II. Dünya Savaşı ders notunda iki savaş arası uluslararası siyasi, ekonomik ve askerî denge; Almanya’nın Hayat Sahası, İtalya’nın Bizim Deniz ve Japonya’nın Ortak Refah Alanı politikaları; Mihver-Müttefik devletler, savaşın nedenleri, başlaması ve sonuçları belge sırasına uygun biçimde ele alınır. KPSS tarih sınavına hazırlananlar için düzenlenen bu KPSS tarih ders notları, savaşın gelişimini devletlerin politikalarıyla birlikte değerlendirmeyi sağlar. Online KPSS tarih notlarımızla çalışan adaylar, KPSS, MEB AGS ve ÖABT sınavlarında başarılı olacaklardır. KPSS özet ders notları arayan öğrenciler için anlaşılır bir tekrar kaynağıdır.
II. DÜNYA SAVAŞI
İKİ SAVAŞ ARASI DÖNEMDE OLUŞAN ULUSLARARASI SİYASİ, EKONOMİK VE ASKERÎ DENGE İLE II. DÜNYA SAVAŞI’NIN NEDENLERİ
- I. Dünya Savaşı‘ndan galip çıkan İtilaf Devletleri, Paris Barış Konferansı ile dünyada kendi çıkarlarına uygun yeni bir düzen kurma gayretine giriştiler.
- 1 Aralık 1925’te Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya, Polonya, Çekoslovakya ve Belçika arasında Locarno Antlaşması imzalandı.
- İçeriği: Almanya’nın batı sınırları ve Ren Bölgesi‘nin silahtan arındırılması güvence altına alındı.
- Kısa Vadeli Sonuçları: Almanya ve Fransa arasındaki ilişkiler normalleşti. Almanya yeniden Avrupa’nın büyük devletleri arasına girdi ve 1926’da Cemiyet-i Akvam‘a üye oldu.
- Uzun Vadeli Sonuçları: Savaş sonrası düzenin üzerine inşa edildiği Versailles (Versay) Antlaşması’nın, başka antlaşmalarla teyit edilmedikçe bağlayıcı olmadığının anlaşılmasına yol açtı.
- 1928’de dokuz devlet arasında (ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Çekoslovakya, Polonya ve Belçika) Briand-Kellogg Paktı imzalandı.
- Amacı: Devletler; “uluslararası ilişkilerde savaşı ulusal politikalarına alet etmeyeceklerini, anlaşmazlıkların çözümü için savaş yoluna gitmeyeceklerini ve uyuşmazlıklarını barışçı yollarla çözeceklerini” kabul ettiler.
- 1929 Dünya Ekonomik Buhranı (Kara Perşembe), dünya devletlerinin başta ekonomi olmak üzere siyasi ve sosyal yapısını derinden sarstı.
- İngiltere merkezli kurulmaya çalışılan dünya düzenine karşı tepkileri besleyecek olan yeni ideolojiler ve totaliter siyasi akımlar ortaya çıktı.
II. Dünya Savaşı Öncesi Devletler ve Politikaları
I. Dünya Savaşı’nın ortaya çıkardığı karmaşık ve adaletten uzak koşullar ile devletlerin içinde bulunduğu siyasi, ekonomik ve sosyal durumlar, daha küresel bir seyir izleyen II. Dünya Savaşı’na sebep oldu.
Mihver Devletler’in Savaş Öncesi İzlediği Politikalar
1. Almanya ve “Hayat Sahası” Stratejisi
- Almanya’nın artan sanayisi için ham madde ihtiyacını karşılamak adına sömürgecilik yarışına girmesi gerekiyordu.
- 1933’te iktidara gelen Nazi Partisi ve lideri Adolf Hitler, ağır şartlar içeren Versay Antlaşması’nın olumsuz etkilerini kırmak için savaş ekonomisine büyük yatırımlar yaptı.
- Almanya, Lebensraum (Hayat Sahası) politikasına yöneldi.
- Temel Düşünce: Almanya’nın üzerinde bulunduğu mevcut toprakların, büyüyen Alman ırkına yeterli gelmeyeceği inancıydı.
- Amaç: Ülke topraklarına yeni yerler katmaktı.
- Bu Amaca Yönelik Faaliyetler:
- Kara, deniz ve hava kuvvetleri hızla güçlendirildi.
- Mecburi askerlik uygulaması başlatıldı ve asker sayısı artırıldı.
- Anti-Komintern Paktı ile Berlin-Roma-Tokyo Mihveri’ne katıldı.
- 1938’de Avusturya ile birleşti (Anschluss Olayı).
- Çekoslovakya (Südetler Krizi) ve Polonya’yı bünyesine kattı.
- Sonuç: Bu saldırgan yayılmacılık, dünyayı içine alacak küresel savaşın en önemli tetikleyicisi oldu.
2. İtalya ve “Bizim Deniz” Stratejisi
- Almanya’nın Hayat Sahası politikası ile örtüşen bu strateji, faşist lider Benito Mussolini tarafından uygulandı.
- Mare Nostrum (Bizim Deniz) ve Roma İmparatorluğu’nu canlandırma siyaseti benimsendi.
- Temel Düşünce: Roma İmparatorluğu’nu yeniden kurmanın yolunun Akdeniz’e hâkim olmaktan geçtiği inancı.
- Amaç: Akdeniz’in tamamına hâkim olmak ve bölgeyi İtalyan gölüne çevirmek.
- Bu Amaca Yönelik Faaliyetler:
- Önce Yugoslavya’dan Fiume şehrini aldı.
- 1935’te Afrika’da Habeşistan’ı (Etiyopya) işgal etti.
- 1939’da Arnavutluk’u işgal etti.
3. Japonya ve “Ortak Refah Alanı (Yeni Japon Düzeni)” Stratejisi
- I. Dünya Savaşı sonrasında Japonya’nın Çin ile yaptığı antlaşmalarla elde ettiği üstünlük, 1920-1930 yılları arasında devam etti. Güçlü bir orduya ve ekonomiye sahipti.
- 1929 Ekonomik Buhranı’ndan Japonya da olumsuz etkilenince, 70 milyonluk ülke krizden kurtulmak için sömürgecilik faaliyetlerini hızlandırdı.
- “Asya Asyalılarındır” fikri bu politikaya temel oluşturdu.
- Amaç: Batılı emperyalistlerin Asya’dan sürülmesi ve bağımsızlaştırılacak Asya’nın, Japonya liderliğinde bir Ortak Refah Alanı birliği oluşturmasıydı.
- Bu Amaca Yönelik Faaliyetler:
- 1931’de Mançurya’yı işgal etti.
- 1937’de doğrudan Çin’i işgale başladı.
Müttefik Devletler’in Karşı Tutumları
1. İngiltere
- 1935’e kadar İtalya ile iyi ilişkiler kuran İngiltere, İtalya’nın Habeşistan’ı işgali üzerine bu devleti Akdeniz ve Hindistan’daki varlığına bir tehdit olarak görmeye başladı ve ittifak arayışlarına girdi.
- İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain, Hitler’in esas hedefinin Doğu Avrupa (özellikle SSCB) hâkimiyeti olduğunu düşündü. Bu nedenle Almanya ile iyi geçinmeyi hedefleyen Yatıştırma Politikası‘nı (Appeasement) uyguladı.
- Sonuç: Almanya’nın Çekoslovakya’yı tamamen işgal etmesiyle bu pasif politika iflas etti ve sona erdi.
- Uzak Doğu’da ise, Pasifik ve Uzak Doğu’daki sömürgelerin ele geçirilmesi ihtimaline karşı Fransa ile birlikte Japonya’ya karşı ittifaklar kurdu.
2. Fransa
- Akdeniz’deki varlığı açısından İtalya’yı en büyük tehdit olarak gördü.
- Olası bir Alman saldırısına karşı, Almanya sınırı boyunca Maginot Hattı adı verilen devasa ve aşılmaz olduğu düşünülen bir savunma hattı inşa etti. 2. Dünya savaşı sırasında Maginot Hattı Almanlar tarafından Belçika (Ardennes Ormanları) üzerinden aşıldı ve Fransa’da Alman işbirlikçisi Vichy Hükûmeti’nin kuruldu.
- Geçmişe dayalı tarihi hesaplaşmalardan dolayı Almanya’nın ezilmesinden yana tavır sergiledi.
3. Rusya (SSCB)
- İtalya’nın Çanakkale ve İstanbul Boğazları‘na yönelmesinden büyük endişe duyuyordu.
- Münih Konferansı‘na davet edilmediği için Batılı Müttefiklerden uzaklaşarak, sürpriz bir şekilde Almanya ile Saldırmazlık Paktı (Molotov-Ribbentrop Paktı) imzaladı.
- Rusları en çok tedirgin eden durum, merkeze uzak olan Mançurya gibi Uzak Doğu’daki sınır bölgelerini tehdit eden Japonya’nın yayılmacı siyasetiydi.
4. ABD
- Milletler Cemiyeti‘ne üye olmadı ve geleneksel Yalnızlık Politikası‘na (Monroe Doktrini) geri döndü.
- Ancak küresel gelişmelere tamamen kayıtsız kalmadı: 1928 Briand-Kellogg Paktı’nın kurucusu oldu; Çin’den Orta Doğu’ya kadar ticari ilişkilerini geliştirdi. İtalya ve Almanya’nın saldırgan politikalarına ise başlarda sessiz kaldı.
- Japonya’nın yayılmacı siyasetine karşı 1922’de Washington Deniz Silahsızlanması Konferansı’nı topladı. Japonya‘nın sonradan konferanstan ayrılıp ABD’ye ait adalara ve ticari faaliyetlere saldırması, ABD‘yi zorunlu olarak Müttefikler ile yakınlaştırdı.
II. Dünya Savaşı’nın Nedenleri ve Savaşın Başlaması
- Liberalizm, kapitalizm, sosyalizm, komünizm, faşizm, Nazizm gibi ideolojilerin devlet politikalarını keskinleştirmesi.
- I. Dünya Savaşı sonrası kurulan adaletsiz düzeni (özellikle Versay Antlaşması’nın Almanya‘ya getirdiği ağır şartları) yıkmak isteyen diktatör liderlerin yükselişi.
- Rusya’nın Brest-Litovsk Antlaşması ile kaybettiği toprakları geri almak istemesi ve komünizmi dünya devrimi ile yayma ideali.
- İtalya’nın I. Dünya Savaşı’nda istediklerini elde edememesi ve Avrupa siyasetinde etkinliğini artırmak istemesi.
- Avrupa’nın, komünizme karşı bir set çekeceği düşüncesiyle Almanya (Nazizm) ve İtalya‘da (Faşizm) yükselen rejimlere zamanında engel olmaması.
- Japonya’nın Uzak Doğu ve Pasifik’te İngiltere ve ABD’nin ekonomik baskısından kurtulmak istemesi.
- 1929 Ekonomik Buhranı’nın tüm dünyada yarattığı derin ekonomik ve sosyal yıkım.
Bloklaşmalar ve Savaşın Patlak Vermesi:
- Mihver Devletler: SSCB tehlikesine karşı 1936’da Anti-Komintern Paktı‘nı kuran Almanya, Japonya ve İtalya‘nın oluşturduğu Roma-Berlin-Tokyo Mihver Bloku.
- Müttefik Devletler: Mihver’in saldırgan politikalarına karşı birleşen İngiltere, Fransa, SSCB, ABD ve Çin‘in oluşturduğu blok.
- Savaşın Başlaması: II. Dünya Savaşı, Almanya’nın 1 Eylül 1939’da Polonya’yı işgali ile fiilen başladı.
- Bunun üzerine İngiltere ve Fransa, Almanya’ya savaş açtı.
- Rusya, bölgedeki Beyaz Rus ve Ukraynalıların ezildiğini bahane ederek Polonya’nın doğusunu işgal etti.
- İtalya, Almanya’nın yanında savaşa dâhil oldu.
- Bu küresel savaş genel olarak üç ana cephede devam etti: Kuzey Afrika, Asya-Uzak Doğu ve Avrupa.
II. DÜNYA SAVAŞI’NIN SEYRİNİ DEĞİŞTİREN OLAYLAR VE SONUÇLARI
1. Pearl Harbor Baskını (7 Aralık 1941)
- Pearl Harbor, Pasifik’in Hawaii takımadalarında yer alan, ABD‘nin Uzak Doğu’daki çıkarlarını koruyan en önemli lojistik ve askerî üssüdür.
- Japonya, kendi yayılmacılığına tehdit olarak gördüğü bu üsse sürpriz bir hava saldırısı düzenleyerek ABD’nin Pasifik filosuna büyük hasar verdi.
- Sonuç: ABD, Yalnızlık Politikası’nı terk ederek Japonya ve Mihver Devletler’e savaş ilan etti; savaş küresel bir boyuta ulaştı.
2. Stalingrad Kuşatması (1942-1943)
- SSCB’yi işgal harekâtının genel adı olan “Barbarossa” harekatıdır.
- Stalingrad, SSCB’nin Volga Nehri denetimini sağlayan en önemli sanayi şehridir ve Kafkasya’dan gelen petrolün işlendiği lojistik bir merkezdir.
- Almanya, SSCB‘yi savaş dışı bırakmak için bu şehre saldırdı. Burası Alman ordularının doğu yönünde ulaşabildiği son nokta oldu.
- Kızıl Ordu‘nun savunmasına sivil işçilerin de katılmasıyla Almanlara karşı büyük bir şehir savaşı (direniş) başlatıldı.
- Sonuç: Alman ordusu ağır bir yenilgi aldı. Tüm Avrupa’daki anti-faşist direnişler canlandı ve doğu cephesinde psikolojik ve askerî üstünlük (inisiyatif) SSCB’ye geçti.
3. Normandiya Çıkarması (6 Haziran 1944)
- Avrupa cephesinde Almanlara karşı yalnız kalan ve ağır kayıplar veren SSCB, Müttefiklerden batıda yeni bir cephe açmalarını talep etti.
- Müttefik Kuvvetler, Fransa’nın kuzey ucundaki Normandiya kıyılarına devasa bir amfibi çıkarma (Overlord Harekâtı) yaptı.
- Sonuç: Alman ordularına ölümcül bir darbe vuruldu. Fransa ve ardından Avrupa, Alman işgalinden kurtarıldı. Bu süreç Almanya‘yı kesin teslimiyete götürdü.
Savaşın Sona Erme Sırası: Kuzey Afrika (Mihver’in atılması) Avrupa (Almanya’nın teslimiyeti) Asya (Japonya’nın teslimiyeti).
Savaşı Bitiren ve Yeni Düzeni Kuran Konferanslar (1945)
Savaşın son döneminde Müttefik Devletler tarafından düzenlenen bu konferanslar savaş sonrası dünyayı ve barışın şartlarını şekillendirdi.
1. Yalta Konferansı (4-11 Şubat 1945 – Kırım, SSCB)
- Katılımcılar: Franklin D. Roosevelt (ABD), Joseph Stalin (SSCB) ve Winston Churchill (İngiltere).
- Amaç: Savaş sonunda iş birliğini geliştirmek ve dünyanın geleceğini planlamak.
- Önemli Karar: 1 Mart 1945’e kadar Mihver Devletleri’ne savaş ilan eden ülkelerin kurulacak olan Birleşmiş Milletler‘e kurucu üye olarak kabul edilmesine karar verildi. (Türkiye bu nedenle Almanya ve Japonya’ya kağıt üzerinde savaş açmıştır).
- Sonuç: Konferans, Müttefikler arasındaki “Büyük İttifak”ın sonu oldu; ortak düşman bitince aralarında Soğuk Savaş‘ı başlatacak olan rekabet ve güç mücadelesi dönemi başladı.
2. San Francisco Konferansı (25 Nisan-26 Haziran 1945)
- Amaç: Savaş sonrası kalıcı barışı sağlamak için Birleşmiş Milletler (BM) teşkilatını resmen kurmak. ABD liderliğinde toplanmıştır.
- Önemli Kararlar:
- Genel Kurulun işleyişinde tüm devletlerin eşitliği kabul edildi.
- BM’nin en güçlü organı olan Güvenlik Konseyi‘nde 5 büyük devletin (ABD, SSCB, İngiltere, Fransa ve Çin) üyeliklerinin daimi olmasına ve bu devletlere veto hakkı verilmesine karar verildi.
3. Potsdam Konferansı (17 Temmuz-2 Ağustos 1945 – Berlin)
- Amaç: Almanya’nın teslim olması üzerine Avrupa’da yaşanan siyasi sorunları çözmek ve barış düzenini netleştirmek.
- Önemli Kararlar:
- Almanya ve başkenti Berlin’in; ABD, İngiltere, Fransa ve SSCB yönetimlerine bırakılacak şekilde dört işgal bölgesine ayrılmasına karar verildi.
- Almanya’ya ağır ekonomik ve askerî kısıtlamalar getirildi.
- Yakalanan tüm Nazi liderlerinin uluslararası bir mahkemede (Nürnberg Mahkemeleri) savaş suçlusu olarak yargılanmasına karar verildi.
Atom Bombaları ve Etkileri
- Otto Hahn tarafından fisyon reaksiyonu (çekirdek parçalanması) keşfedilen atom bombası teknolojisi savaşa son noktayı koydu.
- 6 Ağustos 1945: Uranyum tipi, Little Boy (Küçük Oğlan) kod adlı bomba, B-29 bombardıman uçağı (Enola Gay) ile Hiroşima’ya atıldı.
- 9 Ağustos 1945: Plütonyum tipi, Fat Man (Şişman Adam) kod adlı bomba, Nagasaki’ye atıldı.
- Sonuç: Yüz binlerce masum sivil feci şekilde hayatını kaybetti. Savaşma direnci tamamen kırılan Japonya kayıtsız şartsız teslim oldu.
II. DÜNYA SAVAŞI SIRASINDA YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
II. Dünya Savaşı sırasında ve hemen öncesinde, savaşan tüm taraflarca insanlık tarihinin en ağır temel hak ve özgürlük ihlalleri yaşanmıştır.
Asya ve Avrupa’da Yaşanan İnsan Hakları İhlalleri
Nazi Almanyası (Holokost ve Irkçılık)
- Nazilerin ihlalleri 1933‘te iktidara gelmeleriyle başladı.
- 1935 Nürnberg Kanunları: Yahudi ve Romanlara karşı ağır vergilendirme, mallarına el koyma (müsadere) ve toplumdan yasal olarak dışlama uygulamaları başlatıldı.
- 10-13 Kasım 1938 Kristal Gece (Kristallnacht): Yahudilere ait ev, iş yeri ve sinagogların yağmalandığı şiddet eylemleriyle süreç kanlı bir boyuta taşındı.
- 1939’dan itibaren işgal edilen Polonya‘da Yahudi nüfus izole edilerek Getto adı verilen açık hava hapishanelerinde zorla yaşatıldı, sonrasında toplama kamplarına gönderildi.
- Grossraum Politikası: Alman halkının millî birlik içinde yaşayacağı, merkezinde Almanya’nın yer aldığı “Büyük Alan”. İşgal edilen bölgelerin sömürülmesi siyasetidir.
SSCB’nin İhlalleri ve Sürgünler
- 1944-1945: Alman işgalini bitirme bahanesiyle girdiği Doğu Avrupa ülkelerinde (Macaristan, Romanya, Bulgaristan, Çekoslovakya, Polonya) kendine muhalif olan grupları ezdi ve kukla yönetimler kurdu.
- Kafkasya ve Kırım Sürgünleri: Savaş sırasında Stalin yönetimi, ülkesindeki azınlıkları düşmanla işbirliği bahanesiyle topluca vatanlarından kopardı.
- 1943: Karaçaylar (Kafkasya’dan sürülen ilk halk).
- 1944: İnsanlık dışı vagonlarla 190 bin Kırım Tatarı ve 115 bin Ahıska Türkü, Sibirya ve Orta Asya’ya sürgün edildi. Birçoğu yolda hayatını kaybetti.
Diğer İhlaller ve Yargılamalar
- ABD, Hiroşima ve Nagasaki‘ye attığı atom bombaları ile yüz binlerce sivilin anında ve sonrasında radyasyonla ölümüne sebep oldu.
- Japonya, Asya’yı işgali sırasında (özellikle Çin’de) esirlere ve sivillere karşı ağır savaş suçları işledi.
- Savaş sonunda insanlık suçlarını cezalandırmak için Almanya‘da Nürnberg Mahkemeleri, Japonya‘da ise Tokyo Mahkemeleri kuruldu.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (İHEB)
Savaşta yaşanan sivil katliamları ve acılar, insan haklarının küresel çapta güvence altına alınması zorunluluğunu doğurdu.
- 14 Ağustos 1941 – Atlantik Bildirisi: ABD (Roosevelt) ve İngiltere (Churchill) önderliğinde yayınlandı. Savaş sonrası dünyanın hürriyet ve demokrasi temelinde kurulacağını müjdeledi.
- 1 Ocak 1942 – Birleşmiş Milletler Beyannamesi: Almanya’ya karşı savaşan 26 devletin imzasıyla yayımlandı ve BM’nin fikri temellerini attı.
- 24 Ekim 1945: San Francisco Konferansı‘nın ardından Birleşmiş Milletler Teşkilatı resmen kuruldu.
- 10 Aralık 1948 – İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (İHEB): BM Genel Kurulunda, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 48 ülkenin “evet” oyu ile kabul edildi.
- Temel İlkesi: Beyannamedeki haklardan, dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin tüm insanların yararlanması. Kişilerin insanca yaşaması için ekonomik ve sosyal baskılardan kurtulması gerektiği vurgulandı.
- Bağlayıcılık Süreci: İHEB başlangıçta tavsiye niteliğinde, bağlayıcılığı zayıf bir bildirgeydi.
- Yıllar sonra BM bünyesinde hazırlanan “Kişisel ve Siyasal Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme” ile “Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme” uluslarca imzalandı.
- Bu ikiz sözleşmelerin 1976 yılında 35 ülke tarafından onaylanarak yürürlüğe girmesiyle insan hakları normları uluslararası hukukta bağlayıcı ve yükümlülük getiren bir içerik kazandı.
II. DÜNYA SAVAŞI’NIN SİYASİ VE EKONOMİK SONUÇLARI
İki Kutuplu Dünya Düzeninin Ortaya Çıkması
- İdeolojik Tasfiye: Müttefikler tarafından II. Dünya Savaşı’nın kazanılmasından sonra Nazizm ve Faşizm gibi akımlar tasfiye edildi.
- 1946 Paris Barış Konferansı: İtalya, Romanya, Bulgaristan, Macaristan ve Finlandiya’nın durumları belirlendi; bu devletler toprak kayıplarını kabul etti.
- Potsdam Konferansı Kararları: Kararlaştırılan nüfus değişimi 1945 sonbaharında uygulanmaya başlandı.
- İtalya’nın Durumu: Afrika’daki bütün topraklarını kaybetti. 1947 Paris Antlaşması ile Oniki Ada’yı Yunanistan’a bıraktı.
- Almanya’nın Bölünmesi: Silahtan arındırıldı, sınırları daraltıldı ve askersizleştirildi. Avusturya, Almanya’dan ayrıldı. Almanya ve başkenti Berlin, Potsdam kararlarına göre dört işgal bölgesine ayrıldı (Yönetim; İngiliz, Amerikalı, Fransız ve Sovyet subay komitelerinde).
- Federal Almanya Cumhuriyeti (Batı Almanya): Müttefikler Batı Almanya’da seçimler yaptırarak Bonn merkez olmak üzere 1949’da kurdu.
- Demokratik Almanya Cumhuriyeti (Doğu Almanya): Sovyetler Birliği (SSCB) buna karşılık Berlin başkent olmak üzere kurdu.
- Avusturya’nın Durumu: Başkenti Viyana ile birlikte dört işgal bölgesine ayrıldı. Dört işgalci güçle imzalanan 1955 Barış Antlaşması ile cumhuriyet yönetimi tam egemenlik kazandı.
- Polonya ve İnsanî Kayıplar: İki büyük ideoloji arasında kalan Polonya’da sivil kayıplar 4-5 milyon civarında oldu. Nazi iktidarı 2.5 milyondan fazla Yahudi’yi öldürdü.
- Sovyet Yayılmacılığı: Stalin, Yalta Konferansı‘ndaki taahhütlerini bozarak özgür seçimleri erteledi ve Polonya’da Lublin Polonyalıları adıyla geçici kukla bir hükûmet kurdu.
- Japonya’nın Teslimiyeti: 14 Ağustos 1945’te kayıtsız şartsız teslim oldu. ABD‘nin etkisi altına giren Japonya, General MacArthur (Mekartur) nezaretinde demokratik usullerle seçilen bir hükûmet tarafından idare edildi.
- Nükleer Silahlanma Yarışı: ABD, geliştirdiği atom bombası teknolojisiyle en önemli güç oldu. SSCB, 1949’da atom bombasını, 1953’te hidrojen bombasını geliştirerek Amerikan tekeline son verdi.
- Demirperde ve Bloklaşma: İlk kez 1946’da Winston Churchill’in kullandığı “Demirperde” kavramı, 1947’de Kominform‘un kurulmasıyla fiiliyata dönüştü. Savaş sonrası yaşanan ideolojik ayrılık Batı ve Doğu Blokları‘nın (İki Kutuplu Dünya) ortaya çıkmasına neden oldu.
- Sömürgeciliğin Sonu: İngiltere, Hollanda, Fransa, Belçika ve Portekiz sömürge imparatorluklarının dağılması savaş sonrası yıllarda gerçekleşti.
- Soğuk Savaş Dönemi: 1945’te doğan iki süper güç (SSCB ve ABD), yarım yüzyıllık Soğuk Savaş döneminde dünyaya yön verdi.
Kuruluşundan Günümüze Birleşmiş Milletler
- Fikrî Temeller: “Birleşmiş Milletler” kavramını ilk kez kullanan ABD Başkanı F. D. Roosevelt’tir.
- Gelişim Süreci: İngiltere ve ABD’nin yayımladığı Atlantik Bildirisi’ndeki kararlar, 1 Ocak 1942 Birleşmiş Milletler Bildirisi’nde aynen kabul edildi.
- Veto Hakkı: Yalta Konferansı’nda, BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri için Veto İlkesi kabul edildi.
- Kurucu Üyelik Şartı: San Francisco Konferansı’na kadar Mihver Devletler‘e savaş ilan edenlerin kurucu üye sayılacağı kararlaştırıldı.
- Resmi Kuruluş: 24 Ekim 1945’te, Türkiye’nin de dâhil olduğu 51 devlet tarafından kuruldu.
- BM’nin Sorumlulukları: Uluslararası barış ve güvenliği sağlamak, temel insan haklarını korumak, cinsiyet eşitliğini savunmak ve halkların sosyo-ekonomik refahını temin etmek.
- Başarısızlıklar ve Eleştiriler: Soğuk Savaş sonrası Bosna-Hersek, Somali ve Irak krizlerine müdahalede yetersiz kalması olumsuz eleştirilere yol açtı.
- Türkiye’nin Tavrı: Teşkilatın adil olmayan veto yapısı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür.” sözüyle eleştirilmiştir.
Orta Doğu’nun Yeniden Şekillenmesinde Emperyalist Güçler
- Filistin Sorunu’nun Temeli: Osmanlı Devleti’nin bölgede güç kaybetmesi ve İsrail Devleti‘nin kurulması adımlarıyla başladı.
- Siyonist Hareket: Hedefi tüm Yahudileri İsrail’de toplamaktır. Theodor Herzl önderliğinde 1897 İsviçre/Basel’de Dünya Siyonist Örgütü ilk kongresini yaptı.
- Manda Yönetimi: I. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı’nın yıkılmasıyla devlet kurma engeli kalktı. İngiltere, 1917-1922 arası bölgeyi yönetti; ardından Milletler Cemiyeti bölgeyi İngiliz mandasına bıraktı. İngilizler, İsrail’e zemin hazırlayan Balfour Deklarasyonu‘nu hayata geçirdi.
- BM’ye Devir: İngiltere 2 Nisan 1947’de sorunu BM‘ye devretti. 21-22 Nisan 1947‘de Arap Devletleri’nin (Mısır, Irak, Suriye, Lübnan, Suudi Arabistan) bağımsızlık teklifleri kabul görmedi.
- UNSCOP (BM Filistin Özel Komitesi) Raporu:
- Çoğunluk Planı: Filistin; Yahudi ve Arap devleti olarak ekonomik bağlarla birbirine bağlı iki devlet olacak. Kudüs uluslararası kontrol altında ortak bölge olacak.
- Azınlık Planı: Kudüs merkezli federal bir devlet kurulacak.
- Karar ve Kuruluş: BM Genel Kurulu, 29 Kasım 1947’de Arapların muhalefetine rağmen Çoğunluk Planı‘nı kabul etti. 14 Mayıs 1948’de Ben Gurion başkanlığında İsrail Devleti kuruldu.
- Uluslararası Tanınma: İlk olarak ABD ve SSCB tanıdı. (Dünya tarihinde ilk kez BM oylamasıyla devlet kuruldu).
- El Nakba (Felaket Günü): İsrail’in kuruluşu sonrası Filistinliler 15 Mayıs‘ı bu isimle andı.
- Sonuçlar: Arap devletleri İsrail’i tanımadı, Arap-İsrail Savaşları başladı ve 1 milyon Filistinli mülteci oldu. 1955 sonrası Mısır‘da Cemal Abdul Nasır öncülüğünde gelişen Arap milliyetçiliği, Soğuk Savaş’ta bloklar arası krize dönüştü.
II. Dünya Savaşı’nın Ekonomik Sonuçları ve IMF
- Ağır Bilanço: 50 milyon ölü, 30 milyon mülteci ve büyük ekonomik yıkım. Bloklaşmalar uluslararası ticareti daralttı.
- Küresel Güç Değişimi: Almanya, İngiltere, Fransa ve Japonya süper güç statüsünü kaybedip orta büyüklükte devletlere dönüştü. ABD ve SSCB yeni süper güçler oldu.
- Ekonomik Çöküş: Millî gelirler 1/3’e, ihracat 1/10’a, üretim materyalleri 1/15’e geriledi. Para birimleri Dolar karşısında en az 100 kat değer kaybetti. Avrupa ekonomisi %50 küçülürken, ABD ekonomisi %50 büyüdü.
- ABD Yardımları: Komünizmin yayılmasını engellemek amacıyla Truman ve Marshall Planları ile Türkiye dâhil Avrupa’ya devasa ekonomik/askerî yardımlar yapıldı.
- 1944 Bretton Woods (Biretın Vuds) Konferansı: 44 ülkenin katılımıyla uluslararası ekonomi kurumları oluşturuldu:
- Uluslararası Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası (Dünya Bankası): Uzun vadeli kredilerle Avrupa’nın imarı için kuruldu.
- Uluslararası Para Fonu (IMF): Geçici ödeme güçlüklerine kredi vererek ticaretin daralmasını önlemek için 1945‘te Washington merkezli kuruldu, 1947‘de faaliyete geçti.
- Üyelik Şartı ve Türkiye: IMF’ye üye olan, Dünya Bankasına da üye olmak zorundadır. Türkiye IMF’ye 1947‘de katılmış, ilişkiler esas olarak 1961 Stand-by (Sıtendbay) Anlaşması ile ivme kazanmıştır. Günümüzde IMF küresel finans denetimi yapan dev bir organizasyondur.
II. DÜNYA SAVAŞI’NIN KÜLTÜREL, BİLİMSEL VE TEKNOLOJİK GELİŞMELERE ETKİSİ
II. Dünya Savaşı’nda Geliştirilen Askerî Teknolojiler
- “Fizikçilerin Savaşı”: Telsiz teknolojisi, kablosuz ağlar, katı yakıtlı roketler ve nanoteknolojik ürünlerde büyük atılımlar yaşandı.
- Ar-Ge Bütçesi: Askerî araştırmalar 1939’da 13 milyon dolarken, 1944’te 1,5 milyar dolara fırladı.
- Stratejik Gelişmeler: Balistik, lojistik, iletişim ve istihbarat alanlarında devrim yaşandı. Radarların kullanımıyla uzaktan kumanda sistemleri geliştirildi.
- Nükleer ve Teknolojik İcatlar: Atom bombasının icadı sivil ve askerî ölümleri dramatik şekilde artırdı. Hesap uzmanlarına yardım için ilk mekanik bilgisayarlar geliştirildi.
- Japonya’nın Silahları: Roket yakıtı ve jet motoruna sahip Kamikaze adlı intihar uçakları kullanıldı.
II. Dünya Savaşı’nın Kültürel Etkileri
- Sinema (7. Sanat): Savaş karşıtı hareketler sinemaya yansıdı. Polonya, Çekoslovakya gibi ülkelerde ulusal okullar doğdu. 1950‘lerden sonra Japon, Hint, Çin, Türk ve Latin Amerika sinemaları yükselişe geçti. Hollywood film sayısındaki tekeline rağmen popüler kültürde (dans, müzik, giyim) etkisini sürdürdü.
- Edebiyat: Toplumsal ayaklanma ve “Sorun toplumda değil, insandadır.” düşüncesi hâkim oldu.
- Fransa: Jean Paul Sartre (Özgürlük Yolları – çağdaş tarih anlayışı), Albert Camus (Albert Kamü) (insanlara yeni etik değerler verme çabası).
- İtalya: Mussolini rejimini eleştiren sosyal gerçekçi edebiyat. Carlo Levi (İsa Bu Köye Uğramadı), Elio Vittorini (Sicilya Konuşmaları, Simplon Frejus’te Göz Kırpıyor).
- İngiltere: Daha donuk ve doğacı gelenek. Graham Greene, George Orwell (Corc Örvıl) ve Angus Wilson (Victoria çağı roman geleneğine bağlılık).
- Almanya: Savaşın yıkımını anlatan Yıkıntılar Edebiyatı doğdu (Hermann Hesse vb.).
- Sanat: Modernizmin parçalayıcı yaklaşımından, eski ve yeninin harmanlandığı Postmodern (modern ötesi) sanata geçildi. Sanatın başkenti Paris (Louvre Müzesi) yerine, ABD/New York (Modern Sanat Müzesi) oldu. Heykelde plastik malzeme; demir, taş ve çimentoyla yarışır hâle geldi.
II. DÜNYA SAVAŞI’NDA TÜRKİYE’NİN İZLEDİĞİ DIŞ POLİTİKA STRATEJİLERİ
- Tarihsel Temel: Kararlarda I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı tecrübeleri etkili oldu.
- İsmet İnönü’nün Rolü: Atatürk’ün silah arkadaşı, CHP I. Olağanüstü Kurultayı‘nda “Millî Şef” seçilen Türkiye’nin 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, süreci bizzat yönetti.
- Denge Politikası: Türkiye tarafsız kalmamış, Müttefik ve Mihver baskılarına rağmen “savaş dışı kalma”, toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığı koruma siyaseti yürütmüştür.
- Savaş yıllarında Türkiye’yi yöneten başbakanlar Refik Saydam ve Şükrü Saracoğlu’dur. Trakya’da kurulan Çakmak hattı önemlidir.
- II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye’de sırasıyla Refik Saydam ve Şükrü Saracoğlu başbakanlık yapmıştır. Olası bir Alman işgaline karşı Trakya sınırında Çakmak Hattı adlı savunma hattı kurulmuştur).
- Diplomatik Süreçler:
- 19 Ekim 1939 Üçlü İttifak (Ankara Paktı): Türkiye, İngiltere ve Fransa arasında imzalandı.
- 11 Haziran 1940: İtalya’nın savaşa girmesiyle Müttefiklerin üs ve savaş ilanı talebi Türkiye tarafından reddedildi.
- 18 Mart 1940: Almanya ile ticaret antlaşması yapıldı.
- Polonya Sendromu: Türkiye’nin aynı anda hem Rusya hem Almanya işgaline uğrama endişesi.
- 18 Haziran 1941 Saldırmazlık Paktı: Türkiye ile Almanya arasında imzalandı. Almanya’nın SSCB’ye saldırmasıyla Türkiye bu sendromdan kurtuldu.
- 30 Ocak 1943 Adana Görüşmeleri: İngiltere Başbakanı Churchill, gizlice Adana’ya gelerek İnönü‘den savaşa girmesini istedi ancak Türkiye savaşın dışında kalmayı başardı.
- Ekim 1943 Moskova Konferansı: Sovyetler, Türkiye’nin savaşa girmesi için baskısını artırdı.
- Kasım 1943 I. Kahire Konferansı: Müttefiklerin üs talebi, “yeterli yardım yapılmadıkça savaşa katılamayız” şartıyla reddedildi.
- Kasım-Aralık 1943 Tahran Konferansı: Stalin‘in Türkiye’nin savaşa zorlanması konusundaki katı ısrarı devam etti.
- 4-6 Aralık 1943 II. Kahire Konferansı: İnönü, Roosevelt ve Churchill ile buluştu. Müttefiklerin ağır baskısı sonucu askeri teçhizatın tamamlanması şartıyla prensipte savaşa katılmayı kabul etti.
- Savaşa İlan Süreci: TBMM, 2 Ağustos 1944’te Almanya, 6 Ocak 1945’te Japonya ile ilişkileri kesti. 23 Şubat 1945‘te, San Francisco Konferansı‘na katılıp Birleşmiş Milletler kurucu üyesi olabilmek için kâğıt üzerinde Almanya ve Japonya’ya resmen savaş ilan edildi.
SÜREÇTE TÜRKİYE’DE MEYDANA GELEN SİYASİ, EKONOMİK VE SOSYOKÜLTÜREL GELİŞMELER
II. Dünya Savaşı Yıllarında Türkiye İç Siyaseti ve Ekonomisi
- Genel Durum: Türkiye fiilen çatışmasa da genç nüfusunu silah altında tuttuğu için savaşın ekonomik yükünü ağır şekilde hissetti. 1929 Ekonomik Buhranı‘nın etkileri bu yükle birleşti.
- Eğitim: 17 Nisan 1940‘ta, kırsaldaki öğretmen açığını kapatmak için Köy Enstitüleri Kanunu çıkarıldı.
- Siyasi Baskılar ve Muhalefet: Mayıs 1944‘te Irkçılık-Turancılık Davası açıldı, tutuklamalar yapıldı.
- Demokrasiye Geçiş: 11 Haziran 1945 Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu tartışmaları sırasında (7 Haziran 1945‘te) Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü meclise Dörtlü Takrir‘i sundu. Bu isimler CHP‘den ayrılarak 1946 yılında Demokrat Parti‘yi kurdu ve çok partili hayata geçiş sağlandı.
- Ekonomik Kriz: İhracat düştü, II. Beş Yıllık Sanayi Planı uygulanamadı. Demir, çimento, şeker, dokuma üretimi çöktü. Tarım fiyatlarının fırlamasıyla Savaş Zenginleri (büyük toprak sahipleri) ortaya çıktı.
- Ekonomik Tedbirler ve Kurumlar:
- Ocak 1940 Millî Korunma Kanunu: Refik Saydam Hükûmeti çıkardı; hükûmete fiyata müdahale, el koyma, çalışma zorunluluğu getirme yetkisi verdi. Ticaret Ofisi, İaşe Müsteşarlığı ve Petrol Ofisi (1941) kuruldu.
- Karne Usulü: Hükûmet müdahaleleri yetersiz kalınca 14 Ocak 1942‘de ilk olarak ekmekte karne usulü başlatıldı. Karaborsa (ihtikâr) arttı.
- Kasım 1942 Varlık Vergisi: Enflasyon ve vurgunculuğu vurmak için çıkarıldı, büyük tepki çekince Mart 1944‘te iptal edildi.
- Haziran 1943 Toprak Mahsulleri Vergisi: Çiftçiden %10 oranında ayni/nakdi vergi alındı (1946’da kalktı). Köylüye ayrıca Yol Vergisi ve angaryalar yüklendi.
Havacılık Sanayisi: Demirağ ve Hürkuş
- Vecihi Hürkuş: Türk havacılık tarihinin öncüsü, askerî pilot ve mühendis. TOMTAŞ‘ta şef test pilotluğu yaptı. Almanya’daki Dassault ve Junkers uçaklarına modifikasyonlar yaparak Ju A-35 tipinin üretimine katkı sağladı. İlk Türk uçağını (Vecihi K-VI) çok daha erken tarihlerde başarıyla üretmiştir. Vecihi Hürkuş ilk uçağını 1924/1925 yıllarında üretmiştir.
- Nuri Demirağ: 1936‘da havacılık sanayisinin temelini “Mademki bir millet tayyaresiz yaşayamaz, lütuf beklememeliyiz.” vizyonuyla attı.
- Nuri Demirağ’ın İlkleri:
- İlk Türk sigara kâğıdı (1922).
- Ankara doğusuna ilk demir yolu.
- Boğaz’a özel köprü projesi.
- Bursa Merinos ve İzmit Selüloz fabrikaları.
- Karabük demir-çelik ve Sivas çimento fabrikaları.
- İlk yerli paraşüt.
- 1936’da seri üretim ilk Türk uçağı. (Ürettiği uçaklardan biri 1941‘de İstanbul’dan Divriği’ye test uçuşu gerçekleştirmiştir).
- Siyasi Kariyeri: 1945‘te çok partili dönemin ilk muhalefet partisi olan Millî Kalkınma Partisi‘ni kurdu. 1954‘te Demokrat Parti Sivas mebusu oldu.
Türkiye’de Radyo Yayıncılığının Kuruluşu
- 1927 Başlangıcı: Özel bir şirket olan Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi (TTTAŞ) tarafından radyo yayını başlatıldı.
- Radyonun Rolü: Önceleri eğlence aracı iken; zamanla kültür, sanat, çiftçilik, klasik müzik ve millî bilinç aşılamak için devlete ait bir eğitim aracına dönüştü.
- Ankara Radyosu: Modern ve güçlü yayınlarına 1938 yılında yeni donanımıyla başlamış, 1943 sonrasında ise uluslararası çapta (Türkiye’nin Sesi) çok daha düzenli ve kurumsal bir yapıya bürünmüştür.
“Bu ders notlarının her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, ders notlarının tamamının veya bir kısmının www.tarihkursu.com sitesinin yazılı izni olmadan sosyal medyada ve internet ortamında paylaşılması, kopya edilmesi, fotoğrafının çekilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması, yayımlanması ya da kullanılması yasaktır. Bu yasağa uymayanlar gerekli cezai sorumluluğu peşinen kabullenmiş sayılır.”
Duyarlılığınız için teşekkür ederiz. İyi çalışmalar
Bir yanıt bırakın