Bu yazımızda güncel müfredata göre hazırladığımız 10. sınıf tarih dersi 3. ünitesi olan Cihan Devleti Osmanlı (1453-1683) ünitesinin özet ders notlarını paylaşıyoruz. Avrupalıların Sömürgeci Politikaları Ders Notu sayesinde tarih dersi yazılılarına tam olarak hazırlanacaksınız.10. sınıf tarih kitabı özet pdf ders notları sayesinde derslerde daha başarılı olacaksınız. MEB Maarif modeline uygun olarak hazırladığımız 10. sınıf tarih dersi notları aşağıdaki konuları kapsamaktadır.
Ders: 10. sınıf tarih
Ünite: 3. Ünite: Cihan Devleti Osmanlı (1453-1683)
Öğrenme Çıktısı/ kazanım: Avrupalıların Sömürgeci Politikaları pdf
İlgili yazılı: 10. sınıf tarih dersi 2. dönem 1. yazılı, 10. sınıf tarih dersi 2. dönem 2. yazılı,
AVRUPALILARIN SÖMÜRGECİ POLİTİKALARI
Yeni Ticaret Yolları Arayışı
XV-XVII. yüzyıllarda Osmanlı Devleti ve diğer Müslüman devletler, İpek ve Baharat yollarını kontrol ediyordu.
Bu durum, Avrupalıların Doğu ile ticaretini zorlaştırdı ve maliyetleri artırdı.
Avrupalılar, ticari ürünleri daha ucuza alabilmek ve Venediklilerle Müslüman tüccarların iş birliğini engellemek için yeni yollar aramaya başladı.
Bu arayış, Coğrafi Keşifler’in temel nedenlerinden biri oldu.
Denizcilik Teknolojisindeki Gelişmeler
XV. yüzyıla kadar Avrupalıların denizcilik bilgisi sınırlıydı.
Portekizli gemiciler, Müslüman coğrafyacılardan öğrendikleri harita tekniğini geliştirdiler.
Okyanuslara dayanıklı, hem yük hem de top taşıyabilen karavel ve karak tipi gemiler inşa ettiler.
Yön bulmayı kolaylaştıran pusula, usturlap ve sekstant gibi aletler sayesinde bilinmeyen yerlerin haritalarını yapabildiler.
Portekiz’in Öncülüğü ve Büyük Keşifler
Portekizli Prens Henrique (Denizci Henri), XV. yüzyılda Afrika kıyılarına yönelik keşifleri başlattı.
Bartolomeu Dias, Afrika’nın güney ucundaki Ümit Burnu’nu keşfederek Hindistan yolunu açtı.
1498’de Vasco da Gama, Ümit Burnu’nu geçerek Hindistan’ın Kalikut Limanı’na ulaştı.
Bu keşif, Portekiz’in baharat ticaretinde egemen olmasını sağladı.
Portekiz Sömürge İmparatorluğu’nun Doğuşu
1500 yılında Pedro Alvares Cabral, Brezilya’ya ulaşarak burayı Portekiz toprağı ilan etti.
1511’de stratejik öneme sahip Malakka Boğazı’nı ele geçirdiler.
1554’te Çin ile ticaret yapmak için Makao’yu bir üs olarak kullanmaya başladılar.
Keşfedilen bu topraklarda koloniler kuran Portekiz Krallığı, kısa sürede büyük bir sömürge imparatorluğuna dönüştü.
Diğer Avrupalı Güçler
Portekiz’in başarısı İspanya, Hollanda, Fransa ve İngiltere’yi de harekete geçirdi.
İspanyol denizci Kristof Kolomb, Hindistan’a ulaşmak isterken Amerika kıtasını keşfetti.
Bu keşifler sonucunda Amerika’daki İnka ve Aztek gibi büyük medeniyetler yıkıldı.
İspanyollar, bu topraklardaki altın ve gümüş gibi değerli kaynakları sömürerek Avrupa’nın en zengin krallığı hâline geldi.
Coğrafi Keşiflerin Osmanlı Devleti’ne Etkileri
Coğrafi Keşifler sonucunda ticaret yollarının yön değiştirmesi, Osmanlı ülkesinden geçen İpek ve Baharat yollarının önemini azalttı.
Atlas Okyanusu’ndaki limanlar önem kazanırken Akdeniz limanları önemini kaybetti.
Bu durum Osmanlı Devleti’nin gümrük gelirlerinde azalmaya, dolayısıyla da ekonomisinde gerilemeye neden oldu.
Hollanda, Fransa ve İngiltere’nin Sömürgeciliği
Hollanda, Doğu Hindistan Şirketi aracılığıyla Asya baharat ticaretini ele geçirdi.
Fransa, Amerika, Afrika ve Asya’da koloniler kurarak baharat, şeker kamışı ve kürk ticareti yaptı.
İngiltere, Hindistan ve Amerika’da koloniler kurdu; Doğu Hindistan Şirketi sömürgeciliğin merkezi oldu. İngiltere üzerinde güneş batmayan imparatorluğa dönüştü.
İngilizler, köle ticaretinde de aktif rol oynayarak Avrupa ekonomisinde büyük bir güç hâline geldi.
Atlantik Köle Ticareti
İspanyollar, Amerika’daki yerli nüfusun salgın hastalıklar nedeniyle azalması üzerine Afrikalı kölelere yöneldi.
1518’de İspanyol Kralı V. Charles, Afrika’dan köle taşınmasını resmen yasallaştırdı.
İngiltere (Royal African Company), Hollanda (West India Company) ve Fransa (Compagnie du Sénégal) gibi ülkeler kurdukları şirketlerle köle ticaretini yönettiler.
Milyonlarca Afrikalı, zorla Amerika kıtasına götürülerek köle olarak çalıştırıldı.
Köleliğin Sonu
Atlantik köle ticareti XIX. yüzyılın ortalarında büyük ölçüde sona erdi.
Ancak köleliğin tamamen kaldırılması ve etkilerinin silinmesi uzun yıllar sürdü.
Kölelik karşıtı protestolar, insan hakları mücadelesinin önemli bir parçası oldu.
Birleşmiş Milletler, 25 Mart’ı Uluslararası Kölelik ve Transatlantik Köle Ticareti Mağdurlarını Anma Günü ilan etti.
Rönesans
Rönesans, “yeniden doğuş” anlamına gelir; XV-XVI. yüzyıllarda Avrupa’da yaşanmıştır.
Antik Yunan ve Roma kültürüne dayanan bilim, sanat ve felsefe alanında büyük bir canlanmadır.
Hümanizm akımı, toplum yerine insanı merkeze alarak Rönesans’ı şekillendirdi.
Bu dönemde Katolik Kilisesi’nin baskıları ve öğretileri sorgulanmaya başlandı.
Doğru bilginin kaynağının akıl olduğunu savunan rasyonalizm de bu dönemde etkili oldu.
Rönesans’ın Destekçileri
Doğu ile ticaret, Venedik, Cenova ve Floransa gibi İtalyan şehirlerini zenginleştirdi.
Bu zenginleşme, bilimi ve sanatı destekleyen “mesen” adlı bir sınıfın ortaya çıkmasını sağladı.
Floransa’daki Medici ailesi, Michelangelo, Leonardo da Vinci gibi sanatçıları ve daha sonra bilim insanı Galileo’yu destekledi.
Bu destek, Rönesans’ın İtalya’da başlamasında ve gelişmesinde kilit rol oynadı.
Rönesans Sanatının Özellikleri
Rönesans sanatı, XV. yüzyılın başlarında İtalya’nın Floransa şehrinde başladı.
İnsanüstü bir dinsellik yerine, dinle bütünleşen bir doğa ve idealleştirilmiş insan anlayışını benimsedi.
Bu nedenle din dışı konular (portreler, mitolojik hikayeler) ve sivil mimari (saraylar, konutlar) önem kazandı.
Temel amacı, Eski Roma ve Yunan sanatını yeniden canlandırmaktı.
Rönesans’ın Yayılmasında Matbaanın Rolü
Rönesans kültürünün yayılmasında en etkili icat, matbaa oldu.
1450’de Johannes Gutenberg, Almanya’nın Mainz şehrinde hareketli harf baskı sistemini geliştirdi.
Bu buluş sayesinde kitap basımı hızlandı ve ucuzladı.
Okuma-yazma, sadece din adamlarının bir ayrıcalığı olmaktan çıkıp tüm topluma yayıldı.
Rönesans ve Siyasi Düşünce
Rönesans döneminde feodal yapılar yıkılarak yerlerini mutlak monarşilere (güçlü krallıklara) bıraktı.
Tüccarlar, ticari faaliyetlerini güvenle sürdürmek için merkezi yönetimi güçlendiren kralları destekledi.
Bu dönemin en önemli siyaset düşünürlerinden biri Floransalı Niccolo Machiavelli’ydi.
Machiavelli, “Prens” adlı eserinde güçlü bir hükümdarın önemini vurguladı.
Reform Hareketlerinin Başlangıcı
Katolik Kilisesi’nin artan baskısı ve yanlış uygulamaları halk arasında tepkiye yol açtı.
Hümanizm ve özgür düşüncenin yayılmasıyla insanlar Kilise’yi sorgulamaya başladı.
1517’de Alman bir keşiş olan Martin Luther, Wittenberg’deki kilisenin kapısına 95 maddelik bir bildiri asarak Reform hareketini başlattı.
Luther, Kilise’nin günahları affetme (endüljans) gibi uygulamalarına karşı çıkıyordu.
Reform’un Yayılması ve Sonuçları
Alman prensleri, siyasi nedenlerle Martin Luther’i destekledi.
1555 Augsburg Barışı ile Almanya’da Protestanlık mezhebi resmen tanındı.
Reform hareketleri Avrupa’ya yayıldı: Almanya’da Lutheryenizm, İsviçre ve Fransa’da Kalvenizm, İngiltere’de Anglikanizm gibi yeni mezhepler ortaya çıktı.
Otuz Yıl Savaşları ve Westphalia Antlaşması
Avrupa’daki mezhep ayrılıkları, Otuz Yıl Savaşları’na (1618-1648) neden oldu.
Savaş, Kutsal Roma İmparatorluğu ile Protestan Alman prensleri arasında başlayıp tüm Avrupa’ya yayıldı.
Savaşı bitiren Westphalia Antlaşması (1648), modern diplomasi ve uluslararası ilişkiler için bir dönüm noktasıdır.
Bu antlaşmayla, devletlerin egemenliğinin dini otoriteden (Papalık’tan) bağımsız olduğu kabul edildi.
Reform Hareketleri ve Osmanlı
Reform hareketleri Osmanlı Devleti’nde etkili olamadı.
Çünkü Osmanlı topraklarında yaşayan Hristiyanlar, din ve vicdan özgürlüğüne sahiplerdi.
Osmanlı Devleti, Avrupa’daki Reform hareketleriyle siyasi açıdan ilgilendi.
Dönemin hükümdarı Kanuni, Luther’e ve Protestanlara destek verdi.
Avrupa’daki karışıklıklardan faydalanarak Viyana önlerine kadar ilerledi.
Bir yanıt bırakın