Osmanlı Devleti’nin Cihan Devleti Hâline Gelmesi Ders Notları

Bu yazımızda güncel müfredata göre hazırladığımız 10. sınıf tarih dersi 3. ünitesi olan Cihan Devleti Osmanlı (1453-1683) ünitesinin özet ders notlarını paylaşıyoruz. Osmanlı Devleti’nin Cihan Devleti Hâline Gelmesi Ders Notu sayesinde tarih dersi yazılılarına tam olarak hazırlanacaksınız.10. sınıf tarih kitabı özet pdf ders notları sayesinde derslerde daha başarılı olacaksınız. MEB Maarif modeline uygun olarak hazırladığımız 10. sınıf tarih dersi notları aşağıdaki konuları kapsamaktadır.

Ders: 10. sınıf tarih

Ünite: 3. Ünite: Cihan Devleti Osmanlı (1453-1683)

Öğrenme Çıktısı/ kazanım: Osmanlı Devleti’nin Cihan Devleti Hâline Gelmesi pdf

İlgili yazılı: 10. sınıf tarih dersi 2. dönem 1. yazılı

OSMANLI DEVLETİ’NİN CİHAN DEVLETİ HÂLİNE GELMESİ

Cihan Devleti Osmanlı (1453-1683)

Bu sunum, 1453 ile 1683 yılları arasında Osmanlı Devleti’nin bir cihan devleti (dünya gücü) haline gelmesini sağlayan önemli siyasi ve askeri olayları konu almaktadır.

İstanbul’un Fethi ile başlayan bu dönem, Osmanlı’nın hem doğuda hem de batıda en geniş sınırlarına ulaştığı bir yükseliş devridir.

Bu süreçte devlet, Avrupa, Asya ve Afrika’da büyük topraklara hükmetmiştir.

İstanbul’un Fethi ve Sebepleri

1451’de babası II. Murat’ın vefatı üzerine II. Mehmet Han, ikinci kez tahta çıktı.

Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu, Osmanlı topraklarının ortasında kalarak devletin bütünlüğünü tehdit ediyordu.

Bizans’ın sürekli Haçlı Seferleri’ni kışkırtması ve taht iddia eden şehzadeleri desteklemesi, fethi zorunlu kılıyordu.

İstanbul’un önemli ticaret yollarının üzerinde bulunması, fethin en önemli ekonomik nedeniydi.

Fetih İçin Yapılan Hazırlıklar

II. Mehmet, İstanbul Boğazı’nın kontrolünü sağlamak için Anadolu Hisarı’nın karşısına Rumeli Hisarı’nı (Boğazkesen) yaptırdı.

Donanma güçlendirildi ve İstanbul’u denizden kuşatmak için hazırlıklar yapıldı.

Surları yıkmak amacıyla “Şahi” adı verilen o dönemin en büyük topları döktürüldü.

Askerlerin surlara tırmanması için tekerlekli kuleler inşa edildi.

Kuşatma ve Büyük Fetih: 29 Mayıs 1453

Osmanlı ordusu, 6 Nisan 1453’te İstanbul’u kuşatma altına aldı.

Haliç’in girişinin zincirle kapatılması üzerine, 21-22 Nisan gecesi yaklaşık 70 gemi karadan çekilerek Haliç’e indirildi.

Bu olay, kuşatmanın seyrini değiştiren dahice bir hamle oldu.

29 Mayıs 1453 sabahı yapılan genel taarruz ile İstanbul fethedildi.

Fethin Sonuçları ve İstanbul’un Yeniden İnşası

Fetihten sonra II. Mehmet’e “Fatih” unvanı verildi.

Ayasofya, fethin sembolü olarak camiye çevrildi.

Şehirde yaşayan gayrimüslimlere din ve inanç özgürlüğü tanındı, can ve mal güvenlikleri garanti altına alındı.

Topkapı Sarayı’nın inşasına başlandı ve Anadolu’dan getirilen Türk nüfusla şehir, Osmanlı’nın yeni başkenti olarak yeniden imar edildi.

Fatih Dönemi’nde Diğer Fetihler

1473’te Akkoyunlu Devleti ile yapılan Otlukbeli Savaşı kazanıldı ve Doğu Anadolu’da güvenlik sağlandı.

Karadeniz’de Amasra, Sinop ve Trabzon fethedildi.

1475 yılında stratejik öneme sahip Kırım’ın Osmanlı hakimiyetine alınmasıyla Karadeniz, büyük ölçüde bir “Türk gölü” haline geldi.

II. Beyazıt Dönemi ve Cem Sultan Olayı

Fatih Sultan Mehmet’in 1481’de vefatı üzerine oğlu II. Beyazıt tahta çıktı.

Ancak kardeşi Cem Sultan, tahtta hak iddia ederek isyan etti.

Yenilgiye uğrayan Cem Sultan, önce Memlüklere, sonra Rodos Şövalyeleri’ne ve en sonunda Papalığa sığındı.

Bu olay, bir iç sorun olarak başlarken, Avrupalı devletlerin müdahalesiyle bir dış sorun haline geldi ve Osmanlı’nın batıdaki ilerleyişini yavaşlattı.

İspanya’daki Müslümanlara ve Yahudilere Yardım

1492’de İspanya’daki son İslam devleti olan Benî Ahmer Devleti yıkıldı.

İspanya’da kurulan engizisyon mahkemeleri, Müslümanlara ve Yahudilere Hristiyan olmaları için büyük baskı ve işkenceler yaptı.

Sultan II. Beyazıt, gönderdiği gemilerle İspanya’da zulüm gören binlerce Yahudi ve Müslümanı kurtararak Osmanlı topraklarına yerleştirdi.

Şahkulu İsyanı

İran’da kurulan Safevi Devleti, Anadolu’da Şiilik propagandası yaparak isyanlar çıkarmaya çalışıyordu.

En önemli isyanlardan biri 1511’deki Şahkulu İsyanı idi ve Osmanlı güçleri tarafından bastırıldı.

Çaldıran Zaferi (1514)

1512’de tahta çıkan Yavuz Sultan Selim, önceliği doğu sınırlarının güvenliğine verdi.

Yavuz Sultan Selim, Safevi tehlikesini ortadan kaldırmak için İran üzerine sefere çıktı.

23 Ağustos 1514’te yapılan Çaldıran Savaşı’nda Osmanlı ordusu, Safevi ordusunu büyük bir yenilgiye uğrattı.

Bu zaferle Doğu Anadolu’da Osmanlı hakimiyeti kesinleşti.

Tarihi İpek Yolu’nun Tebriz-Bursa güzergâhı Osmanlı kontrolüne geçti.

Mısır Seferi ve Memlük Devleti’nin Yıkılışı

Safevilerle iş birliği yapan Memlük Devleti üzerine sefere çıkıldı.

1516’da Mercidabık ve 1517’de Ridaniye savaşlarıyla Memlük Devleti’ne son verildi.

Bu zaferlerle Suriye, Filistin, Mısır ve Hicaz (Mekke-Medine) toprakları Osmanlı Devleti’ne katıldı.

Mısır Fethinin Önemli Sonuçları

İslam dünyasının liderliği olan Halifelik, Memlüklerden Osmanlı Devleti’ne geçti.

Kutsal Emanetler, İstanbul’a getirildi.

Baharat Yolu’nun kontrolü tamamen Osmanlıların eline geçti ve devletin gelirleri iki katına çıktı.

Yavuz Sultan Selim, “Hâdimü’l-Haremeyn” (Mekke ve Medine’nin Hizmetkârı) unvanını aldı.

Kanuni Sultan Süleyman

1520’de tahta çıkan Kanuni Sultan Süleyman, 46 yıl ile en uzun süre tahtta kalan padişahtır.

Dönemin Avrupa’daki en güçlü devleti, Şarlken liderliğindeki Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu ve Habsburg Hanedanı idi.

Kanuni, Batı’ya yönelik fetihler için ilk olarak 1521’de Orta Avrupa’nın kapısı sayılan Belgrad’ı fethetti.

Mohaç Meydan Muharebesi (1526)

Fransa Kralı I. Fransuva’nın, Şarlken’e esir düşmesi üzerine annesi Kanuni’den yardım istedi.

Kanuni, Macaristan üzerine sefere çıktı ve 29 Ağustos 1526’da yapılan Mohaç Savaşı’nda Macar ordusunu iki saat gibi kısa bir sürede yok etti.

Bu zaferle Macaristan Krallığı, Osmanlı Devleti’ne bağlandı.

I. Viyana Kuşatması (1529)

Avusturya Arşidükü Ferdinand’ın Macaristan’ı işgal etmesi üzerine Kanuni yeniden sefere çıktı.

Budin’i geri aldıktan sonra Avusturya’nın başkenti Viyana’yı kuşattı.

Ancak kış mevsiminin yaklaşması ve kuşatma için gerekli büyük topların getirilmemesi nedeniyle kuşatma kaldırıldı.

Bu kuşatma, Osmanlı gücünün Avrupa’nın merkezine kadar ulaştığını gösterdi.

İstanbul Antlaşması (1533)

Avusturya’nın barış istemesi üzerine İstanbul Antlaşması imzalandı.

Antlaşmanın en önemli maddesi şuydu: Avusturya Arşidükü, protokol (devletler arası saygınlık) bakımından Osmanlı veziriazamına (sadrazam) denk sayılacaktı.

Bu madde, Osmanlı Devleti’nin Avusturya üzerindeki siyasi üstünlüğünü resmen kabul ettirdiğini gösterir.

Akdeniz’de Hakimiyet: Preveze Deniz Zaferi (1538)

Barbaros Hayrettin Paşa komutasındaki Osmanlı donanması, Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanmasını yendi.

28 Eylül 1538’de kazanılan bu zaferle Akdeniz’de Osmanlı üstünlüğü kesinleşti ve Akdeniz bir “Türk gölü” haline geldi.

Bu zafer, Osmanlı denizcilik tarihinin en büyük başarılarından biridir.

Hint Deniz Seferleri (1538-1553)

Amaç: Portekizlilerin Hint Okyanusu’ndaki egemenliğine son vermek ve Baharat Yolu’nu yeniden canlandırmak.

Piri Reis ve Seydi Ali Reis gibi ünlü denizcilerin de katıldığı dört ayrı sefer düzenlendi.

Seferler istenen sonuca tam olarak ulaşamasa da Kızıldeniz, Basra Körfezi ve Doğu Afrika kıyılarında Osmanlı etkisi arttı.

Kıbrıs’ın Fethi

Sultan II. Selim Han 1 Ağustos1571’de Mağusa’nın teslim olmasıyla Kıbrıs’ın fethi tamamlandı.

Kıbrıs’ın Fethi’nden sonra adayı geri almak isteyen Avrupalı devletler, papa öncülüğünde bir Haçlı ittifakı kurdu.

7 Ekim 1571’de İnebahtı (Lepanto) önlerinde Osmanlı donanması ile karşı karşıya gelindi. Burada gerçekleşen deniz savaşında Haçlılar Osmanlı donanmasının büyük bir kısmını tahrip ederek mağlup ettiler.

1571-1572 kışında, Osmanlı tersaneleri, Sokullu Mehmed Paşa’nın emriyle, 1572’de Uluç Ali’nin kumandasında denize açılan yeni bir donanma inşa ettiler.

Doğu’da Mücadele ve Antlaşmalar

Safevilerle savaşlar, 1555 Amasya Antlaşması ile bir süreliğine durdu. Bu antlaşma Osmanlılar ile Safeviler arasındaki ilk antlaşmadır.

Savaşların yeniden başlamasıyla 1590’da Ferhat Paşa Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmayla Osmanlı Devleti doğudaki en geniş sınırlarına ulaştı.

IV. Murat, Bağdat’ı geri aldıktan sonra 1639’da Kasr-ı Şirin Antlaşması’nı imzaladı.

Bu antlaşma, günümüz Türkiye-İran sınırını büyük ölçüde belirlemiştir.

Girit’in Fethi (1645-1669)

Venedik’in Doğu Akdeniz’deki son ve en önemli adası olan Girit’in kuşatması tam 24 yıl sürdü.

Fethin bu kadar uzun sürmesi, Osmanlı donanmasının eski gücünde olmadığını gösteriyordu.

1669’da Köprülü Fazıl Ahmet Paşa’nın komutasında Kandiye Kalesi’nin alınmasıyla fetih tamamlandı.

Bu fetihle Doğu Akdeniz’de Osmanlı hakimiyeti tam olarak sağlandı.

Bucaş Antlaşması

Osmanlı Devleti, Lehistan (Polonya) ile Ukrayna hakimiyeti için mücadele etti.

Sultan IV. Mehmet döneminde çıkılan sefer sonucunda 1672’de Bucaş Antlaşması imzalandı.

Bu antlaşmayla Podolya ve Ukrayna toprakları Osmanlı’ya katıldı.

Bucaş Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin batıda en geniş sınırlara ulaştığı antlaşmadır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*