İslamiyet Öncesi Türk Tarihi ders notu; Türk adının anlamı, Orta Asya kültür merkezleri, Türklerin ana yurdu, göçlerin neden ve sonuçları, Asya Hun Devleti, Kavimler Göçü, Kök Türkler, Uygurlar ve ilk Türk devletlerinde yönetim, toplum ve ekonomi gibi konuları içerir. KPSS tarih sınavına hazırlananlar için oluşturulan bu KPSS tarih ders notları, temel kavramları, devletleri ve kültür unsurlarını düzenli biçimde tekrar etmeye yardımcı olur. Online KPSS tarih ders notlarımız sayesinde KPSS, EKKPSS, MEB AGS ve ÖABT sınavlarına tam olarak hazırlanacaksınız. KPSS özet ders notları arayan memur adayları için bulunmaz bir tekrar kaynağıdır.
İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ
Türk Adının Anlamı
İlk olarak Avrasya’da görülen Türklerin adı, en eski tarihî kaynaklarda ve araştırmalarda farklı anlamlarda kullanılmıştır:
- Çin Kaynakları: “Miğfer”
- Uygur Belgeleri: “Güç, kuvvet ve olgunluk”
- Kaşgarlı Mahmut (Dîvânu Lugâti’t-Türk): “Olgunluk çağı”
- Danimarkalı Bilgin Wambery (19. Yüzyıl): “Türemek”
- Ziya Gökalp (İlk Türk Sosyoloğu): “Kanun ve nizam sahibi”
- İran (Arap/Fars) Kaynakları: “Güzel insan”
- Arap Seyyah İbn-i Fadlan: “Sibir”
- Tevrat: “Togarma”
Coğrafi Ad Olarak Türkiye
Türkiye sözcüğü, tarih boyunca farklı coğrafyalar için kullanılmıştır:
- VI. Yüzyıl: İlk olarak Bizans kaynaklarında Orta Asya için kullanılmıştır.
- IX. ve X. Yüzyıllar: Bizans kaynaklarında, Volga’dan Orta Avrupa’ya kadar uzanan saha için kullanılmıştır.
- XI.- XIII. Yüzyıllar: Mısır ve Suriye coğrafyası için kullanılmıştır. (Bölgede kurulan Memlûk Devleti’nin resmî adı ed-Devletü’t-Türkiyye idi).
- XII. Yüzyıl ve Sonrası: Anadolu, Türkiye olarak anılmaya başlanmıştır.
Orta Asya’da Kültür Merkezleri
Arkeologların Orta Asya’da yaptığı araştırmalar, MÖ 4000’lere dayanan kültür merkezlerini ortaya çıkarmıştır. Kurgan adı verilen mezarlardaki kalıntılar; o dönemdeki yaşam tarzı, beslenme, kıyafet, sanat ve araç-gereçler hakkında bilgi vermektedir.
- Anav Kültürü (MÖ 4000 – MÖ 1000):
- Aşkabat’ın güneydoğusundadır. Orta Asya’nın en eski kültür merkezidir.
- Bozkır kökenli Türklere ait olduğu düşünülür.
- Türk kültürünün en önemli unsuru olan “At” ilk kez bu kültürde görülmüştür.
- Kelteminar Kültürü (MÖ 3000):
- Aral Gölü çevresindedir. Yerleşik yaşam izleri görülür, balıkçılık ve avcılık ön plandadır.
- Afanasyevo Kültürü (MÖ 2500 – MÖ 1700):
- Türklere ait en eski kültür merkezidir.
- Altay-Sayan Dağları güneybatısında bulunur.
- Çakmaktaşı ok uçları, kemik iğneler, bakır eşyalar ve çömlekler bulunmuştur.
- Andronova Kültürü (MÖ 1700 – MÖ 1200):
- Yenisey dolaylarındadır. Afanasyevo’nun daha geniş alana yayılmış, gelişmiş hâlidir.
- Türklerin ataları tarafından meydana getirilmiştir. Tunç ve altın eşyalar ilk kez burada görülmüştür.
- Karasuk Kültürü (MÖ 1200 – MÖ 700):
- Adını Yenisey Irmağı’nın kolu olan Karasuk Nehri’nden alır.
- Demir madenini dünyanın pek çok bölgesinden daha erken işlemeye başlamışlardır.
- İskit kültürünü oluşturan “Atlı Göçebe” kültürünün Orta Asya’ya yayılmasını sağlamışlardır. Dört tekerlekli arabalar kullanmışlardır.
- Tagar Kültürü (MÖ 700 – MÖ 300):
- Orta Asya kültürlerinin en gelişmiş ve sentezlenmiş hâlidir. Günümüze en yakın olanıdır.
- Mensuplarına “Altaylılar” da denir.
- Tunç bıçaklar, ok uçları, hayvan tasvirleri (Hayvan Üslubu) ve otağ şeklinde ağaç evler önemli eserleridir.
Türklerin Ana Yurdu
Türklerin ilk anayurdu, “Türklerin yaşadığı ülke” anlamına gelen Orta Asya (Türkistan)‘dır.
- Sınırları: Doğuda Kingan Dağları ve Moğolistan; Batıda Hazar Denizi ve İtil Nehri; Güneyde Hindikuş ve Karanlık Dağları; Kuzeyde Kırgız ve Sibirya bozkırları.
- İklim ve Yaşam Tarzı: Sert karasal iklim ve geniş bozkırlar, Bozkır Kültürü’nü doğurmuştur. Sosyal ve ekonomik yapı buna göre şekillenerek Konargöçer yaşam tarzı (mevsimlere göre yaylak-kışlak arası yer değiştirme) benimsenmiştir.
- Geçim Kaynakları: Çadırlarda (Otağ) yaşayan Türklerin temel geçim kaynağı hayvancılıktır (at, sığır, koyun). Dokumacılık, madencilik ve sınırlı da olsa tarımla uğraşmışlardır (tahıldan un ve ekmek yapımı).
- Atın Önemi: Atı evcilleştiren ilk milletlerden olan Türkler, bu sayede çok geniş alanlara yayılma ve savaşlarda büyük hız kazanma imkânı bulmuşlardır.
- El Sanatları: Maden, toprak ve iplikten savaş aletleri, at koşum takımları, kilimler, tabaklar ve zırhlar yapmışlardır.
Göçleri
Tarih boyunca Türkler şu coğrafyalara göç etmişlerdir:
- Hunlar: (I. yy sonu – II. yy ortası) Orhun Bölgesinden Güney Kazakistan ve Türkistan’a.
- Ak Hunlar (Eftalitler): (350’ler) Afganistan ve Kuzey Hindistan’a.
- Hunlar: (375 ve sonrası) Güney Kazakistan ve Türkistan’dan Avrupa’ya (Kavimler Göçü).
- Ogurlar: (461-465) Güneybatı Sibirya’dan Güney Rusya’ya.
- Sabarlar: (V. yy ikinci yarısı) Aral Gölü kuzeyinden Kafkaslara.
- Avarlar: (VI. yy ortaları) Batı Türkistan’dan Orta Avrupa’ya.
- Bulgarlar: (668 sonrası) Karadeniz kuzeyinden Balkanlar ve Volga Nehri kıyılarına.
- Macarlar: (830 sonrası) Kafkasların kuzeyinden Orta Avrupa’ya.
- Uygurlar: (840 sonrası) Orhun Nehri’nden İç Asya’ya.
- Peçenek, Kuman (Kıpçak) ve Uzlar: (IX. – XI. yy) Hazar Denizi kuzeyinden Doğu Avrupa ve Balkanlara.
- Oğuzlar: (X. ve XI. yy) Orhun Bölgesinden Seyhun boylarına, Maveraünnehir üzerinden İran ve Anadolu’ya.
Göçlerin Sebepleri
- İklimsel Değişimler: Aşırı kuraklık, sert kışlar ve otlakların azalması.
- Ekonomik Sıkıntılar: Tarım alanlarının yetersizliği ve hayvancılığın zarar görmesi.
- Hastalıklar: Hayvanlar arasında görülen salgın hastalıklar (Yut hastalığı).
- Siyasi Baskılar: Dış baskılar (Çin, Moğol, Kitan tehdidi) ve Türk boylarının kendi aralarındaki siyasi ve silahlı mücadeleleri.
- Demografik: Hızlı nüfus artışına bağlı olarak kaynakların yetersiz kalması.
- Kültürel/İdeolojik: Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi (“Güneş bayrağımız, gökyüzü çadırımız”), yeni yurtlar kazanma fikri ve özgür/bağımsız yaşama (esareti reddetme) isteği.
Göçlerin Sonuçları
- Türk tarihi çok geniş bir alana yayıldığı için Türk tarihini bir bütün hâlinde (tek bir coğrafyada ve kronolojide) incelemek zorlaşmıştır.
- Farklı coğrafyalarda yeni Türk devletleri kurulmuştur.
- Türkler, “Boylar Federasyonu” şeklinde teşkilatlanmışlardır.
- Göçebe yaşam nedeniyle Toprak Mülkiyeti anlayışı gelişmemiş; bu sayede Avrupa’daki gibi Feodalite (Derebeylik) rejimi, kölelik ve sosyal sınıflaşma görülmemiştir.
- Zorlu yaşam şartları nedeniyle toplumsal dayanışma ve savaşçı özellikler gelişmiştir.
- Uzun süreli hapis cezaları uygulanamamış; Töre kuralları anında uygulanmıştır.
- Farklı din ve inançlarla etkileşime girilmiştir (Kültürel alışveriş yaşanmış, asimilasyon tehlikesi doğmuştur).
- Sözlü Edebiyat (Destan, Sav, Sagu, Koşuk) gelişmiş, yazılı hayat ve edebiyat ise göçebe yaşamdan ötürü gecikmiştir.
ORTA ASYA’DA KURULAN İLK TÜRK DEVLETLERİ
Asya Hun Devleti (MÖ 220 – MS 216)
- Özelliği: Tarihte bilinen ilk teşkilatlı Türk devleti ve Orta Asya tarihinin ilk büyük devletidir (Büyük Hun Devleti). “Hun”, halk/insan demektir.
- Merkez: Ötüken (Türklerin kutsal başkenti / Toprak Ana).
- Kurucu: Bilinen ilk kağan Teoman (Tuman)‘dır. Çin Seddi, bu dönemde Türk akınlarını durdurmak için inşa edilmiştir. Teoman, “Büyüklük/Genişlik” anlamına gelen Şan-yü veya Tan-hu unvanını kullanmıştır.
En Parlak Dönem: Mete Han Dönemi (MÖ 209 – MÖ 174)
- MÖ 209’da babası Teoman’ı tahttan indirerek başa geçmiştir. (Önemli Not: MÖ 209, günümüzde Türk Kara Kuvvetleri’nin kuruluş tarihi kabul edilir).
- Dağınık Türk boylarını tarihte ilk kez tek bayrak altında toplamış ve siyasi birliği sağlamıştır.
- Orduda Onlu Sistem’i (Tümen, Binbaşı, Yüzbaşı, Onbaşı) kurarak tarihteki ilk düzenli orduyu oluşturmuş ve dünya devletlerine model olmuştur. Ayrıca haberleşmeyi kolaylaştıran Islıklı Ok (Çavuş Oku) icadını yapmıştır.
- İpek Yolu’nun denetimini ele geçirerek devleti ekonomik olarak güçlendirmiştir.
- Çin’i mağlup edip vergiye bağlamış, ancak kalabalık Çin nüfusu içinde Türklerin asimile olmasını (millî benliğini kaybetmesini) önlemek için Çin topraklarına yerleşmemiş, sadece vergi almakla yetinmiştir.
- Çin ile imzalanan MÖ 318 Kuzey Şansi Antlaşması, Türk tarihinin bilinen ilk yazılı antlaşmasıdır.
- Yönetimde İkili Teşkilat’ı (Doğu-Batı) uygulamıştır. Doğu’da Hakan (Güneşin doğduğu yer olduğu için asıl merkez kutsal kabul edilir), Batı’da ise Yabgu unvanıyla hanedan üyesi (genelde kardeş) bulunurdu. Bu sistem yönetimi kolaylaştırsa da, devlet zayıfladığında iç savaşları ve parçalanmayı hızlandıran olumsuz bir etkiye sahipti.
Yıkılış Süreci:
- Mete Han’dan sonra gelen Ki-ok döneminde başlayan Çinli prenseslerle evlilikler, Çin entrikaları (Çinli hizmetkarların ajan faaliyetleri), boylar arası rekabet ve lüks tutkusu devleti içten içe zayıflattı.
- Hükümdar Ho-han-yeh Çin egemenliğine girmeyi teklif etti (MÖ 54). Kurultayda kardeşi Çi-çi bunu “utanç verici” (bağımsızlık karakterine aykırı) bularak kesin bir dille reddetti.
- Devlet Doğu (Ho-han-yeh) ve Batı (Çi-çi) olarak ikiye ayrıldı. Batı Hunları MÖ 36’da Çin tarafından yıkıldı.
- Doğu Hunları zamanla toparlansa da taht kavgalarıyla Kuzey-Güney olarak ikiye ayrıldı. Kuzey Hunları, Sienpilerin baskısıyla MS 155’te bölgeyi terk etti (Asya’da Hun siyasi varlığı fiilen bitti). Güney Hunları ise MS 216’da Çin tarafından yıkıldı.
- Edebiyat: Sav (atasözü), Sagu (ağıt) ve Koşuk (şiir) sözlü olarak çok gelişmiştir. Oğuz Kağan Destanı, Asya Hun Devleti’ne (Mete Han’a) aittir.
Kavimler Göçü (MS 375)
Asya Hun Devleti yıkıldıktan sonra Çin esareti altında yaşamak istemeyen Kuzey Hunları, Balamir önderliğinde batıya doğru harekete geçtiler. Hunların önlerine çıkan ve Romalıların “Barbar” dediği kavimleri (Ostrogotlar, Vizigotlar, Vandallar, Franklar vb.) Batı’ya (Avrupa’ya) doğru domino taşı etkisiyle sürüklemesine Kavimler Göçü denir.
Kavimler Göçü’nün Sonuçları:
- Roma İmparatorluğu sarsılmış, 395’te Doğu ve Batı Roma olarak ikiye ayrılmıştır. (Batı Roma 476’da yıkılmıştır).
- İlk Çağ sona ermiş, Orta Çağ başlamıştır.
- Kavimlerin birbiriyle kaynaşması sonucu günümüz Avrupa milletlerinin (İngiliz, İspanyol, Alman, Fransız vb.) temelleri atılmıştır.
- Merkezi krallıklar güç kaybetmiş, Avrupa’da toprağa dayalı Feodalite (Derebeylik) rejimi ortaya çıkmıştır.
- Avrupa’da Kilise ve Papalık güçlenmiş, bilimi, deneyi ve gözlemi reddeden, dogmatik Skolastik Düşünce egemen olmuştur.
- Avrupa’da kurulan ilk Türk devleti olan Avrupa Hun Devleti kurulmuş, Avrupalılar Türk kültürünü (pantolon giyimi, ceket, at eyeri, üzengi, konserve et, düzenli ordu sistemi) yakından tanımış ve kopyalamıştır.
Avrupa Hun Devleti (375 – 469)
- Kurucu ve Merkez: Balamir liderliğinde, Tuna boylarında merkez Macaristan (Pannonia) olmak üzere kurulmuştur. Avrupa’da kurulan ilk Türk devletidir.
- Uldız Dönemi: Balamir’den sonra başa geçmiştir (378).
- Hun dış politikasının değişmez ana hatlarını belirlemiştir: “Bizans’ı baskı altında tut, Batı Roma ile iyi geçin.”
- Tarihe geçen meşhur sözü: “Güneşin battığı yere kadar her yeri zapt edebilirim.”
- Anadolu’ya yönelik ilk Türk akınları (keşif amaçlı) bu dönemde yapılmıştır.
- Uldız’dan sonra devleti Karaton ve Rua yönetmiştir.
En Parlak Dönem: Attila Dönemi (Tanrı’nın Kırbacı)
- Rua’nın ölümüyle yeğeni Attila kardeşi Bleda ile birlikte başa geçmiştir. Daha sonra tek başına hâkim olmuştur.
- Avrupalılar, Hristiyanlık yolundan çıktıkları için Tanrı’nın kendilerini cezalandırmak amacıyla Attila’yı gönderdiklerine inanmışlar ve ona “Tanrı’nın Kırbacı (Kamçısı)” ve “Cesur Kavimlerin Efendisi” unvanlarını vermişlerdir.
- Almanların ünlü Nibelungen Destanı’na konu olmuş, bu destanda yardımsever ve adil hükümdar “Etzel“ adıyla anılmıştır.
Doğu Roma (Bizans) Politikası:
- Margos (Konstantia) Barışı (434):
- Bizans, Hunlara bağlı kavimlerle ittifak yapmayacak.
- Bizans, Hunlardan kaçanlara sığınma hakkı vermeyecek ve mültecileri iade edecek.
- Sınır kasabalarında ticari ilişkiler serbestçe sürecek.
- Bizans’ın ödediği yıllık vergi iki katına çıkarılacak. (Önem: Bizans, Hunların siyasi üstünlüğünü resmen kabul etmiştir).
- I. ve II. Balkan Seferleri & Anatolios Barışı (447):
- Bizans Margos’a uymayınca Attila sefere çıktı. Sonucunda en ağır şartlı Anatolios (Anatolyus) Barışı imzalandı.
- Bizans ağır bir savaş tazminatı ödeyecek.
- Ödenen yıllık vergi üç katına çıkarılacak.
- Bizans ordusu sınır bölgelerinden çekilecek.
Batı Roma Politikası:
- Doğu Roma’yı tamamen etkisiz hale getirip vergiye bağlayan Attila, yönünü Batı’ya çevirdi. Batı Roma imparatorunun kız kardeşi Honoria’nın evlilik teklifini (yüzüğünü) kabul ederek Roma topraklarının yarısını çeyiz olarak istedi.
- İsteği reddedilince iki büyük sefere çıktı:
- Galya Seferi (451): Romalılar ve Barbar kavimler ittifakıyla savaşıldı (Katalon Muharebesi), iki taraf da ağır kayıplar vermiş, savaşın kesin bir galibi olmamıştır. Attila ordusunu taktiksel olarak geri çekmiştir.
- Roma Seferi (452): Attila ordusuyla İtalya’ya girdi ve Roma’ya dayandı. Papa I. Leo’nun Hristiyan dünyası adına araya girip yalvarması, ordudaki salgın hastalıklar ve Sasani tehlikesi sebebiyle Roma’yı tahrip etmekten vazgeçerek geri döndü.
Yıkılış:
- Roma seferi dönüşünde Attila şüpheli bir şekilde (muhtemelen düğün gecesi zehirlenerek) hayatını kaybetmiştir.
- Yerine geçen oğulları İlek, Dengizik ve İrnek dönemlerinde devlet tutunamamış, boy isyanları ve Germen baskıları sonucu dağılma sürecine girerek yıkılmış ve Türk boyları Karadeniz’in kuzeyine geri dönmüştür (469).
I. Kök Türk Devleti (552 – 630)
- Kuruluş: Bumin Kağan önderliğinde, egemenliği altında yaşadıkları Avar Devleti’ne (Töles İsyanı ile) isyan edilip yıkılmasıyla kurulmuştur. Bumin Kağan İl Kağan unvanını almıştır.
- Başkent: Türkler için “Dünya’nın Merkezi” ve kutsal sayılan Ötüken’dir.
- Önemi: Tarihte “Türk” adını devlet adı olarak kullanan ilk Türk devletidir. Bu durum onların yüksek bir milliyetçi karaktere ve ulus bilincine sahip olduklarını gösterir.
- Yönetim Anlayışı (İkili Teşkilat): Bumin Kağan ülkenin doğusunu (merkez) yönetirken, batı kanadının yönetimini İstemi Yabgu’ya bırakmıştır.
- Dış Politika ve Ekonomi (İpek Yolu Diplomasisi): İpek Yolu’nun kontrolünü sağlamak için muazzam bir denge politikası izlenmiştir:
- Önce İran’daki Sasaniler ile ittifak kurup Akhunlar’ı yıkmışlardır (İpek Yolu’nun kontrolü ele geçmiştir).
- Sasaniler ipek ticaretini engelleyince, bu kez Bizans ile ittifak kurup Sasaniler’i zayıflatmışlardır. (Önemli: Tarihte Bizans’a gönderilen ilk Türk elçisi Maniah’tır. Bizans’ın gönderdiği elçi ise Zemarkhos’tur. Bu, Türk devletlerinin diplomatik ilişkiler kurduğunu gösterir).
- En Parlak Dönem: Mukan Kağan dönemidir.
- Yıkılış: Çin’in klasik böl-parçala-yönet entrikaları, taht kavgaları ve boy isyanları sonucu devlet 582’de Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmış, 630’da ise tamamen Çin esaretine (hâkimiyetine) girmiştir.
II. Kök Türk (Kutluk) Devleti (682 – 745)
- Kuruluş: 50 yıllık karanlık Çin esaretine (Kürşad ve Nişufu Ayaklanmaları gibi bağımsızlık isyanları sonrası) son veren Kutluk Kağan tarafından 682 yılında kurulmuştur.
- İlteriş Unvanı: Kutluk Kağan, dağınık Türk boylarını yeniden bir araya getirdiği için kendisine “devleti derleyen, toplayan” anlamına gelen “İlteriş” unvanı verilmiştir.
- Devletin Beyni: Ünlü vezir Tonyukuk, kuruluşta en büyük stratejisttir. “Apa Tarkan” unvanıyla tüm idari ve askeri planlamaları yapmıştır. Tarihe “Türklerin Bismark’ı”, Türk tarihinin ilk veziri ve bilinen ilk tarihçisi olarak geçmiştir.
- En Güçlü Dönem: Bilge Kağan dönemidir. Ülkeyi kardeşi Kültigin (ordu komutanı) ve ihtiyar vezir Tonyukuk ile büyük bir uyum içinde yönetmiş, devleti erişilmez bir imparatorluk haline getirmişlerdir.
- Yıkılış: Bilge Kağan’ın ölümünden sonra otorite boşluğu yaşanmış; devlete bağlı birer boy olan Karluk, Basmıl ve Uygurların birleşerek isyan etmesi sonucu yıkılmıştır.
Kök Türk Abideleri (Orhun Kitabeleri)
- Önemi: Türk tarihinin ve edebiyatının ilk yazılı belgeleridir. Atalarımızın sesini duyuran tarihi bir vasiyetnamedir (Siyasetname özelliği taşır).
- Alfabe: Türklerin kendilerine ait ilk milli alfabesi olan 38 harfli Kök Türk (Orhun) Alfabesi ile yazılmıştır. (Danimarkalı dilbilimci Wilhelm Thomsen tarafından çözülmüştür).
- Kimin Adına Dikildiler? Sırasıyla Vezir Tonyukuk (720), Kültigin (732) ve Bilge Kağan (735) adına dikilmişlerdir.
- Yazarları: Kültigin ve Bilge Kağan kitabelerini yeğenleri Yolluğ Tigin taşa kazımış; Tonyukuk kitabesini bizzat Tonyukuk’un kendisi dikmiştir.
- İçerik:
- Siyasi, sosyal ve ekonomik yaşam ile bağımsızlık mücadelesi anlatılır.
- Halkın ve devlet adamlarının karşılıklı görevleri vurgulanır (Sosyal Devlet anlayışı kanıtıdır: “Aç milleti doyurdum, çıplak milleti giydirdim”).
- Çin’in ipeğine, tatlı sözüne, asimilasyon politikalarına kanılmaması; dış tehlikelere karşı daima uyanık olunması öğütlenir.
- Günümüzdeki Durumu: Günümüzde Moğolistan sınırları içindedir. TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı) tarafından korumaya alınarak Orhun Müzesi haline getirilmiştir.
Uygur Devleti (745 – 840)
- Kuruluş: Kutluk Bilge Kül Kağan, II. Kök Türk Devleti’ni yıkarak devleti kurmuştur. Başkent Ötüken’den Karabalgasun’a (Ordu-balık) taşınmıştır.
- Siyasi Gelişmeler: Oğlu Moyen Çor döneminde (en parlak dönem) tüm boylar birleştirilmiş ve Çin’e akınlar yapılmıştır.
- Ek Bilgi: 751 Talas Savaşı’nda Çinlilere karşı Karluk Türkleri, Müslüman Arapları desteklemiş; Çin, Orta Asya’dan çekilmek zorunda kalmıştır. Bu boşluk Uygurların yükselişine zemin hazırlamıştır.
- Dini Değişim (Kırılma Noktası): Bögü Kağan döneminde Çin (Tibet) seferi dönüşü Mani dini (Maniheizm) resmi din olarak benimsenmiştir.
- Mani Dininin Etkileri (Sebep-Sonuç İlişkisi):
- Sebep: Mani dini hayvansal gıda tüketmeyi (et yemeyi) ve insan öldürmeyi (savaşmayı) kesinlikle yasaklayan bir dindir.
- Sonuç 1 (Olumsuz): Uygurlar göçebe kültürden koptukları için savaşçılık özelliklerini kaybetmiş ve askeri açıdan zayıflamışlardır.
- Sonuç 2 (Olumlu): Et yiyemedikleri için tarım yapmak zorunda kalmışlar ve yerleşik hayata geçen ilk Türk devleti olmuşlardır.
- Sosyal ve Kültürel Hayat:
- Çadırlardan vazgeçip etrafı surlarla çevrili şehirler (Balık), saraylar ve tapınaklar (Stupa) inşa ederek mimaride kalıcı eserler bırakan ilk Türkler olmuşlardır.
- Fresko (duvar resmi) ve Minyatür sanatında çok ilerlemişler; ilerideki Türk-İslam minyatür sanatına kaynak olmuşlardır.
- 18 harfli Uygur Alfabesi’ni (ikinci milli alfabe) oluşturup kullanmışlardır.
- Çinlilerden kâğıt ve hareketli matbaayı öğrenip kullanan ilk Türkler olmuşlar, eğitim ve kütüphanecilikte çağ atlamışlardır.
- Ekonomide ticari sözleşmeler yapmışlar, bankacılığın temelini atmışlar ve Çav adı verilen ilk kâğıt parayı kullanmışlardır.
- Tiyatro sanatının (Orta oyunu) ilk örneklerini vermişlerdir.
- Yıkılış: 840 yılında bir başka Türk boyu olan Kırgızlar tarafından Ötüken basılarak yıkılmışlardır. Ardından Turfan ve Kansu Uygurları olarak ikiye ayrılmışlardır.
Diğer Türk Devletleri ve Toplulukları
- Avarlar (Juan Juanlar): Asya Hun Devleti yıkıldıktan sonra Moğolistan’da kuruldular. Kök Türkler baskı yapınca batıya göç edip Bayan Han liderliğinde Orta Avrupa’da devlet kurdular. İstanbul’u kuşatan ilk Türk devletidir (Sasanilerle birleşip iki kez kuşattılar). Slavları ve Germenleri askerlik/yönetim alanında ve üzengi kullanımı konusunda etkilemişlerdir. Franklar yıkmıştır.
- Bulgarlar: Kafkaslardan Avrupa’ya göçen Türkler ile yerli halkın birleşmesiyle Han Kubrat önderliğinde Büyük Bulgar Devleti kuruldu. Hazarların baskısıyla yıkılınca ikiye ayrıldılar:
- İdil (Volga) Bulgarları: Ticaret ve İbn-i Fadlan’ın seyahati sayesinde İslamiyet’i (Almış Han zamanında) kabul ettiler. Doğu Avrupa’da Türk-İslam kültürünün ilk temsilcileri (ilk Müslüman Türk devleti) oldular.
- Tuna Bulgarları: Asparuh tarafından kuruldu, Boris Han döneminde Hristiyanlığı kabul edip Çar unvanını aldılar ve Slavlaşarak asimile oldular.
- Hazarlar (7-11. Yüzyıl): Kafkaslar ve Volga arasında yaşadılar. Sabirlerin devamıdırlar. Museviliği (Yahudiliği) kabul eden ilk ve tek Türk devletidir. Ülkelerinde dini hoşgörü hakimdi (Farklı dinlerden hâkimler kurulu vardı). Yaşadıkları bölgeye barış, ticaret ve adalet getirdikleri için bu döneme “Hazar Barış Çağı (Pax Khazaria)” denmiştir. Ücretli (paralı) askerlik sistemini kuran ilk Türklerdir. Belencer Savaşı ile İslam ordularını (Hz. Osman dönemi) durdurmuşlar, Kafkasların Araplaşmasını engellemişlerdir.
- Macarlar: Hristiyanlığı (Katoliklik) benimseyerek Türk kimliklerini kaybettiler. Balkanların Cermenleşmesini önlediler. Dünyada ilk Türkoloji Enstitüsünü (1870) kurmuşlardır.
- Peçenekler: Karadeniz’in kuzeyinde bozkır hayatı yaşadılar, bağımsız bir devlet kuramadılar. Bizans’ta paralı askerlik yaparken 1071 Malazgirt Savaşı’nda Uzlar ile birlikte taraf değiştirerek Alp Arslan’ın (Büyük Selçuklu) safına geçmiş ve savaşın kazanılmasını sağlamışlardır.
- Kıpçaklar (Kumanlar): Rusya’nın güneyini ele geçirip Karadeniz’in kuzeyine “Deşt-i Kıpçak” (Kıpçak Bozkırı) adını verdiler. Görünüş olarak en sarışın Türk boyudur. Rusların İgor Destanı’na ve Oğuzların Dede Korkut Hikayelerine konu olmuşlardır. Bıraktıkları en önemli eser iki dilli sözlük olan Codex Cumanicus’tur. Mısır’da kurulan Memlûk ve Eyyubi ordularının/yönetiminin temelini oluşturmuşlardır.
- Oğuzlar (Uzlar): Türklerin en kalabalık, tarihi en çok etkileyen ve en teşkilatlı boyudur. Önce Oğuz Yabgu Devleti’ni, İslamiyet’i kabul ettikten sonra da Büyük Selçuklu ve Osmanlı gibi büyük dünya imparatorluklarını kurdular. Avrupa’ya göçüp Hristiyan olanlarına Uz denir.
- Sabirler (Sibirler / Sapanlar): Ural-Altay arasına yerleştiler, Bizans ve Sasaniler ile savaştılar. Bugünkü Sibirya bölgesine adlarını vermişlerdir. Hazarların temelini oluşturmuşlardır. Balak Han döneminde Anadolu’ya akınlar yapmışlardır.
- Türgişler: Emeviler ile Haristan Savaşı’nı yaparak (Sulu Kağan dönemi) Arapların Orta Asya’da hâkimiyet kurmasını ve İslamiyet’in zorla yayılmasını engellediler. Kendi adlarına madeni parayı (Yarmak) bastıran ilk Türk devletidir (Baga Tarkan). Uygurlardan sonra yerleşik hayata geçen ikinci Türk topluluğudur.
- Kırgızlar: Uygurları yıkıp Ötüken’de devlet kurdular. Moğol (Cengiz Han) egemenliğine giren ilk Türk boyudurlar. Dünyanın en uzun destanı olan Manas Destanı ve ilk Türkçe mezar taşları olan Yenisey Yazıtları onlara aittir. Ölüyü yakma geleneği görülür.
- Karluklar: Kök Türklerin yıkılıp Uygurların kurulmasında rol oynadılar. 751 Talas Savaşı’nda Müslüman Arapları (Abbasileri) Çinlilere karşı destekleyerek İslamiyet’i topluca kabul eden ilk Türk boyu oldular. Daha sonra Orta Asya’da kurulan ilk Türk-İslam devleti olan Karahanlıların temelini attılar. Cengiz Han’a itaat eden ilk Müslüman Türk boyudur.
- Başkırtlar: Ural Dağları ve İdil çevresinde yaşamışlardır. Günümüzde merkezi Ufa olan Başkortostan’da yaşarlar.
- Sakalar (İskitler): Tarihte bilinen ilk Türk boyu/topluluğudur (Devlet teşkilatı yoktur). Madencilikte çok ileri gittikleri için “Bozkırın Kuyumcuları” olarak bilinirler. İlk kadın hükümdar Tomris Hatun bu boydadır. Kadın savaşçılara Amazon denilmiştir. Alper Tunga ve Şu destanları onlara aittir. Hayvan üslubunu sanatta ilk kullananlardır.
İlk Türk Devletlerinde Güç ve Yönetim Yapısı
- Kut İnancı: Hâkimiyetin kaynağı ilahidir. Devleti yönetme yetkisinin ve siyasi gücün Gök Tanrı tarafından hükümdara (ve onun kan yoluyla ailesine) verildiğine inanılır. Bu inanç merkezi otoriteyi güçlendirse de, kan bağı olan herkesin tahtta hak iddia etmesine (Tat Kavgalarına) neden olmuştur.
- Ülüş ve Küç: Tanrının devlete ekonomik bolluk vermesine Ülüş (Pay), askeri donanım ve yetenek vermesine Küç (Güç) denir.
- Unvanlar: Hükümdarlar Kağan, Hakan, Han, Yabgu, İlteriş, İdikut, Şanyü, Tanhu gibi unvanlar kullanır.
- Hükümdarlık Sembolleri (Alameti) ise; Otağ (çadır), Örgin (taht), Tuğ (sancak), Nevbet (davul), Kur (kemer) ve Yargu‘dur (yargıçlık). Hutbe okutmak İslam öncesinde yoktur!
- Hatun (Katun): Hükümdarın resmî eşidir. Devlet yönetiminde söz sahibidir, elçileri ağırlar, naip olarak devleti yönetebilir ve kurultaya katılır (Eski Türklerde kadına verilen önemi ve siyasi hakları gösterir).
- Kurultay (Toy / Kengeş): Devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı meclistir.
- Üyelerine Toygun denir (Kağan, Hatun, hanedan üyeleri, boy beyleri).
- Yılda genellikle üç kez toplanır. Son söz Kağan’a ait olduğu için genellikle “Danışma Meclisi” niteliğindedir. (Ancak kağanı seçme ve görevden alma yetkisi demokratik özelliğini de gösterir).
- Sosyal Devlet Anlayışı: “Devlet halk için vardır.” Açların doyurulması, çıplakların giydirilmesi, halkın refahının sağlanması esastır (Orhun Abidelerinde sıkça vurgulanır).
- İkili Teşkilat: Eski Türklerde “Ülke toprakları hanedan üyelerinin ortak malıdır” anlayışı (Kut sistemi) sonucu devletin Doğu-Batı (veya Sağ-Sol) olarak idari bakımdan ikiye ayrılarak yönetilmesidir. Federatif bir yapıdır.
- Merkez ve kutsal bölge daima Doğu’dur, asıl Kağan (Güneşin doğduğu yer) burada oturur.
- Batı’da ise asıl kağana bağlı olarak Yabgu unvanıyla hanedan üyesi görev yapar. (Bu durum Türk devletlerinin çok çabuk parçalanmasına sebep olmuştur).
- Devlet Görevlileri: Hükümet başkanı (Vezir/Başbakan) Aygucı veya Üge unvanı taşır. Hükümete (Bakanlar Kurulu) Ayukı, bakanlara ise Buyruk denir. Sivil yöneticilere Apa, vergi tahsildarlarına Ağılığı/Tudun, elçilere Yalvaç denir.
- Töre: Toplumsal hayatı düzenleyen, kuşaktan kuşağa aktarılan yazılı olmayan hukuk kurallarıdır. Kağan dahil herkes töreye uymak zorundadır (Hukukun üstünlüğü ilkesini gösterir). Törenin değişmez kuralları: Köni (Adalet), Uzluk (İyilik), Tüzlük (Eşitlik) ve Kişilik (İnsanlık)’tir.
İlk Türk Devletlerinde Ekonomik ve Sosyal Hayat
- Toplumsal Hiyerarşi: Toplum birbiri içine geçmiş idari yapılar halindeydi. Sıralama küçükten büyüğe şöyledir:
- Oguş (Aile)
- Urug (Sülale / Aileler Birliği)
- Boy / Bod (Sülaleler Birliği)
- Budun (Millet / Boylar Birliği)
- İl / El (Devlet)
- Sınıfsız Toplum: Türklerde göçebe yaşamdan ötürü toprak mülkiyeti (feodalite) olmadığı için aristokratik sınıf farklılıkları, ayrıcalıklı zümreler ve kölelik kesinlikle yoktur. Toplumda tam bir eşitlik hâkimdir.
- Aile ve Kadın: Tek eşli (monogami) evlilik yaygındır. Düğünlere Törün denir. Kadın sosyal ve siyasal hayatta erkekle eşit haklara sahiptir.
- Yaşam Tarzı: Sert karasal iklim ve bozkır coğrafyası nedeniyle Konargöçer (Yarı Göçebe) bir hayat sürülmüştür. Yazın yaylaklara, kışın korunaklı kışlaklara göç edilmiştir.
- Ekonomi: Temel geçim kaynağı hayvancılık (özellikle at ve koyun), dericilik, maden işçiliği ve dokumacılıktır. İpek Yolu ve Kürk Yolu’na hâkim olunduğu dönemlerde canlı bir transit ticaret yapılmıştır. (Paraya Kamdu/Böz/Kuanpoyu denmiştir).
- Askeri Yapı (Ordu-Millet Anlayışı): Hazar devleti hariç ücretli askerlik yoktur. Ordu tamamen süvarilerden (atlılardan) oluşur. Vatan savunması herkesin görevi olduğundan kadın-erkek eli silah tutan herkes asker sayılmıştır. Mete Han’ın bulduğu Onlu Sistem temel dayanaktır. En önemli savaş taktikleri Turan Taktiği (Hilal/Sahte Ricat/Kurt Kapanı) taktiğidir.
- Bozkır İcatları (Savaş Teçhizatları): At üzerinde rahat hareket edebilmek ve savaşabilmek için tarihte ilk defa pantolon, ceket, deri kemer, çizme (potin) kullanmışlar; at için eyer ve biniciyi sabitleyen üzengiyi ile uzun süre tok tutan konserve eti (pastırma) icat etmişlerdir.
- Bilim / Takvim: Tarım ve göç zamanlarını kesin belirlemek için gökyüzünü astronomik olarak incelemişler ve güneşi yılı esaslı (1 yıl=365 gün) On İki Hayvanlı Türk Takvimi’ni icat etmişlerdir. (Her yıla bir hayvan adı verilir).
- Din ve İnanış: Temel ve en yaygın din tek tanrılı Gök Tanrı inancıdır.
- Ahiret inancı (Ölümden sonra yaşam) kesin olarak vardır. Bu nedenle ölen kişi ahirette kullanması için kıymetli eşyaları ve atıyla birlikte Kurgan adı verilen oda şeklindeki mezarlara gömülmüştür.
- Mezarın etrafına kişinin yaşarken öldürdüğü düşman (ahirette ona hizmet edeceğine inanılan asker) sayısı kadar Balbal (bengü taş / mezar taşı) dikilmiştir. Bu heykeller Türk heykel sanatının ilk örnekleridir.
- Ölülerin arkasından yapılan cenaze törenlerine Yuğ, bu törenlerde okunan ağıtlara Sagu denir.
- Cennete Uçmağ, cehenneme ise Tamu adı verilir.
- Din adamlarına Şaman, Kam veya Baksı denir. Ancak din adamlarının siyasi ve toplumsal bir ayrıcalığı yoktur (Ruhban sınıfı oluşmamıştır).
- Totemizm (Ongun): Bazı hayvanların veya bitkilerin kutsal sayılmasıdır (Kurt, Kartal vs.).
Devlet / Topluluk | Destanın Adı | Özelliği |
|---|---|---|
İskitler (Sakalar) | Alper Tunga ve Şu Destanları | İran-Turan savaşlarını, İskit hakanının kahramanlıklarını ve Büyük İskender ile mücadeleyi anlatır. |
Asya Hun Devleti | Oğuz Kağan Destanı | Mete Han’ın hayatını, devleti kuruşunu, boyları birleştirmesini ve ülkesini oğulları arasında paylaştırmasını anlatır. |
Kök Türk Devleti | Bozkurt ve Ergenekon Destanı | Türklerin dişi bir kurttan (Asena) türeyişi ve demir dağı eriterek (Nevruz) Ergenekon’dan çıkışlarını anlatır. |
Uygur Devleti | Türeyiş ve Göç Destanı | Erkek bir kurttan türeyiş ve kutsal taşın (Yada Taşı) Çinlilere verilmesi sonucu yaşanan kıtlık, kuraklık ve mecburi göçü anlatır. |
Kırgızlar | Manas Destanı | Kırgızların gayrimüslimlerle mücadelesini anlatır. Dünyanın en uzun destanıdır. |
Bir yanıt bırakın