Türklerde Eğitim ve Bilim / 3. Ünite: Türkistan’dan Türkiye’ye Türklerde Eğitim, Bilim, Sanat ve Spor | Maarif Modeli

ders notları

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi dersinin 3. ünitesi, “Türkistan’dan Türkiye’ye Türklerde Eğitim, Bilim, Sanat ve Spor” başlığını taşır. Bu sayfada TKMT 3.1 öğrenme çıktısına yönelik Türklerde Eğitim ve Bilim ders notları bulunmaktadır. İslamiyet öncesi Türklerde aile, töre, Orhun Yazıtları ve Uygur eğitim anlayışının özellikleri ele alınmaktadır. Türk-İslam devletlerinde medreseler, Nizamiye Medreseleri, darüşşifalar ve Ahilik gibi eğitim ve bilim kurumlarının gelişimi incelenmektedir. Osmanlı Devleti’nde sıbyan mektepleri, Enderun, medreseler ve modern eğitim kurumları ile öne çıkan bilim insanlarının çalışmaları açıklanmaktadır. Cumhuriyet döneminde eğitim reformları, bilimsel kurumlaşma ve Türk bilim tarihindeki dönüşüm karşılaştırmalı tablolar, kronoloji ve sınav notlarıyla sunulmaktadır.

3. ÜNİTE: TÜRKİSTAN’DAN TÜRKİYE’YE TÜRKLERDE EĞİTİM, BİLİM, SANAT VE SPOR · TKMT 3.1

3.1 TÜRKLERDE EĞİTİM VE BİLİM

Türkistan’dan Türkiye’ye Eğitim ve Bilim Anlayışının Değişimi

1. Eğitim ve Bilimin Temel Çerçevesi

  • Bilgi, insanın çevresini ve doğayı anlamasında; eğitim ise bu bilginin kuşaklar arasında düzenli biçimde aktarılmasında temel araçtır.
  • Tarih boyunca bilim ve eğitim birbirini beslemiştir: Bilimin ürettiği yeni bilgiler eğitim kurumlarının içeriğini yenilemiş, eğitim kurumları da yeni bilim insanlarının yetişmesini sağlamıştır.
  • Türklerde eğitim ve bilim; yaşam tarzı, devlet anlayışı, dinî-kültürel değişim, şehirleşme, savaşlar, modernleşme ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda farklı kurum ve yöntemlerle gelişmiştir.

1.1. Örgün ve Yaygın Eğitim

Eğitim Türü

Açıklama

Türk Tarihinden Örnek

Örgün eğitim

Okullarda belirli bir plan ve program çerçevesinde yürütülen eğitimdir.

Uygurlarda örgün eğitim kurumları; Türk-İslam devletlerinde medreseler; Osmanlıda sıbyan mektebi, medrese ve Enderun; Cumhuriyette modern okul sistemi.

Yaygın eğitim

Kişisel, mesleki, ahlaki ve kültürel gelişimi hayat boyunca destekleyen okul dışı eğitimdir.

Destan, efsane ve yazıtlarla törenin aktarılması; Ahilik-lonca eğitimi; tekke ve zaviyeler; Cumhuriyette millet mektepleri, halkevleri ve halk kursları.

1.2. Temel Kavramlar ve İsimler

Kavram / Kişi

Kısa Açıklama

Uygurlar

Türklerde örgün eğitimin geliştiği ilk dönemlerden biri; yazı, kâğıt, kitap, baskı ve kütüphane kültürüyle öne çıkar.

Darüşşifa / Bimaristan

Türk-İslam dünyasında hastane ve aynı zamanda tıp eğitimi verilen kurum.

Piri Reis

Dünya haritası ve Kitâb-ı Bahriyye ile tanınan Osmanlı denizci, kartograf ve coğrafyacısı.

Harezmi

Matematik, astronomi ve coğrafya alanlarında çalışan; cebir tarihinin kurucu isimlerinden bilim insanı.

Ali Kuşçu

Semerkand bilim çevresinde yetişmiş, Fatih Dönemi’nde İstanbul’a gelmiş matematikçi ve astronom.

Cezeri

Artuklu çevresinde çalışan, mekanik ve otomatik düzenekleriyle tanınan mühendis ve mucit.

Orhun Yazıtları

Göktürk Dönemi’ne ait, Türk dili ve tarihi açısından temel yazılı anıtlar.

Rasathane

Astronomik gözlem ve hesaplamaların yapıldığı gözlemevi.

Nizamiye Medreseleri

Büyük Selçuklu Dönemi’nde Nizamülmülk öncülüğünde kurulan, medrese eğitimini sistemleştiren yükseköğretim kurumları.

Medrese

Türk-İslam tarihinde dinî ve aklî ilimlerin öğretildiği eğitim kurumu.

Kaşgarlı Mahmud

Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün yazarı; Türk dili ve kültürünü kayıt altına alan önemli dil bilgini.

1.3. Rasathanelerden Uzaya: Astronomi Geleneği

  • İslam dünyasında astronomik gözlemevlerinin kurumsallaşmasında Türk ve Türk-İslam bilim çevreleri önemli rol oynamıştır.
  • İbni Sina astronomi çizelgeleri ve gözlem araçları üzerinde çalışmış; azimut kadranı olarak bilinen bir gözlem aleti geliştirmiştir.
  • Cumhuriyet Dönemi’nde Kandilli Rasathanesi yeniden düzenlenmiş; astronomi ve deprem araştırmaları kurumsal bir yapıda sürdürülmüştür.
  • Prof. Dr. Feryal Özel, 2019’da M87 kara deliğinin ilk görüntüsünü oluşturan uluslararası ekipte yer almıştır; 2015’te Amerikan Fizik Derneği onur üyeliğine seçilmiştir. Ders kitabı ayrıca onun NASA Astrofizik Komitesi Başkanlığı görevini sürdürdüğünü belirtmektedir; kurum görevleri zaman içinde değişebileceği için bu bilgi kaynak dönemiyle sınırlı okunmalıdır.
  • TÜBİTAK UZAY; yerli ve millî uydular, haberleşme sistemleri, yıldız izlerleri ve uçuş bilgisayarları gibi uzay teknolojileri üzerinde çalışmaktadır.
  • TÜBİTAK 1001 desteği ve Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri koordinasyonuyla yürütülen çalışmalar sonucunda çift yıldız sistemleri çevresinde iki ötegezegen keşfedilmiştir.

1.4. Esik (Issık) Kurganı, Altın Elbiseli Adam ve Erken Yazılı Kültür

  • 1970’te Kazakistan’daki Esik (Issık) kurganında çok zengin altın süslemeli bir savaşçı mezarı bulunmuştur. Ders kitabı bu buluntuyu Türklerin erken kültür ve teknik birikimini göstermek için kullanmaktadır.
  • Kaynak görselinde taçlı başlıkta tuğlar ve oklar; alın bölümünde koç, geyik ve at kabartmaları; kemerin solunda kama, sağında kılıç bulunduğu belirtilir. Giysinin yaklaşık 4.800 üçgen ve dörtgen altın parçanın büyük titizlikle birleştirilmesiyle oluşturulduğu aktarılır.
  • Kurganda bulunan gümüş bir kap üzerindeki kısa yazıt, Avrasya bozkırındaki erken yazı kültürü tartışmalarının önemli buluntularından biridir.

2. İslamiyet Öncesi Türklerde Eğitim

2.1. Yaşam Tarzının Eğitime Etkisi

  • İslamiyet öncesi Türk toplumlarında eğitim, bozkır hayatının ihtiyaçlarına göre şekillenmiştir.
  • Amaç; güçlü, savaşçı, disiplinli, özgür ve bağımsız yaşamaya hazır bireyler yetiştirmektir.
  • Aile, bilgi ve becerilerin çocuğa aktarılmasında temel eğitim çevresidir.
  • Masal, destan, efsane ve töre sözlü eğitim araçlarıdır; bu anlatılar öz güveni, edebî kültürü, birlik ve dayanışmayı güçlendirmiştir.
  • Cesur, kahraman ve bilge kişiyi ifade eden “alp” insan tipi ideal kabul edilmiştir.
  • Ata binme, ok atma, kılıç ve kalkan kullanma gibi askerî beceriler küçük yaşlardan itibaren öğretilmiştir. Kadın, erkek, genç ve yaşlıların gerektiğinde savaşabilecek durumda olması bozkır hayatının sonucudur.
  • Mesleki eğitimde hayvan ürünlerini işleme, halı-kilim dokuma, maden işleme, ok-yay ve silah yapımı gibi alanlar önem taşımıştır.

2.2. Yazılı Kültür: Göktürkler ve Orhun Yazıtları

  • Göktürkler, 38 işaretli Orhun alfabesini kullanmış ve Türk dilinin en önemli erken yazılı anıtlarını bırakmıştır.
  • Orhun Yazıtlarının gelişmiş dili, kompozisyonu ve edebî niteliği; yazıyı kullanan, okuyabilen ve metni anlayabilen eğitimli bir çevrenin bulunduğunu gösterir.
  • Yazıtlarda yalnız tarihî olaylar anlatılmaz; halka ve beylere birlik, devlet düzeni, sorumluluk ve geçmişten ders çıkarma konusunda öğütler verilir.
  • Bu yönüyle Orhun Yazıtları hem tarihî belge hem de toplumun eğitilmesine yönelik siyasal-kültürel metinlerdir.
  • Tapo Kağan Dönemi’nde Çin edebiyatı ve felsefesine ait eserlerin Türkçeye çevrilmesinin istenmesi, Göktürk çevresinde gelişmiş bir dil ve tercüme faaliyetinin varlığını gösterir.
  • Ders kitabı, Orhun yazılı kültürünün erkenliğini göstermek amacıyla Fransızca ve Almancanın erken belgelerini IX. yüzyıla, İngilizcenin erken belgelerini VIII. yüzyıla ve Japon Nihon Shoki’yi 720 yılına yerleştiren karşılaştırmalı bir pano kullanır. Bu tarihler yaklaşık karşılaştırma amacı taşır; farklı dillerin “ilk belgesi” tanımı kaynak türüne göre değişebilir.

2.3. Uygurlarda Eğitim, Yazı, Kitap ve Kütüphane Kültürü

  • Uygurlar Dönemi’nde yerleşik hayatın gelişmesi ve farklı kültürlerle etkileşim, eğitim anlayışını değiştirmiştir.
  • Devlet yönetimi, hukuk, askerlik, ekonomi, ticaret, fen, dil, yazı, eğitim ve sanat alanlarında gelişmeler yaşanmıştır.
  • Uygurlar farklı yazı sistemlerini kullanmış; kâğıt ve baskı tekniklerinden yararlanmış, kitap üretmiş ve kütüphaneleri yaygınlaştırmıştır.
  • Yerleşik hayat ve ticari faaliyetler kayıt tutmayı gerekli kılmış; okuryazarlığın ve planlı eğitimin gelişmesine zemin hazırlamıştır.
  • Uygur metinlerinde bilginin değeri sıkça vurgulanmıştır; bilgili insan toplumda saygın kabul edilmiştir.
  • Kaynakta Uygur alfabesiyle dikey yazılmış resimli el yazması örneği, Uygur yazılı kültürünün ve kitap sanatının günümüze kalan erken örneklerinden biri olarak gösterilmiştir.

2.4. Dede Korkut Hikâyelerinde Eğitim ve Değerler

  • Dede Korkut, Oğuz toplumunda bilge, öğüt veren, çocuklara ad koyan ve toplumsal sorunlarda yol gösteren şahsiyet olarak anlatılır.
  • Hikâyelerde çocuğun kendi çıkarından önce toplum yararını düşünmesi, anne-baba sözü dinlemesi ve büyüklere saygı göstermesi vurgulanır.
  • Cesaret, sadakat, yiğitlik, saygı, vefa ve namuslu olma temel değerler arasındadır.
  • Eğitimde model gösterme yöntemi kullanılır: iyi davranışlar örneklenirken kötü örnekler de “nasıl davranılmaması gerektiğini” somutlaştırır.
  • Aile büyüğüne saygı, dürüstlük, yardımseverlik, vatan sevgisi ve örnek olayla değer öğretimi günümüzde de devam eden yönlerdir.

3. İslamiyet Öncesi Türklerde Bilim ve Teknoloji

3.1. Bilimsel Faaliyetleri Doğuran İhtiyaçlar

  • Türklerin bilimsel uygulamalarında temel belirleyici unsur yaşam tarzıdır. Göç, yön bulma, hayvancılık, savaş, üretim ve sağlık ihtiyaçları pratik bilgiyi geliştirmiştir.
  • Göç yollarını, mevsimleri ve zamanı belirleme ihtiyacı astronomi ve takvim bilgisini geliştirmiştir.
  • Atlı hayat; eyer, üzengi, nal ve gem gibi araçların geliştirilmesine, hareketli savaş düzenine ve işlevsel kıyafet kültürüne katkı sağlamıştır.
  • Demircilik ve madencilik; kılıç, kalkan, kargı, mızrak ve ok ucu üretiminde ileri tekniklerin kullanılmasını sağlamıştır.
  • Arkeolojik buluntulardaki kaplar, koşum takımları, takılar, giysiler, halılar, bıçaklar, kamalar ve ok uçları; malzeme bilgisi, kimya, metalurji ve teknik becerilerin geliştiğini gösterir.
  • Hayvansal ürünlerden ilaç yapılması, veterinerlik ve zooloji bilgisinin varlığına işaret eder.

3.2. Uygulamalı Bilim Örnekleri

Kaynakta Verilen Örnek

İlgili Bilim / Teknoloji Alanı

Açıklama

Uygurların maden kömürü kullanması

Kimya – jeoloji

Kömürün yakıt olarak tanınması ve doğal maden kaynaklarının kullanılması.

Göktürklerin pulluk, kürek, yaklaşık 10 km kanal ve su dağıtım şebekesi kullanması

Tarım bilimi – mühendislik

Tarım araçları, sulama ve su yönetimi.

Uygurlarda baskı teknikleri

Matbaacılık – teknoloji

Kitap çoğaltma ve yazılı kültürün yayılması.

Demir tavlama ocakları ve demircilik

Madencilik – metalurji

Metal işleme, silah ve araç üretimi.

Sayı dizileri ve sayısal bilmeceler

Matematik

Aritmetik, örüntü ve problem çözme becerisi.

Kızamık ve çiçek hastalıklarına dair uygulamalar

Tıp – eczacılık

Halk hekimliği ve hastalıkla mücadele yöntemleri.

Bitki ve inorganik maddelerden kırmızı boya

Kimya

Doğal ve mineral kökenli boya üretimi.

Hun kurganlarında bazı cesetlerin bozulmadan kalması

Tıp – anatomi

Gömme öncesi bazı organların çıkarılması gibi uygulamalar.

  • Uygurca tıp metinlerinde göz, kulak, burun, ağız, baş, solunum, kalp, deri, kırık-çıkık ve zihinsel rahatsızlıklar hakkında tedavi bilgileri bulunmaktadır.
  • Çiçek hastalığına karşı yaralardan alınan kabukların kurutulup daha sonra sulandırılarak uygulanması, kaynakta erken bir variolasyon örneği olarak aktarılmıştır.
  • Uygurların taş kömürü kullandığına ilişkin Çin kaynaklarında kayıtlar bulunduğu belirtilmektedir.
  • Altay kurganlarında kırmızı boya kullanımı, bitki ve inorganik maddelerden pigment elde edildiğini düşündürür.
  • Pazırık Kurganlarında bulunan ünlü halı, dünyanın en eski düğümlü halılarından biridir; renklerin canlılığı dokuma ve boya bilgisinin gelişmişliğini gösterir.

3.3. On İki Hayvanlı Türk Takvimi

  • Takvim, göç zamanlarını, mevsimleri, tarım ve hayvancılık faaliyetlerini düzenleme ve zamanın akışını takip etme ihtiyacıyla ilişkilidir.
  • Kaynakta takvimin güneş yılı esaslı olduğu, bir yılın 365 gün 5 saat kabul edildiği belirtilir.
  • 12 yıl bir “devir” kabul edilir; her yıl bir hayvan adıyla anılır ve on iki yıllık döngü tamamlanınca aynı sıra yeniden başlar.
  • Yıllar sırasıyla: sıçgan (sıçan), ud (öküz/sığır), bars (pars), tavışgan (tavşan), lu (ejder), cılan (yılan), yund (kısrak/at), kon (koyun), biçin (maymun), takıgu (tavuk), it (köpek), tonguz (domuz).
  • Kaynakta 1 ayın 30 gün, 4 hafta; günün başlangıcının gece yarısı olduğu ve günlerin özel adlarının bulunmadığı ifade edilir.
  • Kaynakta takvimin geleneksel kozmoloji açıklaması içinde Dünya’nın ömrünün 3.600.000 yıl, bunun 360 “ven” olduğu ve 1 venin 10.000 yıla karşılık geldiği de aktarılır.
  • Halk kültüründe bazı yıllar uğurlu veya zor kabul edilmiş; takvim bilgisi “Eset – bes et” gibi tarım atasözlerine yansımıştır.

4. Türk-İslam Devletlerinde Eğitim

4.1. İslamiyet’in Kabulü ve Eğitimde Kurumsallaşma

  • Türklerin İslamiyet’le teması ilk İslam fetihleri döneminde başlamış ve yüzyıllar içinde giderek artmıştır.
  • X. yüzyılda Yağma, Çiğil, Karluk ve Tuhsi topluluklarının Müslümanlaşması; Karahanlıların Satuk Buğra Han Dönemi’nde İslamiyet’i benimsemesi, Türk-İslam kültürünün gelişmesinde önemli aşamalardır.
  • İslamiyet’in ilme ve öğrenmeye verdiği önem, eğitim kurumlarının gelişmesini desteklemiştir.
  • Karahanlılar Dönemi’nde eğitim daha planlı, programlı ve kurumsal bir yapıya kavuşmuş; bu süreç Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde genişlemiştir.
  • Ribat, kervansaray, medrese, cami, darüşşifa ve rasathane gibi kurumlar yalnız mimari yapı değil; eğitim, kültür, bilim ve sosyal hizmet merkezleri olmuştur.

4.2. Medreseler ve Nizamiye Medreseleri

  • Medrese, Türk-İslam tarihinde düzenli eğitim-öğretim kurumlarının genel adıdır.
  • Karahanlılar Dönemi’nde medreseler açılmış; Selçuklularla birlikte medrese kültürü daha sistemli ve yaygın bir hâle gelmiştir.
  • Bağdat’ta Nizamülmülk’ün öncülüğünde kurulan Nizamiye Medreseleri, devlet destekli yükseköğretim kurumlarının en etkili örneklerinden biri olmuştur.
  • Medreselerde öğretim bölümleri, kütüphaneler, hamamlar, hastane ve mutfak gibi hizmet bölümleri bulunabilmiştir.
  • Dinî ilimlerin yanında matematik, astronomi, tıp ve hikmet gibi aklî ilimler de okutulmuştur; ders içeriği büyük ölçüde hocaya göre değişebilmiştir.
  • Nizamiye Medreselerinde ders geçme, öğrenciye burs verme, öğretim üyesi yetiştirme ve mezuna icazet verme gibi uygulamalar görülmüştür.
  • Öğrencilerin barınma ve beslenme ihtiyaçlarının karşılanması, maaşlı öğretmenlerin bulunması ve giderlerin vakıflarca finanse edilmesi medreselerin kurumsal gücünü artırmıştır.

4.3. Ribat ve Kervansarayların Eğitim İşlevi

  • Karahanlılarda sınır karakolu olarak kullanılan ribatlar, sınırların genişlemesiyle güvenlik, konaklama ve eğitim işlevleri kazandı.
  • Ribatlar zaviye, han, hangâh ve kervansaray gibi adlarla da anılmıştır.
  • Geniş avlu, çok sayıda hizmet bölümü ve kapalı mekânlarıyla ribatlar Selçuklu medreselerinin mimari gelişimini etkilemiştir.
  • Savaşta halkın sığınabildiği güvenli alan, tüccarlar için misafirhane, yoksullar için destek merkezi ve kimsesiz öğrenciler için okul işlevi görmüştür.
  • Selçuklu kervansaraylarında vaiz ve fakihler bulunmuş; Kur’an, Arapça, tarih, ilmihal ve edebiyat dersleri verilmiştir.
  • Farklı coğrafyalardan gelen tüccar ve yolcuların bilgi, tecrübe ve kültür paylaşımı yapması kervansarayları kültürel etkileşim merkezi hâline getirmiştir.

4.4. Tekke ve Zaviyeler

  • Medreseler daha çok dinî ve aklî ilimlerin sistemli öğretimini temsil ederken tekke ve zaviyelerde tasavvuf, ahlak ve manevi eğitim öne çıkmıştır.
  • Tekke ve zaviyelerde şiir ve musiki başta olmak üzere güzel sanatlar eğitimi de verilmiştir.
  • Bu kurumlar, geniş halk kitlelerine ulaşan yaygın eğitim ve sosyal dayanışma merkezleri olarak çalışmıştır.

4.5. Darüşşifalar / Bimaristanlar

  • Darüşşifa veya bimaristan, İslam dünyasında hastane için kullanılan “şifa evi / sağlık evi” anlamındaki terimlerdir.
  • Darüşşifalarda yolcu, tüccar, yoksul ve kimsesizler ayrım yapılmadan tedavi edilmiş; aynı zamanda tıp eğitimi verilmiştir.
  • Hasta başında klinik ders, ilaçla tedavi ve bazı akıl hastalıklarında müzikle tedavi uygulamaları Türk-İslam tıp geleneğinin önemli özelliklerindendir.
  • Nizamülmülk’ün Nişabur’da bimaristan yaptırdığı ve Bağdat Nizamiye Medresesi bünyesinde bir hastane kurdurduğu aktarılmaktadır.
  • Türkiye Selçuklu Hükümdarı I. Gıyaseddin Keyhüsrev’in kız kardeşi Gevher Nesibe adına Kayseri’de yaptırdığı yapı, darüşşifa ile tıp eğitiminin birlikte yürütüldüğü seçkin örneklerdendir.

4.6. Eğitim Kurumları ve Günümüzdeki Yaklaşık Karşılıkları

Kurum

Başlıca İşlevi

Günümüzdeki Yaklaşık Karşılığı

Medrese

Dinî ve aklî ilimlerin sistemli öğretimi, yükseköğretim ve ilmiye yetiştirme.

Üniversite / fakülte / orta-yüksek öğretim kurumları

Ribat / Kervansaray

Güvenlik, konaklama, barınma, sosyal yardım ve bazı yerlerde eğitim.

Yurt / konukevi / eğitim-kültür merkezi

Tekke / Zaviye

Tasavvuf, ahlak, şiir, musiki ve halk eğitimi.

Halk eğitim / kültür merkeziyle bazı işlevsel benzerlikler

Darüşşifa

Tedavi, tıp eğitimi ve klinik uygulama.

Hastane + tıp fakültesi / eğitim araştırma hastanesi

4.7. Ahilik: Meslek, Ahlak ve Yaygın Eğitim

  • Ahilik, fütüvvet geleneğinin Anadolu’da esnaf ve tüccarlarla bütünleşmesi sonucu gelişen sosyoekonomik ve eğitimsel bir kurumdur.
  • Fütüvvet; gençlik, kahramanlık ve cömertlik anlamlarını taşır. Tasavvufi etkilerle ahlaki ve mesleki bir teşkilat kültürüne dönüşmüştür.
  • Ahi Evran, Türkistan’dan Anadolu’ya gelerek Ahiliğin örgütlenmesinde etkili olmuş; fütüvvetnamelerden yararlanarak teşkilatın kurallarını sistemleştirmiştir.
  • Mesleğe ilgisi olmayanlar teşkilata alınmamış; yamak → çırak → kalfa → usta düzeniyle mesleki eğitim verilmiştir.
  • Kademeler arası geçişte “şed / kuşak bağlama” törenleri yapılmış; kuşak, bilgi ve meslek sorumluluğunun aktarımını simgelemiştir.
  • Akşamları ahlak dersleri, belirli günlerde silah ve ata binme eğitimleri yapılmıştır.
  • Doğru tartı ve ölçü, hilesiz üretim, kalite, adil paylaşım, yardımlaşma, güvenilirlik, cömertlik ve topluma karşı sorumluluk Ahiliğin temel ilkelerindendir.
  • Günümüzde Ahilik değerlerini yaşatmak amacıyla eylül ayında Ahilik Kültürü Haftası etkinlikleri düzenlenmektedir.

4.8. Türk Kültürüne Yön Veren Eserler

Eser

Yazar

Eğitim ve Kültür Açısından Önemi

Kutadgu Bilig

Yusuf Has Hacib

Devlet, toplum, ahlak ve ideal insan anlayışını öğretici şiir diliyle işler; bilgiyi insan gönlündeki inciye benzetir.

Dîvânu Lugâti’t-Türk

Kaşgarlı Mahmud

Türk dilinin zenginliğini ortaya koyar; XI. yüzyıl Türk kültürü, söz varlığı, eğitim ve bilgi kavramlarını günümüze taşır.

Atabetü’l-Hakayık

Edib Ahmed Yükneki

Ahlak, bilgi ve erdem merkezli öğretici bir eserdir.

Divan-ı Hikmet

Hoca Ahmed Yesevi

Tasavvufi ve ahlaki öğretileri Türkçe hikmetlerle halka aktarır.

5. Türk-İslam Devletlerinde Bilim

5.1. Bilimsel Ortam ve Devlet Desteği

  • İslam dünyasında Beytülhikme, eski medeniyetlerin eserlerinin çevrildiği, kütüphane ve çeviri faaliyetlerinin yürütüldüğü önemli bir bilim merkezidir.
  • Türk-İslam hükümdarlarının bilim insanlarını koruması ve desteklemesi, bilimsel üretimin gelişmesine katkı sağlamıştır.
  • Karahanlı hükümdarlarının desteğiyle Kutadgu Bilig ve Dîvânu Lugâti’t-Türk gibi eserler ortaya çıkmış; Gazneli Mahmud, Biruni’ye büyük değer vermiştir.

5.2. Başlıca Türk-İslam Bilim İnsanları

Bilim İnsanı

Alan / Eser

Başlıca Katkılar

Cabir bin Hayyan (721-815)

Kimya, fizik, tıp, biyoloji, felsefe

Deney ve nicelik anlayışını güçlendirmiş; kimyasal işlemler, araçlar ve bileşikler üzerine çalışmış; geleneksel anlatımda modern kimyanın kurucu isimlerinden sayılmıştır.

Farabi (871/872-950)

Felsefe, mantık, ahlak, siyaset

Kıyas teorisini sistemleştirdiği için “Muallim-i Sani / İkinci Öğretmen” diye anılmış; mutluluk ve erdem merkezli ahlak-siyaset felsefesi geliştirmiştir.

Harezmi (ö. 847)

Matematik, astronomi, coğrafya

Cebirsel problem çözmeyi sistemleştirmiş; Hint-Arap rakam sisteminin ve hesap yöntemlerinin yayılmasında çok etkili olmuş; adı “algoritma” terimine kaynaklık etmiştir.

Biruni (973-1061)

Astronomi, matematik, doğa bilimleri

Gözlem ve tecrübeye dayalı yöntemleri geliştirmiş; astronomi araçları tasarlamış; Dünya’nın dönmesi ihtimalini ve farklı kozmolojik modelleri tartışmıştır.

İbni Sina (980/981-1037)

Tıp, astronomi, matematik ve birçok alan

El-Kanun fi’t-Tıbb yüzyıllarca Doğu ve Batı tıp okullarında okutulmuş; astronomik gözlem ve alet geliştirme çalışmaları yapmıştır.

Cezeri (XII-XIII. yy.)

Mühendislik, mekanik; Kitabü’l-Hiyel

Saatler, otomatik makineler, fıskiyeler, müzik otomatları ve su pompaları tasarlamış; makinelerin mekanizmasını çizimlerle ayrıntılı biçimde açıklamıştır.

Uluğ Bey (1394-1449)

Astronomi, matematik; Zic-i Uluğ Bey

Semerkand Rasathanesini kurmuş; hassas astronomik gözlemler ve tablolar üretmiş; eserleri İslam dünyası ve Avrupa’da uzun süre kullanılmıştır.

6. Osmanlı Devleti’nde Eğitim: Klasik Dönem

6.1. Eğitim Sisteminin Temel Amaçları

  • Osmanlı eğitim sistemi, Selçuklu ve Anadolu’daki önceki Türk-İslam eğitim kurumlarından yararlanmış; hâkim olduğu coğrafyalardaki farklı kültürlerden de etkilenmiştir.
  • Klasik Dönem eğitim kurumları kuruluş yıllarından XVIII. yüzyıla kadar uzanan uzun bir dönemi kapsar.
  • Temel hedeflerden biri halka okuma-yazma ve temel dinî bilgiler kazandırmaktır.
  • Diğer hedef, devletin yönetici sınıfları olan ilmiye, kalemiye ve seyfiye için nitelikli insan yetiştirmektir.

Örgün Eğitim

Yaygın / Mesleki Eğitim

Sıbyan mektepleri

Camiler

Medreseler

Tekke, zaviye, dergâh

Enderun

Loncalar ve esnaf kuruluşları

Darüşşifa, muvakkithane ve rasathane gibi uzmanlık kurumları

Kahvehane ve diğer sosyal çevrelerde bilgi aktarımı

6.2. Sıbyan Mektepleri

  • Mahallelerde, cami bitişiğinde, külliye içinde veya bağımsız binalarda kurulmuştur.
  • Kız, erkek veya karma biçimde eğitim verebilmiştir.
  • Beş-altı yaşlarındaki çocuklara okuma-yazma, temel dinî bilgiler ve dört işlemden oluşan basit matematik öğretilmiştir.
  • Öğretmene muallim, yardımcısına kalfa, öğrenciye talebe denmiştir.
  • Programların ilk döneminde Kur’an ve namaz bilgisi öne çıkmış; zamanla yazı dersleri eklenmiştir.
  • Sıbyan mektepleri Tanzimat’a kadar temel eğitim kurumu olarak devam etmiştir.
  • Rum, Ermeni ve Yahudi cemaatleri de kilise çevresinde kendi okullarını açmış; klasik dönemde bu okullar üzerinde merkezî devlet denetimi sınırlı kalmıştır.

6.3. Enderun: Özel Yeteneklilerin ve Yönetici Kadroların Eğitimi

  • Enderun, Osmanlı Devleti’nin mülki, idari, diplomatik ve askerî kadrolarını yetiştiren saray okuludur.
  • II. Murad Dönemi’nde kurulmuş, Fatih Sultan Mehmed zamanında kurumsal yapıya kavuşmuştur.
  • Devşirme sistemiyle seçilen zeki ve yetenekli çocuklar alınmış; liyakat ve devlete sadakat esas alınmıştır.
  • Eğitim dili Türkçe olmakla birlikte Farsça edebiyat ve sanat dili, Arapça ise din ve ilim dili olarak öğretilmiştir.
  • Öğrenciler yalnız akademik değil; sanat, beden, yönetim ve saray hizmetlerini içeren kapsamlı bir eğitimden geçirilmiştir.

6.4. Loncalarda Mesleki Eğitim

  • Osmanlı mesleki eğitiminde loncalar, usta-çırak yöntemiyle esnaf yetiştirmiştir.
  • Çocuk yaşta çırak olarak başlayanlar sınavla kalfalığa, en az üç yıllık kalfalık sonrası yine sınavla ustalığa yükselmiştir.
  • Loncalar Ahilikten devraldığı azim, doğruluk, güvenilirlik, yardımseverlik ve toplumsal sorumluluk ilkelerini sürdürmüştür.
  • Lonca teşkilatında kethüda, yiğitbaşı ve nizam ustaları gibi görevliler ham madde temini, depolama, dağıtım ve kalite kontrolünü yönetmiştir.
  • 1582 Şehzade Mehmed sünnet şenliklerinde loncaların mesleklerini maket, araç ve sembollerle tanıttığı geçit törenleri yapılmıştır.

6.5. Medreseler ve Eğitim Basamakları

  • Medreseler, ilmiye sınıfını yetiştiren ve Türk-İslam yükseköğretim geleneğini sürdüren temel kurumlardır.
  • Müderrise yardımcı olan kişiye muid; öğrencilere danişment veya softa denmiştir.
  • Medreseler çoğu kez kişiler tarafından yaptırılmış, giderleri ve sürekliliği vakıflar tarafından sağlanmıştır.
  • Matematik, astronomi ve tıp eğitimi medreselerin yanında darüşşifa, muvakkithane ve rasathane gibi uzmanlık kurumlarında da yürütülmüştür.
  • Tophane’de topçu ve top dökücüler gibi teknik personel usta-çırak yöntemi ve sınavlarla yetiştirilerek farklı dökümhane ve kalelere gönderilmiştir.

6.6. Osmanlı Darüşşifaları

Darüşşifa

Tarih / Dönem

Özellik

Yıldırım Darüşşifası, Bursa

1397

Osmanlı Devleti’nin ilk hastanesi olarak kabul edilir; uygulamalı hekimlik eğitimi verilmiştir.

Fatih Darüşşifası

1470

Fatih Külliyesi içinde tıp ve tedavi hizmeti.

II. Bayezid Darüşşifası, Edirne

1481 sonrası

Tedavi ve tıp eğitimiyle öne çıkan külliye kurumu.

Hafsa Sultan Darüşşifası, Manisa

1522-1523

Tam teşekküllü hastane ve tıp eğitimi; mesir macunu geleneğiyle ilişkilidir.

Süleymaniye Darüşşifası

1550’ler

Süleymaniye Külliyesi içinde sağlık ve tıp eğitimi.

Haseki Darüşşifası

XVI. yüzyıl

Osmanlı sağlık kurumlarının önemli örneklerinden.

  • Muvakkithaneler, zaman ölçümü için gerekli araçların bulunduğu ve muvakkitlerin çalıştığı, genellikle büyük camiler yakınındaki yapılardır.

6.7. Osmanlı Bilim ve Eğitim Çevresinin Coğrafi Açıklığı

  • Osmanlı medreseleri naklî ilimlerde Şam-Mısır, aklî ilimlerde Bağdat-Semerkand geleneklerinden yetişmiş âlimlerden yararlanmıştır.
  • Orhan Gazi’nin 1331’de İznik’te kurduğu ilk Osmanlı medresesinin ilk müderrislerinden Davud-i Kayseri, Kayseri ve Kahire’de eğitim görmüştür.
  • Alaeddin Esved İran’da; Kadızade-i Rumi Bursa’dan sonra Maveraünnehir’de; Molla Fenari Karaman ve Kahire’de; Alaeddin Ali Fenari Herat ve Semerkand’da eğitim görmüştür.
  • Bu dolaşım, Osmanlı eğitim sisteminin farklı İslam bilim merkezleriyle sürekli ilişki içinde olduğunu gösterir.

6.8. Şehzade Eğitimi

  • Osmanlı sarayında şehzadelerin devlet yönetimine hazırlanması için disiplinli ve sistemli bir eğitim uygulanmıştır.
  • II. Murad Dönemi, şehzade eğitiminde planlı yöntemin belirginleştiği dönemlerden biridir.
  • Fatih Sultan Mehmed şehzadeliğinde dinî ilimler yanında felsefe, matematik, tarih, coğrafya ve askerlik eğitimi almış; Arapça ve Farsçanın yanı sıra Latince, Yunanca ve Sırpça ile ilgilenmiştir.
  • Molla Hüsrev, Molla Gürani, Hocazade, Hızır Bey Çelebi, Ali Tusi, Molla Zeyrek, Sinan Paşa, Molla Lütfi, Fahreddin-i Acemi ve Hoca Hayreddin gibi âlimlerin şehzade eğitiminde etkili olduğu aktarılır.

6.9. Sahn-ı Seman ve Süleymaniye Medreseleri

  • Sahn-ı Seman Medreseleri, Fatih Sultan Mehmed’in 1462-1470 arasında Fatih Külliyesi içinde yaptırdığı sekiz yükseköğretim medresesidir.
  • Bu medreselere öğrenci hazırlamak için “Tetimme” adı verilen sekiz hazırlık medresesi kurulmuştur.
  • Her Sahn medresesi fakülte niteliğinde kabul edilmiş; tıp, fıkıh, heyet (astronomi) ve ilahiyat gibi alanlarda dersler verilmiştir.
  • Mezunlar hekim, fakih, fen insanı, maliye görevlisi ve devlet memuru olarak görev alabilmiştir.
  • Kanuni Dönemi’nde kurulan Süleymaniye Medreselerinde matematik, tıp ve darülhadis gibi uzmanlık alanları daha belirgin hâle gelmiştir.
  • Osmanlı medreseleri çoğu zaman müderrislerin günlük ücretlerine göre Haşiye-i Tecrid, Miftah, Kırklı, Harici, Dahili, Ellili, Sahn-ı Seman ve Altmışlı gibi derecelere ayrılmıştır.
  • Öğrenciler kitap bitirme esasına göre ilerlemiş; bir derecede başarı gösterenler icazetname alarak üst medreseye geçmiştir.

Ölçüt

Sahn-ı Seman

Süleymaniye Medreseleri

Kurucu dönem

Fatih Sultan Mehmed

Kanuni Sultan Süleyman

Konum

Fatih Külliyesi, İstanbul

Süleymaniye Külliyesi, İstanbul

Ortak özellik

Yükseköğretim, aklî ve naklî ilimler, nitelikli devlet ve bilim insanı yetiştirme

Yükseköğretim, aklî ve naklî ilimler, nitelikli devlet ve bilim insanı yetiştirme

Ayırt edici yön

İlahiyat, felsefe ve Arap edebiyatı daha belirgindir; sekiz Sahn + sekiz Tetimme yapısı.

Matematik ve tıp ihtisası ile darülhadis daha belirgin bir uzmanlaşma gösterir.

7. Osmanlı Medreselerinde Sorunlar ve Eğitimde Yenileşme İhtiyacı

7.1. Güçlü Yönler

  • Müderrislerin yükselmesi yalnız icazet almaya değil, sonraki aşamalarda yeni sınavlarda başarılı olmaya bağlanmıştır.
  • Farklı derecedeki medreselerde görev yapma ve ülke içinde rotasyon, öğretim elemanlarının hem kendini yenilemesini hem farklı bölgeleri tanımasını sağlamıştır.
  • Kurumsal yapıdan çok müderrisin ilmî otoritesi öne çıkmış; icazetnamelerde hoca ve okunan kitapların adı önem taşımıştır.

7.2. Koçi Bey’in Eleştirileri ve Liyakat Sorunu

  • Koçi Bey, XVII. yüzyılda ilmiye düzenindeki bozulmayı eski kuralların işlememesi ve ehliyet sahibi olmayan kişilerin göreve getirilmesiyle açıklamıştır.
  • Hatır, kayırma ve rüşvetin müderrislik ve diğer görevlerde yükselmeyi etkilemesi, eğitim niteliğini zayıflatmıştır.
  • Öğrenci ve öğretim elemanlarının niteliğindeki düşüş, medreselerin bilimsel üretim gücünü olumsuz etkilemiştir.

7.3. Batı’daki Bilimsel Gelişmelere Uyum Sorunu

  • Rönesans ve Bilimsel Devrim sonrasında Avrupa’da gelişen yeni bilim alanları medrese programlarına yeterince hızlı girememiştir.
  • Bazı medreselerde öğretimin belirli kitaplara ve eski yöntemlere aşırı bağlı hâle gelmesi sorgulama ve yenilik üretme kapasitesini azaltmıştır.
  • Arapça öğretim dilinin öğrenci için zorlayıcı olması ve Batı dillerinin yeterince öğretilmemesi Avrupa’daki bilimsel gelişmeleri doğrudan takip etmeyi güçleştirmiştir.
  • Bu sorunlar XVIII-XIX. yüzyıllarda devletin klasik kurumların yanında yeni okul türleri açmasına yol açmıştır.

8. Osmanlı Devleti’nde Eğitimde Modernleşme

8.1. Modernleşmenin Nedenleri

  • Rönesans, Reform, Fransız İhtilali ve Sanayi Devrimi sonrasında Avrupa’da devlet, toplum, bilim ve teknoloji hızla değişmiştir.
  • Osmanlı Devleti’nin askerî yenilgileri, toprak kayıpları ve mali sorunları, yöneticileri Batı’nın bilim ve tekniğini daha yakından incelemeye yöneltmiştir.
  • III. Selim’in Nizam-ı Cedid programı ve II. Mahmud’un reformları sonrasında modern askerî ve teknik okullar açılmıştır.
  • Yeni bürokrasi, ordu, sağlık ve mühendislik kadrolarını yalnız medrese ve Enderun yoluyla yetiştirmek yeterli görülmemiş; Avrupa’ya öğrenci gönderme uygulaması da başlamıştır.

8.2. İlk Modern Askerî-Teknik Okullar

Kurum

Açılış

Amaç / Özellik

Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyun

1775

Tersane ve donanma için askerî mühendis yetiştiren, Avrupa tarzındaki ilk deniz mühendisliği okullarından.

Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyun

1795

Kara ordusu için askerî mühendis yetiştirmek üzere Fransız askerlik ve mühendislik akademilerinden etkilenerek açıldı.

Mekteb-i Tıbbiye

1827

Ordunun hekim ve cerrah ihtiyacını karşılamak amacıyla açılan yüksekokul.

Mekteb-i Harbiye

1834

Ordunun modern subay ihtiyacını karşılamak amacıyla açılan harp okulu.

  • Bu okullarda yabancı öğretmenler görev yapmış, bazı dersler yabancı dillerde verilmiş, Batı dillerindeki kitapların bulunduğu kütüphaneler kurulmuştur.
  • Modern ortaöğretim kurumları henüz yeterince gelişmediği için yüksekokullara gelen öğrencilerin bir bölümüne önce hazırlık eğitimi verilmesi gerekmiş; bu durum yükseköğretimin niteliğini zorlamıştır.

8.3. Tanzimat Sonrası Eğitim Sistemi

  • 3 Kasım 1839 Tanzimat Fermanı’nda eğitime ilişkin doğrudan bir madde bulunmamasına rağmen Tanzimat Dönemi, eğitimde modernleşmenin hızlandığı dönemdir.
  • Eğitim kararlarını düzenlemek amacıyla Meclis-i Maarif-i Umûmiye oluşturulmuştur.
  • 1869 Maarif-i Umûmiye Nizamnamesi ile eğitim sistemi daha sistemli ve planlı hâle getirilmiş; Fransız eğitim sisteminden yararlanılmıştır.
  • Örgün eğitim ilk, orta ve yüksek olmak üzere kademelere ayrılmış; dört yıllık ilköğretimin zorunlu olması ve buna uymayan velilere para cezası uygulanması öngörülmüştür.

Okul / Kurum

Düzey ve İşlev

Rüştiye

Sıbyan mektebinden sonra devam edilen, yaklaşık dört yıllık ortaokul düzeyi.

İdadi

Öğrencileri yükseköğretime hazırlayan ve günümüz lise düzeyine yaklaşan okul.

Sultani

İdadi derslerinin ardından edebiyat ve bilim şubeleriyle yükseköğretime hazırlayan daha gelişmiş ortaöğretim kurumu.

Darülfünun

Yükseköğretim ve bilimsel araştırma kurumu; modern üniversiteye geçişin temel kurumlarından.

Darülmuallimin-i Rüşti / Darülmuallimin-i Sıbyan

Rüştiye ve sıbyan okullarına öğretmen yetiştiren kurumlar.

Darülmuallimat

Kız okullarına kadın öğretmen yetiştiren öğretmen okulu.

8.4. Kızların Eğitime Katılması

  • Kız rüştiyeleri, kız öğretmen okulları ve kız sanayi mektepleri açılmıştır.
  • Darülmuallimat ile kadın öğretmen yetiştirilmesi kurumsal hâle gelmiştir.
  • Bu gelişmeler, kadınların eğitim ve kamusal hayata daha fazla katılmaya başladığının göstergesidir.

8.5. II. Abdülhamid Dönemi’nde Okullaşma ve Mesleki Uzmanlaşma

  • II. Abdülhamid Dönemi’nde ilkokuldan yükseköğretime kadar okul türleri çeşitlenmiş, eğitim devletin doğrudan sorumluluk alanı olarak daha belirgin biçimde görülmüştür.
  • Kaynak, Osmanlı maliyesinin ağır dış borç baskısı altında bulunduğu bir dönemde dahi II. Abdülhamid’in eğitim reformlarını ve okullaşmayı sürdürdüğünü vurgular.
  • Okullara mali yardım sağlanmış ve eğitimin finansmanı için yeni kaynaklar oluşturulmaya çalışılmıştır.
  • Bu dönemde açılan birçok okul, farklı adlarla II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde de yaşamaya devam etmiş ve modern eğitim kurumlarının temelini oluşturmuştur.

Açılan / Geliştirilen Okullardan Örnekler

Alan

Sanayi-i Nefise Mektebi; Fenn-i Resim ve Mimari Mektebi

Güzel sanatlar, mimarlık

Polis Mektebi; Aşiret Mektebi

Güvenlik, yönetim ve özel amaçlı eğitim

Kız Sanayi Mektebi; Zeytincilik ve Yağcılık Mektebi

Mesleki üretim ve kadın eğitimi

Hendese-i Mülkiye Mektebi; Sulama ve Drenaj Mektebi

Mühendislik ve altyapı

Gümrük Mektebi; Mekteb-i Fünun-ı Maliye

Gümrük, maliye ve bürokrasi

Lisan Mektebi

Yabancı dil

Deniz Ticareti Mektebi; Tüccar Kaptan Mektepleri; Hamidiye Ticaret Mektebi

Denizcilik ve ticaret

Çoban Mektebi; Orman ve Maadin Mektebi; Ameli Ziraat Mektepleri; Ziraat ve Baytar Mektebi

Tarım, ormancılık, maden ve veterinerlik

Hukuk Mektebi

Hukuk

Sağır, Kör ve Dilsizler Mektebi

Özel eğitim

Darülmuallimin-i Aliyye

Yüksek düzey öğretmen yetiştirme

8.6. Azınlık ve Yabancı Okullar

  • Tanzimat ve sonrasında azınlık cemaatleri ile yabancı devletlerin açtığı okullar eğitim sisteminin çoklu yapısını güçlendirmiştir.
  • Yabancı okullar modern yöntem ve yabancı dil eğitimi bakımından bazı fırsatlar sunarken, devlet denetiminin zayıf olduğu yerlerde misyonerlik ve ayrılıkçı propaganda açısından sorun oluşturmuştur.
  • 1876 Kanun-ı Esasi ile özel öğretimin devlet denetiminde yürütülmesi ve farklı toplulukların Osmanlı kimliği altında birleştirilmesi amaçlanmıştır.
  • Kapitülasyonlar, dış baskılar, okul sayısının fazlalığı ve denetim araçlarının yetersizliği yabancı okulların kontrolünü zorlaştırmıştır.

Okul Türü

Azınlık Okulları – Okul / Öğretmen / Öğrenci

Yabancı Devlet Okulları – Okul / Öğretmen / Öğrenci

İlkokul

5982 / 8025 / 317.089

Kaynak tablosunda veri verilmemiştir.

Rüştiye

687 / 2274 / 23.192

74 / 551 / 6.557

İdadi

70 / 584 / 10.720

63 / 464 / 8.315

9. Osmanlı Devleti’nde Bilim ve Bilim İnsanları

  • Osmanlı bilim hayatı Bursa, Edirne, İstanbul, Üsküp ve Saraybosna gibi yeni kültür-bilim merkezleri oluşturmuş; önceki Türk-İslam bilim mirasını yeni coğrafyalara taşımıştır.
  • Kaynak görselinde, tarihî bilim mirasını gelecek kuşaklara aktarmak ve farkındalık oluşturmak amacıyla Semerkand’da 1421’de kurulan Uluğ Bey Rasathanesinin bir örneğinin Hatay-Kırıkhan’da aslına uygun biçimde yeniden inşa edilmesinin planlandığı belirtilmektedir.
  • Osmanlı bilim çevreleri matematik, astronomi, tıp, coğrafya, kartografya, tarih, mantık ve mekanik gibi alanlarda çalışmalar üretmiştir.

9.1. Bursalı Kadızade-i Rumi

  • Astronomi ve matematik alanında çalışmış; Semerkand Medresesinin baş hocalığını ve Semerkand Rasathanesinin müdürlüğünü yapmıştır.
  • Ali Kuşçu ve Fethullah eş-Şirvani onun öğrencilerindendir.
  • Geometrinin filozof, fakih, memur ve kadı gibi farklı meslekler için gerekli olduğunu savunması, bilimin dinî ve dünyevi alanlarla birlikte düşünülmesini yansıtır.

9.2. Sabuncuoğlu Şerafeddin

  • Fatih Dönemi’nde Amasya Darüşşifasında çalışan hekim ve cerrahtır.
  • Cerrâhiyyetü’l-Hâniyye adlı eserinde cerrahi teknikleri, hasta-hekim ilişkisini ve kullanılan aletleri resimlerle anlatmıştır.
  • Resimli anlatım, cerrahi yöntemin uygulanışını somutlaştırarak tıp eğitimine katkı sağlamıştır.
  • 2020’de Clinical Microbiology and Infection dergisinin kapağında Sabuncuoğlu’na yer verilmesi, çalışmalarının uluslararası bilim tarihi açısından önemini gösteren çağdaş bir örnektir.

9.3. Ali Kuşçu

  • Uluğ Bey, Gıyaseddin Cemşid el-Kaşi ve Kadızade-i Rumi gibi bilim insanlarından eğitim almıştır.
  • Semerkand Rasathanesinde yöneticilik yapmış; Uluğ Bey’in ölümünden sonra Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’ın yanında bulunmuştur.
  • Elçi olarak geldiği İstanbul’da Fatih Sultan Mehmed’in davetini kabul etmiş ve Ayasofya Medresesinde müderrislik yapmıştır.
  • Fethiyye adlı eserinde gezegenlerin konumları ve hareketleri, Dünya’nın biçimi, iklimler, gece-gündüz süreleri ve Ay’ın uzaklığı gibi konuları ele almıştır.
  • Astronomik hesaplarının bir kısmının modern ölçümlerle büyük ölçüde uyumlu olması bilimsel hassasiyetini gösterir.

9.4. Matrakçı Nasuh

  • Kanuni Dönemi’nin asker, silahşor, ressam, tarihçi ve matematikçi kimliklerini birleştiren çok yönlü bilim insanıdır.
  • Matrak oyununun mucidi olarak tanınır ve Enderun’da yetişmiştir.
  • Taberi Tarihi’ni Arapçadan Türkçeye çevirmiş, eserin bıraktığı yerden sonraki tarihî olayları da yazmaya devam etmiştir.
  • Sefer güzergâhındaki şehirleri ayrıntılı resimlerle kaydetmesi, tarihî coğrafya ve şehir tarihi açısından büyük değer taşır.
  • Matematik eserlerinde çarpma, bölme, kesir işlemleri ve yaklaşık elli problemin çözüm yöntemlerine yer vermiştir.

9.5. Kâtip Çelebi

  • Tarih, coğrafya, sosyoloji, eğitim, siyaset eleştirisi, bilim tarihi ve felsefe alanlarında çalışan çok yönlü Osmanlı düşünürüdür.
  • Seferlerde bulunduğu bölgelerin coğrafyasını, kültürünü ve bilimsel birikimini incelemiş; kütüphanelerde sistemli kaynak taraması yapmıştır.
  • Telif ve tercüme yaklaşık yirmi beş eser hazırlamıştır.
  • Keşfü’z-Zünun, Cihannüma ve Mizanü’l-Hak başlıca eserleridir.
  • Adnan Adıvar, Kâtip Çelebi’yi Türkiye’de “ilim rönesansının müjdecisi” sayılabilecek bir isim olarak değerlendirmiştir; bu ifade onun çok yönlü ve araştırmacı kimliğini vurgular.

9.6. Gelenbevi İsmail Efendi

  • Matematik ve mantık alanında çalışan, “Ayaklı kütüphane” diye anılan XVIII. yüzyıl Osmanlı âlimidir.
  • Hem medrese geleneğinde hem de modern mühendishanelerde hocalık yaparak klasik ve yeni eğitim anlayışları arasında köprü kurmuştur.
  • Teorik bilgiyi uygulamaya aktarması ve logaritma üzerine eser vermesiyle tanınmıştır.

9.7. Hezarfen Ahmed Çelebi

  • XVII. yüzyılda yaşadığı ve kuşların uçuşlarını inceleyerek yapay kanatlarla denemeler yaptığı rivayet edilir.
  • Galata Kulesi’nden Üsküdar-Doğancılar’a uçtuğu anlatısı Osmanlı bilim ve teknoloji tarihinin en tanınmış hikâyelerinden biridir.
  • Ders kitabı, anlatılan uçuş mesafesini yaklaşık 3.200 metre olarak verir ve kanat çırparak bu mesafenin mümkün görünmediğini; olay gerçekleşmişse hava akımlarından yararlanan planör benzeri bir süzülme şeklinde düşünülebileceğini belirtir.

9.8. Piri Reis

  • Kartograf, denizci ve coğrafyacıdır; amcası Kemal Reis ile seferlere katılarak Akdeniz ve denizcilik hakkında geniş bilgi edinmiştir.
  • Dünya haritasını Mısır Seferi sırasında Yavuz Sultan Selim’e sunmuştur.
  • Kitâb-ı Bahriyye, denizcilere Akdeniz kıyıları, limanlar, rotalar ve seyir bilgileri sağlayan temel eserdir.
  • Piri Reis kendi açıklamasında haritasını oluştururken yaklaşık yirmi Mappamondo (eski dünya haritası), sekiz Caferiye, bir Arap-Hint haritası, Sind-Hint-Çin sahalarını gösteren dört Portekiz haritası ve Kolomb’a atfedilen bir haritayı kıyaslayıp ölçeklendirdiğini belirtmiştir.
  • Gözlem, seyahat deneyimi, kaynak karşılaştırma ve kıyas yöntemini birlikte kullanmıştır.

9.9. Takiyüddin İbni Maruf ve İstanbul Rasathanesi

  • Takiyüddin, Hoca Sadeddin Efendi’nin desteği ve III. Murad’ın izniyle 1577’de İstanbul’da rasathane kurmuştur.
  • Rasathanede nitelikli gözlemler yapılmış, hassas kataloglar hazırlanmış ve kullanılan birçok gözlem aracı Takiyüddin tarafından tasarlanmıştır.
  • Ondalık kesirleri trigonometri ve astronomiye uygulamaya çalışmış; Gökler Bilgisinin Sınırı adlı eserinde bu yöntemi kuramsal biçimde açıklamıştır.
  • Yaklaşık beş yıl süren gözlemlerinde birim daire ve trigonometrik hesaplarda ondalık gösterimden yararlanmıştır.

9.10. Osmanlı Bilim İnsanları Özet Tablosu

Bilim İnsanı

Alan / Yöntem

Kalıcı Katkı

Kadızade-i Rumi

Matematik-astronomi; medrese ve rasathane

Semerkand bilim çevresi ve Osmanlı matematik-astronomi geleneğine etkisi.

Sabuncuoğlu Şerafeddin

Tıp-cerrahi; gözlem ve resimli anlatım

Cerrahi tekniklerin görsel olarak aktarılması.

Ali Kuşçu

Astronomi-matematik; gözlem ve hesaplama

Osmanlı yükseköğretiminde matematik ve astronominin güçlenmesi.

Matrakçı Nasuh

Matematik, tarih, minyatür; çeviri ve problem çözme

Şehir tasvirleri, tarih ve matematik çalışmaları.

Kâtip Çelebi

Tarih, coğrafya, bilim tarihi; sistemli kaynak tarama

Ansiklopedik bilgi ve eleştirel bilim tarihi yaklaşımı.

Gelenbevi İsmail Efendi

Matematik-mantık; teori-pratik

Logaritma ve matematik öğretimi; klasik-modern geçiş.

Piri Reis

Coğrafya-kartografya; gözlem, karşılaştırma, harita

Denizcilik ve haritacılıkta kalıcı eserler.

Takiyüddin

Astronomi-matematik; rasathane gözlemi

Ondalık kesirlerin trigonometrik-astronomik hesaplarda kullanımı.

Hezarfen Ahmed Çelebi

Uçuş denemeleri; gözlem ve deney rivayeti

Havacılık düşüncesi tarihinde kültürel bir örnek; anlatı Evliya Çelebi’ye dayanır.

10. Millî Mücadele ve Cumhuriyet Dönemi’nde Eğitim

10.1. Millî Mücadele Yıllarındaki Eğitim Sorunları

  • İşgal bölgelerinde bazı Türk okulları kapanırken yabancı ve misyoner okulları propaganda faaliyetlerini sürdürmüştür.
  • Öğretmen ve öğrenciler halkın bilinçlendirilmesine katkı sağlamış; bazıları doğrudan cephelere katılmıştır.
  • Millî Mücadele devam ederken Maarif Kongresi toplanmış; eğitim programları ve öğretmen yetiştirme konusu tartışılmıştır.
  • Dönemin meclis konuşmaları, okulsuz köyler, öğretmen açığı, bina ve araç-gereç yetersizliği ile eğitime erişimde bölgesel eşitsizliğin ciddi sorunlar olduğunu göstermektedir.

Dönem Tanıklıklarında Verilen Sayılar

Vurgulanan Sorun

Ankara Hükûmeti kontrolündeki alanlarda yaklaşık 28 sultani ve 50-60 idadi

Ortaöğretim kurumlarının sınırlı olması

“İptidailerimiz 40 bin öğretmen istiyor.”

Büyük öğretmen açığı

46.000 köyün %98’inin okulsuz olduğu, yaklaşık 70.000 öğretmen ihtiyacı bulunduğu yönündeki meclis ifadesi

Kırsalda okullaşma ve öğretmen sorunu

18 öğretmen okulunun yılda yaklaşık 200 mezun verdiği ifadesi

Öğretmen yetiştirme kapasitesinin yetersizliği

Bazı sultanilerde 347 öğrenciye karşılık 587 kadrolu öğretmen-memur bulunduğuna ilişkin eleştiri

Kaynakların verimsiz dağılımı ve planlama sorunu

10.2. Cumhuriyet Eğitim Reformlarının Amaçları

  • Eğitimdeki kurum ve program dağınıklığını ortadan kaldırmak ve bütün okulları tek devlet sistemi içinde toplamak.
  • Okuryazarlığı artırmak, özellikle kırsal kesim ve kadınlar için eğitime erişimi genişletmek.
  • Modern bilim ve teknolojiye dayalı programlar oluşturmak; öğretmen, teknik eleman ve bilim insanı yetiştirmek.
  • Yabancı ve azınlık okullarını devlet denetimine almak, ortak vatandaşlık ve millî kültür eğitimini güçlendirmek.
  • İlköğretimden üniversiteye ve mesleki eğitime kadar tüm kademeleri çağdaş ihtiyaçlara göre yeniden düzenlemek.

10.3. Başlıca Cumhuriyet Dönemi Eğitim Düzenlemeleri

Tarih / Düzenleme

Temel Sonuç

3 Mart 1924 – Tevhid-i Tedrisat Kanunu

Bütün eğitim kurumları Maarif Vekâletine bağlandı; eğitim birliği sağlanmaya çalışıldı. Medrese-mektep ikiliğinin kaldırılması yönünde uygulamalar başlatıldı.

1926 – Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun

İlk ve ortaöğretimin teşkilatı, okul türleri, program ve yönetim esasları daha düzenli bir yapıya kavuşturuldu.

1 Kasım 1928 – Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun

Latin esaslı Türk alfabesine geçildi; okuryazarlık seferberliğinin altyapısı oluşturuldu.

1 Ocak 1929 – Millet Mektepleri

Yeni harfleri geniş halk kitlelerine öğretmek ve yetişkin okuryazarlığını artırmak amacıyla açıldı.

1933 – Üniversite Reformu

Darülfünun yeniden yapılandırıldı ve İstanbul Üniversitesi kuruldu; çağdaş yükseköğretim ve bilim anlayışı güçlendirildi.

  • Halk derslikleri, halk konferansları, okuma odaları, halkevleri, eğitmen kursları ve gezici köy kadın-erkek kursları gibi yaygın eğitim faaliyetleri başlatılmıştır.
  • Millî Eğitim Bakanlığı, azınlık ve yabancı okullar dâhil eğitim kurumlarının program ve denetiminde daha geniş yetki kazanmıştır.
  • Yeni okul açılması devlet iznine bağlanmış; ders programlarını belirleme yetkisi merkezî eğitim yönetimine verilmiştir.

10.4. 1923-1938 Arasında Açılan / Geliştirilen Eğitim Kurumları

Alan

Kurumlar

İlk ve ortaöğretim

İlkokul, ortaokul ve lise sayıları artırıldı.

Mesleki-teknik eğitim

Erkek Sanat Okulu, Kız Sanat Okulu, Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulu, Erkek Teknik Yüksek Okulu, Ticaret Okulları.

Yükseköğretim

Ankara Hukuk Okulu; Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü; İstanbul Üniversitesi; Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi; Siyasal Bilgiler Fakültesi; Yüksek Ziraat Enstitüsü.

Güzel sanatlar

Güzel Sanatlar Akademisi, Devlet Konservatuvarı.

  • Kadınların ve köylülerin eğitime katılımı artırılmaya çalışılmış; fırsat eşitliği Cumhuriyet eğitim politikasının önemli hedeflerinden biri olmuştur.

11. Cumhuriyet Dönemi’nde Bilim

11.1. Bilim Anlayışı ve Kurumsallaşma

  • Atatürk’ün “En gerçek yol gösterici ilimdir, fendir.” anlayışı, bilimi toplumsal kalkınma, çağdaşlaşma ve devlet politikasıyla ilişkilendiren yaklaşımı yansıtır.
  • Önce eğitim kurumları, ardından bilimsel araştırma kurumları yeniden düzenlenmiştir.
  • Yurt dışından uzmanlar getirilmiş; gençler eğitim ve araştırma için Avrupa’ya gönderilmiştir.
  • Osmanlı döneminde yetişmiş bilim insanları Cumhuriyet’in ilk yıllarında yeni kurumların kuruluşuna katkı sağlamış; bilimsel gelenek tamamen kopmamış, yeni kurumsal çerçevede devam etmiştir.
  • Erken Cumhuriyet kuşağında matematikte Cahit Arf, astronomide Nusret Gökdoğan, fizikte Mehmet Refi ve tıpta Hulusi Behçet gibi isimler öne çıkmıştır.

11.2. Yeniden Yapılandırılan ve Yeni Kurulan Bilim Kurumları

Kurum

Dönüşüm / Görev

Hilâl-i Ahmer → Kızılay

Sağlık, afet ve insani yardım hizmetlerini ulusal ve uluslararası ölçekte sürdüren kurum.

Telkihhane → Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü

Aşılama, bulaşıcı hastalıklar ve halk sağlığı araştırmaları.

Kandilli Rasathanesi

Yeniden düzenlenerek astronomi ve özellikle deprem araştırmalarında merkez hâline gelmiştir.

Darülfünun → İstanbul Üniversitesi

1933 reformuyla çağdaş üniversite yapısına dönüştürüldü.

Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü

Maden ve yer altı kaynaklarının araştırılması.

Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü

Hayvan sağlığı ve veterinerlik araştırmaları.

İpek Böcekçiliği Araştırma Enstitüsü

İpek üretimi ve tarımsal araştırmalar.

Devlet Su İşleri araştırma birimleri

Su kaynakları, altyapı ve mühendislik araştırmaları.

TÜBİTAK

Bilimsel ve teknolojik araştırmaları destekleme, koordine etme ve araştırma enstitüleri işletme.

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu

Nükleer ve atom enerjisi alanındaki tarihsel araştırma ve düzenleme faaliyetleri.

Karayolları Araştırma Fen Heyeti

Ulaşım ve yol mühendisliği araştırmaları.

Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu

Savunma ve sanayi alanında üretim ve teknoloji faaliyetleri.

11.3. Cumhuriyet Dönemi Bilim İnsanları

Bilim İnsanı

Alan

Başlıca Katkı

Mazhar Osman Usman (1884-1951)

Psikiyatri, nöroloji

Tıp fakültesinde psikiyatri polikliniği kurmuş; nöropsikiyatri örgütlenmesi ve Yeşilay’ın gelişiminde rol almış; kaynakta Türkçe ve yabancı dilde toplam 220 bilimsel makale yazdığı belirtilmiştir.

Kerim Erim (1894-1952)

Matematik

Matematikte doktora yapan ilk Türk matematikçilerden; Stieltjes integrali, çok katlı integraller, analitik fonksiyonlar, regle yüzeyler, Saint-Venant ilkesi ve elastisite-plastisite üzerinde çalışmış; matematik araştırmalarının kurumsallaşmasına katkı sağlamıştır.

Hulusi Behçet (1898-1948)

Tıp / dermatoloji

Daha sonra “Behçet hastalığı” adı verilen hastalığın tanımlanmasını sağlamıştır.

Remziye Hisar (1902-1992)

Kimya

Sorbonne’da doktora yapan ilk Türk kadın bilim insanlarından; Langevin ve Marie Curie çevresinde eğitim görmüş, Türkiye’de kimyanın gelişmesine katkı sağlamış; Feza Gürsey’in annesidir.

Kamile Şevki Mutlu (1906-1987)

Patoloji, histoloji-embriyoloji

Türkiye’nin ilk kadın patoloji uzmanı ve ilk kadın tıp profesörlerinden; Almanya’da lenfogranülomatoz üzerine çalışmış ve histoloji-embriyoloji alanında “Şevki tekniği”ni geliştirmiştir.

Cahit Arf (1910-1997)

Matematik

Arf değişmezi, Arf halkaları ve Hasse-Arf teoremi gibi kendi adıyla anılan kuramlarla dünya matematiğine katkı sağlamıştır.

Feza Gürsey (1921-1992)

Teorik ve nükleer fizik

Kuaterniyonların alan teorisine uygulanması, nükleer ve katıhal fiziği; Oppenheimer, Wigner ve Pauli gibi isimlerle çalışmış, Yale’de kürsü başkanlığı yapmış ve Türkiye’de teorik fizik geleneğine katkı vermiştir.

Fuat Sezgin (1924-2018)

Bilim tarihi

İslam bilimlerinin evrensel katkılarını geniş kaynak araştırmalarıyla ortaya koymuş; tarihî bilim araçlarının modellerini yeniden yaptırmıştır.

Gazi Mahmud Yaşargil (1925-2025)

Beyin cerrahisi

Mikrocerrahiyi nöroşirürjiye uygulamış, yeni teknik ve araçlar geliştirmiş; “Yüzyılın Beyin Cerrahı” olarak anılmıştır.

Oktay Sinanoğlu (1935-2015)

Kimya, moleküler bilim

Çok elektronlu atom-molekül kuramları, kimyasal tepkime mekanizmaları, mikrotermodinamik ve moleküler biyolojiye ilişkin çalışmalar yapmıştır.

Aziz Sancar (1946- )

Kimya, moleküler biyoloji, tıp

DNA onarımında hasarlı bölgenin çevresindeki 27 nükleotidin kesilip doğru nükleotidlerle değiştirilmesi ve süreçte 16 protein/gen sisteminin rolünü açıklayan çalışmaları nedeniyle 2015 Nobel Kimya Ödülü’nü almıştır.

Teoman Duralı (1947-2021)

Felsefe-bilim, biyoloji felsefesi

Felsefe ile bilimin ilişkisini ele alan çalışmalar yapmış; Türkçe felsefe literatüründe “felsefe-bilim” kavramını geliştirmiştir.

11.4. Bilimsel Anlayışta Devamlılık ve Değişim

  • Devam eden yön: Bilime, bilgiye ve bilim insanına değer verme; devletin bilimsel faaliyeti desteklemesi; eğitim-bilim ilişkisinin korunması.
  • Değişen yön: Bilimsel çalışmaların medrese, darüşşifa ve rasathane gibi geleneksel kurumlardan modern üniversite, araştırma enstitüsü ve uluslararası bilim ağlarına taşınması.
  • Cumhuriyet Dönemi’nde bilim; sağlık, tarım, sanayi, ulaşım, enerji, savunma, iletişim ve teknoloji gibi doğrudan kalkınma alanlarına bağlanmıştır.
  • Modern üniversiteler, laboratuvarlar, uzmanlaşmış araştırma kurumları, yurt dışı eğitim ve uluslararası iş birlikleri bilimsel üretimin temel araçları hâline gelmiştir.

12. Türklerde Eğitim ve Bilimin Tarihsel Değişimi: Genel Karşılaştırma

Dönem

Eğitim Sisteminin Özelliği

Bilimsel Faaliyetlerin Özelliği

Değişimin Temel Gerekçesi

İslamiyet öncesi

Aile, töre, sözlü kültür, askerî ve mesleki eğitim; Uygurlarla yazılı ve örgün eğitim güçlenir.

Astronomi, takvim, metalurji, tıp, tarım, su mühendisliği, baskı ve el sanatlarında pratik bilgi.

Bozkır yaşamı, göç, savaş, üretim ve çevreye uyum ihtiyacı.

Türk-İslam devletleri

Medrese, ribat, tekke-zaviye, darüşşifa ve Ahilikle kurumsallaşma.

Matematik, astronomi, tıp, kimya, mekanik ve felsefede uluslararası ölçekte bilim insanları.

İslam’ın ilme verdiği önem, şehirleşme, vakıf sistemi, devlet desteği ve kültürel etkileşim.

Osmanlı Klasik Dönem

Sıbyan, medrese, Enderun, lonca; ilmiye ve yönetici kadro yetiştirme.

Matematik, astronomi, tıp, coğrafya, kartografya ve mekanik; çok merkezli bilim ağı.

Merkezî devletin personel ihtiyacı ve Türk-İslam bilim mirasının sürdürülmesi.

Osmanlı modernleşmesi

Medrese yanında askerî, teknik, sivil modern okullar; çoklu eğitim sistemi; kız eğitimi ve öğretmen okulları.

Batı bilim ve tekniğini takip etme, yeni uzmanlık alanları ve modern okul laboratuvarları.

Askerî yenilgiler, teknoloji farkı, bürokrasi ve uzman personel ihtiyacı, toplumsal değişim.

Cumhuriyet

Eğitim birliği, merkezî program, yaygın okuryazarlık, mesleki-teknik eğitim ve modern üniversite.

Araştırma enstitüleri, üniversiteler, uluslararası bilim ve teknoloji ağları.

Millî devlet, ekonomik-kültürel kalkınma, fırsat eşitliği ve çağdaşlaşma hedefi.

13. Araştırma, Kaynak Kullanımı ve Broşür Hazırlama Yöntemi

  • Araştırma konusu; İslamiyet öncesi, Türk-İslam, Osmanlı veya Cumhuriyet Dönemi eğitim-bilim anlayışından biri olarak belirlenebilir.
  • Konu 5N1K tekniğiyle sorgulanmalıdır: Ne? Ne zaman? Nerede? Nasıl? Neden? Kim?
  • Yazılı, görsel, basılı ve dijital kaynaklardan bilgi toplanmalı; dijital kaynakların kimliği, kurumsal uzantısı ve güvenilirliği kontrol edilmelidir.
  • Kaynaklardan elde edilen bilgiler ders sırasında öğrenilen bilgilerle karşılaştırılarak doğruluk, tutarlılık ve güncellik bakımından değerlendirilmelidir.
  • Broşürde kısa ve anlaşılır metinler, görsel materyaller, tablolar ve kronoloji kullanılmalı; imla ve noktalama kurallarına dikkat edilmelidir.
  • Kullanılan tüm kaynaklar çalışmanın sonunda listelenmeli; sunumda etkili iletişim yöntemlerinden yararlanılmalıdır.
  • Grup çalışmasında görev paylaşımı, birbirini dinleme, saygı, bilgi paylaşımı ve zamanı verimli kullanma temel değerlendirme ölçütleridir.
  • Bir sonraki çalışmayı geliştirmek için kaynaklar daha erken toplanmalı, görevler ayrıntılandırılmalı ve sunum öncesi prova yapılmalıdır.

14. Sınav İçin Yüksek Öncelikli Bilgiler

Başlık

Hatırlanması Gereken Çekirdek Bilgi

Uygurlar

Örgün eğitim, yazı-kâğıt-baskı, kitap ve kütüphane kültürü.

Orhun Yazıtları

Gelişmiş yazı-dil kültürü; devlet bilinci ve halka öğüt.

On İki Hayvanlı Takvim

Astronomi ve zaman bilgisi; 12 yıllık hayvan döngüsü.

Nizamiye Medreseleri

Nizamülmülk, Büyük Selçuklu, Bağdat, vakıf-burs-barınma-icazet.

Darüşşifa

Tedavi + tıp eğitimi; Gevher Nesibe önemli örnek.

Ahilik

Meslek + ahlak + dayanışma + kalite ve ölçü-tartı doğruluğu.

Enderun

Saray okulu; yönetici kadro; liyakat ve çok yönlü eğitim.

Sahn-ı Seman

Fatih; İstanbul; sekiz medrese; Osmanlı yükseköğretiminin önemli zirvesi.

Süleymaniye Medreseleri

Kanuni; matematik, tıp ve darülhadis ihtisası.

Modern Osmanlı okulları

Mühendishâne-i Bahrî, Berrî, Tıbbiye, Harbiye; askerî-teknik yenileşme.

1869 Maarif-i Umûmiye Nizamnamesi

Eğitimi kademelendiren ve sistemleştiren temel Osmanlı düzenlemesi.

Tevhid-i Tedrisat

3 Mart 1924; eğitim birliği ve bütün okulların merkezî devlet yönetimine bağlanması.

Harf İnkılabı / Millet Mektepleri

1928 Latin esaslı alfabe; 1929 yetişkin okuryazarlığı seferberliği.

1933 Üniversite Reformu

Darülfünun’un İstanbul Üniversitesi olarak yeniden yapılandırılması.

Harezmi

Cebirin kurucu isimlerinden; Hint-Arap hesap sisteminin yayılması; algoritma teriminin adıyla bağlantısı.

Cezeri

Mekanik, otomatik makineler ve su düzenekleri.

Uluğ Bey

Semerkand Rasathanesi ve Zic-i Uluğ Bey.

Ali Kuşçu

Semerkand’dan İstanbul’a; Fatih Dönemi; astronomi ve matematik.

Piri Reis

Dünya haritası ve Kitâb-ı Bahriyye; kartografya-denizcilik.

Takiyüddin

1577 İstanbul Rasathanesi; ondalık kesirleri astronomi-trigonometriye uygulama.

Cumhuriyet bilimi

Üniversite ve enstitüler; Cahit Arf, Hulusi Behçet, Feza Gürsey, Fuat Sezgin, Gazi Yaşargil, Aziz Sancar vb.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*