Osmanlı Gerileme Dönemi KPSS Tarih Ders Notları

Osmanlı Gerileme Dönemi ders notu; XVIII. yüzyılda Avrupa ve Osmanlı Devleti’nin genel durumu, dönemin padişahları, Osmanlı dış politikası, Rusya, Avusturya, Venedik ve İran ile ilişkiler ve yaşanan siyasi olaylar gibi konuları içerir. KPSS tarih sınavına hazırlanan adaylara yönelik bu KPSS tarih ders notları, konuları düzenli biçimde tekrar etmeye yardımcı olur. Online KPSS tarih ders notları sayesinde KPSS, EKPSS, MEB AGS ve ÖABT sınavlarına tam olarak hazırlanacaksınız. KPSS özet ders notları arayan memur adayları buraya.

XVIII. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ (GERİLEME DÖNEMİ)

Gerileme Dönemi Padişahları

  • II. Mustafa (1695-1703)
  • III. Ahmet (1703-1730)
  • I. Mahmut (1730-1754)
  • III. Osman (1754-1757)
  • III. Mustafa (1757-1774)
  • I. Abdülhamit (1774-1789)
  • III. Selim (1789-1807)
  • IV. Mustafa (1807-1808)

XVIII. YÜZYILDA AVRUPA VE OSMANLI DEVLETİ’NİN GENEL DURUMU

Avrupa’nın Genel Durumu:

  • Devletler arası politika ve çıkar çatışmalarında diplomasi ve ittifaklar ön plana çıkmıştır.
  • Avrupa devletleri, amaca ulaşmak için her türlü araca başvurulabileceği anlayışını temsil eden Makyavelizm doğrultusunda hareket etmiş ve sık sık birbirleriyle savaşmışlardır.

Fransa:

  • Osmanlı Devleti’nde büyük ekonomik çıkarları olduğu için dış politikada genellikle Osmanlıların yanında görünmüştür.
  • Ancak İngiltere ile rekabet halinde olduğu için, Akdeniz’de İngiliz çıkarlarına zarar vermek amacıyla Mısır’ı işgal etmekten geri durmamıştır.

İngiltere:

  • Dönemin önde gelen ve en güçlü devletlerindendir.
  • Akdeniz’de ve Osmanlı ülkesinde önemli ekonomik ve siyasi çıkarları bulunduğu için, XIX. yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma politikası izlemiştir.

Avusturya:

  • Sınırlarını Balkanlara doğru genişletmek istediği için XVII. ve XVIII. yüzyıllarda Osmanlı Devleti ile sık sık savaşmış ve bu süreçte Rusya ile iş birliği yapmıştır.
  • Ancak 1789 Fransız İhtilali’nden sonra yayılan milliyetçilik fikirlerinin kendi çok uluslu yapısına zarar vermesini engellemek amacıyla, yüzyılın sonundan itibaren Osmanlı Devleti’ne karşı barışçı bir dış politika izlemeye başlamıştır.

Rusya (Çar I. Petro):

  • Temel amacı, bütün Slav milletlerini ve Ortodoksları Rusya’nın önderliği altında birleştirmektir (Panslavizm temelinin atılması).
  • Rusya’yı denizlerde de etkili bir güç haline getirmek için Kırım, Karadeniz ve İstanbul’u ele geçirmeyi planlamıştır (Sıcak denizlere inme politikası). Bu hedefler doğrultusunda XVIII. yüzyılda Osmanlı ile en çok savaşan devlet olmuştur.

XVIII. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ’NİN DIŞ POLİTİKASI

  • Karlofça (1699) ve İstanbul (1700) antlaşmalarıyla ilk defa büyük çaplı toprak kaybına uğrayan Osmanlı Devleti, yüzyılın başlarında kaybettiği toprakları geri alma politikası izlemiştir.
  • Bu amaçla Rusya, Avusturya ve Venedik ile savaşmıştır.
  • Geçici başarılar elde edilse de asıl amaca ulaşılamamış, üstelik yeni topraklar da kaybedilmiştir.

YKS/KPSS Ek Bilgisi:

  • Kaybedilen toprakları geri alma ümidi 1718 Pasarofça Antlaşması ile tamamen sona ermiş, bu tarihten sonra eldeki mevcut toprakları koruma (savunma) politikasına geçilmiştir.

XVIII. YÜZYILDA YAŞANAN SİYASİ OLAYLAR

Osmanlı – Venedik İlişkileri

  • III. Ahmet döneminde (1715), Osmanlı Devleti Karlofça’da kaybettiği Mora’yı geri almak için Venedik’e savaş açmıştır.
  • Savaş sonucunda Mora Yarımadası Venediklilerin elinden geri alınmıştır (Bu başarı, kaybedilen diğer yerlerin de alınabileceği inancını artırmıştır).

Osmanlı – İran (Safevi) İlişkileri

  • Afganlıların İran’a ait İsfahan’ı alması ve Safevi yönetiminin Sünnilere baskı uygulaması üzerine İran’da mezhep çatışmaları ve iktidar kavgası başlamıştır.
  • Osmanlı Devleti ve Rusya bu otorite boşluğundan yararlanmak istemiştir. 1723’te Osmanlı İran’a savaş açmış, Ruslar ise Derbent ve Bakü’yü almıştır.
  • 1724 İstanbul Antlaşması: Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan bu antlaşma ile İran toprakları kâğıt üzerinde paylaşılmıştır. Bu antlaşma, Osmanlı ile Rusya arasında imzalanan ilk dostluk antlaşmasıdır.
  • İran’da başa geçen II. Tahmasb, İstanbul Antlaşması’nı tanımayarak Tebriz’i geri almıştır.
  • Patrona Halil İsyanı sonrasında İran üzerine yeniden sefer düzenlenmiş, Osmanlı kuvvetleri Tebriz’i geri almıştır. Sonucunda iki devlet arasında 1732 Ahmet Paşa Antlaşması imzalanmıştır.
  • Antlaşma iki tarafı da memnun etmemiş, 1743 yılında savaş yeniden başlamıştır.
  • 1746 Kerden (II. Kasr-ı Şirin) Antlaşması: Kesin sonucun alınamadığı uzun savaşların ardından imzalanmıştır. Bu antlaşma ile 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması’nın sınır maddeleri aynen kabul edilmiş ve günümüz Türkiye-İran sınırının temeli korunmuştur.

Osmanlı – Rus İlişkileri

  • 1711 Prut Savaşı ve Antlaşması: * Rusya, sıcak denizlere inmek ve Baltık kıyılarını ele geçirmek amacıyla İsveç’e saldırmıştır.
  • Kaçan İsveç Kralı XII. Şarl (Demirbaş Şarl) Osmanlı topraklarına sığınmış, onu takip eden Rus birlikleri Osmanlı sınırını geçince Osmanlı Rusya’ya savaş açmıştır.
  • Baltacı Mehmet Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, Rus ordusunu Prut bataklıklarında kuşatmış, ancak yeniçerilere güvenilememesi yüzünden kesin bir imha harekâtı yapılamamıştır.
  • Sonuç (1711 Prut Antlaşması): Azak Kalesi Ruslardan geri alınmıştır. İstanbul Antlaşması (1700) ile Ruslara verilen haklar iptal edilmiştir.
  • Önemi: Karlofça Antlaşması kayıplarının geri alınabileceği inancı en yüksek seviyeye çıkmıştır.
  • 1736-1739 Savaşları ve Belgrad Antlaşması:
  • Rusların 1736’da Kırım’ı işgal etmesi üzerine savaş başlamıştır. Avusturya da Osmanlı’ya karşı Rusya ile ittifak yapmıştır.
  • Gelişme: Osmanlı ordusu iki cephede birden savaşmasına rağmen, yapılan askeri ıslahatların (Humbaracı Ahmet Paşa) etkisiyle başarılı olmuştur. Fransa’nın arabuluculuğu ile 1739 Belgrad Antlaşması imzalanmıştır.
  • Maddeler: Avusturya, Pasarofça’da aldığı Belgrad’ı Osmanlı’ya geri vermiştir. Rusya, Karadeniz’de hiçbir savaş ve ticaret gemisi bulundurmamayı kabul etmiştir.
  • Önemi: Belgrad Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin Batı’da imzaladığı son kazançlı antlaşmadır. Karadeniz’in Türk gölü olduğu son kez onaylanmıştır. Arabuluculuk yapan Fransa’ya daha önce verilmiş olan geçici kapitülasyonlar, 1740’ta (I. Mahmut dönemi) sürekli hale getirilmiştir.
  • 1768-1774 Savaşları ve Küçük Kaynarca Antlaşması:
  • Rusya’nın Lehistan kraliyet seçimine müdahale etmesi üzerine Leh halkı ayaklanmış, Rus baskısından kaçan Leh mülteciler Osmanlı’ya sığınmıştır.
  • Onları takip bahanesiyle Osmanlı sınırını geçen Ruslar katliam yapınca 1768’de savaş başlamıştır.
  • Gelişme: Altı yıl süren savaşı Ruslar kazanmıştır. Rus donanması Cebelitarık’tan geçerek 1770 yılında Çeşme Limanı’nda Osmanlı donanmasını yakmıştır (İnebahtı’dan sonra Osmanlı donanmasının tarihteki ikinci büyük yangınıdır).
  • 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması (Çok Önemli):
  • Kırım bağımsız olmuştur (Halkı tamamen Müslüman olan bir toprak ilk defa kaybedilmiştir).
  • Osmanlı Devleti, Kırım halkı ile kültürel bağları koparmamak için dini yönden halifeye bağlı kalmalarını şart koşmuştur (Osmanlı tarihinde halifelik makamı ilk kez siyasi bir antlaşmada kullanılmıştır).
  • Rusya, Karadeniz’de donanma bulundurma, serbest ticaret yapma ve Boğazlardan ticari geçiş hakkı elde etmiştir (Karadeniz “Türk Gölü” olma özelliğini kesin olarak kaybetmiştir).
  • Rusya, Ortodoks Osmanlı vatandaşlarının haklarını koruma yetkisini elde etmiştir (Osmanlı iç işlerine müdahale hakkı).
  • Rusya, İstanbul’da daimi elçi bulundurma ve istediği yerde konsolosluk açma hakkı kazanmıştır.
  • Osmanlı Devleti tarihinde ilk defa savaş tazminatı ödemiştir.
  • Aynalıkavak Tenkihnamesi (1779):
  • Küçük Kaynarca ile Kırım’ın bağımsız olmasını fırsat bilen Rus Çariçesi II. Katerina, Osmanlı’yı yıkıp Bizans’ı canlandırmayı hedefleyen Grek Projesi’ni hayata geçirmek istemiştir.
  • Rusya, kendi yandaşı Şahin Giray’ı Kırım hanı ilan ettirmiş, Kırım halkı Osmanlı’dan yardım isteyince Rus ordusu Kırım’a girmiştir.
  • Fransa’nın arabuluculuğuyla 1779 Aynalıkavak Tenkihnamesi (Düzenlemesi) imzalanmış ve Osmanlı, Şahin Giray’ın hanlığını resmen kabul etmek zorunda kalmıştır.
  • 1787-1792 Savaşları ve Yaş Antlaşması:
  • Osmanlı Devleti, Kırım’ı geri almak için Avusturya ve Rusya ile tekrar savaşa girmiştir.
  • 1792 Yaş Antlaşması: Savaşın sonunda imzalanmıştır. Osmanlı Devleti, Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu kesin olarak kabul etmiştir.
  • Sonuç: Kırım’ı almak için çıkılan yolda yeni topraklar kaybedilmiş ve Osmanlı Devleti resmen Dağılma Dönemi’ne girmiştir.

Osmanlı – Avusturya İlişkileri

  • 1716-1718 Savaşları ve Pasarofça Antlaşması:
  • Osmanlı’nın Prut’ta Azak’ı ve Venedik’ten Mora’yı geri alması Avusturya’yı kaygılandırmıştır.
  • Avusturya, Karlofça Antlaşması’nın çiğnendiğini öne sürerek savaş açmıştır (1716 Petrovaradin Savaşı).
  • Sonuç: Savaşı Avusturya kazanmış, İngiltere ve Hollanda’nın aracılığıyla 1718 Pasarofça Antlaşması imzalanmıştır.
  • Önemi: Belgrad Avusturya’ya kaybedilmiştir. Bu antlaşma ile Osmanlı, kaybettiği toprakları geri alma umudunu tamamen yitirmiş ve Lale Devri başlamıştır. Osmanlı Devleti, Batı’nın üstünlüğünü ilk kez kabul etmiştir.
  • Ziştovi Antlaşması (1791):
  • Avusturya, 1736-1739 ve 1787 savaşlarında Rusya ile müttefikti.
  • Ancak 1789 Fransız İhtilali’nin getirdiği milliyetçilik akımından etkilenmemek ve kendi bünyesindeki iç isyanları önlemek için, savaşta üstün olmasına rağmen Osmanlı ile 1791 Ziştovi Antlaşması’nı imzalayarak savaştan çekilmiştir.
  • Bu tarihten sonra Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında bir daha savaş yaşanmamıştır.

Osmanlı – Fransız İlişkileri

  • Mısır’ın İşgali (1798): Napolyon, Orta Doğu’ya egemen olmak ve İngiltere’nin sömürge yollarını (Hindistan) kesmek amacıyla 1798’de Osmanlı toprağı olan Mısır’ı işgal etmiştir.
  • Denge Politikası: III. Selim, Fransa’nın işgaline karşı İngiltere ve Rusya ile ittifak yaparak topraklarını savunmuştur. (Osmanlı Devleti’nin askeri yetersizliği nedeniyle resmen denge politikası izlediği ilk olaydır).
  • Savaş ve Sonuç: Cezzar Ahmet Paşa komutasındaki yeni kurulan Nizam-ı Cedit ordusu, Akka Kalesi önlerinde Napolyon’u mağlup etmiştir (Bu zafer, Batı tarzı kurulan Nizam-ı Cedit’in ilk ve en önemli başarısıdır).
  • Antlaşmalar: Fransa ile önce 1801 El Ariş Ateşkes Antlaşması, ardından 1802 Paris Antlaşması imzalanmış ve Mısır yeniden Osmanlı himayesine girmiştir.

EK KAVRAMLAR

  • Düvel-i Muazzama: Osmanlı Devleti’nin XVIII. yüzyıldan I. Dünya Savaşı’na kadar Avrupa’nın büyük devletlerine verdiği isimdir. Bunlar: İngiltere, Rusya, Prusya, Avusturya ve Fransa’dır.
  • Şark Meselesi (Doğu Sorunu): Temelde Türklerin Avrupa’dan atılması ve Osmanlı topraklarının paylaşılması kavgasıdır. (Bu kavram tarihte ilk kez 1815 Viyana Kongresi’nde kullanılmıştır).
  • I. Aşama: 1071 Malazgirt Savaşı ile başlar. Türkleri Anadolu’ya sokmamak ve Haçlı Seferleri ile durdurmak hedeflenmiştir. 1683 II. Viyana Kuşatması’na (Batı’daki Türk ilerleyişinin durduğu tarih) kadar sürer.
  • II. Aşama: Avrupa devletlerinin saldırıya geçtiği aşamadır. Balkanlardaki gayrimüslimlerin bağımsızlık kazanmasını desteklemişlerdir. Nihai hedefleri olan Türk varlığını Anadolu’dan silme planını Sevr Antlaşması ile gerçekleştirmek istemişler, ancak Türk milleti (Milli Mücadele) buna kesin olarak izin vermemiştir.

XVIII. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ’NDEKİ DEĞİŞİM VE ISLAHATLAR

Genel Özellikler:

  • Osmanlı Devleti, aldığı ağır yenilgiler sonucunda Avrupa’dan geri kaldığını ve Batı’nın (Avrupa’nın) üstünlüğünü kabul etmiştir. Avrupa’nın bilgi ve birikiminden yararlanma ihtiyacı doğmuştur.
  • Yenilgiler ve toprak kayıpları nedeniyle ıslahatlar ağırlıklı olarak askeri alanda yapılmıştır.
  • Islahatlar bir devlet politikası haline gelememiş, kişilere (padişah ve sadrazamlara) bağlı kalmıştır.
  • Yenilikler; çıkar çevreleri, ulema ve yeniçeriler tarafından şiddetle engellendiği için tam anlamıyla kalıcı bir başarı sağlanamamıştır.

III. Ahmet Dönemi Islahatları (Lale Devri 1718-1730)

  • Kapsam: 1718 Pasarofça Antlaşması ile başlayıp, 1730 Patrona Halil İsyanı ile biten döneme Lale Devri denir.
  • Dönemin Padişahı III. Ahmet, Sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, şairi Nedim, en önemli minyatürcüsü Levnî’dir. (Lale Devri tabirini tarihte ilk kez Cumhuriyet dönemi yazarlarından Yahya Kemal Beyatlı kullanmıştır).
  • Elçilikler: Avrupa’daki gelişmeleri yakından takip etmek için Viyana, Paris, Varşova, Moskova’ya ilk defa geçici elçiler gönderilmiştir. İlk geçici elçi Paris’e giden Yirmisekiz Mehmet Çelebi’dir. Yazdığı rapora Sefaretname (Paris Sefaretnamesi) denir. Bu eser, Osmanlı’nın Batı’ya açılan ilk penceresi kabul edilir.
  • Matbaa: Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin oğlu Sait Efendi ve İbrahim Müteferrika, İstanbul’da ilk Türk (Özel) matbaasını (1727) kurmuştur. Basılan ilk eser Vankulu Lügati adlı sözlüktür. Hattatların (el yazması ustaları) işsiz kalmasını önlemek ve tepkilerini çekmemek için matbaada dini eserlerin basımı yasaklanmıştır. (Not: Matbaayı Osmanlı topraklarına ilk getirenler ise 1493’te Musevi hahamı Gerson öncülüğünde azınlıklardır).
  • Kültür, Sanat ve Diğer Gelişmeler:
  • Yalova’da kâğıt, İstanbul’da çini ve kumaş fabrikaları imalathaneleri kurulmuştur.
  • Doğu ve Batı uygarlıklarından eserler tercüme edilmiştir (Tercüme Odaları kurularak bilimsel hayat canlandırılmıştır).
  • Yeniçerilerden oluşan ilk modern itfaiye örgütü olan Tulumbacılar Ocağı kurulmuştur.
  • Sağlık alanında ilk kez koruyucu hekimlik adına çiçek aşısı uygulanmıştır (Doğu/İran kökenlidir, Batı etkisi yoktur).
  • Mimari: III. Ahmed Çeşmesi (Türk çini işçiliği şaheseri). Nur-u Osmaniye Camisi (1748-1755 yılları arasında yapımı süren, Avrupa mimarisindeki Barok ve Rokoko tarzı etkilerle yapılan ilk camidir).
  • Sonuç: Lale Devri, 1730 Patrona Halil İsyanı ile kanlı şekilde sona ermiştir. Sadrazam katledilmiş, padişah tahttan indirilmiş, Sadâbad Sarayı yıkılmıştır. Ancak matbaaya dokunulmamıştır (Bu durum isyanın doğrudan yeniliklere değil, dönemin lüks, şatafat ve israfına karşı olduğunun kanıtıdır).
  • Önemli Not: Lale devrinde askeri alanda hiçbir ıslahat yapılmamıştır.

I. Mahmut Dönemi Islahatları

  • Osmanlı tarihinde ilk kez Avrupa’dan yabancı uzmanlar getirilerek askeri ıslahatlar başlatılmıştır.
  • Fransız askeri uzman Comte de Bonneval, Müslüman olup Humbaracı Ahmet Paşa adını almış ve topçu/havan sınıfı olan Humbaracı Ocağı’nı Batı tarzında ıslah etmiştir.
  • Hendesehane (1734): Üsküdar’da subay yetiştirmek için açılan modern askeri okuldur. Çağdaşlaşma hareketinin ve Batı tarzı eğitimin ilk kurumudur. Orduda modern matematik eğitimini başlatmıştır (Ancak yeniçeri tepkisiyle 1750’de kapatılmak zorunda kalmıştır).

III. Mustafa Dönemi Islahatları

  • Dönemin sadrazamı Koca Ragıp Paşa yenilik hareketlerine öncülük etmiştir.
  • Fransa’dan getirilen Baron de Tott, Topçu Ocağını modernleştirmiş, hafif ve hızlı toplar dökülmesini sağlamıştır. Buna bağlı olarak Sürat Topçuları Ocağı kurulmuştur.
  • Maliyeyi düzeltmek amacıyla İlk İç Borçlanma (Esham) sistemi bu dönemde planlanmış ve hukuki altyapısı hazırlanmıştır.
  • Deniz subayı yetiştirmek amacıyla 1773’te Mühendishane-i Bahr-i Hümayun’un temelleri atılmıştır.

I. Abdülhamit Dönemi Islahatları

  • Orduya subay yetiştirmek için İstihkam Okulu açılmıştır. Humbaracı ve lağımcı ocakları yenilenmiştir.
  • Avrupa’dan orduyu eğitmek için gelen yabancı uzmanların Müslüman olma ve Osmanlı kıyafeti giyme zorunluluğu kaldırılmıştır. (Bu sayede Batılı uzman akışı hızlanmıştır).
  • Mali disiplin sağlanmış: İlk kez yeniçeri sayımı yapılmış, asker olmayanların haksız maaş alımı engellenmiş ve ulufe (maaş) alım-satımı yasaklanmıştır. Padişah değişikliklerinde yeniçerilere verilen cülus bahşişi tamamen kaldırılmıştır.
  • Esham Uygulaması: III. Mustafa döneminde planlanan iç borçlanma sistemi (Esham) ilk kez bu dönemde fiilen uygulanarak devlet senetleri satışa sunulmuş ve iç borç alınmıştır.
  • Mühendishane-i Bahr-i Hümayun (1775): 1770 Çeşme donanma yangınından sonra Kaptanıderya Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın önerisiyle resmi olarak modern bir Deniz Mühendishanesi kurulmuştur (Günümüz Deniz Harp Okulu’nun temelidir).

III. Selim Dönemi Islahatları

  • Avrupa’daki gelişmeleri yakından izleyerek Osmanlı’da köklü, planlı ve radikal ıslahatlar yapan ilk padişahtır. Döneminde yapılan tüm yeniliklere genel olarak Nizam-ı Cedit (Yeni Düzen) adı verilir.
  • Devlet adamlarından oluşan Meşveret Meclisi (Danışma Meclisi) oluşturmuş ve onlara sorunların tespiti ve çözümü için Layihalar (Raporlar) hazırlatmıştır (Planlı hareket ettiğinin kanıtıdır).
  • Avrupa tarzında eğitim alan, modern Nizam-ı Cedit Ordusu kurulmuştur. Bu ordunun kıyafet ve teçhizat masraflarını karşılamak için mevcut hazineden ayrı olarak yeni vergilerle İrad-ı Cedit (Yeni Hazine) oluşturulmuştur.
  • Yeniçerilere ise haftada belirli günler eğitim (talim) zorunluluğu getirilmiştir.
  • Mühendishane-i Berr-i Hümayun (1795): Kara ordusuna subay ve mühendis yetiştirmek için modern Kara Mühendishanesi kurulmuştur.
  • Okullara bağlı devlet matbaası (Matbaa-i Amire) açılmış ve askeri okullarda Fransızca ilk yabancı zorunlu resmi dil kabul edilmiştir.
  • Sürekli Elçilikler: Avrupa diplomasisini ve siyasetini yakından tanımak için Paris, Londra, Berlin ve Viyana’da ilk daimi (sürekli) elçilikler açılmıştır. İlk daimi elçimiz Londra’ya gönderilen Yusuf Agâh Efendi’dir.
  • Ekonomide dışa bağımlılığı azaltmak için yerli malı kullanımı teşvik edilmiş ve eyaletler (Anadolu ve Rumeli 28 vilayet) yeniden düzenlenmiştir.
  • Sonuç: İrad-ı Cedit vergilerinden rahatsız olan halk ve askeri/ekonomik çıkarlarının zedelendiğini düşünen yeniçerilerin kışkırtması yüzünden isyan çıkmıştır. 1807 Kabakçı Mustafa İsyanı ile III. Selim tahttan indirilerek öldürülmüş ve böylece Nizam-ı Cedit dönemi sona ermiştir.

“Bu ders notlarının her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, ders notlarının tamamının veya bir kısmının www.tarihkursu.com sitesinin yazılı izni olmadan sosyal medyada ve internet ortamında paylaşılması, kopya edilmesi, fotoğrafının çekilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması, yayımlanması ya da kullanılması yasaktır. Bu yasağa uymayanlar gerekli cezai sorumluluğu peşinen kabullenmiş sayılır.”

Duyarlılığınız için teşekkür ederiz. İyi çalışmalar

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*