Bu sayfada paylaştığımız İslam Bilim Tarihi Dersi ders notlarımız sayesinde tüm konulara hakim olacaksınız. Seçmeli İslam Bilim Tarihi Dersi 9. 10. 11. ve 12. sınıflarda seçmeli olarak okutulan bir derstir. Bu tarih ders notları Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına uygun olarak hazırlandı. Bu yazımızda Seçmeli İslam Bilim Tarihi Dersinin 4. ünitesi olan İslam Bilim Geleneğinin Oluşması (IX-X. Yüzyıl) Ders Notunu paylaşıyoruz.
Sınıf: Seçmeli tarih
Ders: İslam Bilim Tarihi
Ünite: 4. ünite: İslam Bilim Geleneğinin Oluşması (IX-X. Yüzyıl)
İlgili yazılı: İslam Bilim Tarihi 1. dönem 2. yazılı
İslam Bilim Geleneğinin Oluşması (IX-X. Yüzyıl)
- Abbasiler Dönemi’nde Bağdat’ın Bilime Katkısı: Abbasilerin 2. Halifesi Mansur, başkent Bağdat şehrini 762-766 yılları arasında dairevi bir şekilde inşa ettirmiştir.
- Şehir, iç içe daireler şeklinde planlanmış olup merkezinde halifenin sarayı ve cami bulunuyordu.
- Bağdat’ın etrafı surlarla çevrilmiş ve dışına derin su kanalları yapılmıştır. Halife Mansur, Halife el-Me’mun Dönemi’nde, dünyanın çeşitli yerlerinden tercüme edilmek üzere kitaplar getirilmiş ve Bağdat’ta büyük bir kütüphane kurulmuştur.
- Bağdat’ta kurulan Beytü’l-Hikme (Bilgelik Evi) sayesinde Aristoteles’in Organon’u, Platon’un Kanun’u, Dioscurides’in Materia Medica’sı, Batlamyus’un Coğrafya’sı, Beydaba’nın Kelile ve Dimne’si gibi önemli eserler Arapça’ya tercüme edilmiştir.
HALİFE EL-ME’MUN VE BİLİMİN KURUMSALLAŞMASI
- Bilime ve bilim insanlarına büyük ilgi duyan Halife el-Me’mun (813-833), özellikle Antik Yunan bilimine meraklıydı. İlk olarak Yunanca eserleri Bağdat’a getirtmiş ve Arapça’ya çevirtmiştir.
- Beytü’l-Hikme (Bilgelik Evi), İslam bilim tarihinin ilk bilim merkezi olarak kabul edilir. Halife el-Me’mun Dönemi’nde tercümelerin yapıldığı ve yüksek düzeyde bilimsel araştırmaların yürütüldüğü önemli bir merkez olmuştur. Kuruluş tarihi kesin olmamakla birlikte 815 yılında Bağdat’ta kurulduğu düşünülmektedir.
- Beytü’l Hikme’de başlayan bilimsel gelişmeler, İslam biliminin Rönesansı olarak görülmüş ve kendisinden sonra kurulan medrese ve gözlemevlerine (rasathane) örnek teşkil etmiştir.
- İlk başlarda sadece tercüme faaliyetlerinin yapıldığı bir kütüphane iken zamanla gelişerek pozitif bilimlerle ilgili araştırmaların yapıldığı ve uygulamalı eğitimin verildiği bir eğitim kurumu haline gelmiştir. İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist adlı eserinde Beytü’l Hikme’de çalışan mütercimlerin (tercüman) listesini vermiştir.
- Müslüman bilim insanları, yaptıkları tercümeler ve bilimsel çalışmalarla Antik Yunan, Mısır, Mezopotamya ve Hint uygarlıklarından aldıkları bilimsel mirası zenginleştirmiş ve Batı’nın kullanımına sunmuştur. Bu çalışmalar sayesinde İslam bilimi, bilim ve düşünce tarihinde özgün bir yer edinmiştir.
- Beytü’l-Hikme, “Sahibü Beyti’i-Hikme” adı verilen yöneticiler tarafından idare edilmiştir. Bu yöneticiler aynı zamanda dönemin önemli bilim insanları arasında yer almıştır.
- Beş asır boyunca bilim çalışmalarının merkezi olan Beytü’l-Hikme, 1258 yılında Moğol Hükümdarı Hülagü tarafından yakılmış ve buradaki kitapların büyük bir kısmı Moğollar Müslüman bilim insanlarının ilgi duyduğu önemli bilim dallarından biri de astronomidir. Astronomi araştırmaları için rasathaneler kurulmuştur.
- Sistemli ve sürekli gözlemlere imkan veren ilk resmi rasathanelerin kuruluşu, Halife el-Me’mun Dönemi’ne (813-833) denk gelmektedir.
- Şam’ın Kasiyun Tepesi’nde Kasiyun Rasathanesi ve Bağdat’ta Şemmâsiye Rasathanesi kurulmuştur. Yapılış tarihi kesin olarak bilinmeyen Şemmâsiye Rasathanesi, İslam dünyasında açılan ilk rasathanedir.
- Şemmâsiye Rasathanesi’nde, Güneş ve Ay’ın hareketleri gözlemlenmiş ve onların astronomik tablo ve cetvelleri (zicler) hazırlanmıştır. Bu zicler Halife el-Me’mun adına hazırlandığı için “Me’mun Zicleri” olarak anılmaktadır.
HALİFE EL-ME’MUN DÖNEMİ’NDE COĞRAFYA ALANINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR
- Halife el-Me’mun, Yunan bilim insanı Marinos’un dünya haritasını ve Batlamyus’un Almagest (Coğrafya) adlı eserini Müslüman bilim insanlarına inceletmiştir.
- Bu incelemeler sonucunda coğrafi bilgiler temelli jeodezik ölçümlerden ve görevlilerin astronomik-matematiksel bilgilerinden yararlanılarak bir coğrafya kitabı ve dünya haritası hazırlanmıştır. Hazırlanan bu haritada dünyanın merkezi olarak Bağdat seçilmiştir.
- Müslüman bilim insanları bu harita ile Atlantik ve Hint Okyanusu’nu bir iç deniz olarak gösteren Marinos ve Batlamyus’a ait haritaların aksine, dünyanın kuşatıcı bir okyanus ve bu okyanusu çevreleyen karanlık bir okyanustan ibaret olduğunu göstermişlerdir.
İSLAM BİLİM TERMİNOLOJİSİNİN OLUŞMASI
- İslam bilim tarihinde önemli bir yere sahip olan Beni Musa Kardeşler, IX. Yüzyılda astronomi, matematik ve mekanik gibi farklı alanlarda yaptıkları çalışmalarla tanınmaktadır.
- Beytü’l-Hikme’de idari görevlerde bulunan Beni Musa Kardeşler, bu görevlerinden ayrıldıktan sonra kendilerine ait tercüme bürosu, rasathane ve kütüphane açmışlardır.
- Beni Musa Kardeşlerin farklı alanlarda yazdıkları kitaplardan en önemlisi Kitab’el Hiyel adlı eserdir. Bu kitap, Musa Kardeşlerin mekanik bilimine dair çalışmalarını içermektedir.
IX VE X. YÜZYILLARDA MATEMATİK ALANINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR
- IX. yüzyılın en önemli gelişmesi, geleneksel ebced rakamlarının yerine Hint rakamlarının kullanılmaya başlanmasıdır.
- Konumsal Hint rakamları, VIII. yüzyılda İslam dünyasına girmiş, hesaplama işlerini kolaylaştırmış ve matematik alanında büyük atılımlar gerçekleştirilmesini sağlamıştır.
- Hintlilerin matematik ve astronomi kitabı olan Siddhânta’yı, Yunanlardan Öklid’in Geometrinin Elemanları’nı ve Apollonius’un Konikler adlı kitabını Arapça’ya çevirmişlerdir. Ayrıca Arşimet’in Küre ve Silindir, Çemberin Hesaplanması, Eşit Düzlemler ve Yüzen Cisimler gibi eserleri de bu dönemde Arapça’ya çevrilmiştir.
- Sıfırın keşfi ve matematikte kullanımı, matematik biliminde büyük bir dönüm noktası olmuştur. İslam dünyasında sıfırın kullanıldığı ilk eserin 873 yılında yazıldığı bilinmektedir. Avrupalılar ise sıfırı Müslümanlardan çok daha sonra kullanmaya başlamışlardır.
- Mezopotamyalılar, MÖ 700-500 yılları arasında astronomi metinlerinde sıfır anlamına gelen özel bir işaret kullanmış olsalar da sıfırın ortaya çıkışı Hint matematiği ile olmuştur. Bugünkü sıfır işaretine benzer bir işaret kullanılmaya başlanmıştır.
- Özellikle Siddhânta’nın Hintçe’den Arapça’ya çevrilmesi, sıfır rakamı bilgisine ulaşılmasını kolaylaştırmıştır. Bu çeviri sayesinde matematikte önemli ilerlemeler kaydedilmiş olsa da sıfırın matematikte yaygın olarak kullanılması el-Hârizmî sayesinde olmuştur. Böylelikle sıfırla başlayan onluk sistem dünyaya Müslümanlar tarafından tanıtılmıştır.
- Sâbit b. Kurre (836-901): Astronom ve matematikçi. Harran’da doğmuştur ve Beytü’l-Hikme’de görev yapmıştır. İyi hazırlanmış zor bir geometri kitabı olan Kitab el-Mutayat (Veriler Kitabı) Orta Çağ’da Batı’da tanınmıştır. Cebiri geometriye uygulayan ilk kişidir. Pisagor Teoremi’ni her tür üçgen için genelleştirmiştir.
- El Öklidisi (920-980): Ondalık sayı sisteminden ilk bahseden bilim insanı olarak bilinir. Kitabu’l-Fusûl fi’l Hisâbi’l-Hindî (Hint Hesapları Üzerine Fasıllar Kitabı) adlı eserinde ondalık sayılardan ilk defa bahsetmiştir.
- El-Kâşî (öl. 1429) ise ondalık sayı sistemini yeniden ele almış ve geliştirmiştir.
CEBİR ALANINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR
- Ebu Kâmil (850-930), yazdığı eserlerle kendinden sonra gelen matematikçileri etkilemiştir.
- El-Hârizmî (öl. 864): IX. yüzyılın en büyük matematikçilerinden biridir. Cebir, onunla birlikte denklemler bilimi olmuştur. Kitabu’l- Muhtasar fi Hisabi’l-Cebr ve’l-Mukabele (Cebir ve Denklem Hesabı Üzerine Özet Kitap) adlı eseri çok önemlidir.
- El-Hârizmî, Hintlilerin onluk (desimal) sistemini ve Arap rakamları olarak bilinen rakamları benimsemiştir. Sıfırı kullanmış ve çeşitli hesaplama işlemlerinde sıfırın kullanımını açıklamıştır.
- El-Hârizmî’nin Kitabu’l-Muhtasar fi Hisabi’l-Cebr ve’l-Mukabele adlı eseri Batı dünyasında da aynı adla kullanılmıştır.
- Günümüzde bilgisayar bilimlerinde sıkça kullandığımız “algoritma” kelimesi de Hârizmî’nin kendi isminin Latincesinden türetilmiştir.
TRİGONOMETRİ VE KÜRESEL GEOMETRİ ALANINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR
- Avrupalılar, modern trigonometrinin temelini oluşturan sinüs, kosinüs, tanjant ve kotanjantı Müslüman matematikçilerden öğrenmişlerdir. El-Hârizmî, eserinde sinüs ve tanjantlarla ilgili önemli çalışmalara yer vermiştir.
- IX ve X. yüzyılda trigonometri alanında çalışan diğer önemli Müslüman bilim insanları:
- El-Battani (858-929)
- El-Büzcani (940-988)
- İbn Yunus (950-1009)
- El-Battani, trigonometrinin temel kavramlarından sinüs ve kosinüs terimlerini eserlerinde ilk defa kullanan ve bunların fonksiyonu olan tanjant ile kotanjant kavramlarını ortaya koyan kişidir.
- El-Büzcani, özellikle küresel trigonometride sinüs konusunu bilimsel bir disiplin içinde incelemiş, tanjant çizelgelerini en ince ayrıntılarıyla düzenlemiş, secant ve cosecant kavramlarını trigonometriye kazandırmıştır.
- İbn Yunus ise bugünkü dönüşüm formüllerini bulmuştur.
Bir yanıt bırakın