Kurtuluş Savaşı Cepheleri ders notu; Millî Mücadele’de Doğu, Güney ve Batı cepheleri, Gümrü Antlaşması, Maraş, Urfa ve Antep savunmaları, düzenli ordunun kurulması, I. İnönü Muharebesi ve sonrasında yaşanan gelişmeleri kapsar. KPSS tarih sınavına hazırlananlar için düzenlenen bu KPSS tarih ders notları, kpss tarih konularını hızlıca tekrar etmenize yardımcı olur. Online KPSS tarih notları sayesinde , MEB AGS ,ÖABT, KPSS ve EKPSS sınavlarında başarılı olacaksınız. Bu KPSS tarih konu anlatım notları düzenli KPSS özet ders notları arayan öğrenciler için kullanışlı bir kaynaktır.
KURTULUŞ SAVAŞI SAVAŞLAR DÖNEMİ
Millî Mücadele, Doğu, Güney ve Batı olmak üzere üç cephede gerçekleşmiştir.
- Doğu Cephesi: Kazım Karabekir Paşa komutasındaki 15. Kolordu (Osmanlı’dan kalan tek düzenli ordu birliği), Ermenilerle mücadele etmiştir.
- Güney Cephesi: Fransızlar ve onların desteklediği Ermenilere karşı direnişi doğrudan bölge halkından oluşan Kuvayımilliye üstlenmiştir.
- Batı Cephesi: Yunanlara karşı önce Kuvayımilliye, daha sonra ise TBMM’nin kurduğu Düzenli Ordu mücadele etmiştir.
MİLLÎ MÜCADELE’DE DOĞU CEPHESİ
- I. Dünya Savaşı‘nın sonlarına doğru Rusya‘da çıkan ihtilal sonucunda Çarlık rejimi yıkılarak Sovyet Rusya kurulmuştur.
- Yeni kurulan rejim, Brest-Litovsk Antlaşması ile savaştan çekilmiş, işgal ettiği yerleri boşaltmış, hatta 93 Harbi‘nde ele geçirdiği Kars, Ardahan ve Batum‘u (Elviye-i Selase) Osmanlı Devleti‘ne bırakmıştır.
- Kafkasya’da oluşan bu otorite boşluğundan yararlanan Ermeniler, merkezi Erivan olan bir Ermenistan Devleti kurmuşlardır (28 Mayıs 1918).
- İtilaf Devletleri, Paris Barış Konferansı‘nda Doğu Anadolu Bölgesi‘nde bağımsız bir Ermeni devleti kurulmasına karar vermiştir.
- Büyük Ermenistan düşünü gerçekleştirmek isteyen Ermeniler, köy ve kasabaları yakmaya ve Türkleri öldürmeye başlamışlardır.
- Doğu Anadolu‘nun Ermenilerin eline geçmesini önlemek için, Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuştur. Kazım Karabekir Paşa‘nın 15. Kolordu Komutanı olarak Erzurum‘a gelmesinden sonra bu cemiyet daha da güçlenmiştir.
- İtilaf Devletleri tarafından Sevr Antlaşması‘na Ermeni Devleti‘nin kurulmasını öngören bir madde konmuştur. Bundan cesaret alan Ermeniler saldırılarını artırmışlardır.
- Bu gelişmeler yaşanırken BMM Hükûmeti, 15. Kolordu Komutanlığını Doğu Cephesi Komutanlığına dönüştürerek başına Kazım Karabekir‘i atamıştır.
- BMM‘nin aldığı karar üzerine harekete geçen Kazım Karabekir Paşa, Sarıkamış ve Kars‘ı Ermenilerden kurtarmıştır.
- İlerleyişini sürdüren Türk ordusunun Gümrü‘ye yaklaşması üzerine Ermeniler barış istemişlerdir.
Gümrü Barış Antlaşması (2-3 Aralık 1920) İmzalanan antlaşmanın önemli bazı maddeleri şunlardır:
- Ermenistan BMM‘yi tanıyacaktır.
- Kars, Sarıkamış, Kağızman, Iğdır ve Oltu BMM Hükûmeti‘ne bırakılacaktır.
- İsteyen Ermeniler Türkiye‘ye göç edebilecektir.
Gümrü Antlaşması’nın Önemi (YKS/KPSS Vurgusu):
- Bu barış antlaşması BMM Hükûmeti‘nin uluslararası alanda sağladığı ilk askerî ve siyasi başarıdır.
- Ermenistan, TBMM‘yi tanıyan ilk devlet olmuştur.
- Doğu Anadolu üzerindeki her türlü isteklerinden vazgeçen Ermeniler, böylelikle Sevr Antlaşması‘nın kendilerine tanıdığı haklardan da vazgeçmişlerdir.
- Sevr Antlaşması‘nın geçersizliği uluslararası bir belgede ilk kez kanıtlanmıştır.
MİLLÎ MÜCADELE’DE GÜNEY CEPHESİ
- İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkes Antlaşması‘ndan sonra Osmanlı topraklarındaki işgallerini yaygınlaştırmıştır. Bu antlaşmayla Irak ve Filistin İngiltere‘ye, Suriye ve Lübnan Fransa‘ya bırakılmıştır.
- İngilizler, Musul‘un işgali konusunda Fransa ile anlaşmıştır. Bunun karşılığında ilk başta işgal ettikleri Antakya, Urfa, Antep ve Maraş illerini (Suriye İtilafnamesi ile) Fransızlara bırakmıştır.
- Fransızlar daha önce işgal ettikleri Adana ve Mersin‘in yanı sıra İngilizlerin boşalttığı yöreleri işgal etmeye başlamışlardır.
- Fransızlar, Ermenileri de yanlarına alarak (Fransız üniforması giydirilmiş İntikam Alayları) yöre halkı üzerindeki baskılarını giderek artırmışlardır.
- Bölge halkı işgallere karşı Kuvayımilliye birlikleriyle direnişe geçmiştir. Bölgede düzenli bir ordunun bulunmaması nedeniyle Mustafa Kemal, direnişin daha etkili hâle getirilebilmesi için buraya sivil kıyafetli gönüllü bazı subayları göndermiştir.
- Bölge halkı işgalcilere karşı örgütlenmiştir. Kuvayımilliye öncülüğünde işgalci Fransızlar ve iş birlikçisi Ermenilere karşı yöre halkı büyük bir bağımsızlık mücadelesi başlatmıştır.
Maraş Savunması
- Maraş, 22 Şubat 1919 tarihinde İngilizlerin işgaline uğramıştır. Şehir, 30 Ekim 1919‘da İngilizler ile yapılan antlaşma gereği Fransızlar tarafından işgal edilmiştir.
- Fransızlar bölgedeki Ermenilerle iş birliği yaparak Türk halkına karşı baskı uygulamaya başlamışlardır.
- Önce Sütçü İmam olayı direnişin kıvılcımını yakmış, sonrasında 27 Kasım 1919‘da Maraş Kalesi‘ndeki Türk bayrağının işgalci Fransızlarca indirilmesi (Bayrak Olayı) Maraş halkının bağımsızlık duygularını uyandırmıştır.
- İşgalcilere karşı Kuvayımilliye birlikleriyle beraber yöre halkı silahlı direnişe başlamıştır.
- Fransızlar ve Ermenilere karşı 22 gün sürdürülen başarılı mücadeleler sonucunda şehrin önemli bir kısmına hâkim olunmuştur.
- Bu direniş karşısında şehirde tutunamayan Fransızlar 11 Şubat‘ı 12 Şubat‘a bağlayan gece, şehirden çıkarılmışlardır. Fedakâr Maraş halkı Fransız işgalinden kurtulmuştur.
- Ek Bilgi: TBMM tarafından Maraş‘a 1925‘te İstiklal Madalyası, 1973‘te ise “Kahraman” unvanı verilmiştir.
Urfa’nın Kurtuluşu
- İngilizler, Mondros Ateşkes Antlaşması‘na dayanarak 24 Mart 1919‘da Urfa‘yı işgal etmişlerdir. Yaptıkları antlaşma gereği şehri Fransızlara devretmişlerdir.
- Fransızlar 30 Ekim 1919‘da Urfa‘yı işgal etmişlerdir.
- Urfa Jandarma Komutanı Ali Rıza Bey ile Belediye Başkanı Hacı Mustafa Bey‘in liderliğinde kurulan Urfa Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Fransızlara karşı mücadeleye girişmiştir.
- Başarıların kazanılmasında Urfa Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı Ali Saip (Ursavaş) Bey‘in önemli bir katkısı olmuştur.
- Kuvayımilliye birlikleri 8-9 Şubat gecesi Urfa‘ya girmiş, şehir kuşatılmış ve çatışmalar başlamıştır.
- Tutunamayan Fransızlar 8 Nisan 1920‘de anlaşma isteklerini bildirmiş ve 11 Nisan 1920‘den itibaren şehri terk etmişlerdir.
- Ek Bilgi: TBMM tarafından Urfa‘ya 1984‘te “Şanlı” unvanı, 2016‘da ise İstiklal Madalyası verilmiştir.
Antep Savunması
- Antep, 15 Ocak 1919‘da İngilizler tarafından işgal edilmiş, 29 Ekim 1919‘da Fransızlara bırakılmıştır.
- Mustafa Kemal, işgallerin tehlikeli boyuta ulaşması üzerine Antep ve Maraş yörelerinin işgalinin protesto edilmesini istemiştir. Antep halkı mitingler düzenlemiştir.
- Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti‘nin Antep’te bir şubesi açılmıştır.
- Antep-Kilis yolu Kuvayımilliye Komutanlığına getirilen Üsteğmen Mehmet Sait Bey, bölgedeki direnişin sembol ismi hâline gelmiştir.
- Üsteğmen Mehmet Sait Bey, “Şahin” takma adıyla yöre halkını örgütlemiş, Fransız birliklerine ağır kayıplar verdirmiştir.
- 1920 Şubat ayında Kilis-Antep yolunu kapatan Şahin Bey, 26 Mart 1920‘de Fransızların yolu açmak için yaptığı harekâtta kahramanca direnerek şehit düşmüştür.
- Bu olay üzerine Mustafa Kemal, Kılıç Ali Bey‘i Antep savunması için görevlendirmiştir.
- Antepliler, on bir ay boyunca aç ve susuz kalsalar da kahramanca direnmişlerdir. Fransızlar, Antep’e ancak 9 Şubat 1921 tarihinde girebilmişlerdir.
- Bu cephede Fransızların politikaları, Batı Cephesi‘nde Sakarya Savaşı‘nın kazanılması ile değişmeye başlamıştır.
- Güney Cephesi, TBMM Hükümeti‘nin Fransa ile imzaladığı 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşması ile sona ermiş ve cephe kapanmıştır.
- Ek Bilgi: TBMM tarafından direniş sürerken 1921‘de Antep‘e “Gazi” unvanı, 2008‘de ise İstiklal Madalyası verilmiştir.
İtalyanların Durumu
- Fransızların ve Ermenilerin dışında İtalyanlar da Mondros’a dayanarak Antalya, Kuşadası, Marmaris ve Fethiye‘yi ele geçirip Konya‘ya asker göndermişlerdir.
- Bu bölgelerde İtalyanlara karşı silahlı bir direniş olmamış ve cephe açılmamıştır.
- İtalyanlar, Yunanlara karşı kazanılan II. İnönü Savaşı‘ndan sonra işgal ettiği yerlerden çekilmeye başlamışlardır. Sakarya Zaferi‘nden sonra ise Anadolu’yu tamamen terk etmişlerdir.
MİLLÎ MÜCADELE’DE BATI CEPHESİ
Düzenli Ordunun Kurulması
- Mondros sonrası işgallere İstanbul Hükûmeti’nin sessiz kalması üzerine halk Kuvayımilliye (Millî Güçler) adlı silahlı direniş birliklerini kurmuştur.
- Bu güçler isyanların bastırılmasında ve Ege Bölgesi‘nde Yunan ilerleyişinin yavaşlatılmasında yararlı olmuştur.
- Kuvayımilliye’nin Kaldırılma Nedenleri:
- Subay emir komutasında hareket eden düzenli düşman ordularına karşı kesin sonuç elde edememeleri.
- İhtiyaçlarını halktan zorla (silah, yiyecek, para) karşılamaları.
- Keyfi biçimde ceza vererek yargı gücünü kullanmaları.
- İstanbul Hükûmeti’nin kötüleme propagandalarına zemin hazırlamaları.
- Sivas Kongresi‘nde, Batı Anadolu Kuvayımilliye Komutanlığı kurularak başına Ali Fuat Paşa atanmıştır.
- 24 Ekim 1920‘de Yunan kuvvetlerine karşı yapılan Gediz Taarruzu başarısızlıkla sonuçlanmıştır. (Bu başarısızlık düzenli ordunun şart olduğunu kanıtlamış, Ali Fuat Paşa Moskova Büyükelçiliğine atanarak cephe komutanlığından alınmıştır).
- BMM‘de alınan kararla Kuvayımilliye yerine Düzenli Ordu kurulmuştur.
- 9 Kasım 1920‘de Batı Cephesi ikiye bölünmüştür: Güney bölümü Refet Bey‘in, Batı bölümü İsmet Bey‘in komutasına verilmiştir.
- Düzenli orduya katılmak istemeyen Çerkez Ethem ve kardeşleri ile Demirci Mehmet Efe isyan etmiştir. Düzenli ordu birlikleri isyanları bastırarak en büyük engeli ortadan kaldırmıştır.
I. İnönü Muharebesi (6-10 Ocak 1921)
- Yunan Ordusunun Amacı: Eskişehir’e giden demiryolunu ele geçirmek, Ankara’ya ulaşıp millî hareketi ortadan kaldırmak ve Sevr’i zorla kabul ettirmektir.
- 6 Ocak 1921‘de Yunan ordusu İnönü yakınlarına gelmiştir. İsmet Bey, Çerkez Ethem üzerine yolladığı kuvvetleri geri çekip Yunanların üzerine göndermiştir.
- Sayıca çok üstün (iki kat) Yunan kuvvetlerine karşı Türk ordusu ilerleyişi durdurmuş ve düşmanı geri çekilmek zorunda bırakmıştır.
- Savaş kazanıldıktan sonra Çerkez Ethem isyanı tamamen bastırılmış, asiler dağıtılmıştır.
- Önemi: I. İnönü Muharebesi, BMM‘nin kurduğu düzenli ordunun Batı Cephesi’nde kazandığı ilk askerî zaferdir.
I. İnönü Savaşı’ndan Sonra Yaşanan Gelişmeler (MİLAT Şifresiyle):
- Moskova Antlaşması imzalanmıştır (Sovyetler Birliği ile).
- İstiklal Marşı kabul edilmiştir (12 Mart 1921).
- Londra Konferansı toplanmıştır.
- Afganistan’la Dostluk Antlaşması imzalanmıştır.
- Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (1921 Anayasası) kabul edilmiştir.
- Ayrıca: Albay İsmet Bey‘in rütbesi generalliğe yükseltilmiştir. İtilaf Devletleri’nin Yunanlara güveni sarsılmıştır. Halkın orduya ve TBMM’ye güveni artmış, askere alma işleri hızlanmıştır.
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu [1921 Anayasası] (20 Ocak 1921)
- Türkiye’nin ilk anayasasıdır. (23 madde, 1 ek madde).
- Yeni Türk Devleti’nin hukuki temelidir. Kişi hak ve özgürlüklerinde Kanun-i Esasi hükümleri geçerliliğini korumuştur (Çerçeve anayasa özelliği gösterir).
- Önemli Maddeleri:
- Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
- Yürütme ve yasama yetkisi BMM‘nindir (Güçler Birliği ilkesi).
- Türkiye Devleti, BMM tarafından yönetilir ve hükûmet “BMM Hükûmeti” adını alır (Meclis Hükümeti sistemi).
- Din buyruklarının yerine getirilmesi, kanun konması, barış/savaş kararı esas haklar olarak BMM‘ye aittir.
İstiklal Marşı’nın Kabulü (12 Mart 1921)
- Amaç: Türk milletinin duygularını coşturmak ve millî birliği pekiştirmektir.
- Yarışmaya 724 şiir katılmıştır. Para ödülü (500 Lira) olduğu için başlangıçta katılmayan Mehmet Akif Ersoy, Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi (Tanrıöver) Bey‘in ricası ve ödülün hayır kurumlarına bağışlanması şartıyla ikna olmuştur.
- “Kahraman Ordumuza” ithafıyla yazılan şiir, 12 Mart 1921‘de kabul edilmiştir.
- Günümüzde kullanılan bestesi, 1930 yılında Osman Zeki Üngör tarafından yapılmıştır.
Londra Konferansı (21 Şubat – 12 Mart 1921)
- Toplanma Nedeni: I. İnönü Muharebesi sonrası İtilaf Devletleri‘nin Sevr Antlaşması‘nı küçük değişikliklerle Türklere kabul ettirmek istemesi.
- Davet Süreci: Önce sadece İstanbul Hükûmeti çağrılmış, BMM itiraz edince İtalya‘nın aracılığıyla BMM de davet edilmiştir. Amaç: İki hükûmet arasında ikilik çıkarıp faydalanmaktır.
- Temsilciler: İstanbul Hükûmeti adına Tevfik Paşa, BMM Hükûmeti adına Bekir Sami (Kunduh) Bey katılmıştır.
- Tarihi An: İstanbul Hükûmeti temsilcisi Tevfik Paşa söz hakkı geldiğinde, “Ben sözü milletin asıl temsilcisi olan TBMM delegesine bırakıyorum” diyerek İtilaf Devletlerinin ikilik çıkarma planını bozmuştur.
- Bekir Sami Bey, barış koşullarını açıklayarak Misakımillî‘yi tüm dünyaya duyurmuştur. İtilaf Devletleri Misakımillî’yi dikkate almadığı için sonuç çıkmamıştır.
- Önemi: Londra Konferansı ile BMM, İtilaf Devletleri‘ne varlığını hukuken ve resmen tanıtmış, Türklerin barış yanlısı olmadığı propagandaları çürütülmüştür.
Türk-Afgan Dostluk Antlaşması (1 Mart 1921)
- Moskova’da bulunan Afgan heyeti ile Türk heyeti arasında imzalanmıştır.
- Maddeleri: İki devlet birbirinin bağımsızlığını tanıyacak; emperyalist saldırıya karşı ortak mücadele edilecek; Türkiye, Afganistan’a kültürel/askeri yardım (öğretmen/subay) gönderecektir.
- Önemi: Afganistan TBMM’yi tanıyan İLK Müslüman devlettir.
Moskova Antlaşması (16 Mart 1921)
- Sovyetler Birliği, TBMM’yi siyasi/ekonomik destekleme kararı almıştır.
- İmzalayanlar: Ali Fuat Paşa, Yusuf Kemal (Tengirşenk) ve Dr. Rıza Nur.
- Maddeleri:
- Birinin tanımadığı antlaşmayı diğeri tanımayacaktır. (Uluslararası alanda birlikte hareket etme kararı).
- Sovyet Rusya, Misakımillî‘yi tanıyacaktır.
- Sovyet Rusya kapitülasyonlardan vazgeçmiştir. (Kapitülasyonların kaldırılmasını kabul eden ilk devlettir).
- Boğazların geleceği Karadeniz’e kıyısı olan devletlerin konferansıyla belirlenecektir.
- Batum, Gürcistan‘a bırakılacaktır. (Misakımillî’den verilen İLK tavizdir.)
- Osmanlı ile Çarlık Rusyası arasındaki antlaşmalar geçersizdir. (İki ülkede de yeni rejimlerin kurulduğunu gösterir).
- Önemi: Sovyet Rusya, TBMM‘yi ve Misakımillî‘yi tanıyan ilk büyük Avrupa (Batılı) devleti olmuştur.
II. İnönü Muharebesi (23 Mart – 1 Nisan 1921)
- Londra Konferansı’nın başarısız olması üzerine İngiltere, Yunan ordusunu yeniden kışkırtmıştır.
- Yunan Amacı: I. İnönü yenilgisini telafi etmek, Eskişehir ve Kütahya’yı alıp Ankara’ya ilerleyerek Sevr’i kabul ettirmek.
- Yunanlar, TBMM’nin Koçgiri Ayaklanması ve Pontus çeteleriyle uğraşmasını fırsat bilip saldırmıştır.
- İsmet Paşa komutasındaki Türk ordusu, Yunanları ikinci kez durdurmayı başarmış ve geri çekilmeye zorlamıştır.
- Sonuçları:
- Halkın TBMM’ye güveni zirveye çıkmıştır.
- İtilaf Devletleri arasında görüş ayrılıkları derinleşmiştir. Fransa anlaşma zemini aramış, İtalya işgal ettiği yerleri boşaltmaya başlamıştır.
- Ek Bilgi: Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa‘ya çektiği telgrafta “Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs (kötü giden) talihini de yendiniz” diyerek zaferin psikolojik önemini vurgulamıştır.
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri (10-24 Temmuz 1921)
- Yunanlar “Büyük Ankara Seferi” adını verdikleri geniş bir kuşatma harekâtı başlatmıştır. Sayı ve donanım olarak çok üstün olan Yunan ordusu Eskişehir, Afyon ve Kütahya‘yı işgal etmiştir.
- Mustafa Kemal’in emriyle ordunun daha fazla zayiat vermesini önlemek için Türk ordusu Sakarya Irmağı’nın doğusuna çekilmiştir.
- Sonuçları ve İç Politikaya Etkileri:
- İtalya, asker çekmeyi durdurmuş; Fransa barış görüşmelerine ara vermiştir.
- Mecliste Mustafa Kemal’e yönelik muhalefet sertleşmiş, Meclisin Kayseri’ye taşınması tartışılmıştır (“Ankara savaşmadan bırakılmayacaktır” kararı alınmıştır).
- 5 Ağustos 1921‘de TBMM, tüm yetki ve sorumluluğu 3 ay süreyle Mustafa Kemal’e devreden **”Başkomutanlık Yasası”**nı kabul etmiştir.
- Ek Bilgi: Bu yasayla Mustafa Kemal Paşa, Erzurum Kongresi öncesi sine-i millete dönerek ayrıldığı askerlik mesleğine geri dönmüştür. Yasama yetkisini kullanarak kararları hızlı alma imkânı bulmuştur.
Maarif (Eğitim) Kongresi (16-21 Temmuz 1921)
- Kütahya-Eskişehir Savaşları devam ederken Mustafa Kemal‘in talimatıyla Ankara’da toplanmıştır.
- Önemi: Savaşın en buhranlı günlerinde toplanması, Mustafa Kemal’in eğitime bağımsızlık kadar önem verdiğini ve zafere kesin olarak inandığını gösterir.
Tekâlif-i Millîye (Millî Yükümlülükler) Emirleri (7-8 Ağustos 1921)
- Başkomutan Mustafa Kemal, ordunun ihtiyaçlarını halktan karşılamak için bu emirleri bizzat yayımlamıştır. Bu bir “Topyekûn Seferberlik” ilanıdır.
- Bazı Emirler:
- Halkın elindeki malların ve hayvanların %40’ına/ %20’sine bedeli sonradan ödenmek üzere el konulacaktır.
- Taşıt sahipleri ayda 1 defa 100 km ücretsiz askerî taşıma yapacaktır.
- Her aile birer kat çamaşır, çorap, çarık verecektir.
- Demirci, dökümcü, saraç esnafı ordu emrine girecektir.
- Emirleri uygulamak için komisyonlar ve hukuki sorunları çözmek (ve asker kaçaklarını önlemek) için İstiklal Mahkemeleri kurulmuştur.
- Türk milleti maddi-manevi tüm varlığını orduya feda ederek millî dayanışmanın en büyük örneğini sergilemiştir.
Sakarya Meydan Savaşı (23 Ağustos – 13 Eylül 1921)
- Doğu Cephesi‘nden ve Merkez Ordusu’ndan seçkin birlikler Batı Cephesi’ne sevk edilmiştir. Yunan ordusu 23 Ağustos 1921‘de saldırmıştır. (100 km²’lik geniş cephe).
- Sayıca ve donanımca üstün Yunan saldırısı sonucu savunma hatlarında yer yer kırılmalar olmuş, Yunanlar Polatlı yakınlarına (Ankara’ya 50 km) kadar ilerlemiştir.
- Mustafa Kemal’in Tarihi Emri: “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla sulanmadıkça düşmana terk olunamaz…” (Alan savunmasına geçilmiştir).
- Kaybedilen her hattın gerisinde yeni hat kurulmuş, Yunan ilerleyişi durdurulmuştur. Taktik değişikliği ile savaşın seyri Türk ordusu lehine dönmüştür.
- 10 Eylül 1921‘de Türk ordusu genel taarruza kalkmış, Yunan ordusu ağır kayıplarla çekilmiştir. (22 gün 22 gece sürmüştür).
- Ek Bilgi: Çok fazla subay şehit olduğu için tarihe “Subaylar Savaşı” veya “Melhame-i Kübra (Büyük Kıyım)” olarak geçmiştir.
- Sakarya Zaferi’nin Sonuçları:
- 1683 II. Viyana Kuşatması‘ndan beri devam eden Türk geri çekilişi sona ermiştir. (Savunmadan Taarruza geçiş).
- Yunan ordusu taarruz gücünü kaybetmiş, savunmaya geçmiştir.
- TBMM tarafından Mustafa Kemal Paşa’ya Gazilik unvanı ve Mareşallik rütbesi verilmiştir.
- Kafkas Cumhuriyetleriyle Kars Antlaşması, Fransa ile Ankara Antlaşması imzalanmıştır.
- İtilaf Devletleri barış önermiş ancak Sevr maddeleri barındırdığı için reddedilmiştir.
- İtalyanlar Anadolu’yu tamamen terk etmiştir.
- İngilizlerle esir değişimi yapılmıştır.
Kars Antlaşması (13 Ekim 1921)
- Sovyet Rusya aracılığıyla TBMM ile Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan arasında imzalanmıştır.
- Maddeleri: Moskova Antlaşması sınırları onaylanmış, Nahçıvan’a özerklik verilmiş, ticari/gümrük iş birliği kararı alınmıştır.
- Önemi: Türkiye’nin DOĞU SINIRI KESİN şeklini almıştır. Kafkas Cumhuriyetleri Sevr’in geçersizliğini kabul etmiştir.
Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921)
- Fransız kamuoyunun savaşa tepkisi ve Sakarya Zaferi sonucu Fransa ile TBMM arasında imzalanmıştır.
- Maddeleri:
- Savaş durumu sona erecek, esirler bırakılacaktır.
- Nusaybin, Cizre, Kilis Türkiye’de kalacaktır.
- İskenderun (Hatay) için özel yönetim kurulacak, resmi dili Türkçe olacaktır. (Misakımillî’den verilen İKİNCİ tavizdir).
- Önemi:
- Güney Cephesi kapanmıştır. Askeri imkanlar Batı’ya kaydırılmıştır.
- Hatay hariç güney sınırımız çizilmiştir.
- Fransa, TBMM’yi tanıyan İLK İtilaf Devleti olmuştur. İtilaf bloku parçalanmıştır.
Büyük Taarruz (26 Ağustos 1922) ve Başkomutanlık Meydan Savaşı (30 Ağustos 1922)
- Sakarya sonrası Yunan ordusu Eskişehir-Afyon hattında savunmaya geçmiştir. Türk ordusu, kesin darbeyi vurmak için eksiklerini tamamlayarak taarruz hazırlığına girişmiştir.
- Hazırlıklar: Taarruz eğitimi verilmiş, Başkomutanlık yetkisi süresiz uzatılmış, Tekâlif-i Millîye tam uygulanmış, İstanbul’dan silah kaçırılmış, diplomatik destek için Yusuf Kemal Bey Avrupa’ya gönderilmiştir.
- 26 Ağustos 1922‘de Büyük Taarruz başlamıştır. 27 Ağustos‘ta Afyon kurtarılmıştır.
- 30 Ağustos 1922‘de Dumlupınar‘da Mustafa Kemal Paşa idaresinde yapılan Başkomutanlık Meydan Savaşı‘nda Yunan ana kuvvetleri yok edilmiş, başkomutanları (Trikopis) esir alınmıştır.
- Mustafa Kemal Paşa’nın Emri (1 Eylül 1922): “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” (Tarihte Ege denizi o dönem Akdeniz kabul edilirdi).
- Ek Bilgi: Mustafa Kemal bu savaşı bizzat yönettiği için Başkomutanlık Meydan Muharebesi; Yunanların büyük kayıpları nedeniyle de Rum Sındığı adıyla bilinir.
- 1 Eylül’de Uşak, 2 Eylül’de Eskişehir, 6 Eylül’de Balıkesir, 8 Eylül’de Manisa kurtarılmıştır.
- 9 Eylül 1922‘de Türk ordusu İzmir’e girmiştir. 18 Eylül’de Batı Anadolu tamamen temizlenmiştir.
- Sonuç: Batı Cephesi kapanmış ve Millî Mücadele’nin askerî safhası başarıyla sona ermiştir.
MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI (11 EKİM 1922)
- Türk ordusunun Marmara kıyılarına ulaşıp Boğazlar’a yönelmesi üzerine paniğe kapılan İngilizlerin ateşkes talebiyle gerçekleşmiştir.
- Görüşmelerde Türkiye’yi başarılarından dolayı İsmet Paşa temsil etmiştir. İngiltere, Fransa, İtalya bizzat katılırken Yunanistan açıktan gemide beklemiştir.
- Maddeleri:
- Türk-Yunan silahlı çatışması sona erecektir.
- Yunanlar Doğu Trakya‘yı 15 gün içinde boşaltacaktır. (Savaşılmadan kurtarıldı).
- Doğu Trakya’nın güvenliği için 8000 kişilik Türk jandarma birliği gönderilecektir.
- Barış antlaşmasına kadar İtilaf Devletleri Boğazlarda kalacaktır.
- Mudanya’nın Önemi:
- Millî Mücadele’nin askeri safhası bitmiş, diplomatik safhası başlamıştır.
- Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar savaşılmadan kurtarılmıştır.
- ÖNEMLİ: İstanbul ve Boğazların idaresinin TBMM’ye bırakılmasıyla Osmanlı Devleti hukuken yok sayılmıştır/sona ermiştir. (Fiilen bitiş: Mondros, Hukuken bitiş: Mudanya, Resmen bitiş: Saltanatın Kaldırılması).
- İngiltere’de Lloyd George Hükûmeti istifa etmiştir.
LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI (24 TEMMUZ 1923)
- İtilaf Devletleri ikilik çıkarmak için konferansa hem TBMM‘yi hem İstanbul Hükûmeti‘ni davet etmiştir. TBMM, 1 Kasım 1922’de Saltanatı kaldırarak bu oyunu bozmuştur.
- Türkiye’yi Dış İşleri Bakanı yapılan İsmet Paşa heyeti temsil etmiştir.
- TBMM’nin Asla Taviz Verilmemesini İstediği Konular: Kapitülasyonlar ve Ermeni Yurdu meselesi.
- Katılımcılar: İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Yugoslavya, ABD (gözlemci). Boğazlar konusu için Sovyet Rusya ve Bulgaristan.
- İsmet Paşa’nın Çıkışı: “Çok ıstırap çektik, çok kan akıttık. Bütün medeni milletler gibi hürriyet ve bağımsızlık istiyoruz.”
- Uzlaşmazlıklar (Boğazlar, Borçlar, Kapitülasyonlar) yüzünden 4 Şubat 1923’te görüşmeler kesilmiş, heyetimiz yurda dönmüştür.
- Kesinti Döneminde: Türk ordusu savaşa hazırlanmış, İzmir İktisat Kongresi toplanmış (Misak-ı İktisadi ile ekonomik bağımsızlık mesajı verilmiş), I. TBMM yenilenerek II. TBMM göreve başlamıştır.
- 23 Nisan 1923’te görüşmeler tekrar başlamış ve 24 Temmuz 1923‘te antlaşma imzalanmıştır. Onaylayan meclis II. TBMM’dir (23 Ağustos 1923).
- Önemli Maddeleri:
- Sınırlar:
- Yunanistan Sınırı: Meriç Nehri sınır olacak. Bozcaada, Gökçeada ve Tavşan Adası Türkiye’ye kalacak. Türkiye’ye yakın adalar silahsızlandırılacak.
- Suriye Sınırı: Ankara Antlaşması (1921) aynen kabul edilecek (Hatay hariç).
- Irak Sınırı: Musul sorunu nedeniyle çözülemeyen tek sınırdır. İngiltere ile yapılacak ikili görüşmelere bırakılmıştır.
- Boğazlar: Türkiye başkanlığındaki (Başkan Vasıf Temel) Uluslararası Boğazlar Komisyonu yönetecek. İki yakası da askerden arındırılacak. (Egemenliği zedeleyen maddedir).
- Kapitülasyonlar: Kesin olarak kaldırılmıştır. (Ekonomik bağımsızlık).
- Borçlar: Osmanlı’dan ayrılan devletlere paylaştırılacak, Türkiye kendi payını (kağıt para veya Fransız Frangı ile) taksitlerle ödeyecektir. (Düyun-u Umumiye idaresi kaldırıldı).
- Azınlıklar: Hepsi Türk vatandaşı sayılarak ayrıcalıkları kaldırılmış ve kanunlar önünde eşitlenmişlerdir. (İç işlerimize karışılması engellenmiştir).
- Nüfus Mübadelesi: İstanbul’daki Rumlar (Etabli/Yerleşik) ile Batı Trakya’daki Türkler hariç diğerleri karşılıklı yer değiştirecektir.
- Fener Rum Patrikhanesi: İstanbul’da kalacak ancak Ekümenik (evrensel/siyasi) yetkileri alınarak sadece dini işlerle sınırlandırılacaktır.
- Savaş Tazminatı: Yunanistan savaş suçu işlediğini kabul etmiş, Karaağaç ve çevresini Türkiye’ye bırakmıştır.
Lozan Barış Antlaşması’nın Önemi:
- Yeni Türk Devleti’nin varlığı ve bağımsızlığı tüm dünya tarafından hukuken kabul edilmiştir.
- Sevr Antlaşması çöpe atılmış ve tarihe karışmıştır.
- I. Dünya Savaşı’nı bitiren antlaşmalar içinde günümüzde hâlen geçerliliğini sürdüren tek antlaşmadır.
- Misakımillî büyük ölçüde gerçekleşmiş, tam bağımsızlık sağlanmıştır.
- Lozan’da aleyhte çözülen veya ertelenen konular (Boğazlar, Hatay, Musul vb.) Atatürk dönemi Türk dış politikasının temel hedeflerini oluşturmuştur (Boğazlar ve Hatay daha sonra lehimize çözülmüştür).
“Bu ders notlarının her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, ders notlarının tamamının veya bir kısmının www.tarihkursu.com sitesinin yazılı izni olmadan sosyal medyada ve internet ortamında paylaşılması, kopya edilmesi, fotoğrafının çekilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması, yayımlanması ya da kullanılması yasaktır. Bu yasağa uymayanlar gerekli cezai sorumluluğu peşinen kabullenmiş sayılır.”
Duyarlılığınız için teşekkür ederiz. İyi çalışmalar
Bir yanıt bırakın