Bu sayfada paylaştığımız İslam Bilim Tarihi Dersi ders notlarımız sayesinde tüm konulara hakim olacaksınız. Seçmeli İslam Bilim Tarihi Dersi 9. 10. 11. ve 12. sınıflarda seçmeli olarak okutulan bir derstir. Bu tarih ders notları Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına uygun olarak hazırlandı. Bu yazımızda Seçmeli İslam Bilim Tarihi Dersinin 9. ünitesi olan İslam’da Astronomi ve Batı Dünyasına Etkileri (XIV-XV. Yüzyıl) Ders Notunu paylaşıyoruz.
Sınıf: Seçmeli tarih
Ders: İslam Bilim Tarihi
Ünite: 9. ünite: İslam’da Astronomi ve Batı Dünyasına Etkileri (XIV-XV. Yüzyıl)
İlgili yazılı: İslam Bilim Tarihi 2. dönem 2. yazılı
İslam’da Astronomi ve Batı Dünyasına Etkileri (XIV-XV. Yüzyıl)
- XIV-XV. Yüzyıllarda İslam Astronomisi ve Avrupa’ya Etkileri: İslam dünyasında astronomi çalışmaları bu dönemde de devam etmiş ve Avrupa’ya önemli etkileri olmuştur. Astronomi, kuramsal (teorik) ve gözlemsel (pratik) olmak üzere iki ana alanda gelişmiştir.
- Teorik (Kuramsal) Astronomi: Bu alanda çalışan İslam bilim insanları, Batlamyus’un “Yer Merkezli Evren” teorisini genel olarak kabul etmişlerdir. Bu teoriye göre Dünya evrenin merkezinde hareketsiz durmakta ve diğer gök cisimleri onun etrafında dönmektedir.
- İbnü’ş-Şâtır, Güneş’in Ekvator’a olan eğimini yeniden hesaplamış ve ez-Zîcü’l-cedîd (Yeni Zîc) adlı eserinde kendi gözlem ve teorilerine dayanarak yeni bir astronomi cetveli hazırlamıştır. Ay için önerdiği düzenek Kopernik tarafından aynen kullanılmış, bu nedenle İbnü’ş-Şâtır birçok yönden Kopernik’in öncüsü sayılmıştır.
- Gözlemsel (Pratik) Astronomi: Astronomi çalışmaları gözlemevlerinde yürütülmüştür. Burada yapılan gözlemler “zic” adı verilen kataloglara kaydedilmiştir. Zic’lerde trigonometri, küresel astronomi, takvimler, gözlem aletlerinin yapımı ve kullanımı gibi konularda bilgiler yer almıştır.
- Uluğ Bey’in Semerkant Gözlemevi (1420): Batılı bilim çevrelerince “XV. Yüzyılın Astronomu” olarak anılan Uluğ Bey (1394-1449) tarafından kurulmuştur. Semerkant, önemli bir bilim, kültür ve sanat merkezi haline gelmiştir.
- Uluğ Bey, Semerkant Gözlemevi’nde Kadızâde-i Rûmî, Gıyâseddin Cemşid el-Kâşî ve Ali Kuşçu gibi önemli astronomlarla birlikte yıldızların ölçümlerini yapmıştır. 12 yıl süren çalışmalar sonucunda Zîc-i Gürganî (Zic-i Uluğ Bey) adlı eser ortaya çıkmıştır. Bu çalışmalar XV. yüzyılda astronomide önemli bir ilerleme sağlamıştır.
- Semerkant Gözlemevi, Merâga Gözlemevi’nden sonra matematik-astronomi ekolünün ikinci merkezi olmuştur. Bu ekolün önemli temsilcileri el-Kâşî, Kadızâde-i Rûmî ve Ali Kuşçu, bu birikimi Ali Kuşçu aracılığıyla Osmanlı bilim dünyasına taşımışlardır.
- Semerkant Gözlemevi’ndeki Önemli Aletler:
- Sudüs-i Fahrî (Meridyen Yayı): 40,4 metre yarıçapında, taştan yapılmış büyük bir sekstanttır. (Dairenin altıda birini kapsayan kısım)
- Rub-ı Daire (Duvar Kadranı): 40,2 metre çapında ve 63 metre uzunluğunda olup yıldızların yüksekliğini ölçmede kullanılmıştır. Teleskop icadına kadar çeşitli gözlem işlemlerinde kullanılmıştır.
- Semerkant Gözlemevi, Uluğ Bey’in ölümünden sonra da bir süre varlığını sürdürmüş ancak bilinmeyen bir nedenle tahrip olmuştur.
ASTRONOMİ ALANINDA YAPILAN ÇALIŞMALARIN AVRUPA’YA ETKİLERİ
- Avrupalı astronomlar, XVI. yüzyıla kadar Müslüman astronomların çalışmalarını takip etmiş ve eserlerinde kullanmışlardır.
- Kopernik, İslam astronomlarıyla aynı problemleri ele almış ve çözümünde benzer matematiksel modelleri kullanmıştır.
İSLAM DÜNYASINDA DENİZCİLİK
- Müslümanlar, İslamiyet’in yayılması sırasında denizden ilk kez faydalanmışlardır. İlk İslam donanması Hz. Osman döneminde oluşturulmuş ve Zatü’s-Savari Savaşı ilk büyük deniz savaşı olarak kabul edilmiştir.
- XVI. yüzyılda Hint Okyanusu’na gelen Avrupalılar, Müslüman denizcilerden yön bulma, konum belirleme ve mesafe ölçümü konularında bilgi ve yöntemler öğrenmişlerdir.
- Vasco da Gama, Ümit Burnu’nu dolaşarak Hindistan’a ulaşan ilk Avrupalı denizcidir. Portekiz kaynaklarına göre, Afrika’nın doğu kıyısında Malindi’de ünlü bir Arap kaptanın kılavuzluğuyla Hindistan’a ulaşmıştır. Arap kaynaklarında bu kılavuzun “Deniz Arslanı” olarak bilinen Ahmed İbn Mâcid (1433-1536) olduğu belirtilmektedir.
- İbn Mâcid, XV. yüzyıldaki İslam denizciliği hakkında önemli bilgiler veren Ummanlı bir denizcidir. Denizcilik bilimiyle ilgili eser veren modern yazarların ilki olarak kabul edilir.
- Usturlap, Müslümanlar tarafından geliştirilmiş önemli bir denizcilik ve astronomi aletidir. Güneş ve yıldızların yükseklik açılarını ölçerek enlem ve zamanın belirlenmesinde kullanılmıştır. X. yüzyılda Avrupa’ya geçmiş ve XVII. yüzyıla kadar denizciler tarafından yaygın olarak kullanılmıştır.
- Pusula, yön bulmada ilk kez Çinliler tarafından kullanılmıştır. Arap kaynaklarında IX ve X. yüzyıllarda Arap denizcileri tarafından bilindiği ifade edilmiştir. İbn Mâcid, pusula hokkasının içine manyetik iğneyi ilk yerleştiren kişidir.
- Yakup Sopası, iki nokta veya iki yıldız arasındaki açıyı ölçmede kullanılan basit bir alettir. Astronomi ve denizcilikte uzaklık ve yükseklik ölçümünde kullanılmıştır. Usturlabın gelişimiyle denizcilikteki önemi azalmıştır.
- Rubu Tahtası (Kadran), açısal yükseklik ölçümünde kullanılan eski bir astronomi aletidir. Yıldızların ufka göre açısını veya Güneş yardımıyla vakti ölçmede ve denizlerde yerel zamanı saptamada kullanılmıştır. Denizcilerin hızını belirlemek için ise kum saati kullanılmıştır.
İSLAM DÜNYASINDA KARTOGRAFİNİN GELİŞİMİ
- İslam dünyasında haritacılık oldukça gelişmiştir. Başlangıçta Yunan haritaları esas alınmıştır. IX. yüzyılda Halife Me’mun’un hazırlattığı coğrafya eseri kartografi için yeni bir dönem açmıştır.
- El-İdrîsî (1099-1165), XII. yüzyılda enlem ve boylamları esas alan bir harita yaparak modern haritacılığın oluşumunda etkili olmuştur. Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfi sırasında kullandığı haritanın El-İdrîsî tarafından yapıldığı düşünülmektedir. Vasco da Gama da Hindistan’a giderken İslam haritalarından yararlanmıştır.
- XIII. yüzyıl sonlarına doğru Avrupa’da “portolan” adı verilen, ada, liman ve kıyıları detaylı gösteren deniz haritaları yapılmıştır. Müslüman coğrafyacıların haritaları bu dönemde Avrupa haritalarına göre daha doğru coğrafi veriler içermiştir.
OSMANLI DEVLETİ’NDE HARİTACILIK
- Pîrî Reis (1465-1555), Amerika’yı da içeren ilk Osmanlı haritasını hazırlayan ünlü Osmanlı amiralidir. Dünya haritacılığında önemli bir yere sahiptir.
- Pîrî Reis, gezip gördüğü ve görmediği kıtaları bugünkü haritalara yakın şekillerde çizmiştir. İki tane dünya haritası ve deniz coğrafyasına ait Kitab-ı Bahriye adlı ünlü bir eseri vardır.
- Pîrî Reis, 1513 tarihli Birinci Dünya Haritası’nı yirmiye yakın haritadan yararlanarak çizmiştir. Bu haritalar arasında Kolomb’un 1489 tarihli haritası da bulunmaktadır. Bu harita, Pîrî Reis’in amcası Kemal Reis tarafından Kolomb’un üçüncü gezisine katılan bir denizcinin esir alınmasıyla elde edilmiştir. Kolomb’un orijinal haritası günümüze ulaşmadığı için Pîrî Reis’in haritası büyük önem taşımaktadır.
Bir yanıt bırakın