Demokrasi ve İnsan Hakları dersi 1. Ünite: Demokrasi ve İnsan Haklarının Gelişimi kapsamında yer alan DİH1.1 öğrenme çıktısı, demokrasinin tarihsel gelişiminde yaşanan değişimlerin insan ve toplum yaşamına etkilerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu ders notunda demokrasi kavramı, temel ilkeler, hak ve özgürlükler ile doğrudan, yarı doğrudan ve temsilî demokrasi türleri ele alınmaktadır. Antik Atina demokrasisi ve Türklerde kurultay uygulamaları, demokratik katılım ve halk iradesi açısından incelenmektedir. Magna Carta ve Fransız İhtilali, yönetimin sınırlandırılması ve temel hakların gelişimi çerçevesinde değerlendirilmektedir. Osmanlı Devleti’ndeki demokratikleşme hareketleri, Türkiye Cumhuriyeti anayasaları ve kadınların siyasal hakları karşılaştırmalı olarak sunulmaktadır. Konu anlatımı, kavram tabloları, tarihsel kronoloji ve sınav notlarıyla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne uygun kapsamlı bir çalışma kaynağı oluşturmaktadır.
Demokrasinin Tarihsel Gelişimi Öğrenci Ders Notu
Demokrasinin temel ilkelerinden Türkiye Cumhuriyeti anayasalarına
Demokrasi; halkın yönetimde söz sahibi olduğu, yöneticilerin halkın iradesine dayandığı, farklı görüşlerin bir arada yaşayabildiği ve devlet gücünün hukukla sınırlandırıldığı yönetim anlayışıdır. Bu not, demokrasinin temel kavramlarını ve tarihsel gelişimini karşılaştırmalı biçimde ele alır.
1 Demokrasi ve Temel Kavramlar
Demokrasi sözcüğü Eski Yunancadaki demos yani halk ve kratos yani iktidar kelimelerinden oluşur. Demokrasi, farklı çiçeklerin birlikte büyüdüğü bir bahçe gibi düşünülebilir; çünkü farklı görüşlerin birlikte yaşamasına imkân verir. Sınıf temsilcisinin öğrencilerin oyuyla belirlenmesi de halkın yöneticilerini seçmesine benzer.
1 1 Temel Kavramlar
Kavram
Tanım
Demokrasi Açısından Önemi
Adalet
Herkesin hakkını alması ve farklı ihtiyaçların gözetilmesi
Hakların kullanılmasını ve toplumsal güveni korur.
Anayasa
Devletin işleyişini, güçlerin kullanımını ve temel hakları düzenleyen temel yasa
Yönetimin sınırlarını belirler.
Egemenlik
Yönetimde en üstün karar verme yetkisi
Yetkinin halka dayanmasını sağlar.
Eşitlik
Kanun önünde insanlar arasında ayrım yapılmaması
Ayrıcalıkları ve ayrımcılığı önler.
Hak
Hukukun kişiye tanıdığı ve koruduğu yetki veya yarar
Bireyi güvenceye alır.
Hesap verebilirlik
Yöneticinin karar ve işlemlerini açıklayıp sorumluluk üstlenmesi
Halkın yönetimi denetlemesini sağlar.
Hukukun üstünlüğü
Bütün kişi ve kurumların adil uygulanan hukuka bağlı olması
Keyfî yönetimi önler; yalnız kısmi sınırlama getirmez.
İnsan onuru
Her insanın doğuştan taşıdığı eşit değer
Aşağılayıcı davranışları reddeder.
Kuvvetler ayrılığı
Yasama, yürütme ve yargı görevlerinin ayrılması
Gücün tek elde toplanmasını önler ve bireysel hakları korur.
Özgürlük
Baskı ve zorlama olmadan düşünebilme ve davranabilme
Farklı görüşleri ve katılımı korur.
Şeffaflık
Yönetimle ilgili bilgilere açık biçimde ulaşılabilmesi
Denetimi ve güveni güçlendirir.
Sorumluluk
Kişinin davranışlarının sonuçlarını üstlenmesi ve ortak kurallara uyması
Hakların başkalarının haklarıyla uyumlu kullanılmasını sağlar.
Vatandaşlık
Bireyin devletle arasındaki hak ve ödev bağı
Ortak yaşama ve yönetime katılımın hukuki temelidir.
1 2 İlkelerin Günlük Hayattaki Karşılığı
İlke
Günlük Hayattan Örnek
Halk egemenliği
Yöneticilerin halkın oylarıyla belirlenmesi
Seçme ve seçilme
Seçmenin oy kullanması ve uygun koşullarda aday olabilmesi
Hukukun üstünlüğü
Yöneticilerin de kurallara uymak zorunda olması
Çoğulculuk ve katılım
Mahalle veya okul toplantısında farklı görüşlerin dinlenmesi
Kuvvetler ayrılığı
Bağımsız mahkemenin idarenin işlemlerini denetlemesi
Temsilciler özgür ve eşit oylarla seçilmeli; halk karar süreçlerine katılabilmeli ve yöneticileri denetleyebilmelidir.
Çoğunluğun kararı uygulanırken azınlıkta kalanların temel hakları korunmalıdır.
Vatandaş yasalara ve başkalarının haklarına saygı gösterir, insan onurunu korur ve toplumsal sorunların çözümüne katkı sunar.
1 3 Hak ve Özgürlüklerin Sınırı
Özgürlük, başkalarını incitme, küçük düşürme veya haklarını ihlal etme yetkisi vermez.
Bir kişinin fotoğrafı paylaşma özgürlüğü gerekçe gösterilerek izinsiz yayımlanmamalıdır.
Özel gereksinimli bireylerin başarıları saygılı bir dille anlatılmalı; alaycı lakaplardan kaçınılmalıdır.
Hakların sınırı kişilerin keyfî kararlarına değil, başkalarının haklarını ve ortak yaşamı koruyan hukuk kurallarına dayanmalıdır.
Temel Unsur Olmazsa
Ortaya Çıkabilecek Sorun
Eşitlik
Bazı kişi veya gruplara ayrıcalık tanınabilir.
Özgürlük
Düşünceler baskı altında kalabilir.
Adalet
Haksızlıkların giderilmesi zorlaşabilir.
Hak
Bireylerin temel güvenceleri zayıflayabilir.
Sorumluluk
Ortak kurallara ve başkalarının haklarına uyulmayabilir.
Demokrasi
Halk yönetimde söz sahibi olamayabilir.
Vatandaşlık
Bireyin devletle hak ve ödev bağı belirsizleşebilir.
2 Demokrasi Türleri
Tür
Egemenliğin Kullanılması
Örnek
Doğrudan demokrasi
Vatandaşlar kararları bizzat tartışır ve oylar; aracı yoktur.
Antik Atina
Yarı doğrudan demokrasi
Temsilcilerin yanında referandum gibi yollarla halk bazı kararları doğrudan alır.
İsviçre
Temsilî demokrasi
Halk egemenlik hakkını seçtiği temsilciler aracılığıyla kullanır.
Türkiye ve birçok ülke
3 Antik Atina’da Demokrasi
Atinalı yurttaşlar agorada toplanarak siyasi kararları doğrudan tartışır ve oylardı.
Halka açık tartışma ve uzlaşma, sorumluluk ve aidiyet duygusunu güçlendirirdi.
Ekklesia, yurttaşların katıldığı halk meclisiydi ve siyasi kararların görüşüldüğü yerdi.
Bule Meclisi, on kabileden kurayla belirlenen 500 üyeden oluşur; gündem ve idari işlerle ilgilenirdi.
Kura ve sıra yöntemi yurttaşların yönetim görevlerini dönüşümlü üstlenmesini ve yönetim deneyiminin yayılmasını sağlardı.
Kadınlar, köleler ve metekler siyasal haklara sahip değildi. Metek, başka bir polisten gelip Atina'ya yerleşmiş yabancıydı.
Ostrasizm
Aşırı güçlenen kişilerin tiranlığa yönelmesini önlemek amacıyla uygulandı.
Yurttaşlar tehlikeli gördükleri kişinin adını ostraka adı verilen çömlek parçalarına yazardı.
Belirli sayıya ulaşılması hâlinde kişi on yıl sürgün edilirdi; uygulama demokrasiyi koruma aracı sayılırdı.
4 Türklerde Kurultay
İslamiyet öncesi Türklerde kurultaya toy ve kengeş de denirdi. Kağan, hatun ve devlet ileri gelenleri katılırdı.
Siyasi, askerî, ekonomik ve kültürel sorunlar görüşülür; danışma, katılım ve dayanışma öne çıkardı.
Hükümdarın belirlenmesinde töre ve gelenekler etkiliydi. Mete devlet ileri gelenlerinin görüşünü alsa da son karar hükümdara aitti.
Meclis hükümdarın bazı tekliflerini kabul etmeyebilirdi. Bilge Kağan'ın şehirleri surlarla çevirme ve dinî propaganda yapılması teklifleri onaylanmamıştı.
Hatun elçi kabulünde ve önemli meclislerde hakanla birlikte bulunurdu.
Kurultay hükümdarlığı mutlak monarşiden ayıran bir unsur olsa da bütün halkın eşit katıldığı modern parlamento değildi.
5 Avrupa’da Yönetimin Sınırlandırılması
5 1 Magna Carta 1215
15 Haziran 1215'te İngiltere Kralı John ile baronlar arasında imzalandı.
Kralın sınırsız ve keyfî yönetimini sınırlandırdı; kral, soylular ve kilise arasında güç dengesi oluşturdu.
Soruşturma için güvenilir tanıklık aranması; yasal karar ve yargılama olmadan özgür kişinin hapsedilememesi, malına el konulamaması, haklarından yoksun bırakılamaması ve sürgün edilememesi benimsendi.
Adaletin satılamayacağı, geciktirilemeyeceği ve kimseden esirgenemeyeceği belirtildi.
Öncelikle soyluların haklarını ve kilisenin özerkliğini korudu; bütün toplum belge güvencelerinden eşit yararlanmadı.
5 2 Fransız İhtilali 1789
Mutlak monarşide kralın geniş yetkileri, soylu ve rahiplerin ayrıcalıkları, burjuvazi ile köylülerin vergi yükü ve burjuvazinin siyasal iktidara katılma isteği ihtilali hazırladı.
İngiltere ve ABD'deki demokratik gelişmeler ile Montesquieu, Voltaire, Rousseau ve Diderot'nun düşünceleri etkili oldu.
XVI. Louis Genel Meclisi 5 Mayıs 1789'da topladı. Halk temsilcileri egemenliğin ulusa ait olduğunu ilan ederek Ulusal Meclisi kurdu.
İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi kabul edildi; süreç krallığın tasfiyesine uzandı ve iç çekişmeler uzun süre devam etti.
Feodal düzen kaldırıldı, kilise toprakları millîleştirildi, sansür sona erdi, kanun önünde eşitlik ve bireysel haklar güçlendi.
Yasama ile yürütme ayrıldı; dinî hoşgörü ve din ile devletin ayrılması benimsendi.
6 Osmanlı Devleti’nde Demokratikleşme
Belge veya Dönem
Başlıca Düzenlemeler
Demokratikleşme Açısından Değeri ve Sınırı
Sened-i İttifak 1808
II. Mahmut döneminde Alemdar Mustafa Paşa öncülüğünde merkezî yönetim ile taşrada güçlenen âyanlar uzlaştı. Padişahın otoritesi kabul edilirken âyan hakları ve vergilerin görüşmeyle belirlenmesi güvenceye alındı.
Padişahın yetkilerini yazılı bir uzlaşmayla sınırlandıran adımdı. Âyanlar seçilmiş halk temsilcisi değildi; halk egemenliği kurulmadı ve belge uzun süre uygulanmadı.
Tanzimat Fermanı 1839
Sultan Abdülmecit döneminde Mustafa Reşit Paşa tarafından 3 Kasım'da Gülhane'de okundu. Kanunsuz suç ve ceza olmayacağı, yargılama olmadan ceza verilemeyeceği, açık yargılama ve kanun önünde eşitlik benimsendi.
Gülhane Hatt-ı Hümayunu adıyla da bilinir. Anayasa değildi; padişahın kurallara uyacağını belirtmesi hukuk devletine ve anayasal yönetime geçişi hazırladı.
Islahat Fermanı 1856
18 Şubat'ta Babıali'de okundu. Müslüman ve gayrimüslim tebaa arasında eşitlik; memurluk, meclislerde temsil, ibadet, okul, tanıklık, karma mahkeme ve açık yargılama alanlarını düzenledi.
Tanzimat'ı tamamlayıp genişletti; Osmanlılık temelinde ortak vatandaşlık hedefledi. Esasları Âli Paşa ile İngiliz ve Fransız elçileri arasında belirlendi.
Kanun-ı Esasi ve I Meşrutiyet 1876
II. Abdülhamit döneminde 119 maddelik ilk Türk anayasası kabul edildi; anayasalı ve parlamentolu meşrutiyet başladı. Halk Mebusan üyelerini seçti.
Âyan üyelerini padişah atıyor ve üyelik süresiz oluyordu. I. Meşrutiyet 1876-1878 sürdü; siyasi parti yoktu ve parlamento kapatılabildi.
II Meşrutiyet 1908 ve 1909
93 Harbi sırasında kapatılan parlamento, İttihat ve Terakki çalışmalarıyla yeniden açıldı. Siyasi partiler kuruldu; basın, inanç, eğitim, dilekçe, mülkiyet ve konut dokunulmazlığı hakları yer aldı.
1909'da hükûmetin Meclise karşı sorumluluğu ve güvenoyu şartı getirildi; parlamenter denetim güçlendi.
Tanzimat'ın ortaya çıkışında değişen ekonomik ve siyasi koşullar, Fransız İhtilali ve Sanayi Devrimi etkiliydi.
Tanzimat memurların görevlerini hukukla düzenledi; Meclis-i Vâlâ ve Nizamiye Mahkemelerinden yararlanıldı. Ferman metnini taşıyan altıgen bir anıt tasarlandı ancak uygulanmadı.
Islahat Fermanı inancı nedeniyle aşağılanmamayı, işkencenin kaldırılmasını, cezaların insanileştirilmesini, vergide eşitliği, iltizamın kaldırılmasını ve sermayeye imkân verilmesini de ele aldı.
Meclis-i Umûmi, Âyan ve Mebusan meclislerinden oluştu; iki mecliste de Müslüman ve gayrimüslim üyeler bulunuyordu.
7 Türkiye Cumhuriyeti Anayasaları
Anayasa
Egemenlik ve Kuvvetler
Haklar Katılım Denetim ve Kurumlar
1921
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Yasama ve yürütme TBMM'de toplanır; kuvvetler birliği vardır.
Millî Mücadele koşullarında hazırlanan çerçeve anayasadır. Yönetim biçimini belirtmez, ayrı haklar bölümü yoktur. Halkın seçtiği milletvekilleri Meclisi oluşturur; Meclis vekilleri seçer ve yönlendirir.
1924
Devletin cumhuriyet olduğu belirtilir. Millî egemenlik ve Meclis üstünlüğü sürer; yasama-yürütme ayrımı belirginleşir, yargı bağımsız mahkemelere verilir.
Temel haklar güvenceye alınır; hükûmet Meclise karşı sorumludur. Başkomutanlık TBMM'nin manevi kişiliğindedir ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil edilir. Laiklik 5 Şubat 1937'de Anayasa'ya eklendi.
1961
27 Mayıs 1960 askerî darbesinden sonra hazırlanır. Demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ile kuvvetler ayrılığı benimsenir; millet egemenliği yetkili organlarla kullanır.
Haklar ayrıntılıdır; sendika, grev ve basın özgürlüğü korunur. Anayasa Mahkemesi kurulur; Senato ve Millet Meclisinden oluşan çift meclis vardır. Soru, araştırma, soruşturma ve gensoru denetim araçlarıdır; Millî Güvenlik Kurulu askerî görüşleri yönetime sunar.
1982 ilk düzenleme
12 Eylül 1980 askerî darbesinden sonra hazırlanır. Millî egemenlik ve kuvvetler ayrılığı korunur; yürütme ve devlet otoritesi güçlendirilir.
Tek meclis vardır; Anayasa Mahkemesi sürer. Haklara müdahale imkânları, örgütlenme ve gösteri sınırlamaları geniş tutulur; darbe sonrası partiler ve katılım kısıtlanır. İlk metinde hükûmet Meclise karşı sorumludur ve gensoru dâhil denetim araçları vardır; MGK'nin ağırlığı artar.
7 1 Kadınların Siyasal Hakları
Tarih
Seçme ve Seçilme Hakkı
3 Nisan 1930
Belediye seçimleri
26 Ekim 1933
Muhtarlık seçimleri
5 Aralık 1934
Milletvekili seçimleri
Kadınların oy verebilmesi ve aday olabilmesi siyasal eşitliği, yönetimde temsili ve toplumun farklı ihtiyaçlarının Meclise yansımasını güçlendirdi. Dönemin bir gazete haberi bu hakkın bazı ülkelerde mücadeleyle kazanılırken Türkiye'de hükûmetin yasal düzenlemesiyle tanındığını vurgulamıştı; bu ifade haberin döneme ilişkin bakışını yansıtır.
8 Karşılaştırmalı Genel Bakış
Gelişme
Halk İradesine Katkı
Temel Hak ve Özgürlüklere Katkı veya Sınır
Antik Atina
Yurttaşlar kararları doğrudan aldı.
Kadınlar, köleler ve metekler dışlandı.
Kurultay
Danışma ve ortak görüşme vardı.
Katılım devlet ileri gelenleriyle sınırlıydı; son karar hükümdardaydı.
Magna Carta
Kralın yetkisini sınırladı.
Bazı kesimlere yargısal güvence sağladı; bütün toplumu eşit kapsamadı.
Fransız İhtilali
Egemenliği millete dayandırdı.
Eşitlik, özgürlük ve bireysel haklar güçlendi.
Sened-i İttifak
Padişah ile âyan arasında uzlaşma oluşturdu.
Keyfî yönetimi sınırlama adımıydı; halk egemenliği değildi.
Tanzimat
Anayasal yönetime zemin hazırladı.
Can, mal ve yargılanma güvenceleri ile kanun önünde eşitliği güçlendirdi.
Islahat
Gayrimüslimlerin kamu ve meclis katılımını genişletti.
Din farkına dayalı eşitsizlikleri azaltmayı amaçladı.
Kanun-ı Esasi
Seçimle halkın temsili başladı.
Haklar anayasal güvence kazandı; padişahın yetkileri sürdü.
1921 ve 1924
Millî egemenlik ve cumhuriyet yerleşti.
1924'te temel haklar düzenlendi; kadınların siyasal katılımı 1930-1934 arasında genişledi.
1961 ve 1982
Egemenlik yetkili organlarla kullanıldı.
1961 hakları geniş düzenledi; 1982'nin ilk metni daha sınırlayıcıydı.
9 Hızlı Tekrar Kronolojisi
Tarih
Gelişme
Antik Çağ
Atina doğrudan demokrasisi
1215
Magna Carta
1789
Fransız İhtilali ve İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi
1808
Sened-i İttifak
1839
Tanzimat Fermanı
1856
Islahat Fermanı
1876
Kanun-ı Esasi ve I Meşrutiyet
1908 1909
II Meşrutiyet ve parlamenter sorumluluğu güçlendiren değişiklikler
1921
Millî egemenlik ve kuvvetler birliği
1924
Cumhuriyet anayasası
1930 1933 1934
Kadınların belediye muhtarlık ve milletvekilliği siyasal hakları
1961
Kuvvetler ayrılığı Anayasa Mahkemesi çift meclis ve geniş haklar
1982
Yürütmenin ve devlet otoritesinin güçlendirildiği anayasa
Bir yanıt bırakın