Bu sayfada paylaştığımız İslam Bilim Tarihi Dersi ders notlarımız sayesinde tüm konulara hakim olacaksınız. Seçmeli İslam Bilim Tarihi Dersi 9. 10. 11. ve 12. sınıflarda seçmeli olarak okutulan bir derstir. Bu tarih ders notları Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına uygun olarak hazırlandı. Bu yazımızda Seçmeli İslam Bilim Tarihi Dersinin 7. ünitesi olan Endülüs’te İslam Biliminin Gelişmesi (XII-XIII. Yüzyıl) Ders Notunu paylaşıyoruz.
Sınıf: Seçmeli tarih
Ders: İslam Bilim Tarihi
Ünite: 7. ünite: Endülüs’te İslam Biliminin Gelişmesi (XII-XIII. Yüzyıl)
İlgili yazılı: İslam Bilim Tarihi 2. dönem 1. yazılı
Endülüs’te İslam Biliminin Gelişmesi (XII-XIII. Yüzyıl)
- Endülüs’e İslam’ın Girişi: 711 yılında Tarık bin Ziyad önderliğindeki İslam ordusu İber Yarımadası’na (Endülüs) geçerek Avrupa’da ilerlemeye başlamıştır.
- Kısa sürede Yarımada’nın büyük bir kısmı fethedilmiş, ancak bu ilerleyiş 732’deki Puvatya Savaşı ile durdurulmuştur.
- 1492’de Gırnata’daki son Müslüman emirliğinin yıkılmasıyla Endülüs’teki İslam hakimiyeti sona ermiştir.
- Endülüs’te Bilimsel Ortamın Gelişimi: Müslüman hükümdarların desteğiyle bilimsel çalışmalar büyük ilerleme kaydetmiştir.
- Bağdat ve Şam gibi önemli bilim merkezleriyle kurulan ilişkiler, Hristiyan Avrupa’da bulunmayan Antik Yunan eserlerinin Endülüs’e taşınmasında etkili olmuştur.
- Halife II. Hakem (961-976)‘in başkent Kurtuba’da kurduğu medreseye dünyanın her yerinden farklı dinlere mensup insanlar öğrenim görmek için gelmiştir.
- Kurtuba’daki Kütüphaneler: Bu dönemde Kurtuba’da yaklaşık yetmiş kütüphane bulunmaktaydı. Halife II. Hakem’in kütüphanesinde 400.000’e yakın kitap olduğu rivayet edilmektedir.
- Endülüs’teki okuryazar oranı Müslümanlar arasında çok yüksekken, Hristiyan Batı’da bu oran oldukça düşüktü.
ENDÜLÜS’TE ÖNEMLİ BİLİM İNSANLARI
- Murâdî (XI. Yüzyıl): Mekanik mühendisliğinin öncülerindendir. Tek bilinen eseri Kitâbü’l-Esrâr fî Netâ’ici’l-Efkâr (Fikirlerin Neticesindeki Sırlar Kitabı)‘nda mekanik oyuncaklar, suyla çalışan saatler, savaş makineleri ve suyun kaldırma gücüyle çalışan aletlerin çizimleri yer almaktadır. Çağdaşı Zerkâlî ile birlikte usturlabı tasarlamıştır.
- Mecrîtî (950-1007): Doğduğu şehir olan Madrid’e nispetle bu isimle anılır. Matematik ve astronomi alanlarında önde gelen bilim insanlarındandır. “Endülüs’ün Öklid’i” olarak da bilinir. Aritmetik ve astronomi üzerine bir okul kurmuştur. Çalışmaları XII. yüzyılda Bathlı Adelard tarafından Latinceye çevrilmiş ve Zic’i Avrupa’da tanınmıştır.
- Zahravî (936-1013): İslam dünyasının en ünlü cerrahlarından biridir. el Tasrif adlı eserinde dönemin cerrahi bilgilerini ve yeni yöntemlerini tanıtmıştır. Batı’da cerrahi uygulamaların gelişmesinde büyük etkisi olmuştur.
- Zerkâlî (1029-1087): Çalışmalarını kendi kurduğu rasathanede yapmıştır. Dünya ile Güneş arasındaki mesafeyi ölçmüş ve Tuleytula’da 400’den fazla gözlem yapmıştır. Gözlemleri sonucunda Güneş, gezegenler ve yıldızların hareketleriyle ilgili Tuleytula Cetvelleri (Zic ve Almanak)‘ni hazırlamıştır. Safiha adı verilen evrensel usturlabı icat etmiştir.
- Câbir b. Eflah (XII. Yüzyıl): Sevilla’da doğmuş bir astronomdur. Batlamyus’a yaptığı eleştirilerle tanınır. Eleştirilerini Kitâbü’l-Hey’e fî Islahi’l-Mecistî (Mecistî’nin Eserinin Tashihi) adlı eserinde toplamıştır. Kopernik başta olmak üzere Batılı astronomları etkilemiştir. Halkalı bir astronomi aleti (“Câbir’in Teodoliti”) icat etmiştir.
- İbn Tufeyl (1106-1186): Felsefe, matematik, hukuk ve tıp alanlarında çalışmıştır. Farabi ve İbn Sina gibi filozofların görüşlerini reddetmiştir. Toplumdaki yetenekli bireylerin eğitilmesi gerektiğini savunmuştur. En önemli eseri, felsefi romanın ilk örneği olan Hay bin Yakzan‘dır. Bu eser Robinson Crusoe’ya ilham kaynağı olmuştur.
- İbn Rüşd (1126-1198): Felsefe, tıp, edebiyat ve fıkıh alanlarında iyi bir eğitim almıştır. el-Külliyât fî’t-Tıb (Tıp Külliyatı) adlı eserinde tıbbın bütün konularını bir araya toplamıştır. Batı’da Averroes olarak tanınır. Aristo’nun eserlerine yaptığı yorumlarla Aristo’nun Batı’da yeniden tanınmasını sağlamıştır.
- İbn Rüşd’ün Felsefi Görüşleri: Yunan felsefesinin İslam düşüncesi üzerindeki tartışmalarda felsefecilerin tarafını tutmuş ve Gazâlî’yi eleştirmiştir. Akıl yoluyla ulaşılan bilgilere güvenilebileceğini savunmuş ve akıl ile vahyin çatışmadığını belirtmiştir. Görüşleri İslam dünyasından çok Hristiyan dünyasında etkili olmuştur.
BATI BİLİMİNİN OLUŞUMUNDA İSLAM BİLİMİNİN YERİ
- İslam biliminin Avrupa’ya geçişi üç farklı yolla gerçekleşmiştir:
- İber Yarımadası (Endülüs) Yolu: VIII. yüzyıldan itibaren başlayan tercümelerle İslam dünyasındaki çalışmalar Avrupa’ya aktarılmıştır. Kurtuba ve Tuleytula önemli tercüme merkezleri olmuştur.
- Güney İtalya (Sicilya) Yolu: XI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Sicilya üzerinden Arapça eserlerin Latinceye çevrilmesiyle bilgi aktarımı sağlanmıştır.
- Doğu Akdeniz ve İstanbul Yolu: XIII. yüzyıldan itibaren Tebriz, Erzurum, Trabzon üzerinden İstanbul’a ulaşan eserler, Bizanslılar aracılığıyla Avrupa’ya taşınmıştır.
- İslam biliminden çevrilen eserler Bologna, Paris, Oxford, Cambridge, Padva ve Napoli gibi Avrupa’nın ilk üniversitelerinde ders kitabı olarak okutulmaya başlanmıştır.
- İbn Sina’nın el-Kânûn fi’t-tıbb, Zekeriya Râzî ve Zahravî’nin tıp eserleri Avrupa üniversitelerinde yüzyıllarca temel ders kitabı olarak kullanılmıştır.
- İbn Rüşd’ün felsefi eserleri Avrupa’da birçok üniversitede okutulmuş ve Averroizm düşünce akımı yüzyıllarca etkili olmuştur. Immanuel Kant gibi aydınlanmacı düşünürleri etkilemiştir.
- Astronomideki Zic’ler (yıldız cetvelleri) uzun yıllar Avrupalı astronomlar tarafından kullanılmıştır. Battânî’nin Kitab’ül-Zic adlı eseri defalarca Latinceye çevrilmiştir. Kopernik bile eserinde Battânî’nin görüşlerini tekrarlamıştır.
XII. YÜZYILDA ENDÜLÜS’TE HARİTACILIK ALANINDAKİ GELİŞMELER
- İdrîsî (X. Yüzyıl): Orta Çağ’ın önde gelen coğrafyacı, haritacı ve botanikçilerindendir. Kuzey Afrika, Endülüs ve Avrupa’nın birçok ülkesini gezmiştir. Sicilya’da Norman kralının hizmetinde bulunmuştur.
- Kral II. Roger için 400 kilo ağırlığında gümüşten bir dünya küresi yapmıştır.
- İdrîsî’nin haritaları üç asır boyunca Avrupa denizcileri tarafından kullanılmıştır. Kristof Kolomb ve Vasco da Gama’nın haritaları bile ondan esinlenerek hazırlanmıştır. Nüzhetü’l-Müştâk fî İhtirâkı’l-Âfâk (Uzak Diyarlara Hoş Yolculukların Kitabı) adlı eseri coğrafya alanında çok önemlidir.
- Botanik alanında da çalışmalar yapmış ve Kitâbü’l-Edviye el-Müfrede (Basit İlaçlar Kitabı) adlı eseri yazmıştır. Dünya haritasını hazırlarken Halife Me’mun Dönemi’ndeki haritadan da faydalanmıştır.
Bir yanıt bırakın