Yumuşama Dönemi ve Sonrası ders notunda Detant süreci, Kruşçev-Kennedy görüşmeleri, Küba Buhranı, Keşmir Sorunu, Vietnam Savaşı, SSCB’nin Afganistan’ı işgali, Bağlantısızlar Hareketi ve Arap-İsrail savaşları gibi belgedeki temel başlıklar yer alır. Memur olmak isteyenler için hazırlanan bu KPSS tarih ders notları, Soğuk Savaş’ın gerilimden yumuşamaya uzanan gelişmelerini kronolojik bir bütünlük içinde çalışmaya yardımcı olur. KPSS tarih sınavına hazırlanan adaylar için oluşturulan bu KPSS tarih ders notları, dönemin önemli kavramlarını ve siyasi değişimlerini bir arada tekrar etmeyi kolaylaştırır. Online KPSS hazırlık setimiz sayesinde KPSS, MEB AGS ve ÖABT sınavlarına tam olarak hazırlanacaksınız. KPSS özet ders notları arayan arkadaşlar bu notlar tam size göre.
YUMUŞAMA DÖNEMİ VE SONRASI
YUMUŞAMA DÖNEMİ’NDE ORTAYA ÇIKAN SİYASİ VE ASKERÎ GELİŞMELER
Yumuşama Dönemi (Detant)
- Yumuşama Dönemi (Detant): Doğu ve Batı blokları arasında savaş tehlikesinin azalması ile siyasi, ekonomik, kültürel ve teknolojik anlaşmaların artması sürecidir.
- Bu dönemde küresel güçler, yerel çatışmaların küresel bir nükleer savaşa dönüşmemesi için tedbirli hareket etmişlerdir.
- Stalin’in ölümü (1953) sonrası SSCB‘de iktidara gelen Kruşçev’in ılımlı politikaları savaş tehlikesini azaltmıştır.
- SSCB‘nin 1957’de uzaya gönderdiği Sputnik uydusu ile uzay çağı ve kıtalararası füze rekabeti başlamıştır.
- 1957 sonrasında nükleer silahların getirdiği karşılıklı yok etme korkusu, “dehşet dengesi” adı verilen istikrarı doğurmuştur.
- 1962 Küba Buhranı, dünyanın nükleer savaşın eşiğinden dönmesini sağlayarak Yumuşama Dönemi‘ni başlatan en önemli kırılma noktası olmuştur. Krizin çözülmesinin ardından ABD ve SSCB arasında doğrudan iletişimi sağlamak için Kırmızı Telefon hattı kurulmuştur.
- Bu süreçte Çin-SSCB çatışması, Bağlantısız Devletler‘in etkisi ve Ping-Pong Diplomasisi (ABD-Çin yakınlaşması) yumuşamayı hızlandırmıştır.
- 1960’lı yıllardan itibaren konvansiyonel (geleneksel) silahlar yerine, nükleer silahsızlanma görüşmelerine odaklanılmış; SALT-I (1972) gibi antlaşmalar imzalanmıştır.
Kruşçev-Kennedy Görüşmesi ve Etkileri
- 1950’lerin sonlarında ABD-SSCB geriliminin merkezinde Berlin sorunu yer almıştır.
- 1958‘de SSCB lideri Kruşçev, Batılı devletlerin Berlin’deki karargâhlarını boşaltmalarını talep etmiştir.
- 1960’ta Paris’te toplanan Dört Ülke Zirvesi (ABD, SSCB, İngiltere, Fransa) bir Amerikan U-2 casus uçağının Sovyet hava sahasında düşürülmesi krizi nedeniyle sonuçsuz kalmıştır.
- Haziran 1961’de Viyana Zirvesi‘nde Kruşçev ve ABD Başkanı Kennedy bir araya gelmiş ancak uzlaşamamıştır.
- NATO’nun kararlı tutumu karşısında Kruşçev geri adım atmıştır.
- Gerilimin artması üzerine SSCB ve Doğu Almanya, 13 Ağustos 1961’de Doğu ile Batı’yı ayıran Berlin Duvarı’nı (Utanç Duvarı) inşa etmeye başlamıştır.
- Berlin Duvarı, Avrupa’daki statükonun her iki blok tarafından fiilen kabullenilmesi anlamına gelmiştir.
Yumuşama Dönemi Çatışmaları
Küba Buhranı (1962)
- Küba, 1930’dan itibaren ABD destekli diktatör Fulgencio Batista tarafından yönetilmiştir.
- Fidel Castro liderliğindeki devrim, 8 Ocak 1959’da Batista‘yı devirerek başarıya ulaşmıştır.
- ABD‘nin ekonomik baskılarına karşı Küba, 1960‘ta SSCB ile ekonomik ve askerî ilişkiler geliştirmiştir.
- ABD, Castro‘yu devirmek için muhalifleri destekleyerek başarısız olan Domuzlar Körfezi Çıkarması‘nı (1961) yapmıştır.
- Castro‘nun SSCB‘den yardım istemesi üzerine Kruşçev, adaya nükleer füzeler yerleştirmiştir.
- SSCB‘nin füzeleri sökmesi, buna karşılık ABD‘nin Küba‘yı işgal etmeme ve Türkiye’deki Jüpiter füzelerini sökme sözü vermesiyle kriz çözülmüştür.
- Bu kriz, Türkiye‘nin ABD müttefiki olmasına rağmen tek taraflı kararlarla güvende olmadığını göstermiştir.
- Krizin zirvesi olan 27 Ekim 1962, nükleer silahsızlanma çabalarının başlangıcı kabul edilir.
- Kriz sonrası SSCB‘nin tavrı, Castro‘nun Çin‘e yakınlaşmasına neden olmuştur.
Keşmir Sorunu
- 1947’de bağımsız olan Hindistan ve Pakistan arasında Keşmir bölgesinin kime ait olacağı temel sorundur.
- Keşmir’in Hindistan’a ilhak kararı, 1948 Pakistan-Hindistan Savaşı’nı başlatmıştır.
- Birleşmiş Milletler‘in (BM) araya girmesi ve plebisit (halk oylaması) kararı ile ateşkes sağlanmıştır.
- Dış politikada Hindistan SSCB’ye, Pakistan ise ABD’ye (ve 1955‘te Bağdat Paktı‘na) yakınlaşmıştır.
- Çin‘in Mart 1959‘da Tibet‘i işgali, Çin-Hindistan ilişkilerini bozarken, Pakistan-Çin yakınlaşmasını sağlamıştır.
- 1965‘te Pakistan‘ın Keşmir‘e girmesiyle ikinci büyük savaş çıkmış, BM‘nin çağrısıyla ateşkes yapılmıştır.
- SSCB‘nin arabuluculuğunda 10 Ocak 1966’da Taşkent Deklarasyonu imzalanmıştır.
- Bu sorun, iki ülkeyi nükleer silahlanma yarışına itmiştir; 1987‘den beri bölgede sivil çatışmalar sürmektedir.
Vietnam Savaşı (1955-1975)
- II. Dünya Savaşı sonrası Ho Chi Minh, Vietnam Demokratik Cumhuriyeti’ni kurmuştur.
- Sömürgelerini kaybetmek istemeyen Fransa, ABD desteğiyle 1946‘da Çinhindi Savaşı‘nı başlatmıştır.
- 1954 Cenevre Antlaşması ile ülke 17. enlem sınır kabul edilerek Kuzey Vietnam (Ho Chi Minh) ve Güney Vietnam (Batı yanlısı) olarak ikiye bölünmüştür.
- Güney Vietnam, 1956 seçimlerini reddederek ABD desteğiyle bağımsızlığını ilan etmiştir.
- 1964‘te Kuzey Vietnam‘a (Viet Kong) ait botların Tonkin Körfezi‘nde ABD‘nin Turner Joy ve Maddox gemilerine saldırdığı iddiasıyla ABD Kongresi Tonkin Körfezi Kararı’nı almış ve 1965‘te ABD savaşa fiilen girmiştir.
- ABD kamuoyu ve müttefiklerin ağır tepkileri sonucu masaya oturulmuş, 1973 Vietnam Barışı imzalanmıştır. Bu süreçte ABD Başkanı Nixon, müttefiklerin kendi savaşlarını kendilerinin yapması gerektiğini savunan Nixon Doktrini‘ni yayınlamıştır.
- 1976‘da Kuzey ve Güney birleşerek Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti kurulmuştur.
- Savaş, SSCB-Çin politikasındaki çatlakları belirginleştirmiş ve yumuşama sürecine etki etmiştir.
SSCB’nin Afganistan’ı İşgali (1979)
- Afganistan, 1919‘da Emir Emanullah döneminde bağımsızlığını kazanmış stratejik bir ülkedir.
- 1978‘deki askerî darbe ile Sovyet yanlısı Demokratik Afgan Cumhuriyeti kurulmuş, başına Nur Muhammed Taraki geçmiştir.
- Aralık 1978‘de SSCB ile Dostluk, İyi Komşuluk ve İş Birliği Antlaşması imzalanmıştır.
- Halkın Sovyet yanlısı yönetime isyan etmesi (Mücahitler direnişi) üzerine hükümet SSCB‘den yardım istemiş, işgal 1979‘da başlamıştır.
- İşgal, ABD‘de Yumuşama Dönemi’nin bittiği algısını yaratmış; ABD Senatosu SALT-II Antlaşması’nı onaylamaktan vazgeçmiştir.
- ABD Başkanı Carter, Ortadoğu’daki Amerikan çıkarlarını korumak için askeri güç kullanılabileceğini belirten Carter Doktrini‘ni ilan etmiş, SSCB‘ye tahıl/teknoloji ambargosu uygulamış ve 1980 Moskova Olimpiyatları’nı boykot etmiştir.
- Ciddi kayıplar veren SSCB, 14 Nisan 1988 Cenevre Antlaşması ile 1988-1989 yıllarında Afganistan‘dan çekilmiştir.
Bağlantısızlar Hareketi’nin Doğuşu
- Bağlantısızlar Hareketi, Kapitalist ve Komünist bloklara dâhil olmayan Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkelerini kapsar.
- Hareketin öncülüğünü Hindistan Başbakanı Jawaharlal Nehru, Mısır Lideri Cemal Abdül Nasır ve Yugoslavya Lideri Josip Broz Tito üstlenmiştir.
- Nehru’nun 5 İlkesi: Barış içinde yaşama, siyasi bağımsızlık, askerî ittifaklara girmeme, yabancı üslere izin vermeme, millî kurtuluş mücadelelerini destekleme.
- Amaç üçüncü bir kutup olmak veya düşmanlık değil, herkesle dost olmaktır.
- Hareketin resmi olarak dünya sahnesine çıkışı 1955 Bandung Konferansı ile olmuştur.
KÜRESEL GÜÇLERİN ORTA DOĞU’DAKİ REKABETİ VE ETKİLERİ
Arap-İsrail Savaşları
- Sykes-Picot Antlaşması ve Balfour Deklarasyonu ile Filistin‘de Yahudi devleti temelleri atılmış, San Remo Konferansı ile bölge İngiliz mandasına girmiştir.
- BM Filistin Özel Komitesi taksim (bölünme) planı sunmuş; Türkiye dâhil İslam ülkeleri bağımsız Filistin‘i, ABD ve SSCB taksimi desteklemiş, İngiltere tarafsız kalmıştır.
- 14 Mayıs 1948’de İngiltere bölgeden çekilmiş ve İsrail Devleti kurulmuştur.
1948 Arap-İsrail Savaşı
- Kuruluşun hemen ertesi günü Mısır, Ürdün, Suriye, Lübnan ve Irak‘ın saldırısıyla başlamıştır.
- ABD‘nin İsrail‘e mali/askerî desteği ve Arap ülkelerine ambargosuyla İsrail galip gelmiş, 1949 ateşkes antlaşmalarıyla savaş bitmiştir.
1956 Arap-İsrail Savaşı (Süveyş Krizi)
- Mısır, ABD‘den destek alamayınca SSCB‘ye yaklaşmış ve Süveyş Kanalı‘nı millîleştirmiştir.
- Bu durum çıkarları zedelenen İngiltere ve Fransa‘yı İsrail ile iş birliğine itmiş; 29 Ekim 1956‘da İsrail Mısır‘a saldırmıştır.
- ABD ve SSCB‘nin sert tepkisi ve uyarılarıyla işgalci güçler geri çekilmek zorunda kalmıştır.
1967 Arap-İsrail Savaşı (Altı Gün Savaşları)
- 1964‘te Yaser Arafat liderliğinde Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ve El-Fetih kurulmuştur.
- Mısır‘ın Tiran Boğazı‘nı İsrail‘e kapatmasını savaş sebebi sayan İsrail, 5 Haziran‘da ani bir saldırı başlatmıştır.
- ABD 6. Filosu‘nun lojistik desteğiyle savaş altı günde bitmiş, İsrail topraklarını dört kat büyüterek Golan Tepeleri, Batı Şeria, Gazze ve Sina Yarımadası‘nı işgal etmiştir.
İslam İş Birliği Teşkilatı (İİT)
- 1969‘da Mescid-i Aksa’nın bir Yahudi tarafından kundaklanmak istenmesi bardağı taşıran son damla olmuştur.
- Arap Birliği‘nin girişimiyle İslam Konferansı Teşkilatı kurulmuştur.
- 2011 Astana Zirvesi‘nde ismi İslam İş Birliği Teşkilatı (İİT) olarak güncellenmiştir.
1973 Arap-İsrail Savaşı (Yom Kippur / Ramazan Savaşı)
- Amaç 1967‘de kaybedilen toprakları geri almaktır.
- SSCB destekli Suriye ve Mısır, ABD destekli İsrail‘e sürpriz bir saldırı düzenlemiştir.
- Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri (OAPEC), İsrail‘e yardım eden Batı’ya karşı petrol ambargosu ve fiyat artışı silahını kullanmıştır.
- 25 Ekim 1973‘te ateşkes sağlanmış, İsrail aldığı bazı topraklardan çekilmiştir.
- Savaş sonrası ABD Dışişleri Bakanı Kissinger’ın “Mekik Diplomasisi” sonucu 101. Kilometre Antlaşması (31 Mayıs 1974) imzalanmış, bu durum barışa giden yolu açmıştır.
Camp David Antlaşması (1979)
- Mısır Lideri Enver Sedat, ekonomik nedenlerle SSCB‘den uzaklaşıp ABD‘ye yaklaşmış ve sürpriz bir şekilde Kudüs‘ü ziyaret etmiştir.
- ABD Başkanı Carter‘ın baskısı ve Kissinger‘ın çabalarıyla İsrail Başbakanı Menahem Begin ile Mısır arasında temaslar başlamıştır.
- 26 Mart 1979’da Camp David Antlaşması imzalanmış; Mısır, İsrail’i tanıyan ilk Arap devleti olmuştur.
- Buna tepki gösteren 18 Arap devleti Mısır ile ilişkilerini kesmiş, bölgede SSCB‘nin işine yarayan güçlü bir Batı karşıtlığı doğmuştur.
1973 Petrol Krizi ve OPEC/OAPEC
- 1960‘a kadar petrolü ABD menşeli “Yedi Kız Kardeş” şirketleri yönetmiştir.
- 1960‘ta Venezuela‘nın çağrısıyla İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan öncülüğünde OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) kurulmuştur.
- 1968‘de Arap ülkeleri kendi aralarında OAPEC‘i kurmuştur.
- 1971‘de ABD‘nin Bretton Woods sisteminden vazgeçip doları dalgalanmaya bırakması dünya ekonomisini sarsmıştır.
- 1973 Savaşı‘nda OAPEC‘in petrolü silah olarak kullanmasıyla fiyatlar fırlamış (2,59 dolardan 11,65 dolara), 1973 Petrol Krizi patlak vermiştir.
- Kriz; enflasyona, sanayinin yavaşlamasına sebep olmuş; ülkeleri tasarrufa ve doğal gaz, nükleer gibi alternatif enerjilere yöneltmiştir. Türkiye‘nin de dâhil olduğu Uluslararası Enerji Ajansı kurulmuştur.
İran-Irak Savaşı (1980-1988)
- Irak (Saddam Hüseyin), 1975 Cezayir Anlaşması‘nın sağladığı istikrar ve artan petrol gelirleriyle Arap dünyasının liderliğine soyunmuştur.
- İran‘da Humeyni Devrimi (1979) sonrası ordunun zayıflaması ve ABD/SSCB ile ilişkilerin bozulmasını fırsat bilen Irak, 22 Eylül 1980‘de İran‘a saldırmıştır.
- Savaş, yıpratıcı bir kördüğüme dönüşmüştür.
- 1986 İrangate Olayı: ABD‘nin, ambargo uygulamasına rağmen gizlice İsrail üzerinden İran‘a silah sattığının ortaya çıkmasıdır. Bu ikiyüzlü politika dünyayı şoke etmiştir.
- SSCB Irak‘a, Çin İran‘a silah satarken; Türkiye savaşta tarafsız kalmıştır.
- Irak‘ın kimyasal silah kullanımı (1988 Halepçe Katliamı) ağır yıkımlara yol açmıştır.
- 20 Ağustos 1988‘de ateşkes sağlanmıştır.
- Sonuçları: Yaklaşık 1,5 milyon insan ölmüş, iki ülke ekonomisi çökme noktasına gelmiş, petrol tesisleri tahrip olmuş, İsrail‘in bölgedeki rahatlığı artmış ve sonuçsuzluk Saddam Hüseyin‘i Kuveyt‘i işgale yöneltmiştir.
YUMUŞAMA DÖNEMİ’NDE DÜNYADAKİ EKONOMİK, SOSYOKÜLTÜREL VE BİLİMSEL GELİŞMELER
Dünya Ticaret Hacmindeki Değişim
- 1945-1970 yılları arası, gelişmiş ülkelerin verimlilik ve kâr oranlarında büyük artışların yaşandığı bir dönemdir.
- II. Dünya Savaşı sonrası Batı Avrupa ekonomileri ciddi yapısal değişimler geçirmiş, tarımsal nüfus hızla gerilemiştir.
- Teknik Gelişmelerin Etkisi: Savaş sonrasındaki teknik gelişmelerin sanayiye uygulanması, verimliliği rekor seviyeye çıkarmıştır.
- Tüketim Toplumunun Yükselişi: Yaşam kalitesi artmış; daha önce lüks sayılan çamaşır makinesi, televizyon gibi ürünler geniş kitlelere ulaşmıştır. Buna paralel olarak reklam sektörü inanılmaz bir hızla büyümüştür.
- Avrupa Ekonomik Bütünleşmesi: Gümrük tarifesinden muaf, tek ve büyük bir Avrupa pazarı oluşturulmuştur.
- Küreselleşmenin Temelleri: Uluslararası ticaretin artması ülkeleri birbirine bağımlı kılmış, çok uluslu şirketler dünya geneline yayılmıştır.
ABD’de Irkçılık Karşıtı Hareketler
- Tarihsel Arka Plan: İç Savaş sonrası kölelik kalkmış, 1868 ve 1870 Anayasa düzenlemeleriyle Afro-Amerikanlara siyasi haklar verilmişti. Ancak 1960’lı yıllarda hala süren ırk ayrımcılığına karşı büyük bir mücadele başladı.
- Rosa Parks (Roza Parks) Olayı: Irkçılığa karşı sivil direniş, 1955‘te Alabama‘da bir belediye otobüsünde beyazlara ayrılan yerden kalkmayı reddeden Rosa Parks ile alevlendi.
- Martin Luther King (Martin Lüter King): 1958 itibarıyla Baptist mezhepli Afro-Amerikan papaz Martin Luther King, bu mücadelenin önderliğini üstlendi. (Liderliği 1955 Montgomery Otobüs Boykotu ile başlamış ve sivil haklar hareketinin sembolü olmuştur).
- Sivil İtaatsizlik Eylemleri:
- 1960: Afro-Amerikanların beyazlara ayrılmış lokanta bölümlerinde oturma eylemleri.
- 1961: Eyaletler arası otobüs yolculuklarında beyazların koltuklarına oturma eylemleri (“Özgürlük Yolcuları”).
- İslamiyet’e Yöneliş ve Lider Suikastleri:
- Ayrımcılığa tepki gösteren bazı Afro-Amerikanlar din değiştirerek Müslüman oldu.
- Hareketi savunan önemli Müslüman lider Malcolm X (Melkım İks), 21 Şubat 1965‘te suikast sonucu öldürüldü.
- 4 Nisan 1968‘de Martin Luther King‘in öldürülmesi üzerine ABD‘de 125 kentte büyük şiddet olayları patlak verdi.
- Meksika Olimpiyatları (1968): ABD‘yi temsil eden iki Afro-Amerikan atlet, madalya töreninde ırk ayrımcılığını (Kara Panter selamı ile) protesto etti.
68 Kuşağı
- Ortaya Çıkışı: II. Dünya Savaşı sonrasında, ABD önderliğindeki kapitalizmin altın çağını yaşamasına rağmen artan toplumsal sorunlarla birlikte şekillendi.
- Dönemin Küresel Olayları: 1960’lı yıllar; Vietnam Savaşı, Ay’a Seyahat (1969), Martin Luther King Suikasti ve Sovyet tanklarının Prag‘ı işgali (1968) gibi sarsıcı olaylara sahne oldu.
- Öğrenci Ayaklanmaları: 1968 yılında daha fazla özgürlük, eşitlik, adalet ve temiz çevre talepleriyle milyonlarca öğrenci sokağa döküldü, üniversiteler işgal edildi.
- Nanterre (Nanter) Üniversitesi: Olayların fitili 1968‘in ilk aylarında Fransa‘daki bu üniversitede eğitim taleplerinin siyasi isteklere dönüşmesiyle ateşlendi ve dünyaya yayıldı.
- Türkiye’de 68 Kuşağı:
- Türk üniversitelerinde de etkisini gösteren 68 eylemleri, temel olarak antiemperyalist bir karakter taşıyordu.
- Savaş karşıtı ve tam bağımsızlıkçı sol görüşlü gençler, Amerikan 6. Filosu‘nun Türkiye ziyaretini sert bir şekilde protesto etti.
- Dönem, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan ve İbrahim Kaypakkaya gibi sol hareket liderleriyle özdeşleşti.
Kadın Hakları Sorunları
- Toplumsal Cinsiyet Kavramı: Fizyolojik cinsiyet ile psikolojik karakterin farklılığını vurgulamak için ilk kez 1930’lu yıllarda kullanıldı.
- Rollerin Belirlenmesi: Aile, eğitim, kültür ve kişilik yapısı cinsiyet rollerinin inşasında temel etkenlerdir.
- Hak Mücadeleleri: Kadınların sosyal haklardaki ayrımcılığa ve iş hayatında sıkça karşılaştıkları mobbinge (psikolojik taciz) maruz kalmaları, kadın hakları konusundaki çalışmaları hızlandırdı.
Spor, Sanat ve Müziğin Topluma Etkileri
- Rock Müziği ve Protest Sanat: Siyasi ve sosyal değişimlerin yaşandığı 1960’lar, rock müziği ile yankı buldu.
- Bob Dylan: Politik ve dini şarkılarıyla savaş karşıtlığının sembolü oldu; üniversite gençliğini derinden etkiledi.
- Muhammed Ali Etkisi:
- 1964‘te dünya boks şampiyonu olan Muhammed Ali, kendini tüm Müslümanların koruyucusu ve dünya vatandaşı ilan etti.
- “Vietnamlılar bana hiçbir kötülük yapmadı, neden onlarla savaşayım?” diyerek ABD‘nin kendisini Vietnam Savaşı‘na göndermesini reddetti.
- İnsan hakları ve savaş karşıtı tutumuyla yüzyılın sporcusu seçildi.
Dünyada Uzay Çalışmaları ve Askerî Teknolojinin Gelişimi
- Silahlanma Yarışı: Soğuk Savaş, ABD ve SSCB (Sovyetler Birliği) arasında hava kuvvetlerine devasa bütçelerin ayrıldığı bir döneme yol açtı.
- Nükleer Gelişmeler:
- 1949: SSCB, kendi atom bombasını üreterek ABD‘nin nükleer tekelini yıktı.
- 1953/1955: ABD‘nin hidrojen bombasına karşılık veren SSCB, 1955‘te orta menzilli balistik füze olan SS-3‘ün seri üretimine geçti.
- 1960 ve 70’ler itibarıyla iki süper gücün de 5 binin üzerinde savaş uçağı bulunmaktaydı.
Uzay Yarışı:
- 1957 (Sputnik): SSCB‘nin yapay uydusu Sputnik‘i uzaya fırlatmasıyla iki blok arasındaki rekabet Uzay Yarışı‘na dönüştü.
- Ekim 1958 (NASA): ABD, uzay faaliyetlerini koordine etmek için NASA (Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi)‘yı kurdu (Kanun kabulu: 29 Temmuz 1958, İşe başlama: 1 Ekim 1958).
- 1961 (Vostok 1): SSCB, kozmonot Yuri Gagarin‘i uzaya göndererek uzaya çıkan ilk insan unvanını kazandı.
- 1969 (Ay’a İniş): Sovyetlere yetişmek isteyen ABD, Apollo 11 göreviyle Ay‘a ilk insanı (Neil Armstrong) gönderdi.
YUMUŞAMA DÖNEMİ TÜRK DIŞ POLİTİKASINI ETKİLEYEN GELİŞMELER
- 1960-1980 yılları arasında Türk dış politikasının odak noktasını Kıbrıs Meselesi oluşturmuştur.
Türkiye’nin ABD ve SSCB ile İlişkileri
- Türk-Amerikan İlişkilerinde Kırılma Noktaları: Küba Füze Krizi, Johnson Mektubu ve Kıbrıs Barış Harekâtı.
- Küba Buhranı (Krizi): ABD‘nin Türkiye‘ye danışmadan aldığı kararların (Jüpiter füzeleri olayı) Türkiye‘yi nükleer bir savaşın hedefi yapabileceği anlaşılınca, Türkiye‘de Amerikan karşıtlığı başladı. Türkiye, “tek yönlü dış politikanın” tehlikesini kavrayarak çok yönlü dış politikaya yöneldi.
- Johnson Mektubu (1964): ABD Başkanı Johnson, Türkiye‘nin Kıbrıs‘a olası bir müdahalesini istemediğini belirten sert bir mektup gönderdi (Halk içeriğini 1966‘da öğrendi). Ankara sokaklarında ilk kez “Go home!” sloganları atıldı ve bu olay Türkiye-SSCB ilişkilerinde yumuşama başlattı.
- Kıbrıs Barış Harekâtı ve ABD Ambargosu (1974):
- Türkiye‘nin Kıbrıs‘a müdahalesi sonrası ABD, Türkiye‘ye askerî ambargo uyguladı (3 yıl sürdü).
- Bu durum, Türk ordusu için yerli savunma sanayisinin kurulması zorunluluğunu acı bir şekilde gösterdi (ASELSAN vb. kuruluşların temelleri atıldı).
- Kıbrıs Türk Federe Devleti: 13 Şubat 1975‘te kuruldu.
- Ambargonun Kalkması: 1978‘de ABD‘nin ambargoyu kaldırmasıyla ilişkiler normalleşme sürecine girdi.
Türk-Yunan İlişkileri
- İlişkilerin Dört Temel Sorunu: Batı Trakya, Ege Adaları, Kıbrıs ve Kıta Sahanlığı.
- Kıta Sahanlığı Sorunu:
- Yunanistan‘ın 1961‘de Ege‘de petrol arama ruhsatları vermesi üzerine, Türkiye de TPAO (Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı) aracılığıyla Ege‘nin ortasını baz alan 27 ruhsat verdi.
- Yunanistan 7 Şubat 1974‘te nota vererek ruhsatları geçersiz saydığını iddia etti. Türkiye ise Anadolu’nun doğal uzantısı kuralını hatırlattı.
- 1975 Brüksel Görüşmesi: Demirel ve Karamanlis konuyu Milletlerarası Adalet Divanına götürme kararı aldı.
- 1976: Türk sismik araştırma gemisi Sismik-I Ege‘ye açılınca kriz büyüdü, ardından İsviçre’de 1976 Bern Deklarasyonu imzalandı. Sorun günümüzde de tam çözülmemiştir.
- FIR Hattı Sorunu (Uçuş Bilgi Bölgesi):
- 1952‘de İstanbul‘daki ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü) toplantısında Ege FIR sorumluluğu Yunanistan‘a verildi.
- Zamanla Atina‘nın bu hattı bir egemenlik ve sınır gibi göstermesi krize neden oldu. Özellikle 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı bu sorunun derinleşmesine yol açtı.
- Ege Adaları Sorunu:
- Yunanistan‘ın kara sularını 6 milden 12 mile çıkarma girişimi Türkiye tarafından casus belli (savaş nedeni) sayılarak reddedildi. Çünkü 12 mil, Türkiye‘nin Ege‘de açık denize çıkışını tamamen kapatmaktadır.
- Yunanistan‘ın uluslararası antlaşmalarla silahsızlandırılması şart koşulan adaları gizlice ve açıktan silahlandırması, ilişkileri sürekli gergin tutan diğer bir faktördür.
- Batı Trakya Türklerinin Sorunları:
- Kıbrıs Meselesi ile birlikte artan baskılar, 1967 Albaylar Cuntası ile sistematik bir hal aldı.
- 1965: Gayrimenkul alım/kiralama yasaklandı.
- 1968: Cemaat Heyetleri dağıtıldı.
- Türkçe tabelalar söküldü, anayasaya “Hristiyan olmayanların memur olamayacağı” maddesi eklendi.
- Kıbrıs Meselesi:
- 1950’ler: İngiltere‘nin adadan çekilme kararıyla kriz uluslararası boyut kazandı.
- Enosis ve EOKA: Rumların adayı Yunanistan‘a bağlama hayali (Enosis) doğrultusunda terör örgütü EOKA (Kıbrıs Mücadelesi Ulusal Örgütü) kuruldu.
- Türk Savunması: Kıbrıslı Türkler korunmak için sırasıyla Volkan ve ardından Türk Mukavemet Teşkilatını (TMT) kurdu.
- Kıbrıs Cumhuriyeti (1960): 1959 Zürih ve 1960 Londra Antlaşmaları ile garantör devletler (Türkiye, Yunanistan, İngiltere) güvencesinde kuruldu. İlk Cumhurbaşkanı Makarios, yardımcısı Dr. Fazıl Küçük oldu.
- Kanlı Noel ve Akritas Planı (1963): 24 Türk’ün şehit edilmesiyle Türkleri adadan silmeyi amaçlayan Akritas Planı devreye sokuldu.
- Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi: 28 Aralık 1967‘de Başkanlığını Dr. Fazıl Küçük, yardımcılığını Rauf Denktaş‘ın yaptığı yönetim ilan edildi.
- 15 Temmuz 1974 Darbesi: Makarios‘u deviren EOKA’cı Nikos Sampson, Kıbrıs Elen Cumhuriyeti‘ni ilan ederek Enosis‘i fiilen başlattı.
- Kıbrıs Barış Harekâtı (1974): Türkiye, Zürih ve Londra antlaşmalarındaki garantörlük hakkını kullanarak Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit‘in talimatıyla, “Ayşe tatile çıksın” parolasıyla 20 Temmuz‘da I., 14 Ağustos‘ta II. Barış Harekâtı’nı gerçekleştirdi. (Bu hamle Yunanistan‘daki cunta rejimini de yıkarak oraya demokrasi getirdi).
- KKTC’nin Kuruluşu: BM‘nin Rumları tek yasal hükümet tanıması üzerine 15 Kasım 1983‘te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi. İlk Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş oldu.
Ermeni Diasporası
- 1965 Etkinlikleri: Sözde soykırımın 50. yılı bahanesiyle “Büyük Ermenistan” ve tanınma talepleri organize hale geldi.
- ASALA Terör Örgütü: 1970’li yıllarda kurulan ASALA (Ermenistan’ın Kurtuluşu İçin Gizli Ermeni Ordusu), Türk diplomatlarını hedef aldı.
- 1973-1984 yılları arasında 34 Türk diplomatı ve görevlisi şehit edildi.
- 1983 Orly Olayı: Paris‘teki Orly havalimanı saldırısında Batılıların da ölmesiyle Batı kamuoyu ASALA‘ya desteğini çekti ve örgüt dağıldı.
- Ermenistan’ın Bağımsızlığı (1991): İlk tanıyan ülkelerden biri Türkiye olmasına rağmen diaspora Türkiye aleyhine politikalara devam etti.
- Karabağ İşgali (1993): Ermenistan‘ın Azerbaycan toprağı olan Dağlık Karabağ‘ı işgali, diasporanın gücünü artırdı.
- Parlamento Kararları: Ermeni diasporası 1965-2000 arası Uruguay, Kanada, Yunanistan, Arjantin, Fransa gibi ülkelere sözde soykırım iddialarını kabul ettirdi.
YUMUŞAMA DÖNEMİ’NDE TÜRKİYE’DE MEYDANA GELEN SİYASİ, SOSYOKÜLTÜREL VE EKONOMİK GELİŞMELER
Türkiye’de Göçler ve Türk Toplumuna Etkileri
- 1950 Sonrası Dönüşüm: Kara yolu taşımacılığına öncelik verilmesi, tarımda makineleşme ve sanayileşme hamleleri göçleri tetikledi.
- İç Göçler:
- Sebepler: Tarımda makineleşme (işsizlik), köy-kent arası gelir adaletsizliği, eğitim/sağlık imkanlarının cazibesi.
- Yönelim: Trabzon, Rize, Malatya gibi illerden; sanayinin yoğunlaştığı İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Sakarya gibi illere büyük göç dalgaları yaşandı.
- Sonuçlar: Gecekondu alanlarının büyümesi; altyapı, kanalizasyon, trafik ve eğitim yetersizlikleri gibi kronik kent sorunları ortaya çıktı.
- Dış Göçler (İşçi Göçü):
- Türkiye, Avrupa’nın iş gücü açığını kapatmak için ikili anlaşmalar imzaladı: Almanya (1961), Avusturya, Belçika, Hollanda (1964), Fransa (1965) ve İsveç (1967).
- Devletin Amacı: Giden işçilerin kalifiye eleman olarak ülkeye dönmesi ve döviz girdisi sağlamasıydı.
12 Mart Muhtırası ve 12 Eylül Darbesi
- Genel Durum (1960-1980): Hızlı kentleşme, sanayileşme, sol-sağ, laik-İslamcı, Alevi-Sünni gibi ideolojik ve inançsal fay hatları üzerinden toplumsal kutuplaşmalara sebep oldu.
- 12 Mart 1971 Muhtırası:
- Gelişimi: Sokak olayları, üniversite işgalleri, ekonomik krizler ve parti içi bölünmeler (AP içindeki 41’ler Grubu gibi) siyaseti kilitledi. 1970 Bütçesi geçmeyince Başbakan Süleyman Demirel istifa eşiğine geldi.
- Müdahale: Kuvvet komutanları, daha radikal bir askerî darbeyi önlemek gerekçesiyle 12 Mart 1971‘de hükûmete muhtıra verdi. Demirel istifa etti.
- Sonuçları: Nihat Erim ve Ferit Melen liderliğinde partiler üstü “teknokratlar hükümetleri” kuruldu ancak istikrar sağlanamadı. İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom‘un öldürülmesi, Kızıldere Olayı ve Deniz Gezmişlerin idamı gerilimi tırmandırdı. 1961 Anayasası‘ndaki özgürlükler kısıtlanarak devlet otoritesi güçlendirildi.
- 12 Eylül 1980 Darbesi:
- Gelişimi: 70’lerin sonunda kurulan koalisyon ve Milliyetçi Cephe Hükûmetleri krizi çözemedi. Ekonomik iflas (kuyruklar, karaborsa), artan anarşi, günde 20-30 kişinin öldüğü sokak çatışmaları ülkeyi yönetilemez hale getirdi.
- Müdahale: TSK, Bayrak Harekâtı koduyla 12 Eylül 1980‘de yönetime el koydu. Darbe bildirisini Millî Güvenlik Konseyi Başkanı Kenan Evren okudu.
- Sonuçları: Partiler kapatıldı, siyasi liderler tutuklandı (Hamzakoy ve Uzunada‘ya sürüldü). Hükümeti emekli amiral Bülent Ulusu kurdu, Kenan Evren Cumhurbaşkanı oldu.
- PKK Terörünün Başlaması: 15 Ağustos 1984‘te Eruh ve Şemdinli baskınlarıyla ayrılıkçı terör eylemleri başladı.
- Yeni Anayasa: Darbe yönetiminin hazırladığı 1982 Anayasası %92 evet oyuyla kabul edildi.
Televizyon Yayınlarının Türk Toplumuna Etkileri
- İlk Yayın: Türkiye’de ilk televizyon yayını 1952‘de İTÜ (İstanbul Teknik Üniversitesi) tarafından yapıldı.
- TRT Dönemi: Türkiye’nin ilk kurumsal ve düzenli yayını 1968‘de TRT (Türkiye Radyo Televizyon Kurumu) tarafından gerçekleştirildi.
- Canlı Yayın & Renkli TV: İlk uzun canlı yayın 1971 Akdeniz Oyunları‘nda yapıldı. 1984‘te ise tamamen renkli yayına geçildi.
1970-80 Yılları Arasında Türkiye’de Kültür ve Sanat
- Televizyonun yaygınlaşması, sinema sektörünü ekonomik krize soktu.
- Toplumsal karışıklıklar ve ideolojik kamplaşmalar edebiyat ve sinemaya politik söylem olarak yansıdı.
- Köyden kente göçüp tutunamayan, ekonomik zorluk çeken yığınların ruh halini yansıtan arabesk müzik bu dönemde yükselişe geçti.
1980’Lİ YILLARDA TÜRKİYE’DEKİ İÇ VE DIŞ GELİŞMELER
- Darbenin ardından 1983 Seçimleri‘ne izin verilen 3 partiden (MDP, HP, ANAP) Anavatan Partisi (ANAP) tek başına iktidar oldu. Başbakan Turgut Özal dönemi başladı.
Siyasi Yaşamın Liberalleşmesi
- Sivil yönetime geçiş yapan ANAP iktidarı, darbenin kalıntılarını temizlemeye ve dış izolasyonu kırmaya çalıştı.
- Siyasi Yasakların Kalkması: 1987 Referandumu ile 12 Eylül‘ün yasakladığı eski siyasi liderler politikaya geri döndü.
- ABD ile Yakınlaşma: İran İslam Devrimi (1979) ve SSCB‘nin Afganistan işgali Türkiye‘nin stratejik önemini artırdı. ABD Başkanı Reagan ile Turgut Özal‘ın liberal-muhafazakar vizyonları uyuştu, ihracat odaklı ilişkiler gelişti.
Türkiye’deki Ekonomik Gelişmeler
- 24 Ocak Kararları (1980): Türkiye‘yi dışa kapalı karma ekonomiden, küresel serbest piyasa ekonomisine entegre eden dönüm noktasıdır. Sıkı mali disiplin, zamlar ve ücretlerin dondurulmasıyla acı reçete uygulanmıştır. Döviz kuru serbestleşmiş, ihracat teşvik edilmiştir.
- Serbest Piyasa Ekonomisi: Devletin ekonomideki payı küçültülmüş, bireysel girişimcilik teşvik edilmiştir. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) kurulmuştur.
- İhracat-İthalat Politikası: Dışa açılma sayesinde Türkiye, 1984 yılında ihracat artış hızında dünyada birinci sıraya yükselmiştir. Yabancı sermaye ülkeye davet edilmiştir.
- Özelleştirme ve Vergi Reformu: KİT‘lerin (Kamu İktisadi Teşebbüsleri) özelleştirilmesi resmi devlet politikası haline geldi. Kayıt dışı ekonomiyi engellemek için 1985‘te Katma Değer Vergisi (KDV) uygulaması başlatıldı.
Ertuğrul Fırkateyni Olayından Günümüze Türk-Japon İlişkileri
- Ertuğrul Fırkateyni Faciası (1890): Sultan II. Abdülhamit‘in Japon İmparatoru Meiji‘ye gönderdiği fırkateyn, dönüş yolunda Kuşimoto açıklarında batmış, 532 denizcimiz şehit olmuştur. Japonların yardımları tarihi dostluğun temelini attı.
- Diplomatik ve Ticari Antlaşmalar: 1929 buhranı döneminde ilk ticaret antlaşması, 1930‘da Türk-Japon Ticaret ve Denizcilik Antlaşması imzalandı. II. Dünya Savaşı sonrasında 1951 San Francisco Barış Antlaşması imzalandı.
- Karşılıklı Destek: Türkiye, 1956‘da Japonya‘nın BM‘ye üye olmasını destekledi. 2003 Japonya‘da, 2010 Türkiye‘de karşılıklı kültür yılları ilan edildi.
“Bu ders notlarının her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, ders notlarının tamamının veya bir kısmının www.tarihkursu.com sitesinin yazılı izni olmadan sosyal medyada ve internet ortamında paylaşılması, kopya edilmesi, fotoğrafının çekilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması, yayımlanması ya da kullanılması yasaktır. Bu yasağa uymayanlar gerekli cezai sorumluluğu peşinen kabullenmiş sayılır.”
Duyarlılığınız için teşekkür ederiz. İyi çalışmalar
Bir yanıt bırakın