Millî Mücadele Hazırlık Dönemi KPSS Tarih Notları

Millî Mücadele Hazırlık Dönemi içeriği; Mondros Ateşkes Antlaşması ve sonuçları, Paris Barış Konferansı, İzmir’in işgali, Kuvayımilliye Hareketi, azınlık ve millî cemiyetler ile Millî Mücadele hazırlık sürecindeki gelişmeler konularını kapsar. KPSS tarih sınavına çalışan adaylar için hazırlanan bu KPSS tarih ders notları, sizleri sınavlara eksiksiz hazırlayacaktır. Online KPSS tarih notları sayesinde MEB AGS, ÖABT, KPSS ve EKPSS sınavlarına tam olarak hazırlanacaksınız. KPSS tarih özet ders notları düzenli ve öğrenci dostu bir kaynaktır.

MİLLÎ MÜCADELE DÖNEMİ

MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI (30 EKİM 1918)

  • I. Dünya Savaşı, 1918 yılında Osmanlı Devleti ve müttefiklerinin (İttifak Devletleri) yenilgisiyle sonuçlanmıştır.
  • Yenilgi üzerine Sadrazam Talat Paşa istifa etmiş, yerine Ahmet İzzet Paşa başkanlığında yeni hükûmet kurulmuştur.
  • Bu yeni hükûmet, savaşı bitirmek için ateşkes istemiş ve Bahriye Nazırı Rauf Bey başkanlığındaki Osmanlı heyetini, Limni Adası‘nın Mondros Limanı‘na göndermiştir. Görüşmeler, Yunanistan sınırlarına yakın bir İngiliz zırhlısı olan Agamemnon Gemisi‘nde yapılmıştır.
  • İtilaf Devletleri‘ni temsilen İngiliz Amiral Calthorpe ile 27 Ekim 1918‘de başlayan görüşmeler sonucunda, 25 madde hâlinde düzenlenen Mondros Ateşkes Antlaşması, 30 Ekim 1918‘de imzalanmıştır.

Antlaşmanın Önemli Şartları ve Analizi:

  • Boğazlar açılacak ve her ikisi de İtilaf Devletleri tarafından kontrol edilecektir. (İstanbul’un ve Anadolu’nun güvenliği tehlikeye düşmüştür).
  • Sınırların korunması ve iç düzenin sağlanması için belirlenen askerler dışındaki tüm Osmanlı kuvvetleri terhis edilecektir.
  • Osmanlı kara sularında güvenlik için gerekli küçük gemiler hariç tüm gemiler, İtilaf Devletleri tarafından belirlenen limanlara çekilecek ve teslim edilecektir.
  • Osmanlı elinde bulunan İtilaf Devletleri‘ne ait esirler ile Ermeni esirler derhâl bırakılacak, ancak Osmanlı esirleri bırakılmayacaktır. (Bu durum, devletler arası “Eşitlik” ilkesine aykırıdır).
  • Madde 7: İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit eden bir durum olursa herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecektir. (Antlaşmanın en ağır maddesidir. Yurdun tamamı işgallere açık hâle gelmiş ve yapılacak işgallere hukuki kılıf uydurulmuştur).
  • Toros Tünelleri, telsiz, telgraf ve haberleşme istasyonları İtilaf Devletleri tarafından işgal veya kontrol edilecektir. (Amaç, Türk halkının örgütlenmesini ve iletişim kurmasını engellemektir).
  • Osmanlı Devleti, İttifak Devletleri ile tüm diplomatik ilişkilerini kesecektir.
  • Trablus ve Bingazi‘de bulunan Osmanlı subayları en kısa sürede bölgedeki İtalyan garnizonuna teslim olacaktır.
  • Madde 24: Doğudaki altı vilayette (Vilâyât-ı Sitte: Sivas, Elazığ, Bitlis, Diyarbakır, Van, Erzurum) karışıklık çıkarsa bu vilayetleri İtilaf Devletleri işgal edecektir. (Bu maddenin asıl amacı doğuda bağımsız bir Ermeni Devleti kurmaktır).

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın Genel Sonuçları:

  • 5. Madde (ordunun terhisi) ile Osmanlı Devleti tamamen savunmasız bırakılmak istenmiştir.
  • Antlaşmadan sonra ilk işgal edilen Osmanlı toprağı, 3 Kasım 1918‘de İngilizler tarafından işgal edilen Musul‘dur. (Anadolu’da ilk işgal edilen yer ise Fransızlara karşı direnişin başladığı Hatay/Dörtyol‘dur).
  • Batı Anadolu’daki ilk işgal ise İzmir olmuştur.
  • Mondros Ateşkes Antlaşması ile Osmanlı Devleti fiilen (eylemsel olarak) sona ermiştir.

İŞGALCİ DEVLET

İŞGAL EDİLEN OSMANLI TOPRAKLARI

İngilizler

Samsun, Merzifon, Musul, Urfa, Maraş, Antep, Eskişehir, İzmit, Kütahya, Afyon, Irak. (Not: İngilizler, daha sonra Suriye İtilafnamesi ile Urfa, Maraş ve Antep’i Fransızlara devretmiştir).

Fransızlar

Suriye, Hatay (Dörtyol), Lübnan, Mersin, Adana, Zonguldak (ve İngilizlerden devraldıkları Urfa, Maraş, Antep).

İtalyanlar

Antalya‘dan Konya‘ya kadar olan Güneybatı Anadolu yerleri (Muğla, Burdur, Isparta).

Yunanlar

İzmir ve çevresi.

Ermeniler

Kars ve Ardahan yöreleri.

Gürcüler

Artvin ve çevresi.

MONDROS ATEŞKES ANLAŞMASI’NA YÖNELİK TEPKİLER

  • İstanbul Hükûmeti’nin Tepkisi: Antlaşma olumlu karşılanmıştır. Hükûmet, işgallere karşı direnilmemesini, taşkınlık yapılmamasını ve sükunetin korunmasını istemiştir. Teslimiyetçi bir politika izlenmiştir.
  • Mustafa Kemal’in Tepkisi: Antlaşmanın bağımsızlıkla bağdaşmadığını ve şartlarının çok ağır olduğunu belirterek İstanbul Hükûmeti‘ni uyarmıştır. 13 Kasım 1918‘de İstanbul’a geldiğinde boğazda düşman gemilerini görerek yaveri Cevat Abbas‘a tarihi sözünü söylemiştir: “Geldikleri gibi giderler.”
  • Halkın Tepkisi: İstanbul Hükûmeti‘nin işgaller karşısında sessiz kalması üzerine halk, kendi vatanını savunmak için harekete geçmiştir. Protestolar ve mitingler düzenlenmiş, yerel direniş örgütleri olan Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri kurulmuştur. İşgallerin yayılmasıyla birlikte halk, silahlı milis kuvvetleri olan Kuvayımilliye‘yi oluşturmuştur.

PARİS BARIŞ KONFERANSI (18 OCAK 1919)

  • Toplanma Amacı: I. Dünya Savaşı sonunda yenilen devletlerin durumlarını görüşmek ve yapılacak barış antlaşmalarının esaslarını belirlemektir.
  • Katılımcılar ve Etkili Devletler: Konferansa 32 devlet katılmış; ancak kararlarda İngiltere, Fransa, ABD, İtalya ve Japonya etkili olmuştur.
  • Devletlerin Hedefleri:
  • ABD: Uluslararası barışı koruyacak bir cemiyetin (Milletler Cemiyeti) kurulmasını sağlamayı hedeflemiştir.
  • İngiltere ve Fransa: Barıştan ziyade kendi emperyalist çıkarlarını gerçekleştirme amacı gütmüşlerdir.
  • Alınan Önemli Kararlar ve Gelişmeler:
  • Daha önce gizli antlaşmalarla İtalya‘ya vaat edilen İzmir ve çevresi, Doğu Akdeniz’de güçlü bir İtalya istemeyen İngilizlerin desteğiyle Yunanistan‘a verilmiştir. Bu durum İtilaf Devletleri arasındaki ilk büyük görüş ayrılığıdır. İtalya bu duruma tepki göstererek konferansı terk etmiştir.
  • Uluslararası kalıcı barışı sağlamak amacıyla Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) resmen kurulmuştur.
  • Alsas-Loren bölgesi Almanya‘dan alınarak Fransa‘ya verilmiştir.
  • Avusturya, Çekoslovakya ve Macaristan gibi yeni devletlerin kurulması kararlaştırılmıştır. (İmparatorlukların parçalandığının kanıtıdır).
  • Osmanlı Devleti hariç, diğer yenilen İttifak Devletleri ile yapılacak barış antlaşmalarının şartları belirlenmiştir. (Osmanlı topraklarını paylaşmada uzlaşamadıkları için antlaşma sonraya bırakılmıştır).

İZMİR’İN İŞGALİ (15 MAYIS 1919)

  • İşgalin Gerekçeleri (Yunan İddiaları): Yunanlar, Paris Barış Konferansı‘nda alınan karara dayanarak işgal hazırlıklarına başlamıştır. Sahte belgelere dayanarak bölgede Rum nüfusunun çoğunlukta olduğunu, bölgenin tarihsel olarak Yunanlara ait olduğunu ve Türklerin Rumları katletmeye hazırlandığını iddia ederek işgale haklı gerekçeler (Wilson İlkeleri’ne uygunluk) uydurmaya çalışmışlardır.
  • İşgalin Başlaması: 15 Mayıs 1919 sabahı, İngiliz savaş gemilerinin koruması altında Yunan askerleri İzmir Limanı‘na çıkmıştır. Yerli Rumların taşkın sevinç gösterileri eşliğinde askerî kışla ve hükûmet konağı ele geçirilmiştir.
  • İlk Kurşun: Hukuk-u Beşer gazetesi başyazarı olan gazeteci Hasan Tahsin (gerçek adı Osman Nevres), Yunan askerlerine ateş açarak işgale karşı ilk silahlı tepkiyi göstermiş ve şehit edilmiştir.
  • Amiral Bristol Raporu: İzmir’de yaşanan katliamlar ve Osmanlı Devleti’nin itirazları üzerine, Amerikalı Amiral Bristol başkanlığında İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerden oluşan uluslararası bir komisyon bölgeye gönderilmiştir. Komisyonun hazırladığı raporda, bölgede Türklerin çoğunlukta olduğu ve katliamların Yunanlar tarafından yapıldığı belirtilmiştir. Bu rapor, Türk millî mücadelesinin haklılığını dünya kamuoyuna duyuran ilk uluslararası belgedir.

KUVAYIMİLLİYE HAREKETİ

  • Tanım: Millî kuvvetler veya milis kuvvetler anlamına gelir. Bölgesel, düzensiz ve halk tarafından oluşturulan silahlı direniş kuvvetleridir.
  • Ortaya Çıkış Nedenleri:
  • Mondros Ateşkes Antlaşması ile Osmanlı ordusunun terhis edilmesi.
  • Ülkenin dört bir yandan işgal edilmeye başlanması.
  • İstanbul Hükûmeti‘nin işgaller karşısında sessiz ve tepkisiz kalması.
  • Faaliyetleri: 15 Mayıs 1919‘da İzmir’in işgalinden sonra, işgalin kalıcı olacağını anlayan halk tarafından özellikle Batı Anadolu‘da yoğun olarak kurulmuştur. Hem işgalci güçleri (özellikle Yunanları) yavaşlatmışlar hem de işgal edilmeyen bölgelerde güvenliği sağlayarak TBMM’ye karşı çıkan iç isyanları bastırmışlardır.

CEMİYETLER DÖNEMİ

Türk halkı işgallere karşı silahlı mücadelenin (Kuvayımilliye) yanı sıra hukuki ve siyasi mücadele vermek için Millî Cemiyetler kurmuştur. Buna karşılık, Osmanlı içindeki azınlıklar ve bağımsızlığa inanmayan kesimler de Millî Varlığa Düşman Cemiyetler oluşturmuştur.

AZINLIK

CEMİYETİN ADI

KURULUŞ (Tarih)

AMACI VE FAALİYETLERİ

Rumlar

Etniki Eterya

1814

Eski Bizans İmparatorluğu‘nu yeniden kurmak. (En eski azınlık cemiyetidir).

Rumlar

Pontus Rum

1904

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde (Trabzon merkezli) bağımsız bir Pontus Rum Devleti kurmak.

Rumlar

Mavri Mira

1918

Büyük Yunanistan‘ı (Megali İdea) kurmak ve Bizans’ı canlandırmak. İstanbul’daki Rum Patrikhanesi tarafından yönetilmiştir.

Ermeniler

Hınçak

1887

Doğu Anadolu ve Çukurova bölgelerini kapsayan bağımsız bir Ermeni Devleti kurmak.

Ermeniler

Taşnaksutyun

1890

Hınçak cemiyeti ile aynı amaca hizmet etmiş; Doğu Anadolu‘da katliamlar yapmıştır.

Yahudiler

Alyans İsrailit

1860

Filistin bölgesinde bağımsız bir İsrail Devleti kurmak.

Yahudiler

Makabi

1860

Alyans İsrailit ile aynı amaca hizmet etmiştir.

Azınlık Cemiyetlerinin Ortak Özellikleri:

  • Millî Mücadele hareketine ve Türk varlığına düşmanca tutum sergilemişlerdir.
  • Bulundukları bölgelerde bağımsız devletler kurmayı amaçlamışlardır.
  • Türk halkına saldırarak onları göçe zorlamış, böylece o bölgede nüfus üstünlüğünü (Wilson İlkeleri’ne uygunluk için) ele geçirmeye çalışmışlardır.
  • Faaliyetleriyle bölgede asayişi bozarak Mondros’un 7. ve 24. maddelerinin uygulanması için İtilaf Devletlerine bahane yaratmışlardır.
  • İşgalci devletlerden silah, para ve siyasi destek almışlardır.

CEMİYET ADI

KURULUŞ

KURULUŞ AMACI VE FAALİYETLERİ

Hürriyet ve İtilaf Fırkası

Kasım 1911

İttihat ve Terakki Fırkası’na karşı kurulmuş, savaştan sonra iktidara gelmiştir. Millî Mücadele’yi bir “İttihatçı hareketi” olarak görüp karşı çıkmışlardır.

Wilson Prensipleri Cemiyeti

Aralık 1918

Halide Edip, Yunus Nadi gibi aydınların kurduğu cemiyettir. Kurtuluşun ancak güçlü bir devletin, yani Amerikan mandasına (himayesine) girerek sağlanabileceğini savunmuşlardır. (Bu üyelerin çoğu daha sonra hatasını anlayıp Millî Mücadele’ye katılmıştır).

Kürt Teâlî-i Cemiyeti

Aralık 1918

İngilizlerin kışkırtması ve desteğiyle, Wilson İlkeleri’ne dayanarak Doğu Anadolu’da bağımsız bir Kürt Devleti kurmayı amaçlamıştır.

Sulh ve Selâmet-i Osmaniye Fırkası

Ocak 1919

Kurtuluşun yalnızca Padişah ve Halife’nin emirlerine sıkı sıkıya uymakla mümkün olabileceğini savunmuşlardır.

Teâlî-i İslâm Cemiyeti

Şubat 1919

İngiliz desteğiyle İstanbul’da medrese hocaları tarafından kurulmuştur. Ümmetçilik fikrini savunup Saltanat ve Halifeliği güçlendirmeyi amaçlamış, Millî Mücadele’yi isyan olarak görmüşlerdir.

İngiliz Muhipleri Cemiyeti

Mayıs 1919

Kurtuluşun İngiliz mandası ve himayesine girmekle mümkün olduğunu savunmuşlardır. Sadrazam Damat Ferit Paşa tarafından desteklenmiştir. Basın yoluyla İngiliz propagandası yapmışlardır.

Millî Varlığa Düşman Cemiyetlerin Ortak Özellikleri:

  • Tam bağımsızlığa inanmamışlar; manda ve himaye (ABD veya İngiliz) fikrini savunmuşlardır.
  • Saltanat ve Halifelik makamlarının otoritesini savunarak Anadolu’daki direnişe karşı çıkmışlardır.
  • Düşmanla iş birliği yapmış, İtilaf Devletleri’nden (özellikle İngiltere’den) maddi ve manevi destek almışlardır.

CEMİYETİN ADI

KURULUŞ

KURULUŞ AMACI VE FAALİYETLERİ

Millî Kongre Cemiyeti

29 Kasım 1918

Kurucusu Dr. Esat Işık‘tır. Amacı, Türklerin haklı davasını basın-yayın yoluyla tüm dünyaya duyurmaktır. Silahlı direnişi değil, hukuki ve kültürel mücadeleyi benimsemiştir. “Kuvayımilliye“ kavramını ilk kez kullanan cemiyettir.

İzmir Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti

1 Aralık 1918

İzmir‘in Yunan işgaline uğramasını önlemek ve bölgenin Türk yurdu olduğunu kanıtlamak amacıyla kurulmuştur.

Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti

2 Aralık 1918

İlk kurulan yararlı cemiyettir. Trakya’nın Yunanlara verilmesini önlemek için kurulmuş, bölgenin savunulması için Edirne ve Lüleburgaz kongrelerini düzenlemiştir. (Osmanlı yıkılırsa Trakya’da yeni bir Türk devleti kurma fikrini de tartışmışlardır).

Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti

4 Aralık 1918

Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti kurulmasını engellemek için kurulmuştur. Bölgedeki Türklerin göç etmesini yasaklamış, Erzurum Kongresi‘nin toplanmasını sağlamıştır. Haklılıklarını duyurmak için Le Pays (Vatan), Hadisat ve Albayrak gazetelerini çıkarmıştır.

Kilikyalılar Cemiyeti

21 Aralık 1918

Merkezi İstanbul’dur ancak faaliyet alanı Çukurova (Adana ve çevresi) bölgesidir. Bölgeyi Fransız ve Ermeni işgaline karşı savunmuştur.

Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Millîye Cemiyeti

12 Şubat 1919

Trabzon ve çevresinde Pontus Rum Devleti kurma hayallerini engellemek için kurulmuştur. Erzurum Kongresi’ne destek vermiştir.

İzmir Redd-i İlhak Heyet-i Millîyesi

14 Mayıs 1919

İzmir’in işgalinden bir gün önce, bölgenin Yunanistan’a ilhakını (katılmasını) kesin olarak reddetmek amacıyla kurulmuş ve halkı silahlı direnişe çağırmıştır.

Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti

5 Kasım 1919

Sivas‘ta, Mustafa Kemal‘in isteği üzerine Sivas Valisinin eşi Melek Reşit Hanım öncülüğünde kurulmuştur. Kadınları örgütleyerek cepheye lojistik destek ve Millî Mücadele’ye moral sağlamışlardır.

Millî (Yararlı) Cemiyetlerin Ortak Özellikleri:

  • Başlangıçta bölgesel kurtuluşu amaçlamışlardır (Millî Kongre hariç).
  • Bulundukları bölgelerin Türklüğünü kanıtlamak için tarihsel gerçekleri ve nüfus çoğunluğunu (Wilson İlkeleri 12. Madde) kullanmışlardır.
  • Bölge halkını bilinçlendirmek ve birleştirmek için mitingler, geniş katılımlı kongreler düzenlemiş, gazeteler çıkarmışlardır.
  • Derdini diplomasi yoluyla anlatmak için Paris Barış Konferansı‘na ve İstanbul’daki İtilaf Devletleri temsilcilerine raporlar/heyetler göndermişlerdir.
  • Önce hukuki yolları denemiş, işgaller fiiliyata dökülünce silahlı direnişe (Kuvayımilliye) geçmişlerdir.
  • Önemli Not: Tüm bu bölgesel cemiyetler, Sivas Kongresi‘nde “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında tek bir çatıda birleştirilmiş ve direniş tek merkezden (millîleşerek) yönetilmeye başlanmıştır.

MİLLİ MÜCADELE HAZIRLIK DÖNEMİ

Mustafa Kemal’in Samsun’a Çıkışı (19 Mayıs 1919)

  • Mustafa Kemal, İstanbul’da bulunduğu süre içinde devletin kurtuluşu için çareler aramış, ancak mücadelenin işgal altındaki İstanbul’dan başlatılamayacağını kavramıştır.
  • Kurtuluşun temel şartı: Mücadele Anadolu’dan başlatılmalı ve Türk milletinin desteği alınmalıdır.
  • Samsun ve çevresinde Pontus Rumları ile Türkler arasında yaşanan çatışmalar üzerine İngilizler, bölgede asayişin sağlanmasını talep etmiştir.
  • Bu gelişme üzerine Osmanlı Hükûmeti, 30 Nisan 1919 tarihinde Mustafa Kemal’i 9. Ordu Müfettişliği görevine getirmiştir. (Ek Bilgi: Bu makam daha sonra 3. Ordu Müfettişliği adını alacaktır.)
  • Mustafa Kemal Paşa‘ya atandığı bu görevde, bölgesindeki tüm askeri ve sivil makamlara emretme yetkisi verilmiştir.
  • 9. Ordu Müfettişliği‘nin Resmi Görevleri:
  • Bölgede iç güvenliğin sağlanması ve bozulan asayişin sebeplerinin araştırılması.
  • Bölgedeki silah ve cephanenin toplatılarak muhafaza altına alınması.
  • Bölgede yer aldığı iddia edilen Türk direniş kuvvetlerinin (Şuralar) dağıtılması.
  • Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919 tarihinde Bandırma Vapuru ile Samsun’a ayak basmıştır.
  • Sonuç: Bu olay ile millî bilincin uyandırılması ve Millî Mücadele’nin fiilen başlatılması yolunda ilk adım atılmıştır.

Havza Genelgesi (28 Mayıs 1919)

  • Mustafa Kemal, Samsun’daki tahkikatlarının ardından 25 Mayıs 1919’da Havza’ya geçmiştir.
  • Burada, Millî Mücadele’nin ilk ulusal bildirisi olan Havza Genelgesi yayımlanmıştır (28 Mayıs 1919).
  • Temel Amaç: Halkı işgallere karşı bilinçlendirmek ve ulusal tepkiyi organize etmektir.
  • Havza Genelgesi‘nin Talepleri:
  • Başta İzmir’in İşgali olmak üzere tüm işgallerin, yurdun her köşesinde düzenlenecek mitinglerle protesto edilmesi.
  • Gösteriler sırasında Hristiyan halka karşı kesinlikle taşkınlık, saldırı ve düşmanlık yapılmaması. (Sebep: Mondros Ateşkes Antlaşması‘nın 7. Maddesi‘ne işgal için bahane vermemek.)
  • İstanbul Hükûmeti ve büyük devletlerin temsilciliklerine protesto telgrafları çekilmesi.
  • Askerî ve millî teşkilatların hiçbir şekilde kapatılmaması, komutaların devredilmemesi ve silahların kesinlikle teslim edilmemesi.
  • Sonuç ve Önemi: Türk halkı üzerinde büyük yankı uyandırmış, yurdun birçok yerinde protesto mitingleri düzenlenmiştir. Türk milletinde millî birlik, beraberlik ve savunma bilinci uyanmıştır.
  • Gelişme: Bu genelgeden sonra Mustafa Kemal, yetkilerini aştığı gerekçesiyle İngilizlerin baskısıyla ilk kez İstanbul‘a geri çağrılmıştır.

Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919)

  • Havza’dan Amasya’ya geçen Mustafa Kemal, Rauf Bey (Rauf Orbay), Ali Fuat Paşa (Ali Fuat Cebesoy) ve Refet Bey (Refet Bele) ile birlikte Amasya Genelgesi’ni hazırlamıştır. (Ek Bilgi: Genelge ayrıca Erzurum‘da bulunan Kazım Karabekir ve Konya‘da bulunan Cemal Paşa tarafından da telgrafla onaylanmıştır.)
  • Amasya Genelgesi‘nin Kararları:
  1. Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikededir. (Millî Mücadele’nin Gerekçesi)
  2. İstanbul Hükûmeti, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir. Bu hâl, milletimizi âdeta yok olmuş göstermektedir. (Millî Mücadele’nin İkinci Gerekçesi)
  3. Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. (Millî Mücadele’nin Amacı ve Yöntemi – İlk kez üstü kapalı olarak Millî Egemenlikten bahsedilmiştir.)
  4. Milletin haklarını cihana işittirmek için her türlü denetimden uzak millî bir heyetin varlığı zaruridir. (Temsil Heyeti‘nin kurulma fikri ilk kez ortaya atılmıştır.)
  5. Anadolu’nun her bakımdan en güvenli yeri olan Sivas’ta ulusal bir kongre toplanacaktır.
  6. Bu kongre için her ilden milletin güvenini kazanmış üç temsilci hızla yola çıkmalıdır. Temsilciler, Müdafaa-i Hukuk, Redd-i İlhak Cemiyetleri ve belediyeler tarafından seçilecektir. (Amaç: Kararların halkın iradesine dayanmasını sağlamak.)
  7. Kongre meselesi millî bir sır olarak tutulmalı ve delegeler kimliklerini gizleyerek seyahat etmelidir.
  8. Doğu illeri için 10 Temmuz’da Erzurum’da bölgesel bir kongre toplanacaktır. Erzurum Kongresi delegeleri daha sonra Sivas Kongresi‘ne katılacaktır.
  • Amasya Genelgesi‘nin Önemi:
  1. Millî egemenliğe dayalı yeni bir Türk Devleti’nin kurulması yolunda ilk adımdır.
  2. Millî Mücadele’nin amacı, yöntemi ve gerekçesi belirlenmiş, bir nevi devrim programı oluşturulmuştur.
  3. İstanbul Hükûmeti’ne ve işgallere karşı açık bir ihtilal (başkaldırı) çağrısıdır.
  • Gelişme: İstanbul Hükûmeti, yetkilerini aştığı için Mustafa Kemal‘i tekrar geri çağırmış, dönmeyince görevinden almıştır. Bunun üzerine Mustafa Kemal, 7-8 Temmuz 1919 gecesi askerlik mesleğinden ve tüm resmî görevlerinden istifa ederek “Sine-i Millete” (halkın arasına) dönmüştür.

Erzurum Kongresi (23 Temmuz-7 Ağustos 1919)

  • Millî Mücadele’nin Anadolu‘daki teşkilatlanma aşamasının ikinci adımıdır.
  • Kongreyi Düzenleyenler: Şark Vilayetleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ve Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti.
  • Sivil bir vatandaş olan Mustafa Kemal‘e, 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir “Ben ve kolordum emrinizdeyiz Paşam” diyerek en büyük desteği vermiştir.
  • Toplanış amacı bakımından bölgesel, alınan kararlar bakımından ulusal bir kongredir.
  • Erzurum Kongresi‘nin Kararları:
  1. Millî sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür; parçalanamaz. (İlk kez millî sınırlardan bahsedilmiştir.)
  2. Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet topyekûn kendisini savunacak ve direnecektir.
  3. İstanbul Hükûmeti vatanı koruyamazsa, geçici bir hükûmet kurulacaktır. Bu hükûmetin üyeleri millî kongrece seçilecek, kongre toplanmamışsa seçimi Temsil Heyeti yapacaktır. (İlk kez yeni bir hükûmet kurma fikri.)
  4. Kuvayımilliye’yi tek kuvvet tanımak ve millî iradeyi hâkim kılmak esastır.
  5. Hristiyan azınlıklara siyasî hâkimiyetimizi ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez.
  6. Manda ve himaye kabul edilemez. (İlk kez tam bağımsızlık vurgusu ile reddedilmiştir.)
  7. Mebusan Meclisi‘nin derhal toplanması ve hükûmet işlerinin meclis denetimine girmesi sağlanacaktır.

Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919)

  • Kongreyi Engelleme Girişimleri: Fransız Binbaşı Brunot, Sivas Valisi Reşit Paşa‘yı şehri işgal etmekle tehdit etmiş, ayrıca İstanbul Hükûmeti, Elazığ Valisi Ali Galip‘i ve Ankara Valisi Muhittin Paşa‘yı kongreyi basıp dağıtmakla görevlendirmiştir.
  • Tüm engellemelere rağmen kongre 4 Eylül 1919’da toplanmış ve başkanlığına Mustafa Kemal Paşa seçilmiştir.
  • Toplanış şekli ve aldığı kararlar bakımından tamamen ulusal bir kongredir.
  • Sivas Kongresi Kararları:
  1. Erzurum Kongresi‘nde alınan kararlar aynen kabul edilmiştir. (Vatanın bütünlüğü maddesi teyit edilmiştir.)
  2. Manda ve himaye kesin olarak bir daha gündeme gelmemek üzere reddedilmiştir. (Tam bağımsızlık.)
  3. Tüm yararlı cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında tek bir çatıda birleştirilmiştir. (Amaç: Millî Mücadele’yi tek elden yönetmek.)
  4. Genel teşkilatı idare etmek için Erzurum‘da kurulan Temsil Heyeti‘nin üye sayısı artırılmış ve “Tüm yurdu temsil eder” kararı alınmıştır.
  5. Temsil Heyeti, Ali Fuat Paşa‘yı Batı Cephesi Komutanlığı‘na atamıştır. (Ek Bilgi: Temsil Heyeti’nin bir hükûmet gibi “yürütme” yetkisini kullandığının ilk kanıtıdır.)
  6. Millî Mücadele’nin sesini halka ve dünyaya duyurmak için İrade-i Milliye adıyla bir gazete çıkarılması kararlaştırılmıştır.
  • Sonuç: Mustafa Kemal, kongre sonrası İstanbul ile tüm haberleşmeyi kesmiş, bu baskı sonucunda Damat Ferit Paşa Hükûmeti istifa etmek zorunda kalmıştır. Bu durum Temsil Heyeti‘nin İstanbul‘a karşı kazandığı ilk siyasi başarıdır.

Amasya Görüşmeleri (20-22 Ekim 1919)

  • Damat Ferit Paşa Hükûmeti‘nin istifası üzerine, Millî Mücadele’ye daha ılımlı yaklaşan Ali Rıza Paşa Hükûmeti kurulmuştur.
  • Taraflar: İstanbul Hükûmeti adına Bahriye Nazırı Salih Paşa ile Temsil Heyeti adına Mustafa Kemal Paşa Amasya‘da bir araya gelmiştir.
  • Amasya Görüşmeleri‘nde Alınan Kararlar:
  1. Türk sınırları içerisinde, devletin bağımsızlığını zedeleyecek yabancı kapitülasyon ve ayrıcalıklar kesinlikle reddedilecektir.
  2. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, İstanbul Hükûmeti tarafından resmi ve hukuki bir kurum olarak tanınacaktır.
  3. İtilaf Devletleri ile yapılacak barış görüşmelerine Temsil Heyeti’nin de uygun göreceği temsilciler katılacaktır.
  4. Mebusan Meclisi‘nin İstanbul dışında, güvenli bir Anadolu şehrinde toplanması sağlanacaktır. (Salih Paşa bu kararı şahsen kabul etse de İstanbul’da kabul ettirememiştir, meclis İstanbul’da açılmıştır.)
  • Önemi: İstanbul Hükûmeti, Temsil Heyeti‘nin ve Millî Mücadele’nin varlığını hukuken ve resmen ilk kez tanımıştır.

Temsil Heyeti’nin Ankara’ya Gelişi (27 Aralık 1919)

  • Ülke genelinde yapılan seçimlerde Mustafa Kemal, Erzurum‘dan milletvekili seçilmiştir.
  • Temsil Heyeti üyeleri ve komutanlarla Sivas’ta yapılan toplantı sonucunda, mücadelenin merkezinin Ankara olması kararlaştırılmıştır.
  • Ankara’nın Merkez Seçilmesinin Nedenleri:
  • Batı Cephesi‘ne ve savaş alanlarına yakın olması.
  • İşgal edilmemiş ve güvenli bir konumda bulunması.
  • İstanbul’da açılacak olan Mebusan Meclisi çalışmalarının coğrafi yakınlık sebebiyle daha kolay takip edilebilmesi.
  • Demiryolu ağının Ankara‘ya kadar ulaşması ve telgraf hatlarıyla haberleşme imkânlarının güçlü olması.
  • Ankara halkının (Seğmenler) Millî Mücadele’yi yürekten desteklemesi.
  • 27 Aralık 1919‘da Ankara‘ya gelinmiş, halkı doğru bilgilendirmek için Hâkimiyet-i Milliye gazetesi çıkarılmış ve 6 Nisan 1920‘de Yunus Nadi ile Halide Edip Adıvar‘ın katkılarıyla Anadolu Ajansı kurulmuştur.

Misak-ı Milli Kararları (Kabulü: 28 Ocak 1920 / İlanı: 17 Şubat 1920)

  • 12 Ocak 1920’de İstanbul’da toplanan Son Osmanlı Mebusan Meclisi‘nde Misak-ı Milli (Milli Ant) kararları kabul edilmiştir.
  • Misak-ı Milli Maddeleri (Şifre: KABBAR – Kapitülasyonlar, Azınlıklar, Boğazlar, Borçlar, Araplar, Referandum):
  • Sınırlar: Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı sırada işgal altında olmayan, Türk ve İslam çoğunluğunun yaşadığı topraklar bölünmez bir bütündür.
  • Halk Oylaması (Referandum): Kendi istekleriyle anavatana katılan Kars, Ardahan, Batum (Elviye-i Selase), Batı Trakya ve Arap topraklarının geleceği için gerekirse halk oylamasına başvurulacaktır.
  • Azınlıklar: Azınlıklara verilecek haklar, komşu ülkelerdeki Müslüman Türklere verilen haklar kadar olacaktır. (Uluslararası eşitlik ilkesi.)
  • Kapitülasyonlar: Siyasi, adli ve mali gelişmemizi engelleyen her türlü sınırlama (kapitülasyonlar) kesin olarak kaldırılmalıdır.
  • Boğazlar: İstanbul ve Marmara‘nın güvenliği sağlandığı takdirde, Boğazlar dünya ticaretine açılabilecektir.
  • Misak-ı Milli‘nin Önemi:
  • Millî ve bölünmez sınırların (vatanın) ne anlama geldiği kesin olarak çizilmiştir.
  • Siyasî, askerî ve ekonomik yönden tam bağımsızlık talebi tüm dünyaya ilan edilmiştir.
  • Erzurum ve Sivas Kongreleri kararları Osmanlı parlamentosu tarafından yasallaştırılmıştır.

İstanbul’un İşgali (16 Mart 1920)

  • İtilaf Devletleri, Misak-ı Milli kararlarının geri alınması için İstanbul Hükûmetlerine baskı yapmış, sonuç alamayınca 16 Mart 1920‘de İstanbul‘u resmen işgal etmiştir.
  • Mebusan Meclisi basılmış, milletvekilleri tutuklanarak Malta’ya sürgüne gönderilmiştir.
  • Önemi:
  • Mustafa Kemal‘in, meclisin İstanbul‘da toplanmaması gerektiği yönündeki öngörüsü ve haklılığı kanıtlanmıştır.
  • Osmanlı Devleti‘nin yasama organı yok edildiği için, Ankara‘da TBMM‘nin açılmasına meşru bir zemin oluşmuştur.
  • Mustafa Kemal‘in İşgale Karşı Aldığı Tedbirler:
  • İstanbul ile tüm haberleşme derhal kesilmiştir.
  • İstanbul‘daki tutuklamalara misilleme olarak Anadolu‘daki İtilaf subayları tutuklanmıştır.
  • İşgalcilerin Anadolu‘ya asker sevkiyatını önlemek için Geyve ve Ulukışla demiryolları tahrip edilmiştir.
  • Anadolu’dan İstanbul‘a vergi ve kıymetli evrak gönderilmesi yasaklanmıştır.

I. TBMM DÖNEMİ

Büyük Millet Meclisinin Açılması (23 Nisan 1920)

  • Mebusan Meclisi‘nin dağıtılması üzerine Mustafa Kemal, olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin Ankara‘da toplanması için genelge yayımlamıştır.
  • İstanbul‘dan kaçabilen milletvekilleri ve yeni seçilen mebusların katılımıyla 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi açılmıştır.
  • 24 Nisan 1920 Önergesi (Mustafa Kemal‘in sunduğu ve kabul edilen çalışma ilkeleri):
  • Hükûmet kurmak kesinlikle zorunludur. (Kurucu Meclis özelliği.)
  • Geçici bir hükûmet başkanı tanımak veya padişah vekili atamak doğru değildir. (Meclisin bağımsızlığı ve sürekliliği vurgulanmıştır.)
  • Büyük Millet Meclisi‘nin üstünde hiçbir kuvvet yoktur. (İstanbul Hükûmeti ve Saltanat yok sayılmıştır.)
  • Meclis, yasama ve yürütme yetkilerini kendisinde toplamıştır. (Güçler Birliği ilkesi – Savaş döneminde hızlı karar almak için.)
  • Meclis içinden seçilecek bir heyet hükûmet işlerine bakar. Meclis başkanı bu hükûmetin de başkanıdır. (Meclis Hükûmeti Sistemi.)
  • Padişah ve halifenin durumu, baskılardan kurtulduktan sonra meclisin çıkaracağı kanunla belirlenecektir.
  • I. TBMM‘nin Özellikleri: Kurucu meclistir, demokratiktir, savaşçı bir meclistir, ihtilalcidir, güçler birliğini benimsemiştir. İlk önceliği bağımsızlığı sağlamak olduğu için siyasi partilere yer verilmemiş, gruplar halinde çalışılmıştır.

Büyük Millet Meclisine Karşı İsyanlar ve Alınan Tedbirler

  • İsyanların Nedenleri: İtilaf Devletleri ve İstanbul Hükûmeti‘nin kışkırtmaları, Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi‘nin fetvası, bazı Kuva-yı Milliye liderlerinin düzenli orduya katılmak istememesi ve azınlıkların devlet kurma hayalleri.
  • İsyanların Sınıflandırılması:
  • Doğrudan İstanbul Hükûmeti Tarafından Çıkarılanlar: Ahmet Anzavur İsyanı, Kuvâ-yı İnzibatiye (Halifelik Ordusu).
  • İstanbul Hükûmeti ve İtilaf Devletlerinin Ortak Çıkardıkları: Bolu, Düzce, Hendek, Adapazarı İsyanları, Çapanoğlu (Yozgat), Milli Aşiret (Urfa), Çopur Musa (Afyon), Koçgiri (Erzincan/Sivas), Cemil Çeto (Batman), Ali Batı (Mardin), Delibaş Mehmet (Konya).
  • Kuvâ-yı Milliyeci Olup Sonradan İsyan Edenler: Çerkez Ethem İsyanı, Demirci Mehmet Efe İsyanı.
  • Azınlıkların Çıkardığı İsyanlar: Ermeni ve Rum (Pontus) İsyanları.
  • TBMM’nin İsyanlara Karşı Aldığı Tedbirler:
  • Hıyanet-i Vataniye Kanunu (Vatana İhanet Kanunu – 29 Nisan 1920) çıkarılarak isyancılar vatan haini ilan edildi.
  • 11 Eylül 1920‘de İstiklal Mahkemeleri kurularak isyancılar hızlı ve sert bir şekilde yargılandı.
  • Ankara Müftüsü Rıfat Efendi (Rıfat Börekçi) önderliğinde 153 müftünün imzasıyla Millî Mücadele’yi destekleyen karşı fetva yayımlandı.
  • Halkı doğru bilgilendirmek için Anadolu Ajansı ve Hâkimiyet-i Milliye aktif kullanıldı.
  • Askerî tedbir olarak mevcut Kuvayımilliye birlikleri ve daha sonra kurulan düzenli ordu isyancıların üzerine gönderildi.

Sevr Barış Antlaşması (10 Ağustos 1920)

  • I. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Devleti ile yapılacak barış antlaşmasının taslağı İtalya‘daki San Remo Konferansı‘nda (18-26 Nisan 1920) belirlenmiştir.
  • Ağır şartlar içeren bu taslak, İstanbul‘da toplanan Saltanat Şurası tarafından kabul edilmiş ve Paris‘te Sevr Antlaşması imzalanmıştır.
  • Maddelerinden Bazıları:
  • Doğu Trakya ve Batı Anadolu Yunanistan‘a, Arap toprakları İngiliz ve Fransız mandasına verilecektir.
  • Doğu Anadolu‘da bağımsız bir Ermeni devleti ve Kürt devleti kurulacaktır.
  • Boğazlar, içinde Türk bulunmayan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecektir.
  • Ordunun mevcudu 50.700 kişiyle sınırlandırılacak, ağır silahlar bulunmayacaktır.
  • Kapitülasyonlar en geniş haliyle tüm devletlere açılacaktır.
  • Sevr Antlaşması‘nın Hukuki Durumu ve Önemi:
  • Osmanlı Anayasası‘na (Kanun-ı Esasi) göre bir antlaşmanın geçerli olması için meclis onayı gerekmektedir. Ancak Mebusan Meclisi kapalı olduğu için Sevr hiçbir zaman meclis onayından geçmemiştir. Bu sebeple hukuken Ölü Doğmuş Bir Antlaşma’dır.
  • TBMM, antlaşmayı kesinlikle tanımadığını ilan etmiş ve imzalayanları vatan haini saymıştır.
  • Türk Milleti‘nin azimli direnişi ve Kurtuluş Savaşı‘nın kazanılmasıyla Sevr yırtılmış, yerine Lozan Barış Antlaşması imzalanmıştır.

“Bu ders notlarının her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, ders notlarının tamamının veya bir kısmının www.tarihkursu.com sitesinin yazılı izni olmadan sosyal medyada ve internet ortamında paylaşılması, kopya edilmesi, fotoğrafının çekilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması, yayımlanması ya da kullanılması yasaktır. Bu yasağa uymayanlar gerekli cezai sorumluluğu peşinen kabullenmiş sayılır.”

Duyarlılığınız için teşekkür ederiz. İyi çalışmalar

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*