TÜRKİSTAN’DAN TÜRKİYE’YE Türklerde Devlet ve Ordu Teşkilatı | 10. Sınıf Maarif Model Tarih Ders Notu

10. sınıf ders notları

Sınıf: 10. Sınıf Tarih

1.Ünite: TÜRKİSTAN’DAN TÜRKİYE’YE (1040-1299)

Öğrenme Çıktısı: TÜRKİSTAN’DAN TÜRKİYE’YE Türklerde Devlet ve Ordu Teşkilatı

TÜRKİSTAN’DAN TÜRKİYE’YE Türklerde Devlet ve Ordu Teşkilatı

Bu 10. sınıf tarih ders notu, “TÜRKİSTAN’DAN TÜRKİYE’YE Türklerde Devlet ve Ordu Teşkilatı” öğrenme çıktısını Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda daha düzenli çalışmana yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Notlarda MÖ 220-MS 1550 yılları arasında kurulan Türk devletleri, Türk-İslam Devletleri ve Osmanlı Devleti başlıklarını belgedeki sırayla inceleyebilirsin. Maddeler, tablolar ve dikkat kutuları; kavramları karşılaştırmanı, olaylar arasındaki ilişkileri görmeni ve önemli ayrıntıları tekrar etmeni kolaylaştıracak biçimde düzenlenmiştir. İçindekiler alanını kullanarak istediğin bölüme hızlıca geçebilir, okuma ilerleme çubuğuyla çalışmanı takip edebilir ve yazdırma düğmesiyle notu kâğıda aktarabilirsin. Bu içerik, belgeye sadık kalınarak hazırlanmış bir Maarif Model tarih ders notudur; konu anlatımını adım adım okumak, tablo bilgilerini gözden geçirmek ve ders öncesi ya da sonrası tekrar yapmak için kullanabilirsin.

MÖ 220-MS 1550 yılları arasında kurulan Türk devletleri

Asya Hun Devleti

Avrupa Hun Devleti

MÖ 220 – MS 216 arasında varlık göstermiştir.
Kurucusu Teoman; en parlak dönemi Mete Han’dır.
Orta Asya’da Sibirya’dan Hazar Denizi’ne kadar uzanan hâkimiyet alanı oluşmuştur.
Tarihte bilinen ilk Türk devletidir.
Mete Han onlu sistemi düzenlemiş ve Çin’i vergiye bağlamıştır.
Mete Han’dan sonra bölünmeler ve iç karışıklıklar yaşanmıştır.

375-469 yılları arasında varlık göstermiştir.
Balamir tarafından kurulmuş; en parlak dönem Attila zamanıdır.
Bugünkü Macaristan çevresinde etkili olmuştur.
Asya Hunlarının batıya ilerleyen kolları tarafından kurulmuştur.
Attila, Doğu ve Batı Roma’ya karşı başarılı mücadeleler vermiştir.
Attila’nın 453’te ölümünden sonra zayıflamıştır.

ÖSYM DİKKAT Kut, yönetme yetkisinin Gök Tanrı tarafından verildiği inancıdır; ülkenin hanedanın ortak malı sayılması taht mücadelelerine yol açabilmiştir.

Göktürk Devleti

Uygur Devleti

552-745 yılları arasında varlık göstermiştir.
Bumin Kağan tarafından Ötüken merkezli kurulmuştur.
Türk adıyla kurulan ilk devlettir.
Bumin Kağan doğuyu, İstemi Yabgu batıyı yönetmiştir.
630’da yıkılınca Türkler yaklaşık 50 yıl Çin esaretinde kalmıştır.
682’de Kutluk Kağan II. Göktürk Devleti’ni kurmuştur.

744-840 yılları arasında varlık göstermiştir.
Kutluk Bilge Kül Kağan tarafından Karabalgasun merkezli kurulmuştur.
Moyen-Çor Dönemi’nde güçlenmiştir.
Bögü Kağan zamanında Maniheizm kabul edilmiştir.
Maniheizm yerleşik yaşamı hızlandırmıştır.
840’ta Kırgızlar tarafından yıkılmıştır.

Türk-İslam Devletleri

Karahanlı Devleti

Tolunoğulları

840-1212 yılları arasında varlık göstermiştir.
Bilge Kül Kadir Han tarafından Türkistan’da kurulmuştur.
Türkistan’daki ilk Müslüman Türk devletidir.
Karluk, Yağma, Çiğil ve Tuhsi boyları tarafından kurulmuştur.
Satuk Buğra Han, İslamiyet’i kabul eden ilk Karahanlı hükümdarıdır.
1042’de doğu-batı olarak ikiye ayrılmıştır.

868-905 yılları arasında Mısır’da hüküm sürmüştür.
Ahmed bin Tolun tarafından kurulmuştur.
Mısır’da kurulan ilk Müslüman Türk devletidir.
Abbasi Devleti’ndeki istikrarsızlıktan yararlanarak bağımsız olmuştur.
En parlak dönemini Humâreveyh zamanında yaşamıştır.
İç karışıklıklar sonucunda Abbasi ordusu tarafından yıkılmıştır.

Akşitler / İhşidiler

Gazneli Devleti

935-969 yılları arasında Mısır’da hüküm sürmüştür.
Muhammed bin Tuğç tarafından kurulmuştur.
Mısır’da hâkimiyet kuran ikinci Türk devletidir.
Devletin adı kurucuya verilen “İhşid” unvanından gelir.
Türkler bu dönemde Hicaz’da ilk kez hâkimiyet kurmuştur.
969’da Fatımiler tarafından yıkılmıştır.

963-1187 yılları arasında varlık göstermiştir.
Alp Tegin tarafından kurulmuştur; en önemli hükümdarı Gazneli Mahmud’dur.
Gazne merkezli; Horasan, Afganistan ve Kuzey Hindistan’da etkili olmuştur.
Gazneli Mahmud Hindistan’a 17 sefer yapmıştır.
1040 Dandanakan Savaşı’nda Selçuklulara yenilmiştir.
1187’de Gurlular tarafından yıkılmıştır.

Büyük Selçuklu Devleti

Türkiye Selçuklu Devleti

1040-1157 yılları arasında varlık göstermiştir.
Selçuk Bey hanedanın atasıdır; Tuğrul ve Çağrı Beyler kuruluşta etkilidir.
Horasan ve İran çevresinde hüküm sürmüştür.
1040 Dandanakan Savaşı ile devlet resmen kurulmuştur.
Alp Arslan, 1071 Malazgirt Zaferi ile Anadolu’nun kapılarını Türklere açmıştır.
Melikşah Dönemi’nde en geniş sınırlara ulaşmıştır.

1075-1308 yılları arasında varlık göstermiştir.
Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından kurulmuştur.
Önce İznik, sonra Konya merkez olmuştur.
I. Kılıç Arslan Dönemi’nde Haçlı Seferleri başlamıştır.
1176 Miryokefalon Savaşı ile Anadolu’daki Türk hâkimiyeti kesinleşmiştir.
1243 Kösedağ Savaşı’ndan sonra dağılma sürecine girmiştir.

Harzemşahlar

Eyyubiler

1097-1231 yılları arasında varlık göstermiştir.
Anuş Teginler hanedanı tarafından Harezm merkezli kurulmuştur.
Maveraünnehir, İran ve Azerbaycan çevresinde etkili olmuştur.
Büyük Selçuklu valiliğinden doğan bir devlettir.
En önemli hükümdarlarından biri Celaleddin Harzemşah’tır.
1230 Yassı Çemen Savaşı’ndan sonra kısa sürede yıkılmıştır.

1174-1250 arasında merkezî Mısır kolu öne çıkmıştır.
Selahaddin Eyyubi tarafından Mısır’da kurulmuştur.
Selahaddin Eyyubi, Fatımi hâkimiyetine son vermiştir.
1187 Hıttin Savaşı ile Haçlılar yenilmiştir.
Kudüs fethedilmiştir.
Mısır’daki hâkimiyet Memlükler tarafından sona erdirilmiştir.

Moğol İmparatorluğu

Altın Orda Hanlığı

1206’dan itibaren Cengiz Han öne çıkmıştır.
Orta Asya merkezli geniş bozkır imparatorluğudur.
Cengiz Han, 1206’da Moğol kabilelerinin kağanı seçilmiştir.
Dünya tarihinin en geniş kara imparatorluklarından biri kurulmuştur.
Cengiz Han hayattayken ülkeyi oğulları arasında paylaştırmıştır.

1241-1502 yılları arasında varlık göstermiştir.
Batu Han tarafından Karadeniz’in kuzeyinde kurulmuştur.
Cengiz Han’ın torunu Batu Han tarafından kurulmuştur.
Berke Han Dönemi’nde İslamiyet kabul edilmiştir.
Toktamış Han’ın Emir Timur’la mücadelesi devleti zayıflatmıştır.
Parçalanma sonrası yeni hanlıklar ortaya çıkmış, Moskova Knezliği güçlenmiştir.

Memlükler

İlhanlı Devleti

1250-1517 yılları arasında Mısır’da hüküm sürmüştür.
Aybek tarafından kurulmuştur.
Eyyubi ordusundaki Türk komutanlar tarafından kurulmuştur.
1260 Ayn Câlût Savaşı’nda Moğolları yenmişlerdir.
Sultan Baybars, Abbasi halifeliğini Mısır’da himaye etmiştir.
1517’de Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi sonucunda yıkılmıştır.

1256-1353 yılları arasında Tebriz / İran merkezli varlık göstermiştir.
Hülagu Han tarafından kurulmuştur.
Moğol İmparatorluğu’nun parçalanmasıyla ortaya çıkmıştır.
1243 Kösedağ Savaşı sonrası Türkiye Selçukluları üzerinde etkili olmuştur.
1258’de Bağdat’ı alarak Abbasi Devleti’ne son vermiştir.
1260 Ayn Câlût Savaşı’nda Memlüklere yenilmiştir.

Osmanlı Devleti

  • Osmanlı Devleti, 1299-1922 arasında Söğüt ve Domaniç çevresinde Osman Bey liderliğinde devletleşmiştir.
  • Osmanlı Devleti, XV. yüzyılda İstanbul’un fethiyle dünya devleti hâline gelmiştir.

Timurlular

  • Timurlular, 1370-1507 arasında Emir Timur tarafından Maveraünnehir’de kurulmuştur.
  • Timurlular; Altın Orda, Memlük ve Osmanlılarla mücadele etmiş, 1402 Ankara Savaşı’nda Yıldırım Bayezid’i yenmiştir.

Babürlüler

  • Bâbürlüler, 1526-1858 arasında Bâbür Şah tarafından Kuzey Hindistan’da kurulmuştur.
  • Bâbürlüler, Tac Mahal ve Bâbürname ile tanınır.

Devlet Geleneğinde Süreklilik ve Değişim

Başlık

Bilgi

Yönetim şekli

Monarşi / Monarşi

Egemenliğin meşruiyet kaynağı

Kut anlayışı / Zıllullah fi’l-arz anlayışı

Veraset sistemi

Ülke hanedan ailesinin ortak malıdır. / Ülke hanedan ailesinin ortak malı sayılmaya devam etmiştir.

Hükümdarı sınırlayan unsur

Töre / Töre + şerî kurallar

Devlete verilen isim

İl / el / Mülk

Taşra idari yapısı

İkili teşkilat / Eyalet sistemi

Yasama gücü

Hükümdar + kurultay / Hükümdar + divan

Yürütme gücü

Ayukı / hükümet / Divan

Yargı gücü

Yargu / mahkeme / Örfi yargı + şerî yargı

  • Yayılma politikası: Cihan hâkimiyeti / cihan devleti kurma / Nizam-ı âlem + i’lâ-yı kelimetullah
  • Ordu yapısı: Ordu-millet anlayışı, onlu sistem, atlı askerler, Turan taktiği / Ordu-millet anlayışı, onlu sistem, gulam sistemi, ikta sistemi, deniz kuvvetleri

Kut ve Zıllullah fi’l-arz Anlayışı

  • İslamiyet öncesi Türklerde hükümdarın yönetme yetkisini Gök Tanrı’dan aldığına inanılırdı.
  • Bu ilahi yönetme yetkisine kut denirdi.
  • Kağan, Gök Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi olarak görülürdü.
  • Halkın refahını ve adaleti sağlayamayan kağanın kut’u kaybettiğine inanılırdı.
  • Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra kut anlayışı tamamen ortadan kalkmamıştır.
  • Kut anlayışı, “zıllullah fi’l-arz” yani “Allah’ın yeryüzündeki gölgesi” anlayışıyla devam etmiştir.

Töreden Şerî Hukuka Geçiş

  • İlk Türk devletlerinde kağanın yetkileri töre ile sınırlıydı.
  • Töre; yazısız hukuk kuralları, gelenekler ve toplum düzenini belirleyen ilkelerden oluşurdu.
  • İslamiyet’in kabulünden sonra töre tamamen ortadan kalkmamıştır.
  • Devlet yönetiminde töreyle birlikte şerî hükümler de uygulanmaya başlamıştır.
  • Türk-İslam devletlerinde hukuk sistemi örfi hukuk ve şerî hukuk olarak iki temel alana ayrılmıştır.

Cihan Hâkimiyeti, Gaza-Cihat ve Nizam-ı Âlem

  • İslamiyet öncesinde Türklerde cihan hâkimiyeti anlayışı vardı.
  • Bu anlayış, dünyanın Türk hükümdarının adaletli yönetimi altında birleşmesi ülküsüne dayanıyordu.
  • İslamiyet’in kabulünden sonra bu anlayış i’lâ-yı kelimetullah düşüncesiyle birleşmiştir.
  • İ’lâ-yı kelimetullah; Allah’ın adını ve tevhit inancını yüceltme anlayışıdır.
  • Bu birleşim sonucunda savaşlar gaza ve cihat anlayışı doğrultusunda yapılmaya başlanmıştır.
  • Türkler dünyada adaleti ve düzeni sağlama, yani nizam-ı âlem sorumluluğuyla hareket etmiştir.

Veraset Anlayışı

  • Türk devletlerinde ülke, hanedan ailesinin ortak malı sayılmıştır.
  • Kut inancı gereği hanedanın bütün erkek üyeleri tahta çıkma hakkına sahip görülmüştür.
  • Tanrı’nın kut’u hangi hanedan üyesine verdiği kesin olarak bilinemediği için veraset sistemi kesin kurallara bağlanmamıştır.
  • Bu durum hem İslam öncesi Türk devletlerinde hem de Türk-İslam devletlerinde devam etmiştir.
  • Veraset sistemindeki belirsizlik merkezî otoriteyi zayıflatmıştır.
  • .

Veraset Sisteminin Sonuçları

Başlık

Bilgi

Ülkenin hanedanın ortak malı sayılması

Hanedan üyelerinin tahtta hak iddia etmesi

Veraset sisteminin kesin kurallara bağlanmaması

Taht kavgalarının yaşanması

Meliklerin ve hanedan üyelerinin eyaletlerde güç kazanması

Merkezî otoritenin zayıflaması

Hanedan içi mücadelelerin uzun sürmesi

Devletin parçalanması veya yıkılma sürecine girmesi

Hükümdarın Görevleri

  • Hükümdar halkın huzurunu, güvenliğini ve refahını sağlamakla yükümlüdür.
  • Adaleti sağlamak temel görevlerdendir.
  • Halkın temel ihtiyaçlarını karşılamak ve refah düzeyini artırmak önemlidir.
  • Ülkede dirlik ve düzeni sağlamak hükümdarın sorumluluğudur.
  • Devleti iç ve dış tehditlere karşı korumak gerekir.
  • Orduya komutanlık etmek ve töreye, İslamiyet sonrası şerî kurallara uygun yönetmek görevler arasındadır.

Hükümdarlık Alametleri

İslamiyet Öncesi

İslamiyet Sonrası

Otağ / saltanat çadırı
Taht / örgin
Taç
Kotuz / sorguç
Yay ve ok
Kur / kemer, kama
Kamçı / berge, kılıç
Sancak, tuğ, bayrak
Toy / şölen, nevbet / davul, para

Saray
Menşur
Hutbe
Çetr
Tıraz
Hilat
Tevki
Tuğra
Nevbet, para, ok ve yay

Başlık

Bilgi

Saray

Hükümdarın ailesiyle yaşadığı ve devleti yönettiği merkezî mekândır.

Otağ

İslamiyet öncesi Türklerde hükümdarın oturduğu saltanat çadırıdır.

Taht / Örgin

Hükümdarlık makamını simgeler.

Kut

Hükümdara devleti yönetme yetkisinin Tanrı tarafından verildiğine inanılan anlayıştır.

Kurultay

İlk Türk devletlerinde devlet meselelerinin görüşüldüğü meclistir.

Çetr

Saltanat şemsiyesidir; hükümdarlık sembolüdür.

Menşur

Abbasi halifesinin Türk hükümdarının iktidarını onayladığını gösteren belgedir.

Tıraz

Halifenin hâkimiyet sembolü olarak hükümdara gönderdiği özel elbisedir.

Hilat

Halife veya hükümdar tarafından verilen değerli elbise ve hediyelerdir.

Hutbe

Cuma ve bayram namazlarında hükümdarın adının, unvanının ve lakaplarının okunmasıdır.

Para

Ekonomik araç olmanın yanında bağımsızlık sembolüdür.

Tuğ

Bayrak, sancak ve alem gibi askerî-siyasi güç sembolüdür.

Tevki / Tuğra

Hükümdarın resmî işaretidir.

Nevbet

Hükümdarlık alameti olarak belirli vakitlerde çalınan davul veya bando uygulamasıdır.

Temel Kavramlar

Başlık

Bilgi

Devlet

İl / el

Devlet

Mülk

Hükümdar

Kağan

Hükümdar

Sultan

Meclis

Kurultay

Meclis

Divan

Ordu

Ordu komutanı

Subaşı

Asya Hun Mirasının Devam Etme Nedenleri

  • Asya Hun Devleti Dönemi’ndeki siyasi ve askerî uygulamalar uzun yüzyılların tecrübesi sonucunda ortaya çıkmıştır.
  • Bu uygulamalar Türklerin yönetim anlayışına ve toplumsal yapısına uygundur.
  • Zamanın şartlarına ve farklı coğrafyalara kolayca uyarlanabilmiştir.
  • Devlet yönetiminde ve askerî alanda başarılı sonuçlar vermiştir.
  • Bu nedenle sonraki Türk devletleri Asya Hun mirasını tamamen terk etmemiştir.

Asya Hun ve Türkiye Selçuklu Benzerlikleri

Başlık

Bilgi

Hükümdarlık

Her iki devlette de han, hakan gibi Türk hükümdarlık unvanları kullanılmıştır.

Ordu sistemi

Her iki devlette de ordular onlu sisteme göre düzenlenmiştir.

Silahlar

Ok ve yay en etkili temel silahlardandır.

Askerî yapı

Ordunun önemli kısmı süvarilerden oluşmuştur.

Savaş geleneği

Hareketli süvari birlikleri ve bozkır savaş tecrübesi önemini korumuştur.

Asya Hun ve Türkiye Selçuklu Farklılıkları

Başlık

Bilgi

Devlet adı

İl / el / Mülk

Meclis

Kurultay / Divan

Meclise katılım

Hakan, hatun, boy beyleri ve üst düzey devlet adamları / Hükümdar tarafından görevlendirilen üst düzey devlet adamları

Ordu yapısı

Bozkır temelli ordu-millet anlayışı / Gulam, ikta askerleri, uç kuvvetleri ve donanma gibi unsurlarla gelişmiş ordu

Dinî etki

Gök Tanrı inancı ve kut anlayışı / İslamiyet, zıllullah fi’l-arz, gaza-cihat anlayışı

Kurultaydan Divana Geçiş

  • İslamiyet öncesi Türk devletlerinde siyasi, askerî ve hukuki konular kurultayda görüşülürdü.
  • Kurultay; hükümdar, hatun, boy beyleri ve üst düzey yöneticilerin katıldığı meclisti.
  • Türk-İslam devletlerinde kurultayın yerini divan teşkilatı almıştır.
  • Divanlar devlet yönetiminde uzmanlaşmayı artırmıştır.
  • En önemli karar organı Divan-ı A’lâ yani Büyük Divan’dır.
  • Karahanlılarda büyük divana Meclis-i Âlî, Gaznelilerde Divan-ı Vezaret denilmiştir.
  • Karahanlılarda divanın başındaki görevliye yuğruş, Gaznelilerde hâce-i büzürg adı verilmiştir.

Karahanlı ve Gazneli Devletleri: Benzerlikler

  • Her iki devlette de hükümdar devletin en yetkili kişisidir.
  • Kut anlayışı İslami bir anlam kazanarak devam etmiştir.
  • Hükümdarlar Türkçe isimlerinin yanına dinî geleneğe ait isimler de eklemiştir.
  • Kurultay geleneğinin yerini divan teşkilatı almıştır.
  • Her iki devlette de monarşik yönetim anlayışı görülmüştür.

Karahanlı ve Gazneli Karşılaştırması

Başlık

Bilgi

Kurulduğu bölge

Batı Türkistan / Türkistan / Afganistan merkezli; Horasan, Afganistan ve Kuzey Hindistan’da hüküm sürmüştür.

Etnik yapı

Türk / Çok uluslu: Türkler, Farslar, Gurlular, Hindular

Etkilendiği devlet geleneği

Türk devlet geleneği / İran ve Abbasi devlet gelenekleri

Yönetim şekli

Monarşi / hükümdar / Monarşi / hükümdar

Yönetim anlayışı

İkili yönetim anlayışı etkilidir. / Daha merkeziyetçi bir yönetim anlayışı benimsenmiştir.

Hükümdar unvanları

Tonga, ilig, buğra, aslan, kara, kadır, kılıç, tamgaç, han, hakan, terken / Emir, sultan, sultanü’l-muazzam, yeminü’d-devle, eminü’l-mille

Hükümet yapısı

Meclis-i Âlî / Divan-ı Âli / Divan-ı Vezaret

Vezir

Yuğruş / Hâce-i büzürg

Yardımcı divanlar

Tuğra, İstifa, İşraf, Arz / Risalet, İstifa, İşraf, Arz

Öne çıkan bilgi

Türkistan’daki ilk Müslüman Türk devletidir. / Sultan unvanı İslam dünyasında ilk kez Gazneli Mahmud tarafından kullanılmıştır.

  • Taşra teşkilatı: İkili teşkilat: Doğu kanadı Arslan Kara Han, batı kanadı Buğra Kara Han sülalesi tarafından yönetilmiştir. / Eyalet sistemi vardır. Hanedan üyeleri merkezden atanır. Sivil, askerî ve adli görevliler bulunur.
  • Dinî-siyasi meşruiyet: Türk devlet geleneği ve İslamiyet birlikte etkilidir. / Halife onayı ve İslami unvanlar daha belirgindir.

Büyük Selçuklu Devleti’nde Devlet Teşkilatı

  • Büyük Selçuklu Devleti’nde hükümdar devletin başıdır.
  • Hükümdar için es-Sultanü’l-Azam yani Büyük Sultan unvanı kullanılmıştır.
  • Hükümdarın yaşadığı ve devlet işlerinin yürütüldüğü saraya bârgâh denilmiştir.
  • Devlet teşkilatının ana birimleri saray, merkez teşkilatı ve taşra teşkilatıdır.
  • Adalet teşkilatı ve ordu teşkilatı devlet yapısının temel birimlerindendir.

Saray Teşkilatı: Sarayın Önemi

  • Saray, hükümdarın ailesiyle birlikte yaşadığı yerdir.
  • Aynı zamanda devletin yönetildiği merkezdir.
  • Sarayda hükümdarın özel hizmetlerini düzenleyen görevliler bulunurdu.
  • Saray görevlileri güvenlik, teşrifat ve günlük ihtiyaçlarla ilgilenirdi.
  • Saray teşkilatı, devlet yönetiminin merkezî yapısı içinde önemli yer tutmuştur.

Saray Görevlileri

Başlık

Bilgi

Hâcibü’l-Hüccâb

Sarayda hükümdardan, devlet teşkilatında hükümdar ve vezirden sonraki en yetkili kişidir.

Hâcib

Hükümdarın halkla ve devlet adamlarıyla irtibatını sağlayan görevlidir.

Emîr-i Candar

Saray muhafızlarının idaresinden sorumludur.

Emîr-i Silah

Saraydaki silahlardan sorumludur.

Emîr-i Âhur

Saray ahırlarının bakımından sorumludur.

Emîr-i Çeşnigir

Hükümdarın sofrasını denetler ve yemeklerin tadımını yapar.

Hansâlâr / Aşçıbaşı

Saray mutfağından sorumludur.

Emîr-i Şikâr

Av merasimlerinin düzeninden sorumludur.

Emîr-i Alem

Sancak taşımakla yükümlü görevlidir.

İdişçibaşı

Saraydaki içeceklerin hazırlanması ve sunulmasından sorumludur.

Câmedar

Hükümdarın giyim kuşamından sorumludur.

Divanlar

Başlık

Bilgi

Divan-ı A’lâ

Büyük Divan / Devletin en üst yönetim organıdır; başında vezir bulunur.

Divan-ı Tuğra

Divan-ı İnşa / İç ve dış yazışmalardan sorumludur.

Divan-ı İstifa

Maliye divanı / Mali işlerle ilgilenir.

Divan-ı İşraf

Teftiş divanı / İdari ve mali işleri denetler.

Divan-ı Arz

Divan-ı Ceyş / Askerî işlerden sorumludur.

Divan-ı Risalet

Özellikle Gaznelilerde görülür. / Yazışma ve diplomatik işlerle ilgilidir.

Taşra Teşkilatı

  • Türk-İslam devletlerinde taşra teşkilatı eyalet, şehir, kasaba ve köy gibi birimlerden oluşmuştur.
  • Taşra yönetiminde sivil görevliler bulunmuştur.
  • Askerî görevliler güvenlik ve askerî yönetimden sorumludur.
  • Mali görevliler taşradaki mali işlerle ilgilenmiştir.
  • Adli görevliler yargı işlerini yürütmüştür.
  • Belediye işlerinden sorumlu görevliler de taşra yönetiminde yer almıştır.

Taşra Görevlileri

Başlık

Bilgi

Melik

Hükümdarın erkek çocuğu olan şehzadedir; eyaletlere yönetici olarak gönderilir.

Atabey

Meliklerin eğitiminden sorumlu öğretmen ve rehberdir.

Şıhne / Şahne

Askerî validir; güvenlik ve askerî yönetimden sorumludur.

Amîd

Sivil validir; mülki idareden sorumludur.

Âmil

Mali işlerden sorumludur.

Kadı

Adaletten sorumludur.

Subaşı / Serleşker

Güvenlik ve askerî işlerden sorumludur.

Muhtesip

Belediye hizmetleri, çarşı-pazar denetimi ve genel düzenle ilgilenir.

Berid

Posta ve haberleşme işlerinden sorumludur.

Atabeylik Sistemi

  • Melikler küçük yaşta eyaletlere yönetici olarak gönderilirdi.
  • Meliklerin yanına onları eğitmek için atabeyler verilirdi.
  • Atabeyler meliklere devlet yönetimini öğretirdi.
  • Atabeyler meliklere askerî-siyasi tecrübe kazandırırdı.
  • Atabeyler hem öğretmen hem de danışman konumundaydı.

Atabeylik Sisteminin Güçlü ve Zayıf Yönleri

  • Meliklerin devlet yönetiminde tecrübe kazanmasını sağlamıştır. Bazı atabeyler bulundukları eyaletlerde güç kazanmıştır.
  • Devlet adamı yetiştirmeye katkı sağlamıştır. Güçlenen atabeyler özerklik veya bağımsızlık eğilimi gösterebilmiştir.
  • Eyalet yönetiminin daha düzenli yürütülmesine katkı sağlamıştır. Merkezî otoriteyi zayıflatabilmiştir.
  • Şehzadelerin askerî ve siyasi eğitimini desteklemiştir. Devletlerin parçalanma ve yıkılma sürecine girmesinde etkili olabilmiştir.

Adalet Teşkilatı

Başlık

Bilgi

Sultan

En büyük yargıç kabul edilmiştir.

Divan-ı Mezalim

Yüksek mahkemedir; halkın şikâyetleri ve önemli davalar ele alınabilir.

Şerî yargı

İslam hukukuna dayalı davalara bakar.

Kâdılkudât / Kâdıülkudât

Şerî yargının başındaki başkadıdır.

Kadı

Evlenme, boşanma, miras, maliye, cürüm ve cinayet gibi davalara bakabilir.

Örfi yargı

Devlet düzeni, idari işler, mali işler ve askerlikle ilgili konulara bakar.

Emîr-i Dâd

Örfi yargının başındaki görevlidir.

Kadı asker / Kadıleşker / Kazasker

Ordu mensuplarının davalarına bakan askerî yargı görevlisidir.

Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçuklu: Benzerlikler

Başlık

Bilgi

Hukuk sistemi

Kadılık sistemi, örfi hukuk ve şerî hukuk her iki devlette de görülür.

Ülke yönetimi

Taşra ve eyalet yönetimi vardır.

Melik-atabey ilişkisi

Melikler eyaletlere atabeylerle birlikte gönderilmiştir.

Divan geleneği

Büyük Selçuklu divan yapısı Türkiye Selçuklularında da etkisini sürdürmüştür.

Ordu geleneği

Onlu sistem, gulam ve ikta unsurları devam etmiştir.

Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçuklu: Farklılıklar

Başlık

Bilgi

Hükümdar unvanları

Sultan, Sultanü’l-Âlem, Sultanü’l-Âzam, Şahanşah, Melikü’l-Mülk, Emir, Melik, es-Sultanü’l-Muazzam / Sultanü’l-berr ve’l-bahr, Keykubad, Keyhüsrev, Keykavus

Merkez teşkilatı

Divan-ı Tuğra, Divan-ı İstifa, Divan-ı İşraf, Divan-ı Arz / Bu divanlara ek olarak Divan-ı Niyabet ve Divan-ı Pervane görülür.

Atabeylik sistemi

Atabeyler, meliklerin yanında eyaletlere gönderilmiş ve zamanla güç kazanabilmiştir. / Atabeylerin idari ve askerî yetkileri sınırlandırılmaya çalışılmıştır.

Moğol etkisi

Doğrudan kuruluş yapısında belirleyici değildir. / Moğolların etkisiyle devlet teşkilatında bazı değişiklikler görülmüştür.

Unvan etkisi

Türk-İslam ve İran gelenekleri birlikte etkilidir. / Farsça kökenli Keykubad, Keyhüsrev, Keykavus gibi unvanlar kullanılmıştır.

Yeni görevliler

Klasik Selçuklu divan görevlileri öne çıkar. / Naib-i saltanat ve pervane gibi görevliler belirginleşmiştir.

Türkiye Selçuklularında Öne Çıkan Görevliler

Başlık

Bilgi

Naib / Naib-i Saltanat

Sultan başkentte bulunmadığında, sefere çıktığında veya hastalandığında ona vekâlet eder.

Pervane

İkta kayıt işlemlerini yürütür; menşur ve beratları hazırlar, dağıtımını sağlar.

Emirü’l-Ümerâ / Beylerbeyi

Türkiye Selçuklu ordusunun başkomutanıdır.

Melikü’s-Sevahil (Reisü’l-Bahr)

Türkiye Selçuklularında donanma komutanıdır.

Türk-İslam Devletlerinde Ordu Teşkilatı

  • Ordu, eski Türk askerî geleneğini büyük ölçüde devam ettirmiştir.
  • Ordu-millet anlayışı sürmüştür.
  • Ordular, Mete Han tarafından geliştirilen onlu sisteme göre düzenlenmiştir.
  • Hükümdarlar savaşlarda ordulara bizzat komutanlık etmiştir.
  • Orduların önemli kısmı Türklerden oluşmuştur.
  • Karahanlılar dışında birçok Türk-İslam devletinde farklı etnik kökenlerden askerler de bulunmuştur.
  • Turan taktiği, atlı birlikler ve yaya askerler kullanılmaya devam etmiştir.

Ordu Teşkilatında Yeni Unsurlar

  • Türk-İslam devletleri ihtiyaçlara göre yeni askerî unsurlar geliştirmiştir.
  • Gulam sistemi, sarayda veya özel merkezlerde yetiştirilen askerlerden oluşmuştur.
  • Gulam askerleri savaş esirleri arasından seçilmiş, satın alınmış veya hediye edilmiş kişilerden oluşabilmiştir.
  • Gulamlar özel eğitimden geçirilmiş ve maaşlı askerler olmuştur.
  • Hükümdarı koruyan hassa birlikleri içinde önemli yer tutmuşlardır.
  • Gaznelilerde hassa ordusu, ordunun asıl gücünü oluşturmuştur.
  • Gulamlar farklı Türk-İslam devletlerinde farklı biçimlerde görülmüştür.

İkta Sistemi

  • İkta sistemi, ülke topraklarının vergi gelirlerine göre sınıflandırılması esasına dayanır.
  • Bu gelirler hizmet karşılığında askerî veya sivil görevlilere verilmiştir.
  • İkta verilen kişiler maaşlarını doğrudan hazineden almak yerine bölgenin vergi gelirlerinden yararlanmıştır.
  • İkta sahipleri, bu gelirlerle asker beslemek ve bölgenin güvenliğini sağlamak zorundaydı.
  • Büyük Selçuklular ikta sistemini geliştirmiştir.
  • Türkiye Selçukluları da bu sistemi kullanmıştır.

İkta Sisteminin Faydaları

  • Hazine yükünü azaltır. Devlet, asker maaşlarını hazineden ödemek zorunda kalmaz.
  • Hazır ordu sağlar. İkta sahipleri besledikleri askerlerle savaşa katılır.
  • Üretimin devamını sağlar. Toprak boş kalmaz, tarımsal üretim sürer.
  • Taşra güvenliğini artırır. İkta sahibi bölgenin güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.
  • Merkezî otoriteyi güçlendirebilir. Toprak mülkiyeti devlete ait olduğu için ikta sahibi toprağın sahibi değildir.

Devletlere Göre Ordu Teşkilatı

  • Karahanlı Devleti: Ordu büyük ölçüde Türklerden oluşmuştur. Gulamlar, hassa ordusu, saray muhafızları, turgak ve yatgak birlikleri, eyalet ordusu, Türkmenler ve gönüllüler bulunmuştur.
  • Gazneli Devleti: Ordu büyük ölçüde Türklerden oluşmakla birlikte çok uluslu devlet yapısına bağlı farklı unsurlar da görülmüştür. Gulaman-ı Saray, hassa ordusu, eyalet ordusu, ücretli askerler ve gönüllüler vardır. İndus Nehri üzerinde deniz kuvvetleri de bulunmuştur. Hindistan etkisiyle fillerden yararlanılmıştır.
  • Büyük Selçuklu Devleti: Devletin kuruluşunda Türkmen birlikleri önemli rol oynamıştır. Zamanla gulamlar ve ikta askerleri ağırlık kazanmıştır. Gulaman-ı Saray, hassa ordusu, ikta askerleri, bağlı devletlerin kuvvetleri, Türkmenler, ücretli askerler ve yardımcı kuvvetler bulunmuştur.
  • Türkiye Selçuklu Devleti: Başlangıçta Büyük Selçuklu askerî yapısını örnek almış; Anadolu şartlarına göre değişiklikler yapmıştır. Gulaman-ı Saray, hassa ordusu, ikta askerleri, bağlı devletlerin kuvvetleri, Türkmenler, uç kuvvetleri, ücretli askerler, yardımcı kuvvetler ve donanma bulunmuştur.

Ordu Teşkilatında Süreklilik ve Değişim

Süreklilik Gösteren Unsurlar

Değişim Gösteren Unsurlar

Onlu sistem
Ordu-millet anlayışı
Hükümdarın orduya komuta etmesi
Atlı askerlerin önemi
Ok ve yayın temel silahlar arasında yer alması
Turan taktiği
Türk askerî disiplin geleneği

Gulam sisteminin yaygınlaşması
İkta sisteminin geliştirilmesi
Hassa ordusunun güçlenmesi
Ücretli askerlerin kullanılması
Farklı etnik unsurların orduya alınması
Deniz kuvvetlerinin kurulması
Kuşatma silahlarının daha fazla kullanılması

KARIŞTIRMA! İkili teşkilat doğu-batı yönetim paylaşımıdır; federal yapı ise merkeze bağlı farklı siyasi birimlerin varlığını anlatır.

NEDEN ÖNEMLİ? Kapıkulu sistemi, merkezî otoriteye doğrudan bağlı maaşlı asker ve yönetici kaynağı oluşturarak hanedan gücünü artırdı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*