey‘dir.
  • Dünyadaki gelişmeleri ve ülke sorunlarını yakından takip etmiş, arkadaşlarıyla birlikte gizli bir gazete çıkarmışlardır.
  • Akademi müdürü Ali Rıza Paşa, bu siyasi faaliyetleri nedeniyle onları okuldan atmak yerine sertçe uyarmış, böylece meslek hayatı zarar görmeden kurtulmuştur.
  • 11 Ocak 1905’te akademiyi sınıf beşincisi olarak bitirmiş ve Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle orduya katılmıştır.

FİKİR HAYATINI ETKİLEYEN YAZARLAR VE DÜŞÜNÜRLER

  • Ziya Gökalp: Milliyetçilik (Türkçülük)
  • Namık Kemal: Vatanseverlik (Vatan Şairi)
  • Mehmet Emin Yurdakul: Milliyetçilik (Millî Şair)
  • Tevfik Fikret: İnkılapçılık (Batıcılık)
  • J.J. Rousseau: Yurttaşlık Bilinci
  • Montesquieu: Cumhuriyetçilik
  • Voltaire: Bilimsellik, Akılcılık
  • Manastır İdadisindeyken “Vatan ve Hürriyet” şairi olarak bilinen Namık Kemal’in şiirlerini gizlice okumuş ve ezberlemiştir. Onun için “Türk ulusunun yüzyıllardan beri beklediği ses” demiştir.
  • Tevfik Fikret için “Ben inkılap ruhunu ondan aldım” diyerek onun özgürlük ve laiklik anlayışından etkilendiğini belirtmiştir.
  • Fransız İhtilali’nin düşünürleri sayesinde demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi kavramları benimsemiştir.
  • Hayatı boyunca cephelerde bile kitap okumuş; tarih, edebiyat, dil bilim, din, ekonomi, coğrafya, hukuk, siyaset bilimi gibi geniş bir alanda muazzam bir okuma kültürü oluşturmuştur.

Mustafa Kemal’in Eserleri

  • Nutuk: En önemli eseridir. 1919-1927 yılları arasındaki Millî Mücadele ve Cumhuriyetin kuruluş evrelerini anlatır.
  • Geometri: Cumhuriyet döneminde Türkçe terimlerle geometri eğitimini kolaylaştırmak için yazmıştır (Üçgen, açı gibi terimleri Türkçeye kazandırmıştır).
  • Takımın Muharebe Talimi
  • Cumalı Ordugâhı
  • Taktik Tatbikat Gezisi
  • Bölüğün Muharebe Eğitimi
  • Subay ve Komutan ile Konuşmalar
  • Vatandaş İçin Medeni Bilgiler: Afet İnan ile birlikte hazırladığı, yurttaşlık bilincini aşılayan önemli eseridir.

MUSTAFA KEMAL’İN HAYATINDA İZ BIRAKAN ŞEHİRLER

Selânik

  • Doğup büyüdüğü şehirdir. Makedonya’nın sosyal, siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan en gelişmiş merkezidir.
  • Liman kenti olması ve demir yolu ağına sahip olması, onu Avrupa’ya bağlayan önemli bir ticaret merkezi yapmıştır.
  • Türk, Yunan, Ermeni, Bulgar, Yahudi gibi milletlerin bir arada yaşaması ona çok uluslu bir yapı kazandırmıştır.
  • Bu etnik ve kültürel çeşitlilik, Mustafa Kemal’in farklı kültürleri tanımasına, yeniliklere açık ve hoşgörülü bir yapıya sahip olmasına sebep olmuştur. Batı’daki fikir akımları Osmanlı’ya ilk buradan girmiştir.

Manastır

  • Makedonya’nın önemli bir yönetim, ordu ve ticaret merkezidir. Demir yolu ile Selânik’e bağlıdır.
  • Balkanlardaki ayrılıkçı milliyetçilik isyanlarının en yoğun yaşandığı yerdir. Bu durum onda vatanı kurtarma hissini körüklemiştir.
  • 1897 Türk-Yunan Savaşı (Dömeke Meydan Muharebesi) bu dönemde gerçekleşmiştir. Lise öğrencisi olmasına rağmen bu savaşa katılmak için okuldan kaçmak istemiştir.
  • Osmanlı ordusunun sahada kazanıp diplomatik masada kaybetmesi, onun zihninde dış politika ve diplomasinin önemini pekiştirmiştir.

İstanbul

  • Osmanlı Devleti’nin başkentidir. Eğitim için geldiği bu şehirde devletin çöküşünü yakından görmüştür.
  • Ülkenin siyasi ve ekonomik sorunlarını merkezden gözlemleme fırsatı bulmuş, arkadaşlarıyla ülke kurtuluşu için gizli toplantılar yapmıştır.

Şam

  • İlk görev yeridir. 1905 yılında atandığı V. Ordu‘nun merkezidir.
  • Makedonya’ya kıyasla sosyal ve ekonomik olarak geri kalmış bir bölgedir.
  • Osmanlı yönetiminden kopmak isteyen Arap kabilelerinin isyanlarına şahit olmuş, devletin dağılma sürecini bizzat tecrübe etmiştir.
  • Burada siyasi faaliyetlerine devam ederek Vatan ve Hürriyet Cemiyetini kurmuştur.

Sofya

  • Balkan Savaşları sonrası 1913‘te Ataşemiliter (Askeri Elçi) olarak atanmıştır.
  • Bölgedeki Türk azınlığın kültürel ve siyasi haklarıyla yakından ilgilenmiştir.
  • Bulgar ordusunu incelemiş ve Bulgar Parlamentosu’nun (Meclis) çalışmalarını takip ederek parlamenter sistem (demokrasi) hakkında tecrübe edinmiştir.
  • Yabancı devlet adamlarıyla diplomasi tecrübesi kazanmış, düzenlenen bir baloya Yeniçeri kıyafetiyle katılarak milli kültürünü sergilemiştir.

MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLİK HAYATI

  • 5 Şubat 1905: Harp Akademisi’nden Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle mezun olup staj için Şam’daki V. Orduya bağlı 30. Süvari Alayı‘na atanmıştır. Yakın arkadaşlarıyla Vatan ve Hürriyet Cemiyeti‘ni kurmuştur.
  • 1907: Makedonya’daki III. Ordu karargahına atanmıştır. Bu dönemde İttihat ve Terakki Cemiyeti ile tanışmıştır.
  • 1909: İstanbul’da meşrutiyet karşıtlarının çıkardığı 31 Mart Ayaklanması‘nı bastırmakla görevli Hareket Ordusu‘nun Kurmay Başkanı olarak görev yapmış ve isyanı başarıyla bastırmıştır (Tarih sahnesine ilk çıkışıdır).
  • 1911: İtalyanların sömürgecilik amacıyla Trablusgarp’a saldırması üzerine, gönüllü olarak ve gizlice “Gazeteci Şerif Bey” takma adıyla Mısır üzerinden Libya’ya geçmiştir. Derne ve Tobruk‘ta yerli halkı İtalyanlara karşı başarıyla örgütlemiştir (İlk askeri başarısı ve sömürgeciliğe karşı ilk mücadelesidir). Bu başarı sonrası Binbaşı rütbesine terfi etmiştir.
  • 1913: Sofya Ataşemiliterliği‘ne atanmış, diplomatik tecrübe kazanırken rütbesi Yarbaylığa yükselmiştir.
  • 1915: I. Dünya Savaşı’nda Çanakkale Cephesi‘nde 19. Tümen Komutanı olarak görev almıştır. Arıburnu, Anafartalar ve Conkbayırı‘nda büyük zaferler kazanmış; askerlerine “Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum” diyerek savaşın kaderini değiştirmiştir. Askerî dehası tüm dünyada tanınmış ve 1 Haziran 1915‘te Albay rütbesine terfi etmiştir. Bu başarısı, ileride Millî Mücadele’nin lideri olarak kabul görmesini sağlamıştır.
  • 1916: Kafkas Cephesi‘nde 16. Kolordu Komutanı olarak görev almış, Rus ilerleyişini durdurarak Muş ve Bitlis’i geri almıştır. Bu cephede gösterdiği üstün başarıyla rütbesi Tümgeneralliğe (Paşa) yükselmiştir.
  • 1917: Suriye’deki VII. Ordu Komutanlığı‘na atanmıştır.
  • 1918: I. Dünya Savaşı’nın sonlarında Suriye’deki Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı‘na atanmış, Halep’in kuzeyinde İngiliz kuvvetlerini başarılı bir savunma hattıyla durdurmuştur. Mondros Ateşkesi sonrası Yıldırım Orduları dağıtılınca 13 Kasım 1918‘de İstanbul’a dönmüş ve işgal donanmalarını gördüğünde meşhur “Geldikleri gibi giderler” sözünü söylemiştir.

“Bu ders notlarının her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, ders notlarının tamamının veya bir kısmının www.tarihkursu.com sitesinin yazılı izni olmadan sosyal medyada ve internet ortamında paylaşılması, kopya edilmesi, fotoğrafının çekilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması, yayımlanması ya da kullanılması yasaktır. Bu yasağa uymayanlar gerekli cezai sorumluluğu peşinen kabullenmiş sayılır.”

Duyarlılığınız için teşekkür ederiz. İyi çalışmalar

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*