Türk-İslam Tarihi | İlk Müslüman Türk Devletleri KPSS Tarih Ders Notları

Türk-İslam Tarihi ve İlk Müslüman Türk Devletleri ders notunda Türklerin İslamiyet’i kabulü, Talas Savaşı, Karahanlılar, Gazneliler, Büyük Selçuklu Devleti, Türk devlet yapısındaki değişimler ve geçiş dönemi eserleri gibi konular yer alır. KPSS tarih sınavı için hazırlanan bu KPSS tarih ders notları, devletleri, hükümdarları, kurumları ve kültürel eserleri karşılaştırmalı biçimde çalışmayı kolaylaştırır. Online KPSS tarih ders notları sizleri KPSS, EKPSS, MEB AGS ve ÖABT sınavlarına tam olarak hazırlayacaktır. KPSS özet ders notları arayanlar buraya.

TÜRK-İSLAM TARİHİ:

TÜRKLERİN İSLAMİYET’İ KABULÜ

İlk Temas

  • Türkler ile Müslüman Araplar arasındaki ilk temas, Hz. Ömer zamanında, 642 Nihavend Savaşı’ndan sonra (VII. yüzyıl ortalarında) başlamıştır.

Mücadele Devresi (661-750)

  • İran’da kurulan Sasani Devleti’nin yıkılmasının ardından başa geçen Emeviler Dönemi‘nde şiddetli savaşlar yaşanmıştır.
  • Kafkasya’da Hazarlar ve Maveraünnehir Bölgesi’nde Türgişler ile yapılan bu savaşlar, Türk-Arap ilişkilerinde Mücadele Devresi olarak adlandırılır.

İslamiyet’in Gecikme Sebebi

  • Emevilerin haksız vergi almaları ve Arap olmayanları dışlayan Mevali anlayışı (Arap milliyetçiliği politikası) nedeniyle, bu dönemde Türklerin İslamiyet’i kabulü küçük gruplarla sınırlı kalmıştır.

Dostane İlişkiler Devresi

  • Emevilerin ardından yönetime Abbasiler gelmiştir.
  • Abbasilerin etnik köken ayrımı yapmayıp devlet görevlerini yetenek ve becerilere göre dağıtması (Ümmetçilik politikası) ve ihtilal sürecinde İranlılarla birlikte Türklerin de Abbasileri desteklemesi ilişkileri yumuşatmıştır.
  • Bu ılımlı yaklaşım 751 Talas Savaşı ile büyük bir ivme kazanarak Dostane İlişkiler Devresini başlatmıştır.

Talas Savaşı (751)

  • Sebep: Orta Asya’da Kök Türk Devleti yıkılınca bir otorite boşluğu doğmuştur. Bu boşluktan faydalanarak Batı Türkistan’ı ele geçirmek isteyen Çinliler ile Abbasiler karşı karşıya gelmiştir.
  • Gelişme: Abbasiler, Çin’e karşı Türklerle (Karluklar) ittifak kurmuş ve Türklerin desteğiyle büyük bir zafer kazanmıştır.
  • Sonuç: Batı Türkistan Çin egemenliğine girmekten kurtulmuş, Türk-İslam tarihi başlamıştır. Araplar ve Türkler arasındaki dostluk sayesinde Türkler İslam dinini yakından tanıma fırsatı bulmuştur.
  • Kültürel Etki: Müslümanlar; kâğıt, matbaa, barut ve pusula gibi buluşları Çinlilerden öğrenerek bu icatların dünyaya yayılmasına aracılık etmişlerdir.

Önemli Notlar

  • İslamiyet’i kabul eden ilk Türk boyu Karluklar‘dır.
  • Avrupa’da kurulan ilk Türk-İslam devleti İdil (Volga) Bulgarları‘dır. (922 yılında Almış Han döneminde, İbn Fadlan‘ın seyahati sonrasında resmen kabul etmişlerdir.)
  • Orta Asya’da kurulan ilk Türk-İslam devleti Karahanlılar‘dır.

İLK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLERİ

1. Karahanlı Devleti (840-1212)

  • Kuruluş: Ana yurtta (Orta Asya) kurulan ilk Türk-İslam Devleti’dir. 840 yılında Karluk, Yağma, Çiğil ve Tuhsi boylarının birleşmesiyle kurulmuştur.
  • Yönetim: Devletin merkezi Balasagun, bilinen ilk hükümdarı ise Bilge Kül Kadir Han’dır.
  • İslamiyet’e Geçiş: Satuk Buğra Han, İslamiyet’i kabul eden ilk Karahanlı hükümdarıdır. Müslüman olduktan sonra Abdülkerim adını almış, İslamiyet’i yayma mücadelelerinden dolayı El-Mücahit ve El-Gazi unvanlarıyla anılmıştır.
  • Kültürel ve Sosyal Başarılar:
  • Türk-İslam kültürünün temelini atmış, ilk eserleri vermişlerdir.
  • Türkçeyi resmî dil olarak kullanmışlardır (Millî benliklerini koruduklarının en net göstergesidir).
  • Eğitime önem vererek ilk medreseyi (Semerkant Medresesi) kurmuşlardır.
  • Ticari hayatı canlandırmak için Ribat adı verilen ilk kervansarayları inşa etmişlerdir.
  • Sosyal devlet anlayışının bir göstergesi olarak Bimarhane adı verilen ilk hastaneleri kurmuşlardır.
  • Yıkılış: Yusuf Kadir Han’ın vefatından sonra taht kavgaları başlamış, devlet 1042‘de Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmıştır. Doğu Karahanlı Devleti’ni 1211’de Karahitaylar, Batı Karahanlıları ise 1212‘de Harzemşahlar yıkmıştır.

2. Gazneli Devleti (963-1187)

  • Kuruluş: Samanilerin Türk komutanlarından Alp Tegin tarafından 963 yılında, başkenti Gazne olmak üzere Horasan, Afganistan ve Kuzey Hindistan’da kurulmuştur.
  • En Parlak Dönem: 997’de tahta geçen Gazneli Mahmut, devlete en parlak yıllarını yaşatmıştır.
  • Hindistan Seferleri: Gazneli Mahmut, Hindistan üzerine 17 sefer düzenleyerek İslamiyet’in bu coğrafyada (bugünkü Pakistan ve Bangladeş’in temelleri) yayılmasını sağlamıştır.
  • Unvan ve Onur: Abbasi halifesini Şii Büveyhoğulları baskısından kurtardığı için Halife tarafından Gazneli Mahmut’a Sultan unvanı verilmiştir. Tarihte Sultan unvanını kullanan ilk Türk hükümdarı Gazneli Mahmut‘tur.
  • Askerî Sistem: Türk-İslam devletlerinde ilk kez devşirme temelli Gulam sistemi uygulanmıştır.
  • Kültür ve Bilim:
  • Ünlü yazar Firdevsi, Şehnâme adlı eserini Gazneli Mahmut‘a sunmuştur. (Bu eserde İskit-Pers savaşları anlatılır, Alp Er Tunga eserde Afrasiyab olarak geçer.)
  • Tarihçi Utbi, Tarih-i Yemin adlı kitabında Gazne tarihini anlatmıştır.
  • Kültürel çeşitlilikten dolayı; Bilim dili Arapça, Edebiyat dili Farsça, Saray dili ise Türkçe olmuştur.
  • Zayıflama ve Yıkılış: Sultan Mesut Dönemi’nde Selçuklularla yapılan 1040 Dandanakan Savaşı kaybedilmiş ve Gazneliler Hindistan’a çekilmek zorunda kalmıştır. Zayıflama sürecine giren devlet, 1187‘de Gurlar tarafından Hüsrev Melik’in esir edilmesiyle yıkılmıştır.

İSLAMİYET’İN TÜRK DEVLET YAPISINA ETKİLERİ

  • Köprü Görevi: İlk Türk-İslam devletleri olan Karahanlılar ve Gazneliler, İslami dönem devlet teşkilatının gelişmesinde ve Büyük Selçuklulara aktarılmasında köprü vazifesi görmüştür.
  • Devlet Anlayışı: Eski Türklerde barış ve devlet anlamına gelen İl kelimesinin yerini, İslamiyet’le birlikte Devlet ve Mülk kelimeleri almıştır.
  • Kut Anlayışındaki Değişim: Yönetme yetkisinin Gök Tanrı‘dan geldiğine inanılan Kut anlayışı, İslamiyet’le birlikte “Allah’ın nasibi veya takdiri” olarak yorumlanmıştır. Hükümdarın gücünün kaynağı yine ilahidir.
  • Zıllullah İnancı: Hükümdarlar ve halifeler, Allah’ın yeryüzündeki gölgesi (Zıllullah) olarak kabul edilmiş, bu durum Türklerin İslamiyet’i benimsemesini kolaylaştırmıştır. Kut sahibi hükümdar, halkın refahını sağlamak zorundadır; aksi takdirde Allah katında sorumlu tutulacağına inanılır.
  • Hükümdar Unvanları:
  • Karahanlılarda: Hakan yerine Arslan Han, Yabgu yerine Buğra Han, Şad yerine İlig Han kullanılmıştır.
  • Gaznelilerde: Emir ve Sultan gibi İslami unvanlar kullanılmıştır.
  • Hükümdarlık Sembolleri (Alametleri):
  • İslami isim ve lakaplar alma (Örn: Satuk Buğra Han).
  • Hükümdarlığın halife tarafından onaylanması (Menşur alma).
  • Halifenin hükümdara hediye ettiği özel elbiseler (Hilat giyme).
  • Ülkede halife ve hükümdar adına Hutbe okutulması.
  • Basılan paraların (Sikke) üzerinde halifenin isminin yazılması.
  • Tıraz: Hükümdarın ad ve lakaplarının yazılı olduğu özel süslemeli giysiler.
  • Tevki / Tuğra: Resmî belgelerde kullanılan hükümdar mührü.
  • Nevbet: Saray önünde, namaz vakitlerinde ve savaşlarda çalınan bando/müzik.
  • Çetr: Hükümdarın başı üstünde tutulan, ipek ve kadifeden yapılmış saltanat şemsiyesi.
  • Değerli taşlardan yapılmış taht ve taçlar.
  • Devlet Yönetimi (Divan ve Vezirlik): Hükümdardan sonra en yetkili kişi Vezir‘dir. Karahanlı vezirleri Türkçe Yuğruş unvanını kullanırken, İran kökenli Gazneli vezirler Hâce unvanını kullanmıştır.
  • Karahanlılar: Devlet işlerinin görüşüldüğü büyük divana Meclis-i Âli denirdi.
  • Gazneliler: Mali ve idari işlerden sorumlu Divan-ı Vezaret bulunurdu.
  • Hukuk Sistemi: Hukuk iki ana unsura ayrılmıştır:
  • Şeri Hukuk: Dinle ilgili davalardır. Başında Kadı bulunur.
  • Örfi Hukuk: Geleneklerden beslenen devlet davalarıdır. Başında Emir-i Dâd bulunur. Ayrıca Karahanlı ve Gazneli hükümdarları, ağır siyasi suçların yargılandığı Divan-ı Mezalim (Örfi Yüksek Mahkeme) başkanlığını yapmıştır.
  • Ordu Teşkilatı:
  • Karahanlı Ordusu: Saray muhafızları, hassa ordusu (ücretli), hanedan/vali kuvvetleri ve Türk boyları kuvvetleri olmak üzere 4 ana birimden oluşur. Tamamı Türklerden oluştuğu için millî bir karakter taşır.
  • Gazne Ordusu: Gulamlar (devşirme saray muhafızları), eyalet kuvvetleri, Türkmenler ile ücretli/gönüllü birliklerden oluşur. Çok uluslu bir yapıdadır.

TÜRK İSLAM DÜNYASINDAKİ İLK EDEBİ ESERLER (GEÇİŞ DÖNEMİ ESERLERİ)

1. Kutadgu Bilig (Mutluluk Veren Bilgi)

  • Türk-İslam edebiyatının günümüze ulaşan ilk eseridir.
  • Yusuf Has Hacip tarafından 1070’te, Doğu Karahanlı Hükümdarı Uluğ Kara Buğra Han’a (Tabgaç Buğra Han) sunulmuştur.
  • İdeal bir Türk devlet anlayışını anlatan bir siyasetname ve nasihatname özelliğindedir. Hakaniye lehçesiyle, aruz vezni ve mesnevi tarzında yazılmıştır.
  • Eserde dört önemli esas kişileştirilerek konuşturulmuştur: Adalet (Kün Togdı), Devlet/Saadet (Ay Toldı), Akıl (Ögdülmiş) ve Akıbet/Kanaat (Odgurmış).

2. Dîvânu Lugâti’t-Türk

  • Türk tarihinin ilk sözlüğü ve ansiklopedisidir.
  • Kaşgarlı Mahmut tarafından bütün Türk dünyası gezilerek hazırlanmış ve 1077 yılında Abbasi Halifesi Muktedi Billah’a sunulmuştur.
  • Amacı: Araplara Türkçe öğretmek, Türk milletinin yüceliğini ve Türkçenin zenginliğini göstermektir.
  • İçerisinde sadece kelimeler değil; Türklerin coğrafyası, örf ve âdetleri, sporları ve mutfağı hakkında ansiklopedik bilgiler ile ilk Türk dünyası haritası bulunur.

3. Atabetü’l-Hakâyık (Gerçeklerin Eşiği)

  • XII. yüzyılda Edip Ahmet Yükneki tarafından manzum olarak yazılmıştır.
  • İçerik yönüyle Kutadgu Bilig’in devamı niteliğindedir.
  • İçerisinde ayetler ve hadisler barındıran, dini ve ahlaki eğitimi amaçlayan bir nasihatnamedir. Türklerin ilme verdiği değere sıkça vurgu yapar.

4. Divân-ı Hikmet

  • Türk tasavvuf tarihinin ilk edebî eseridir.
  • İlk Türk mutasavvıfı Hoca Ahmet Yesevî’nin, hikmet adı verilen şiirlerinin toplanmasıyla oluşmuştur. Hakaniye lehçesiyle, hece vezniyle dörtlükler hâlinde yazılmıştır.
  • Hz. Peygamber’in yaşamı, dervişlik ve güzel ahlak gibi konuları işler.
  • İslamiyet’in Türkistan, Balkanlar ve Anadolu’da yayılmasının temelini oluşturmuş, müritlere yol gösterici olmuştur.

BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ (1040-1157)

  • Köken: Selçuklular, Oğuzların Üçok kolunun Kınık boyundandır. Oğuzlar, X. yüzyılda Sirderya ile Hazar Denizi doğusunda yaşamaktaydı.
  • İslamiyet’e Geçiş: Bölgedeki Müslüman gruplarla kurulan temaslar ve Samanoğulları Şehzadesi Ebu İbrahim’in Oğuz yabgusu ile yaptığı anlaşmalar sonucu Oğuzlar arasında İslamiyet yayılmıştır. Müslümanlığı kabul eden Oğuzlara Türkmen adı verilmiştir.
  • Bağımsızlık Yolculuğu: Oğuz Yabgu Devleti’nde subaşı olan Selçuk Bey, yabgu ile ters düşünce Cend şehrine gelmiş ve boyuyla birlikte İslamiyet’i kabul etmiştir. Ancak Samanoğulları, Karahanlılar ve Gazneliler gibi 3 dev devlet arasında sıkışıp kalmıştır.
  • Anadolu’ya Yöneliş: Selçuk Bey‘in torunları döneminde artan Türkmen nüfusuna yurt bulmak elzem olmuştur. Çağrı Bey, 1015-1021 yılları arasında Anadolu’ya keşif seferleri düzenlemiş ve kardeşi Tuğrul Bey‘e Anadolu’yu hedef göstermiştir.
  • Gaznelilerle Mücadele ve Kuruluş: Selçuklular, Gaznelileri 1035 Nesâ ve 1038 Serahs savaşlarında mağlup etmiştir.
  • Dandanakan Savaşı (1040): Gazneli Sultan Mesud ile yapılan bu savaş kesin bir Selçuklu zaferiyle sonuçlanmıştır. Tuğrul Bey sultan ilan edilmiş, başkent 1043‘te Rey şehrine taşınarak devletin kuruluşu resmen tamamlanmış ve batı yönlü fetih politikası benimsenmiştir.
  • Pasinler Muharebesi (18 Eylül 1048): İbrahim Yınal ve Kutalmış komutasındaki Selçuklu ordusu, Erzurum Pasinler Ovası‘nda Gürcü/Ermeni destekli Bizans kuvvetlerini (Liparitis komutasında) kesin bir bozguna uğratmıştır.
  • Önemi: Bizans ile Büyük Selçuklu orduları arasındaki ilk büyük ve resmî savaştır. Bu zafer, Malazgirt öncesi Anadolu’ya Türkmen akınlarını kolaylaştırmıştır.
  • Malazgirt Muharebesi (26 Ağustos 1071):
  • Sultan Alparslan komutasındaki Selçuklu ordusu, Turan taktiğini (Hilal Taktiği) başarıyla uygulamıştır.
  • Savaş esnasında Bizans ordusunda paralı askerlik yapan Türk asıllı boyların (Uzlar ve Peçenekler) Selçuklu saflarına geçmesi zaferi getirmiştir.
  • Tarihte ilk defa bir Bizans imparatoru (Romen Diyojen), bir Türk hükümdarına esir düşmüştür.
  • Sonuçları: Anadolu’nun kapıları Türklere tamamen açılmış, Anadolu Türk yurdu olmaya başlamıştır (Yurtaçan Savaşı). Türkiye Tarihi başlamış, Anadolu’da Birinci Beylikler Dönemi kurulmuş ve paniğe kapılan Bizans’ın Papa’dan yardım istemesiyle Haçlı Seferleri başlamıştır.
  • En Parlak Dönem: 1072‘de tahta geçen Sultan Melikşah Dönemi, devletin sınırlarının doğuda Orta Asya’dan batıda Marmara’ya kadar genişlediği, devletin siyasi, askerî ve ekonomik zirvesidir.
  • Yıkılış Süreci: Melikşah’tan sonra zayıflayan devlet, Sultan Sencer Dönemi’nde 1141 Katvan Savaşı‘nda Karahitaylara yenilerek yıkılış sürecine girmiş ve Sencer’in 1157‘de ölümüyle tarih sahnesinden çekilmiştir. (Yıkılışta; Oğuz İsyanları, Batınilik faaliyetleri, taht kavgaları ve Atabeylerin bağımsızlık çalışmaları da etkili olmuştur.)

Nizâmülmülk

  • Alparslan ve Melikşah dönemlerinin efsanevi veziridir. Devletin en parlak dönemini yaşamasında mimar rolü oynamıştır.
  • Kendi adını taşıyan, dönemin ilk modern üniversitesi sayılan Nizamiye Medreselerini kurmuştur (İslami ilimler ve pozitif bilimler bir arada okutulmuştur. Amacı: Şii/Batıni propagandalarına karşı Sünni İslam’ı savunmak ve devlet memuru yetiştirmektir).
  • Devlet yönetimi hakkında tavsiyeler içeren ünlü Siyasetname adlı eseri yazmıştır.

Büyük Selçuklu Devleti’nin Yıkılmasıyla Ortaya Çıkan Siyasi Yapılar

Kurulan Yeni Devletler:

  • Irak Selçukluları (1118-1194)
  • Kirman Selçukluları (1048-1187)
  • Suriye Selçukluları (1078-1117)
  • Türkiye (Anadolu) Selçukluları (1075-1308)

Kurulan Atabeylikler:

  • Şam Atabeyliği (Böriler) (1104-1154)
  • Musul ve Halep Atabeyliği (Zengiler) (1127-1233)
  • Azerbaycan Atabeyliği (İldenizliler) (1148-1225)
  • Fars Atabeyliği (Salgurlular) (1148-1286)

Atabeylik Sistemi Nedir? Selçuklularda eyaletlere tecrübe kazanması için gönderilen şehzadelere (Melik) eşlik eden, onları eğiten deneyimli devlet adamlarına Atabey denir. Ancak merkezi otorite zayıfladığında, bu atabeylerin bulundukları bölgelerde bağımsızlıklarını ilan etmeleri devlete büyük zarar vermiştir.

BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ’NDE YÖNETİM VE TOPLUM YAPISI

Hükümdar ve Egemenlik Anlayışı

  • Ülke Hanedanın Ortak Malıdır: İslamiyet’ten önceki Türk devlet geleneği olan bu anlayış Büyük Selçuklu Devleti’nde de aynen devam etmiştir.
  • Mutlak Otorite ve Sınırları: Devletin tek temsilcisi Sultan‘dır. Sultan her hususta mutlak hâkimdir; ancak bu gücü töre ve yasaya aykırı olmamak şartıyla geçerlidir. Hükümdar hiçbir zaman kutsal ve sorumsuz kabul edilmemiştir.
  • Kut İnancı: İlk Türk devletlerindeki kut anlayışı sürdürülmüştür. Hükümdarın emretme yetkisini doğrudan Allah’tan aldığına ve Allah adına hüküm sürdüğüne inanılmıştır.
  • Hükümdarın Görevleri: Sultan, halkın itaatine karşılık onların huzur ve güvenini sağlamakla yükümlüdür. Sultanın yayınladığı fermanlar kanun niteliğindedir ve halk bunlara uymak zorundadır.
  • Hükümdarlık Alametleri (Sembolleri): Sultan adına para bastırılır, fermanlara tuğrası çekilir ve ülkenin her tarafında adına hutbe okutulurdu. Savaş ve gezilerde başının üstünde çetr (saltanat şemsiyesi) tutulmuş, namaz vakitlerinde nevbet (bando/mızıka) çalınmıştır.

Devlet Teşkilatı ve Saray Yönetimi

  • En üstte sultanın bulunduğu Selçuklu devlet teşkilatı; saray, hükûmet, adliye ve ordu olmak üzere dört ana unsurdan oluşur.
  • Saray: Hükümdar, ailesi ve maiyeti (yakın çevresi) ile birlikte burada yaşar. Saray hem hükümdarın şahsına bağlıdır hem de devletin yönetildiği ana merkezdir.
  • Saray Görevlileri: Çaşnigir (yiyeceklerden sorumlu), Candar (saray muhafızı), Camedar (elbiselerden sorumlu) gibi görevliler bulunur.
  • Hâcibü’l-Hüccâb: Saray teşkilatında çalışanların başında olan ve onları denetleyen en yetkili kişidir.

Hükümet ve Divanlar

  • Büyük Divan (Divan-ı Saltanat): Bütün devlet işlerinin yürütüldüğü ana kurumdur. Başında Vezir bulunur. Vezir, sultandan sonraki en büyük görevli ve onun mutlak vekilidir.
  • Büyük Divan’a Bağlı Dört Alt Divan:
  • Divan-ı İnşa (Tuğra): Devletin iç ve dış yazışmalarını yapar.
  • Divan-ı İstifa: Bütün mali işlerden (ekonomi) sorumludur.
  • Divan-ı İşraf: Mali ve idari işleri teftiş eder (denetler).
  • Divan-ı Arz: Devletin askerî işleriyle (ordunun ihtiyaçları, maaşları) ilgilenir.
  • Büyük Divan’a Bağlı Olmayan Diğer Divanlar:
  • Divan-ı Berid: Posta ve haberleşmeden (istihbarat) sorumludur.
  • Divan-ı Mezalim: Ağır siyasi suçların ve üst düzey adalet işlerinin görüşüldüğü, sultanın bizzat başkanlık ettiği yüksek mahkemedir.
  • Divan-ı Hatun: Sultanın eşinin (Hatun) emrinde hizmet veren divandır.

Adalet Teşkilatı Selçuklu hukuk sistemi Şeri ve Örfi olmak üzere ikiye ayrılır:

  • Şeri Hukuk: İslam hukukuna dayalıdır. Davalara Kadılar bakar. Kadıların başındaki kişiye Kadiü’l-Kudat denir ve bizzat Sultan tarafından tayin edilir.
  • Örfi Hukuk: Türk gelenek ve göreneklerine dayalıdır. Davalara Emir-i Dad bakar (Günümüzün Adalet Bakanı statüsündedir, gerektiğinde tutuklamalar yapabilir). Asayişi bozanlar ve kanunlara itaat etmeyenler bu mahkemede yargılanır.

Ordu Teşkilatı

  • Özellikle Sultan Melikşah Dönemi’nde Orta Çağ’ın en büyük askerî gücü hâline gelmiştir.
  • Ordunun Bölümleri:
  • Gulaman-ı Saray: Devletin ve hükümdarın dayandığı, doğrudan saraya bağlı başlıca askerî kuvvettir.
  • Hassa Ordusu: Sipahilerden (atlı askerler) oluşan ve her an sefere çıkmaya hazır özel kuvvettir.
  • İkta Askerleri: İkta sistemi sayesinde toprak sahiplerinin devlete yetiştirmek zorunda olduğu askerlerdir (Ordunun en kalabalık ve masrafsız kısmıdır).
  • Diğerleri: Bağlı devlet askerleri, gönüllüler, ücretliler ve Türkmen kuvvetleri.
  • Silahlar: Ordunun büyük kısmı süvarilerden (atlı) oluşur. Savaşlarda ok, yay, kılıç, kalkan, mızrak ve hançer gibi hafif silahlar; kale kuşatmalarında ise arrade (hafif taşlar atan silah) ve mancınık gibi ağır kuşatma silahları kullanılmıştır.

BÜYÜK SELÇUKLU KÜLTÜR VE MEDENİYETİ

Eğitim ve İlim Hayatı

  • Düşünce ve ilim alanındaki ilk sistemli çalışmalar medreselerin açılmasıyla başlamıştır. Medreselerle birlikte kütüphanelere de büyük önem verilmiştir.
  • Nizamiye Medresesi: Ünlü vezir Nizâmülmülk tarafından Bağdat’ta inşa ettirilmiştir ve dönemin en önemli eğitim kurumudur.
  • Eğitim İçeriği ve Dili: Fıkıh, kelam, hadis, tefsir gibi dinî ilimler ile tıp, matematik, astronomi, geometri, fizik, kimya gibi pozitif ilimler bir arada okutulmuştur. Eğitim dili Arapçadır.
  • Medrese hocalarına Müderris denmiştir. Nizamiye Medresesi’nin en ünlü baş müderrisi Gazalî‘dir.

Önemli Bilim İnsanları ve Çalışmaları

  • Ömer Hayyam: Mantık, matematik ve astronomi dehasıdır. El Cebr (Cebir) adlı eserinde ikinci ve üçüncü dereceden denklemlerin çözümlerini göstermiş; ayrıca Celali Takvimi‘ni hazırlayan heyete başkanlık etmiştir.
  • Hazini: Ünlü matematik ve astronomi âlimidir. Zicü’l Muteber adlı eseri yazmıştır.
  • Diğer Önemli İsimler: Beyhakî (matematikçi), İsfahanî (tarihçi), Curcanî (dil bilimci).
  • Tıp İlmi: Tuğrul Bey’in emri ile Vezir el-Kündüri tarafından desteklenen Bağdat’taki Adûdî Hastanesi, İslam âleminin en büyük tıp merkezlerinden biri olmuştur.
  • Din Âlimleri:
  • Kelam: Gazalî ve İsferâyinî
  • Hadis: Vâsıtî
  • Fıkıh: Ebu İshak Şirazî ve Cüveynî
  • Tefsir: Vâhidî
  • Tasavvuf: Muhammed Ensarî

Edebiyat ve Sanat

  • Dil Politikası: Resmî işlerde ve edebiyatta Farsça, medrese eğitiminde Arapça, ordu ve halk arasında ise Türkçe kullanılmıştır (Bu durum Türkçenin gelişimini yavaşlatmıştır).
  • Önemli Edebiyatçılar: Şair ve yazar Şirazlı Sadi (Bostan ve Gülistan adlı eserleriyle) ve Ömer Hayyam (felsefi Rubaileriyle) bu coğrafyanın/dönemin en tanınmış isimleridir.
  • Mimari Gelişmeler:
  • En önemli eserler camilerdir. En meşhuru, yapımına Sultan Melikşah zamanında başlanan başkent İsfahan’daki Mescid-i Cuma‘dır.
  • Kümbet Mimarisi: Selçukluların İslam mimarisine kazandırdığı, eski Türk çadırlarına benzeyen anıt mezarlardır.
  • Önemli Kümbet/Türbeler: Sultan Sencer Türbesi, İmam Gazalî Türbesi ve Radkan Kümbeti.

MISIR’DA KURULAN TÜRK-İSLAM DEVLETLERİ

(Sırasıyla ezberlemek için TEMA şifresi kullanılabilir: Tolunoğulları – İhşidiler (Akşitler) – Eyyubiler – Memlûklular)

1. Tolunoğulları Devleti (868-905)

  • Kurucu: Abbasilerin Mısır valisi (naibi) olan Tolunoğlu Ahmed tarafından Abbasi otoritesinin zayıflamasından yararlanılarak kurulmuştur (Bu tür devletlere Tevaif-i Mülük denir).
  • Önemi: Mısır’da kurulan İLK Müslüman Türk devletidir.
  • En Parlak Dönem: Tolunoğlu Ahmed‘in oğlu Humâreveyh dönemidir.
  • Yıkılışı: Taht kavgaları sonucu zayıflamış ve 905 yılında Abbasi ordusu tarafından yıkılmıştır.
  • Mimari: Tulûniyye Camisi, Mısır’da Türk usulü inşa edilen ilk camidir ve bölgedeki minare geleneğini başlatan eserdir. Ayrıca halka ücretsiz hizmet veren “Maristan” adlı hastaneler kurmuşlardır.

2. İhşîdîler (Akşitler) (935-969)

  • Kurucu: Muhammed b. Tuğç. İhşîd kelimesi kendisine verilen “prens/kral/nur yüzlü” unvanından gelir.
  • Önemi: Mısır ve Suriye’de hâkimiyet kurmuşlardır. Türkler İLK KEZ bu dönemde kutsal topraklar olan Hicaz bölgesi üzerinde hakimiyet kurmuştur.
  • Yıkılışı: 969 yılında Şii Fatımiler Fustat’a (Kahire) girerek bu devlete son vermiştir.
  • Önemli Not (YKS/KPSS Vurgusu): Tolunoğulları ve İhşîdîlerin siyasi ömürlerinin kısa olmasının en temel sebebi; yöneticilerinin ve ordusunun Türk, yönetilen halkın ise Arap olmasıdır (Devlet-millet kaynaşması sağlanamamıştır).

3. Eyyubiler (1174-1250)

  • Kurucu: Selahaddin Eyyubi. Nureddin Zengi‘nin teşvikiyle Şii Fatımi rejimini Mısır’da yıkmış ve 1171‘de Abbasiler adına hutbe okutarak Sünni otoriteyi sağlamıştır. 1174‘te Suriye’ye de hâkim olmuştur.
  • Hıttin Savaşı (3-4 Temmuz 1187): Selahaddin Eyyubi komutasındaki İslam ordusu, Haçlıları büyük bir yenilgiye uğratarak Kudüs’ü fethetmiş ve Haçlı işgalinden kurtarmıştır.
  • Sonuç: Bu büyük zafer, Avrupa’da paniğe yol açmış ve III. Haçlı Seferi’nin düzenlenmesine sebep olmuştur. Selahaddin Eyyubi bu seferde de İslam dünyasını başarıyla savunmuştur.

4. Memlûklular (Kölemenler) (1250-1517)

  • Kurucu: Eyyubi ordusundaki Türk asıllı azatlı (kölelikten gelme) emirler tarafından kurulan devletin ilk hükümdarı Aybek‘tir.
  • Yönetim Anlayışı (Sınavlarda Çok Sorulur): Tam bir askerî oligarşi kurmuşlardır. Diğer Türk devletlerinden farklı olarak hükümdarlık babadan oğula (saltanat) geçmezdi. Güçlü olan her emir (komutan) sultan olma hakkına sahipti.
  • Aynicâlut Savaşı (1260) ve Elbistan Savaşı: Sultan Kutuz komutasındaki Memlûk ordusu, dünyayı titreten yenilmez Moğolları mağlup ederek İslam dünyasını büyük bir yıkımdan kurtarmış ve Suriye’yi ele geçirmişlerdir. Memlûklar, dönemin en büyük devleti haline gelmiştir.
  • Hilafetin Koruyuculuğu: Moğol İlhanlıların 1258’de Abbasi Devleti’ni yıkması üzerine Memlûk Sultanı I. Baybars, 1261 yılında Abbasi ailesinden birini Kahire’de halife ilan ederek hilafeti diriltmiş ve tüm İslam dünyası üzerinde nüfuz sahibi olmuştur.
  • Yıkılışı: Moğollar ve Haçlılar karşısında dik duran bu güçlü devlet, Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi (Mercidabık ve Ridaniye Savaşları) sonucunda 1517’de yıkılmıştır.

10. VE 13. YÜZYILLARDA KURULMUŞ DİĞER ÖNEMLİ DEVLETLER

Akkoyunlular

  • En Önemli Hükümdar: Uzun Hasan. Avrupa’da Fatih Sultan Mehmet’ten (“Büyük Türk”) ayırt edilmek için kendisine Küçük Türk denilmiştir.
  • Kültür: Kuran-ı Kerim’i Türkçe’ye çevirmişler ve Dede Korkut Hikâyelerini yazılı hale getirmişlerdir. Eski Türk inancı olan Balbal dikme geleneğini İslami dönemde de sürdürmüşlerdir.
  • Siyasi Olaylar: 1402 Ankara Savaşı’ndan sonra Doğu Anadolu’da güçlenerek Osmanlı’ya büyük rakip olmuşlardır.
  • Yıkılışı: 1473 Otlukbeli Savaşı’nda Fatih Sultan Mehmet‘e yenilmeleri yıkılış sürecini başlatmış, Safeviler tarafından yıkılmışlardır.
  • Bilim: Dönemin en büyük astronomi ve matematik dehası Ali Kuşçu, önce Akkoyunlularda görev yapmış, elçi olarak gittiği İstanbul’da Fatih’in daveti üzerine Osmanlı Devleti’ne hizmet etmeye başlamıştır.

Karakoyunlular

  • Doğu Anadolu ve Azerbaycan çevresinde kurulan devlete Akkoyunlular son vermiştir.

Safevi Devleti

  • Şah İsmail tarafından İran’da kurulan Şii karakterli bir Türk devletidir.
  • Anadolu’daki Şii propagandaları sebebiyle Osmanlı ile çatışmışlar ve 1514 Çaldıran Savaşı‘nda Yavuz Sultan Selim‘e yenilmişlerdir.

Harzemşahlar

  • Harezm bölgesinde kurulmuş ve ismini buradan almıştır.
  • Kendilerini Büyük Selçuklu Devleti’nin doğrudan varisçisi (mirasçısı) olarak görmüşlerdir.
  • 1230 Yassıçemen Savaşı‘nda Anadolu (Türkiye) Selçuklu Devleti‘ne yenilerek zayıflamış ve Moğollar tarafından yıkılmışlardır.
  • Tarihe geçen büyük felaket olan Otrar Faciası‘nı Moğollar yüzünden yaşamışlardır.

Timur Devleti

  • Siyasi Etkileri:
  • 1402 Ankara Savaşı’nda Osmanlı’yı yenerek devleti Fetret Devri‘ne sokmuşlardır.
  • Karadeniz’in kuzeyinde bulunan büyük Türk devleti Altın Orda Devleti‘ni yıkarak, gelecekteki en büyük tehdit olan Rusların güneye (Karadeniz ve Kafkaslara) inmesine zemin hazırlamışlardır.
  • Bilim ve Kültür: Bu dönem tam bir Rönesans’tır. Uluğ Bey (hükümdar ve astronom), Hüseyin Baykara, Ali Kuşçu ve Kadızade-i Rumi gibi dâhiler yetişmiştir.
  • Ali Şir Nevai: Çağatay Türkçesi’nin en büyük şairidir. Yazdığı Muhakemetü’l-Lugateyn adlı eşsiz eserinde Türkçe’nin Farsça’dan daha üstün ve zengin bir dil olduğunu ispatlamaya çalışmıştır.

Moğol İmparatorluğu

  • Kurucusu Cengiz Han’dır. Kendisi ölmeden önce, eski bozkır geleneğine uyarak ülkeyi oğulları ve torunları arasında paylaştırmıştır.
  • Moğol Devleti parçalanarak dört büyük devlete ayrılmıştır:
  • Altın Orda Devleti: Karadeniz’in kuzeyi (Timur yıktı).
  • Kubilay Hanlığı: Çin’de kurulmuş ve zamanla Çinlileşerek asimile olmuştur. Ünlü seyyah Marco Polo burada yıllarca memurluk yapmıştır. (İslamiyet’i kabul etmeyen tek koldur).
  • İlhanlı Devleti: İran merkezli kurulmuş, 1258’te Bağdat’ı işgal edip Abbasilere son vermiştir. Ayrıca Hasan Sabbah‘ın kurduğu yıkıcı tarikat olan Batıniliği (Alamut Kalesi’ni) de ortadan kaldırmışlardır. Anadolu Selçuklu Devleti’ni Kösedağ Savaşı’nda yenmişlerdir.
  • Çağatay Hanlığı: Orta Asya bölgesinde kurulmuştur.

Babür İmparatorluğu

  • 1526’da Babür Şah tarafından Hindistan’da kurulan Türk-İslam devletidir.
  • Edebiyat: Babür Şah, kendi yaşamını, seferlerini ve coğrafyayı anlattığı ünlü Vekayi (Babürname) adlı anı eserini yazmıştır.
  • Mimari: Babür hükümdarı Şah Cihan, vefat eden çok sevdiği eşi Mümtaz Mahal (Ercümend Banu) adına Hindistan’ın Agra kentinde dünyanın yedi harikasından biri olan Tac Mahal’i yaptırmıştır.
  • Yıkılışı: Hindistan’ı sömürgeleştiren İngiltere tarafından 1858’de resmen yıkılmıştır.

“Bu ders notlarının her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, ders notlarının tamamının veya bir kısmının www.tarihkursu.com sitesinin yazılı izni olmadan sosyal medyada ve internet ortamında paylaşılması, kopya edilmesi, fotoğrafının çekilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması, yayımlanması ya da kullanılması yasaktır. Bu yasağa uymayanlar gerekli cezai sorumluluğu peşinen kabullenmiş sayılır.”

Duyarlılığınız için teşekkür ederiz. İyi çalışmalar

1 geri izleme / bildirim

  1. KPSS Tarih Ders Notları | Tüm Konular MEB Uyumlu - tarihkursu.com

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*